Bugün 12 Aralık 2017 - Salı
Spor Haberleri
Seri İlanlar
İhale İlanları
Foto Galeri
Video Galeri
"Önceliklere odaklanmalıyız"
Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, gazetemize yaptığı açıklamada yerli otomobili, cazibe merkezli iller programı, oda seçimleri ve Elazığ’daki yatırımları değerlendirdi.
16 Kasım 2017 17:44
RÖPORTAJ: VEDAT YETİK
Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, Elazığ’ın önceliğinin tüm kurum, kuruluş, STK, seçilmiş ve atanmışlarla birlikte kentin önceliklerine odaklanılması gerektiğini ve suni gündemlerle kamuoyunun meşgul edilerek asıl hedeflerden uzaklaşılmaması gerektiğini ifade etti.
Elazığ TSO Başkanı İdris Alan gazetemize yaptığı açıklamada, Elazığ’da yapılması planlanan yatırımları anlattı.
Başkan Alan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde yerli otomobil üretilmesine yönelik başlatılan çalışmaları değerlendirerek, Türkiye’nin tanınmış ve önde gelen şirketlerini oluşturan 5 firmanın bir araya gelerek bu durumu değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.
 
YERLİ OTOMOBİLİN PARÇALARI İLİMİZDE ÜRETİLEBİLİR
Hiçbir yatırımcının hatır gönül için ya da duygusal yaklaşımlarla bir ile gidip para yatırmayacağına dikkat çeken İdris Alan, otomotiv sektörünün inovasyon isteyen, kümelenme gerektiren, yüksek teknolojiye ulaşım imkanı arayan, profesyonel iş gücüne ihtiyaç duyulan bir alan olduğunu söyledi.
Kocaeli ve Bursa yöresinde çok uzun yıllardan itibaren bu sektörde kümeleşmiş bir bölge olduğuna vurgu yapan Alan, bölgenin yüzlerce dönüm test sürüşlerinin yapıldığı pistlerin mevcut olduğunu kaydetti.
İdris Alan, hayalcilik yaparak insanları umutlandırmak ya da suni gündemlerle Elazığ’ın önceliklerini ötelemenin doğru bir yaklaşım olmadığını belirterek, “Bu gerçeklerden hareketle sadece Elazığ değil Türkiye’de bir başka il de dahil olmak üzere Bursa ve Kocaeli havzası dışına konsorsiyumun ilgi göstereceğine çok ihtimal vermiyorum. Ancak burada yapılması gereken en önemli hadise, ifade ettiğim gibi yaklaşık 3 bin parçadan oluşan otomobilin bazı aksam ve parçalarının ilimizde üretilmesi olabilir.” dedi.
 
 
İŞ DÜNYASI ENDİŞELİ
Elazığ’ın da içerisinde bulunduğu Cazibe Merkezi iller programına da değinen Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, “Program bizim yıllarca ısrarla üzerinde durduğumuz ve istediğimiz teşvikleri içeriyor. Bölgenin sosyal, kültürel ve ekonomik yönden kalkınması ve aynı zamanda istihdam odaklı olduğu için çeşitli huzursuzlukları da ortadan kaldıracak nitelikte. 2017 yılı başında birinci çağrı dönemi olarak ilan edilen programın biz yıl içerisinde ikinci kez çağrıya çıkacağını bekliyorduk. Ancak yıl sonuna yaklaşmamıza rağmen halen birinci çağrı dönemi sonuçlanmadı. Programa ilimizden 330 başvuru olduğuna dair resmi olmayan bilgi var. Toplamda 2 milyar Dolar ve 20 bin istihdam öngörülüyor. Böylesine bir ilgi var. Elazığ’ın istihdam ve ticaret hacmini yüzde yüz değiştirebilecek bir potansiyel söz konusu. Ancak yıl sonu olmasına rağmen halen neticelenmemiş olması iş dünyasında söylenti ve endişeleri beraberinde getirmiştir.” diye konuştu.
 
