Bugün 16 Aralık 2017 - Cumartesi
Spor Haberleri
Seri İlanlar
İhale İlanları
Foto Galeri
Video Galeri
BARZANİ ÇOK ŞIMARDI
BARZANİ ÇOK ŞIMARDI
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Elazığ İl Başkanı Oğuzhan Demir, Kuzey Irak'ta yapılması planlanan referandum, Meral Akşer’in kuracağı partinin MHP’ye etkileri ve MHP’nin muhalefet politikası konularında gazetemize özel açıklamalarda bulundu.
21 Eylül 2017 00:19

HABER: VEDAT YETİK

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Elazığ İl Başkanı Oğuzhan Demir, Kuzey Irak'ta yapılması planlanan referandum, Meral Akşer’in kuracağı partinin MHP’ye etkileri ve MHP’nin muhalefet politikası konularında gazetemize özel açıklamalarda bulundu.

Demir, Kuzey Irak’taki referandum kararına ilişkin yaptığı değerlendirmede, bölgede telafisi mümkün olmayan bir durum oluşmadan referandum yapılmasına engel olunması gerektiğini kaydetti.  

Milliyetçi Hareket Partisi’nin bu konudaki tutumunun net olduğunu ifade eden Demir, “Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli, Kuzey Irak’ta bir devlet kurabilmek için Barzani’nin yapmak istediği referandumun Türkiye’nin toprak bütünlüğünü tehdit edeceği için bunun bir savaş nedeni sayılması gerektiğini ve müdahale edilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Bu konuda Başbakan’ın da sayın genel başkanımızla aynı doğrultuda yapmış olduğu açıklamalar neticesinde gerilimin yüksek olduğu bir haftaya gireceğiz. Cuma günü Milli Güvenlik kurulu toplanacak. Devletin en üst kademesinin vereceği karara bakılacak. Bu toplantıda, referandum yapılması halinde müdahale kararı çıkmak zorunda. Bugün yapılmayan bir müdahale ilerleyen zamanlarda toprak kaybına neden olur. Telafisi mümkün olmayan bir duruma meydan verir. O açıdan da muhakkak önlem alınmalı. Bu referanduma ya engel olunmalı yada referandum olur ise Türkiye Cumhuriyeti’ne yapılmış bir tehdit mahiyetinde bir savaş ilanı gibi düşünüp gereken müdahale edilmeli.” dedi.  

HEDEFTE SURİYE, TÜRKİYE VE İRAN VAR

Amerika ve İsral’in Kuzey Irak’ta Kürt devleti kurma hayali olduğunu vurgulayan Demir, şöyle devam etti: “1990’lı yıllarda Körfez savaşı başladığı zaman Amerika ve İsrail’in ortak gayesi önce Irak’ı parçalamak, Irak’ın kuzeyinde bizim misakı milli hudutlarımız içerisinde olan illerin de dahil olduğu bölgede Kürdistan Federatif yapısı özerk bölgesi oluşturmaktı. Ondan sonraki adım Suriye’dir. Suriye’den bir sonraki adım Türkiye ve İran’dır. Bir program doğrultusunda yaklaşık 30 yıl önce düğmesine basılmış, bugün de son raddeye getirilmek istenen bir olayı düşünmemiz lazım. O günlerde Amerika ve İsrailli yetkililerin sözleri hala hafızalardadır; ‘Bu savaş bitecek, Irak Toprak bütünlüğünü kaybedecek. Kuzey’de Kürt devletçiği kurulacak” demişlerdi. Barzani’ye kıymet verirseniz bu zaafa dönüşür ve ilerleyen süreçte Türkiye Cumhuriyeti’ni sıkıntıya sokar. Birkaç sene önce AKP kongresinde yaşananları unutmadık. Bir devlet başkanı gibi ağırlarsan, protokolde Irak Kürdistan partisinin bayrağını çektirirsen bugün de kendisini devlet olarak muhatap görmeni ister. Barzani, ‘Artık ben de devletim, bunu da halkın oyu ile getireceğim, halkın kabul etmesiyle de devlet olduğumu ilan edeceğim’ demeye kadar pervasızca bir durum içerisine gelmiş. Yapılması gereken belli. Barzani bizim devlet ricalinde cumhurbaşkanıyla, başbakanla görüşecek çapta bir adam değil. Biz biraz şımartmışız. Dünya bunları şımartmış. Türkün gücünü bunlar bilirler. İsrail arzı mevud’un peşinde ise Türkiye Cumhuriyeti de misakı Milli hudutlarını çizmenin derdinde olmalı. Bizim de milli andımız budur. Biz o toprakları almak zorundayız. Irak’ta toprak bütünlüğünü zedeleyecek bir durum olursa Ankara antlaşması gereği bizim Misakı milli hudutlarına girme hakkımız söz konusudur. Biz de Kerkük, Musul, Süleymaniye ve Erbil’den toprak alma hakkına sahibiz. Devletimiz bu güçtedir. Biz de kendi hakkımızı alırız.”

