Bugün 18 Ocak 2017 - Çarşamba
Spor Haberleri
Seri İlanlar
İhale İlanları
Foto Galeri
Video Galeri
Prof. Dr. Orhan Kılıç
Prof. Dr. Orhan Kılıç
okilic60@gmail.com / www.orhankilic.com.tr
EYLEM PLANI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
07 Şubat 2016 13:23

Başbakan Ahmet Davutoğlu 5 Şubat 2016 Cuma günü Mardin’de teröre karşı 10 maddelik yeni eylem planını açıkladı. Eylem planındaki; “millet-devlet bütünleşmesi, kamu düzeninin sağlanması, sosyal seferberlik, şehirlerin tarihi dokularının korunarak yeniden inşası ve kapsamlı bir birleştirici ruh hareketi” başlıkları altında izah edilenleri doğru ve yapılması gecikmiş eylemler olarak nitelendirmek mümkündür. Bölgede yeniden kamu düzenini sağlama konusundaki kararlılık da olumludur.

Eylem planında yer alan; “kapsamlı demokratik reform süreci, bölge ekonomisinin daha da güçlendirilmesi, yeni yasal ve idari düzenlemeler ve yeni bir milli birlik ve kardeşlik süreci” başlıkları ile sunulan eylemler ise üzerinde konuşulması ve tartışılması gereken hususlar olarak karşımızda durmaktadır. Bu başlıklar altında yapılması planlananlar ülkenin diğer bölgelerindeki hassasiyetler dikkate alınmadan hayata geçirilirse, sürecin sonunda telafisi çok zor yeni problemlerle karşılaşılabileceği göz ardı edilmemelidir.

Gelelim dikkatle yürütülmesi gereken hususlara…

Kapsamlı demokratik reform sürecinden anayasa değişikliği kastedilmektedir. Ülkenin 12 Eylül anayasasından kurtulması ve demokratik bir anayasanın yapılması zarurettir. Ancak yeni anayasa sadece sistem değişikliği ve etnik birtakım haklar elde etme veya verme şeklinde kurgulanmamalıdır. Bu anayasada resmi dilin Türkçe, devletin adının Türkiye Cumhuriyeti, bayrağının ay ve yıldızdan oluşan Türk bayrağı ve bu devlete vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin “Türk” olduğu hususlarının korunması şarttır. Aksi uygulamalar devletin üniter yapısını ciddi manada zayıflatacağı için bu konuda hassas davranılmalıdır. “Türk” kavramının bir ırkı karşılamaktan çok, bir milleti kapsadığı vurgulanarak asırlardır bu coğrafyada yaşayan bütün unsurların “Türk” olarak ifade edilmesinin tarihi ve kültürel bir gereklilik olduğu, binlerce yıllık bir birikimin sonucunda oluşan bu kavram ile tanımlanmanın ise hiç kimse tarafından gocunulacak ve gücenilecek bir durum olmadığı bilimsel verilerle ısrarla anlatılmalıdır.

Anayasa değişikliği sadece etnik temelli birtakım isteklerin yasal bir çerçeveye oturtulması endişesinden ziyade, ülkedeki bütün vatandaşların demokratik beklentilerini karşılamaya yönelik olarak düşünülmelidir. Bunların başında din ve vicdan hürriyeti, herkesin kanun önünde eşit muameleye tabi tutulması ve fikir özgürlüğü gelmektedir. Kabul edelim veya etmeyelim bugün etnik kutuplaşmadan ziyade, ülkedeki siyasi kutuplaşma daha da tehlikeli bir boyuttadır. Her şeye rağmen Türkler ve Kürtler arasında bütün köprülerin atıldığı bir uçurum oluşmamıştır. Ancak ülkedeki siyasi kutuplaşma önlenemez ise eylem planı içerisinde yer alan; devlet-millet bütünleşmesi ile kapsamlı bir milli birlik ve kardeşlik sürecini oluşturmak son derece zordur.

Bölge ekonomisinin daha da güçlendirilmesi hususu da hassas bir konudur. Ülkenin diğer bölgelerinde olup da Doğu ve Güneydoğu bölgesinde olmayan neler ise net bir şekilde tespit edilmesi lazımdır. Ekonomik geri kalmışlık, sanayileşmeme ve işsizlik bu ülkenin bütün bölgelerinin genel problemidir. Yozgat’ın, Sivas’ın, Gümüşhane’nin veya Niğde’nin bir köyündeki vatandaş ile Hakkâri’deki, Siirt’teki, Van’daki veya Diyarbakır’daki bir vatandaşın devletten aldığı hizmet bakımından birbirine üstünlüğü söz konusu değildir. Bölgenin kısmen geri kalmışlığının temel sebebi 40 yıldır süren terörün yaptığı tahribattır. Doğu ve Güneydoğu için yapılacak pozitif ayrımcılığın ülkenin diğer bölgelerinde yaratabileceği tepkiyi hesaba katmak lazımdır. Doğu ve Güneydoğuda yaşayan insanların aldıkları sosyal yardımlar iyi incelenmelidir. Mükellef oldukları devlet ödemelerini diğer bölgelerdeki vatandaşlar gibi yerine getirmelerini sağlayacak ortamları sağladıktan sonra objektif kriterlerle topyekûn bir ekonomik gelişme hamlesi yapılması daha doğru olacaktır.