Elazığ TSO Başkanı İdris Alan ile yaptığımız röportaj şöyle:
 
Sayın Başkan, Ülkemiz ve ilimizin sıcak gündem maddeleriyle röportajımıza başlamak istiyorum. Öncelikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde Türkiye’nin kendi otomobilini yapması konusunda gelinen noktayı değerlendirebilir misiniz?
Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konu hayaliydi. Uzun bir süre gündemde kaldı ve son olarak TOBB Genel Kurulunda ‘bu işi yapacak bir babayiğit yok mu’ diye sordu. TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu TOBB olarak bu konuyu çözeceklerini aynı toplantıda dile getirdi. Yapılan çalışmalar sonucunda 02 Kasım 2017 tarihinde şahsımın da davetli olduğu toplantıda Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde Türkiye’nin otomobilini yapacak 5 babayiğit açıklandı. Ülkemizin tanınmış ve önde gelen şirketlerini oluşturan bu 5 firma aslında otomobil sektörünün zaten içinde olan firmalar. Bu nedenle hedeflenen 2021 tarihine kadar Türkiye kendi otomobilini yapacaktır. Burada önemli olan hadise 81 il ve hatta ilçeler bazında otomobilin servis ağlarının kurulması ve topluma güven verilmesidir. İfade ettiğim gibi konu hakkında önemli birikim ve tecrübeye sahip olan bu 5 firma tüm bu ayrıntıları en ufak detayına kadar değerlendirerek adımlarını atacaklardır. Çünkü bu firmalar ülkemizin en önde gelen kurumsal şirketleridir. Ben Sayın Cumhurbaşkanımıza ülkemiz için büyük bir hayal olan bu beklentiyi gerçeğe dönüştürdüğü için teşekkür ediyor, otomobili yapmak için oluşan konsorsiyuma da teşekkür başarılar diliyorum.
 
Bu konu İlimizde de heyecanla karşılandı ve otomobilin Elazığ’da yapılmasına talipli olduğumuz hatta imza kampanyaları başlatıldı. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu çağrılara katılıyor musunuz? Ne gibi girişimler yapılıyor?
Elbette bu konu tüm Türkiye’de heyecanla karşılandı. Bugün 81 ilimizden hangisi ‘Biz istemiyoruz’ der? Her il bu üretimin kendi şehrinde yapılmasını doğal olarak ister. Ancak ticaretin ve üretimin kendine özgü bir metodu var. Kimse hatır gönül için ya da duygusal yaklaşımlarla bir yere gidip para yatırmaz. Otomotiv sektörü ise belli başına çok daha inovasyon isteyen, kümelenme gerektiren, yüksek teknolojiye ulaşım imkanı arayan, profesyonel iş gücüne ihtiyaç duyulan bir alan. Bugün Kocaeli ve Bursa yöresi çok uzun yıllardan beri bu sektörde kümeleşmiş bir bölge. Yüzlerce dönüm test sürüşlerinin yapıldığı pistler mevcut. Yaklaşık 3000 bin parçadan oluşan otomobilin neredeyse her parçasının üretiminin yapıldığı tesisler mevcut. Dolayısı ile hayalcilik yaparak insanları umutlandırmak ya da suni gündemlerle ilin önceliklerini ötelemek doğru bir yaklaşım değil. Bu gerçeklerden hareketle sadece Elazığ değil Türkiye’de bir başka il de dahil olmak üzere Bursa ve Kocaeli havzası dışına konsorsiyumun ilgi göstereceğine çok ihtimal vermiyorum. Ancak burada yapılması gereken en önemli hadise, ifade ettiğim gibi yaklaşık 3000 bin parçadan oluşan otomobilin bazı aksam ve parçalarının ilimizde üretilmesi olabilir. Bu konuda da medya aracılığı ile çağrıda bulunmak ya da meydanda toplanıp imza atarak bu işler çözülmez. İlin bu konudaki ciddiyetini ortaya koyması gerekir. Bir komisyon oluşturularak otomobile talip 5 firma ziyaret edilerek, Elazığ tercih edilirse kendilerine sunulacak imkanlar ve altyapılar hakkında bilgiler verilir. Cazibe Merkezleri Programının avantajları da ifade edilerek firmalar ikna edilmeye çalışılır. Elazığ bu anlamda başta güvenlik, iklim koşulları, ulaşım imkanları, mühendislik fakültesi, devlet destekleri, sanayi ve ustalık tecrübesi ve ucuz iş gücü ile öne çıkıyor. Tüm bunların izah edilmesi ve 5 babayiğitin ziyaret edilmesi siyasilerin ve ilimiz yöneticilerinin kolkola girerek gösterecekleri birlik beraberlik ve güven ortamı ile pekiştirilebilir. Bu firmalar uygun arsa, altyapı sorunları ve bürokrasi ile uğraşmaz. Tüm bunların çözülmüş şekilde önlerine konulması gerekiyor. İşte o zaman Elazığ bu konudaki ciddiyetini ortaya koymuş olur. Medyaya demeç vermekle bu sorun çözülüyor ise ben sizin aracılığınız ile 5 Babayiğide buradan sesleniyorum: Gelin Elazığ’da bu yatırımı yapın ben Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı olarak sizin gönüllü bir çalışanınız olarak gece gündüz demeden sizin için koşturma sözü veriyorum.
 