"TERÖRLE MÜCADELE VE DIŞ GÜVENLİK KONUSUNDA HÜKÜMETE DESTEK OLMAK ZORUNDAYIZ"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Cumhurbaşkanı yardımcısı olacağı yönündeki söylentilere ve MHP’nin yeterli ölçüde muhalefet yapamadığı yönündeki eleştirilere de cevap veren Oğuzhan Demir, şöyle konuştu: “Sayın Genel Başkanımızın bizzat yaptığı bir açıklama var. Milliyetçi Hareket Partisi genel başkanlığı makamında olan bir insanın Cumhurbaşkanı yardımcısı olma ihtimali ne kadar etiktir, ne kadar siyasette kabul görür... Sayın Genel Başkanımızın o tür  bir niyetinin olduğu kanaatinde değiliz. Kendi açıklaması da öyle. Milliyetçi Hareket Partisi Cumhurbaşkanı adayını çıkarır, muhtemelen sayın genel başkanımız Cumhurbaşkanı adayı da olmaz. İlk turda bir adayımız olur. İkinci turda ittifak nasıl olur buna bakmak lazım. O zamanki iş. Ama bugünkü süreçte Milliyetçi Hareket Partisi koalisyonun her hangi bir yerinde değil. Sayın genel başkanımız Cumhurbaşkanının yardımcısı değil. Sayın genel başkanımız her şeyden evvel devlete sahip çıkmak için devletin içinde bulunduğu sıkıntılı süreçten biran önce kurtulabilmesi için siyasi bir risk almıştır. Bugünkü süreçte muhalefet olmuşsun, iktidar olmuşsun bir şey ifade etmiyor. Onun için biran önce ülkenin içerisinde bulunan sıkıntılı süreç sonlandırılmalı ve güvenliğimizi en kısa zamanda eski halinden daha iyi hale getirmek zorundayız. Bizim hükümete verdiğimiz destek terörle mücadele ve dış güvenlik konularındadır. Onun haricinde söylenebilecek her türlü eleştiriyi yapıyoruz. Hükümete kayıtsız şartsız destek vermiş durumda değiliz. Hükümet de bizi kendisinin büyük bir ortağı gibi değerlendirmediğini görüyoruz. Söylemler de bazen çelişebiliyor. Bu gayet doğal. Ama biz bu süreçte terörle mücadele ve dış güvenlik konusunda hükümete kayıtsız şartsız destek olacağımızı söylemişiz. Hükümet de terörle mücadelede bugün başarılı bir hale gelmiş, dış müdahalelerde Türkiye’ye yakışır bir mücadele şekliyle mücadele edecek duruma gelmiştir. Ahmet Davutoğlu döneminde Süleyman Şah türbesinin kaçırılmasını başarılı bir operasyon gibi gösteren bir ordudan bugün Fırat Kalkanı harekatında aynı bölgedeki terör unsurlarını tertemiz etmiş ve oralarda güvenlik sağlamış bir ordu haline geldi. Bu bizim desteğimiz kime. Tabiki terörle mücadele eden orduya, mücadele eden hükümetedir. Bunu bu şekilde değerlendirmek lazım. Bu sıkıntılı süreçte hükümetin eleştirilecek konuları muhakkak eleştirilir. Ama terörle mücadele ve dış güvenlik konusunda hükümete destek olmak zorundayız. Ülkesini, devletini seven her fert bunu yapmak zorunda.”