“Yeni yasal ve idari düzenlemeler”den kastedilenin; yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ancak sıkı bir şekilde denetlenmesi olduğu ifade edilmiş. Bu istek en başından beri terör örgütü ve uzantılarının bir talebi olarak algılanmaktadır. Zorlama ile büyükşehir yapılan yerlerde alınan sonuçlar iyi okunmalıdır. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, diğer bölgelerin talebi değildir. Çok gerekli olsa bile böylesi bir düzenlemeyi bölgede terörün bittiği ve “öz yönetim” veya “özerklik” kavramlarının kullanılmadığı bir zamanda gündeme getirmek gerekir. Yerel yönetim yasası ile etnik temelli yeni ve farklı idari alanlar yaratma arzularının karşılık bulduğu ve terör örgütünün temel isteklerinden birinin yerine getirildiği algısının yaratılacağı göz ardı edilmemelidir.

Yeni bir milli birlik ve kardeşlik sürecini ise sayın Başbakan şöyle açıklıyor:   “Burada muhatap milletin ta kendisidir. Bütün illerde, ilçelerde, STK, kanaat önderlerinden oluşan istişare meclisini kurma talimatını kaymakamlara, valilere verdim. Herkesi muhatap alacağız, ama elinde silah olan kimseyi muhatap almayacağız. Herkesle konuşacağız, ama milletin ensesinde boza pişirenleri muhatap almayacağız”. Bu yaklaşımı olumlu bulmakla beraber, uygulamada bazı sıkıntılar yaşanacağı endişesini taşımaktayım. Bütün illerdeki bölücü ve terörle bağlantısı olamayan kanaat önderleri, STK’lar ve diğer kuruluşlar ile sorunun net ve gerçekçi olarak tespit edilmesi bakımından görüşmeler yapılması olumlu bir yaklaşımdır. Buradaki temel sorun bu muhatapların doğru olarak seçilip seçilmeyeceğidir. Eğer bu istişare meclisleri sadece belli bir siyasi görüşe mensup veya daha başka bir ifade ile sadece iktidara yakın kesimlerden tercih edilirse, “akil insanlar” heyetinde yaşandığı gibi gerçekçi tespitler yapma imkânı olmayabilir. Siyasi erke yakın olsun olmasın bütün seslerin net bir şekilde duyulacağı bir ortamı yaratmak gerekmektedir. Konunun gerçek uzmanları hangi görüşe mensup olursa olsun dinlenmelidir. Masanın bir veya birkaç bacağı eksik olmamalıdır. Devlet;  bugüne kadar yürüttüğü müzakerelerle örgüt ve onların siyasi uzantılarının ne istediğini iyi bilmektedir. Burada mühim olan bölge halkının, bu işten zarar görenlerin ve en önemlisi de şehit ailelerinin meseleye bakışları ve ne istedikleridir. Bu münasebetle bütün unsurların devreye sokularak gerçek arzularının ne olduğunun doğru bir şekilde tespit edilmesi gerekmektedir.

Hülasa; sayın Başbakanın en azından içinde sadece inzibati tedbirlerin olmadığı; bölgenin ekonomik, sosyolojik, dini ve siyasi durumunu da hesaba katan bir eylem planı hazırlaması olumlu bir gelişmedir. Buradaki temel yaklaşım kesinlikle terörle mücadeleyi bırakmamak, teröristle müzakere etmemek ve bu bağlamda yapılacak düzenlemelerde sadece bir bölgeye münhasır kalacak hamleler yapmamak olmalıdır.   Ülkenin bütün bölgelerindeki insanların kendisini içinde bulduğu ve hissettiği, “sadece haşarı çocuğun isteklerinin yerine getirildiği, uslu evladın ise başının sıvazlandığı” bir algı yaratılmamalıdır. Teröre ve teröriste diz çöktürüldükten sonra objektif olarak tespit edilen konular çerçevesinde düzenlemeler yapılmalıdır. Aksi halde sağlanması hedeflenen milli birlik ve bütünlük konusunda istenilen neticenin alınamaması tehlikesi büyüktür.

 

 

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz
Yorumu Doğrula

Yorumlar
22 Kasım 2016 15:18
1589 kez okundu
23 Ağustos 2016 15:27
3098 kez okundu
17 Ağustos 2016 21:09
946 kez okundu
30 Temmuz 2016 15:52
3080 kez okundu
21 Haziran 2016 16:04
3791 kez okundu
14 Haziran 2016 16:09
1596 kez okundu
18 Mayıs 2016 18:27
1573 kez okundu
19 Nisan 2016 13:20
2800 kez okundu
20 Mart 2016 13:49
3326 kez okundu
02 Mart 2016 13:18
2050 kez okundu
07 Şubat 2016 13:23
2656 kez okundu
16 Ocak 2016 18:42
3376 kez okundu
Günışığı Android Uygulaması
ELAZIGELAZIG
Ulu Cami’nin eğriliği tescillendi
1656 kez görüntülendi
Elazığ'da bisiklet yarışı
17236 kez görüntülendi
Sivasspor Maçı
44006 kez görüntülendi
Fenerbahçe Maçı
56215 kez görüntülendi
Sıra
Takım
O
G
M
P
1
ESKİŞEHİRSPOR
17
10
3
31
2
GÖZTEPE A.Ş
17
9
4
31
3
YENİ MALATYASPOR
17
9
4
31
4
SİVASSPOR
17
8
4
29
5
BOLUSPOR
17
8
6
27
6
BALIKESİRSPOR
16
6
4
24
7
DENİZLİSPOR
17
8
6
24
8
GİRESUNSPOR
17
6
5
24
9
ÜMRANİYESPOR
16
6
5
23
10
ALTINORDU
17
5
5
22
Günışığı Gazetesi - Yeni Medya Gazetecilik Basın Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2013