Sayın Başkan, kısa bir süre önce ilimize gelen Başbakan Binali Yıldırım STK ve iş dünyası temsilcileriyle yaptığı toplantı sonrasında iş dünyasına söz verilmemesini eleştirdiniz. Bu konuda tek eleştiri sizden geldi. Neler söyleyeceksiniz?
İdris Alan: Öncelikle Sayın Başbakanımızı çok sevdiğimizi ifade etmek istiyorum. Bölgemizin bir insanı oluşu, verdiği sözün arkasında durması ve sempatisiyle gerçekten kendisini çok seviyoruz. Bizim eleştirimiz toplantının formatıyla ilgiliydi. İşgal etmiş olduğumuz bu makamlar vebal istiyor. Her şeyi alkışlayan ve her yapılanı doğru kabul eden bir makamı işgal etmiyoruz. Temsil ettiğimiz kitle iş dünyası. Odamız ise ilimizin tepe STK’sıdır. Bu nedenle öncelikle sorumluluklarımızı yerine getirmeye ve temsil ettiğimiz kitlenin beklentilerini ilgili makamlara ulaştırmaya gayret ediyoruz. Sosyal medya üzerinden bazı STK’larımızın bizimle aynı düşüncede olduğunu gördük. Bizimle aynı düşüncede olmayan STK’larımızı da kınamıyorum. Onların değerlendirmesini kendi üyeleri yapmalı. Ancak, ‘kral çıplak’ deme cesareti ve babayiğitliği bu toplumun geleceğini yakından ilgilendiriyor. Aksi takdirde yarınlara veballi bir hizmet dönemi bırakarak günü kurtarırız. Şehrimizin beklentileri, öncelikleri ve hedefleri var. Tüm bunları bir kenara bırakıp önümüze konulanı alkışlamak temsil ettiğimiz kurumun 100 yıllık geçmişiyle çeliştiği gibi, bizim yönetim anlayışımıza ve karakterimize de uymuyor. Biz bu konuda yöntemin yanlış olduğunu söyledik. Başbakanımızla ilgisi yok konunun. Bir hafta öncesinden üç dört kez STK temsilcileri bir araya geldiler. Önceliklerimiz konuşuldu. Sayın Başbakanımıza sunulacak konular üzerinde değerlendirmeler yapıldı. Sonuç olarak biz bir temsilci seçilip ilimizin belirlenen konularında kısada olsa bir konuşma yapması gerektiğini ifade ettik. Bu fırsat verilmediği için eleştirimizi dile getirdik. Bu konuda herhangi bir polemiğe gerek yok.
 