“MERAL AKŞENER CEMAATİN DESTEKLEDİĞİ SİYASİ FİGÜRDÜR”

Meral Akşener kuracağı yeni partinin MHP’ye etkileri konusunda düşenlerini paylaşan Demir, “MHP’de bugüne kadar bir bölünme yaşanmadı. Geçmişte Büyük Birlik Partisi üzerinden bir operasyon olmuştur. Yine aynı yapı, cemaatin desteği ile kurulmuş bir Büyük Birlik Partisi’dir. Bunu daha sonra Muhsin Bey fark etmiştir ama telafi etmeye ömrü kifayet etmemiştir. Cemaatin bir suikastı neticesinde şehit edilmiştir. Bu süreçte Milliyetçi Hareket Partisi’ne siyasi arenada zararı dokunmuş mudur? Tabiki dokunmuştur. Tek başına iktidara giden bir yolda bir bölünme, çatırdama veya kısmi güç kaybına neden olmuştur. Ama ona rağmen 1999 yılında 129 vekil çıkaracak bir güce erişti Milliyetçi Hareket Partisi. Bugün bizden gidenler ana omurganın hiçbir tarafında olan insanlar değil. Siyasette temsil noktasında bir dönem bulunmuş, ama umduğunu bulamamış, ismen ve cismen camiamıza mensup insanlar olarak düşünülse dahi demek ki ülkücü edep ve terbiyeyi tam manasıyla alamamış kişilerdir. Sayın Genel başkanımız kurucu liderimiz Alparslan Türkeş Beyin meşhur sözü var; Ülkücülük Milliyetçi Hareket partisi çizgisinde olur. Baktığınız zaman sayın genel başkanımız Devlet Bahçeli beyin çizgisinde zerre kadar bir kırık yok. Bugün muhalefet eden ekibin hepsi de onun emrinde çalışmış. Ne zamana kadar? Biri vekil olamamış, biri illaki ben genel başkan olacağım demiş. Hal böyle olunca da yeni bir partide acaba ben genel başkan olabilir miyim gibi bir öfkeyle yapılan bir hareket. Akşener hareketinin başlama ve güçlenme noktasına baktığınız zaman hangi medya gruplarının destek olduğunu, hangi şirketlerin finans aktardığı ortadadır. Cemaatin büyük desteğini almış siyasi bir harekettir. Bugün Elazığ’a bakıyoruz, Türkiye’nin birçok iline bakıyoruz; belki içlerinde bizden giden arkadaşlarımız vardır ama dış destek yine cemaattendir. Diyorlar ki Meral Akşener cemaatçi ise niye almamışlar’. Meral Akşener cemaatçi olmayabilir. Ama cemaatin desteklediği siyasi figürdür. Cemaatin desteklediği siyasi harekettir Akşener hareketi. 15 Temmuz bir milattı. Bunlar partilerini kurarlar. Görülür neyin ne olacağı. Vatandaş anlar. Başarılı olacaklarına benim zerre kadar inancım yok. Elazığ’da 2015’in seçimini yürüten bize göre 2015’te vekil kaybetmemize neden olan ihanet işbirlikçileri yeni bir teşkilat kuracaklardır. Siz teşkilattayken ne halt ettiniz ki yeni teşkilat kurup ne halt edesiniz. Elazığ’ın bir vekilini siz kaybetmişsiniz. Çalışmamışsınız, hiçbir şey yapmamışsınız. Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz. Sizin geçmişiniz ortada. Yarın bu parti kurulunca her şey ortaya çıkacak. Bizim eskilerden teşkilat kuracaklarsa buyursun yapsınlar. Zaten onlar bize lazım olsalardı, biz onları görevden almazdık. Vasfını kaybetmiş, yeteneksiz, kısmi ihanet içerisinde olan, partisine çalışmayan insanlar gitsinler. Bizim çok da umurumuzda değil. Onlar MHP’ye zarar verecek çoğunluğu hayatta bulamazlar.” şeklinde konuştu. 

BU HABERİ PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz
Yorumu Doğrula

Yorumlar
Günışığı Android Uygulaması
ELAZIGELAZIG
Ulu Cami’nin eğriliği tescillendi
8697 kez görüntülendi
Elazığ'da bisiklet yarışı
29240 kez görüntülendi
Sivasspor Maçı
55933 kez görüntülendi
Fenerbahçe Maçı
67696 kez görüntülendi
Sıra
Takım
O
G
M
P
1
MKE ANKARAGÜCÜ
15
9
2
31
2
ÜMRANİYESPOR
15
8
2
29
3
GİRESUNSPOR
15
7
2
27
4
ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş
15
7
4
25
5
İSTANBULSPOR A.Ş
15
6
5
22
6
ADANASPOR
15
6
5
22
7
GAZİŞEHİR G.ANTEP
15
4
3
20
8
BALIKESİRSPOR BALTOK
15
6
4
20
9
ELAZIĞSPOR
15
5
5
20
10
BOLUSPOR
15
6
7
20
Günışığı Gazetesi - Yeni Medya Gazetecilik Basın Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2013