Cazibe Merkezleri Programı ile ilgili süreç hangi aşamada. Zaman zaman açıklamalarınız oldu ama henüz bir gelişme görünmüyor.
Sayın Başbakanımızın Elazığ ziyaretinde aynı masada olmamız nedeniyle konuyu sordum. Kendileri bir hafta içerisinde açıklanacağını söyledi. Bunu kamuoyu ile zaten sonraki gün paylaşmıştım. Daha sonra Sayın Başbakanımızın Erzincan ziyaretinde konu gündeme geldi bir hafta on gün içerisinde açıklanacağını ifade ettiler. Kasım ayı başı idi. Daha sonra malumunuz Sayın Başbakanımızın ABD gezisi araya girdi. Sonuç olarak bizler de proje sahipleri de sonucu beklemedeyiz.
 
Cazibe Merkezleri Programından beklentileriniz nelerdir?
Program bizim yıllarca ısrarla üzerinde durduğumuz ve istediğimiz teşvikleri içeriyor. Bölgenin sosyal, kültürel ve ekonomik yönden kalkınması ve aynı zamanda istihdam odaklı olduğu için çeşitli huzursuzlukları da ortadan kaldıracak nitelikte. 2017 yılı başında birinci çağrı dönemi olarak ilan edilen programın biz yıl içerisinde ikinci kez çağrıya çıkacağını bekliyorduk. Ancak yıl sonuna yaklaşmamıza rağmen halen birinci çağrı dönemi sonuçlanmadı. Programa ilimizden 330 başvuru olduğuna dair resmi olmayan bilgi var. Toplamda 2 milyar Dolar ve 20 bin istihdam öngörülüyor. Böylesine bir ilgi var. Elazığ’ın istihdam ve ticaret hacmini yüzde yüz değiştirebilecek bir potansiyel söz konusu. Ancak yıl sonu olmasına rağmen halen neticelenmemiş olması iş dünyasında söylenti ve endişeleri beraberinde getirmiştir. Bu müracaatın en azından yüzde 10’u karşılık bulmuş olsaydı bugün çok daha farklı şeyler konuşabilirdik. Program 10 yıl devam edeceği için gelecek adına daha iyi olacak umudu taşıyoruz. Ancak iş adamı yatırım kararı vermiş ise bunu iki yada üç yıl rafta bekletmez. Ya kararından vazgeçer yada sermayesini başka bir şekilde değerlendirmenin yolunu arar. Dolayısı ile bugün müracaatta bulunan 330 işadamımızın programın süresi olan 10 yılı beklemeyeceği muhakkaktır. Kaldı ki, kurulu işletmesi olan ve sadece üretim çeşitliliğini artırarak kapasitesini büyütme hedefiyle programa başvuran bazı işletmelerimizin sürecin uzaması nedeniyle çözümü kendi imkanlarıyla bulmanın gayretine de şahidiz. Bu nedenle en azından programın birinci çağrı dönemi kapsamında desteklenecek başvuruların 2017 yılında açıklanması ve desteklenmesi, iş dünyasının programa olan inancını ve güvenini geri getirecektir.
 
Sayın Başkan, yabancı yatırımcıların ilimize ilgi gösterdiği ve bu doğrultuda bazı işadamları ile toplantılar yaptığınız kamuoyu ile paylaşıldı. Yabancı yatırımlar ilimize gelecek mi? Ayrıca bu yatırımcılardan sizin beklentileriniz nelerdir?
Evet Sayın Valimizin girişimleriyle üç ayrı yabancı yatırımcının ilgisi söz konusu. Bunlarla tanışma imkanımız ve toplantı yapma şansımız oldu. Sayın Valimizin öncülüğünde süreç devam ediyor. Bu yatırımcılardan öncelikli beklentimiz elbette ilimizde ranta yönelik değil de istihdama, üretime, ihracata ve potansiyel kaynaklarımızın ekonomiye yansıtılmasıyla ilgili yatırım yapmalarıdır. Ancak hiçbir yatırımcıya bu sektörde değil de şu alanda yatırım yapınız deme şansımız yok. Her firmanın kendine özgü bir birikimi, piyasa araştırması, hedefleri ve uzmanlık alanı var. Bu nedenle yabancı yatırımcılar çok detay araştırma ve fizibilite yapmadan yatırım kararı almazlar. İnşallah bu süreç ilimiz için hayırlı olacaktır.
 
Ekim ayında yapılacağı ilan edilen Oda seçimleri iptal oldu. Bu gelişme sizleri ve Odayı nasıl etkiledi?
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne bağlı Türkiye genelindeki 365 Oda ve Borsadaki seçimler Bakanlar Kurulu kararı ile 2018 Nisan ayına ertelendi. Elbette seçim süreci içerisinde biz ve aday olan diğer arkadaşlarımız yoğun bir seçim kampanyası gerçekleştirdik. Firma ziyaretlerimiz, seçim kampanyamız ve seçim koordinasyon merkezlerimizde yoğun bir mesai harcadık. Tüm bu hazırlıklarımız elbette bizleri ve tüm üyelerimizi yormuştur. Ben öncelikle bu dönemde bizi hoşgörü ile karşılayan ve yoğun ilgi gösteren tüm üyelerimize vermiş olduğumuz rahatsızlık nedeniyle bir kez daha aflarını rica ediyorum. Elimizde olmayan bir karar ile seçim süreci  ileri bir tarihe ertelendi. Elbette biz ne seçim döneminde ne de sonrasında hizmette ve çalışmalarımızda herhangi bir boşluk bırakmadan tüm gayretlerimizle görevimizi sürdürdük ve devam ediyoruz. Gerek ilimizin sorunları gerekse üyelerimizin bireysel ve sektörel tüm sorunlarıyla yakından ilgilenmeye talep makamı olarak ilgili mercilere ulaştırmaya ve çözüm üretmeye gayret gösteriyoruz. Yüz yıllık tarihi bir geçmişi olan bu kurum çok yöneticiler ve seçimler görmüştür. Önemli olan Allah (c.c.) rızası için temsil edilen üye ve bu şehre kalıcı hizmetler bırakmaktır. Süreç camiamız için inşallah hayırlara vesile olacaktır.
 
Son olarak hedefleriniz ve yapmak istediklerinizi sorarak röportajımızı sonlandırmak istiyoruz.
Üyelerimizin ve kamuoyunun yakından bildiği gibi girişimlerimiz sayesinde Elazığ’da OSB içinde yapılacak yatırımlar Teşviklerden 6. Bölge desteklerinden istifade ediyor. Dolayısı ile ilimiz için yeni OSB’lerin önemi artıştır. Şehrin sosyal, kültürel ve ekonomik yapısını değiştirecek olan yeni OSB’lerdir. Bu nedenle Sayın Valimizin girişim ve katkıları ile İlimize inşallah 2018 yılı içerisinde 2. OSB’yi kazandıracağız. Yine Plastik sektörünün Teşviklerden 6. Bölge destekleri alabilmesi için Baskil yöresinde bir ihtisas OSB kurulması için çalışmalarımız mevcut. Bununla birlikte Palu, Karakoçan, Kovancılar, Arıcak ve Alacakaya ilçelerinin istifade edebileceği bir bölgesel OSB’de ilimizin doğusunda kurmak istiyoruz. Tüm bunları önümüzdeki iki yıl içerisinde sonuçlandırmayı hedefliyoruz. Cazibe Merkezi programı ile birlikte bu altyapılar ilin sanayileşmesinin önünü açacaktır.
Yeni OSB çalışmaları ile birlikte mevcut yatırımcılar ile OSB dışında kalan işletmelerin de teşviklerden 6. Bölge destekleri statüsünde istifade etmesi için bugüne kadar vermiş olduğumuz kararlı mücadelemize devam edeceğiz. Çünkü orada haksız bir rekabet ile var olan sanayiciyi mağduriyeti söz konusu. Bu haksızlığın giderilmesi noktasında her platformda konuyu gündeme taşıyacağız.
İlimize yerli ve yabancı yeni yatırımcılar kazandırma noktasında başta Valiliğimiz olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla müşterekliğimiz devam edecektir.
İlimizin sosyal, kültürel ve ekonomik gelişimini doğrudan ilgilendiren ve Sayın Başbakanımıza sunmuş olduğumuz dosyamızdaki beklentilerimizin takipçisi olacağız. Medya ile paylaştığımız dosyamızdaki bu konuları ana başlıkları ile bir kez daha hatırlatacak olursak; Cazibe Merkezi Programından İlimizin En Üst Düzeyde Yararlanması, Teşviklerde İlimizin Bütün Olarak 6. Bölgeye Alınması, 2. OSB ile Birlikte İlçelerde Yeni Sektörel OSB’ler Kurulması, Yüksek Hızlı Tren Projesinin Hayata Geçirilmesi, Sulama Projelerinin Tamamlanması, İç Ticareti Canlandıracak Olan; Acemi Birliği, Jandarma Uzman Okulu, Özel Üniversite Kurulması, Elazığ Lojistik Merkezi Kurulması, İlin Potansiyel Kaynakları Olan; Tarım, Hayvancılık, Su Ürünleri, Yer altı Kaynakları, Turizm sektörlerinin canlanması için altyapıların hazırlanması, Kentsel Dönüşüm Çalışmalarına Hız Verilmesi, Elazığ Merkezli Serbest Bölge Kurulması.
Bu hedefler ve beklentiler ilimizin ve bölgenin kısa, orta ve uzun vadede çok ciddi manada sosyal değişimini de beraberinde getirecek, geleceğe dönük ve vizyonu olan projelerdir.
2015 yılının Şubat ayında devraldığımız görevimizde bugüne kadar Yüce Allah bizleri hiçbir üyemize mahcup ettirmedi. Gerek üyelerimizin, gerekse sektörel ve ilimiz sorunlarıyla birebir ilgilendik, talep makamı olarak çözüm üretmeye gayret ettik. Çok şükür bu süreçte Üyelerimizin hayır dualarına mazhar olduk. Ve aynı heyecan ve şevkle hizmetimize devam ediyoruz. Yapılacak çok işimiz olduğunu biliyoruz ve bundan kaçmıyoruz. Sonuç olarak; Tevekkül bizden, takdir Yüce Allah’tan diyerek, her şeyin hayırlısını diliyoruz.
BU HABERİ PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz
Yorumu Doğrula

Yorumlar
Günışığı Android Uygulaması
ELAZIGELAZIG
Ulu Cami’nin eğriliği tescillendi
8611 kez görüntülendi
Elazığ'da bisiklet yarışı
29135 kez görüntülendi
Sivasspor Maçı
55818 kez görüntülendi
Fenerbahçe Maçı
67582 kez görüntülendi
Sıra
Takım
O
G
M
P
1
MKE ANKARAGÜCÜ
15
9
2
31
2
ÜMRANİYESPOR
15
8
2
29
3
GİRESUNSPOR
15
7
2
27
4
ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş
15
7
4
25
5
İSTANBULSPOR A.Ş
15
6
5
22
6
ADANASPOR
15
6
5
22
7
GAZİŞEHİR G.ANTEP
15
4
3
20
8
BALIKESİRSPOR BALTOK
15
6
4
20
9
ELAZIĞSPOR
15
5
5
20
10
BOLUSPOR
15
6
7
20
Günışığı Gazetesi - Yeni Medya Gazetecilik Basın Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2013