Bugün 22 Şubat 2017 - Çarşamba
Spor Haberleri
Seri İlanlar
İhale İlanları
Foto Galeri
Video Galeri
Murat Kuşçubaşı
Murat Kuşçubaşı
bilgi@gunisigigazetesi.net
KİMİN SÜNNETİ ?
14 Temmuz 2016 17:39

Yazıya nasıl başlayacağım diye düşünüyordum. Aklıma farklı temel cümleler geldi. Vazgeçtim,en uygunu tek kelimeyle başlamaktır dedim ve kelimeyi sizinle paylaşıverdim.

Sünnet…

Arapça kökenli sünnet kelimesini duyunca aklınıza ilk olarak geleni biliyorum. Elbette Peygamber Efendimiz geliyor…

Neden?

Çünkü sünnet kelimesinin terim manası; Peygamber Efendimizin sözleri ve fiillerinin tamamı anlamını taşır. Bu böyle öğretilmiştir ve algıya böyle yerleştirilmiştir.

Sünnet denilince birde “sünnet edilme” akla gelir ki, buda bildiğiniz bir törenden ibarettir.(Konumuzla alakası yok)

Ama sünnet kelimesinin birde Arapça kelime manası vardır.

Bu nedir?

“Yol, gidiş, tabiat,prensip-kanun” anlamını taşır…

Her ne kadar kelimeyi bu manasıyla kullanmaya meyilli olmasak da…Her ne kadar sünnet kelimesinin Arapça manası doğrultusunda yani yol-gidiş-prensip-kanun-tabiat anlamıyla kullanmaya alışmamış olsak da bu kelime bu şekilde de kullanılabilir.

Yani bir ismin sürekli yaptığı,prensip haline getirdiği bir eylem veya sözü anlatırken;”şu ismin sünneti de böyle” demek dinen bir sıkıntı doğurmaz,Peygamber efendimize de hakaret olmaz…Yada “şu ismin sünneti de böyle” demek o isimle peygamberi eş tutmak veya onu peygamber yerine koymak anlamına gelmez.

Burada elbette niyet önemli…

Hem sözü bu şekilde kullananın niyeti hem de bu cümleyi duyunca buna anlam katanın niyeti önemli…

Konuyu nereye bağlayacağız… Gündemi takip edenler anlamıştır.

Bağlayalım.

Milli Savunma Bakanı Yardımcısı Şuay Alpay bir düğün töreninde evlilik cüzdanını gelenek icabı gelin hanıma vermeden önce bir cümle kuruyor ve :”Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan beyin sünneti bu yönde biliyorsunuz” diyerek evlilik cüzdanını gelin hanıma uzatıyor.

Bu görüntü elbette ki normal bir habermiş gibi televizyonlarda yayınlanıyor hatta damat bey aynı görüntüyü sosyal medyasında paylaşıyor.

Ama bazı art niyetliler, meseleyi başkalaştırıp  “sünnet” kelimesinin terim manasını bırakıp kelime manası ve geleneksel ifadesiyle değerlendirip ALPAY’a çirkin,ipe sapa gelmez ifadelerle saldırıda bulunuyor, bu yolla genelde Cumhurbaşkanı’nı yıpratma politikası güdüp, yerelde Elazığ’da bazı muhalif siyasiler(her ne kadar etkisiz ve face’den ibaret siyaset yapmış  olsalarda) Şuay Alpay’a olan gizli kinlerini kusma hesabına giriyorlar.

Bu yol takibiyle Şuay Alpay’a saldıranlar, bunu yaparak eğer Peygamber Efendimizin gönlünü kazandığı zannediyorlarsa veya Allah adına din uğruna bir eylem yaptıklarını düşünüyorlarsa yanılıyorlar…

Çünkü bu şekilde davranıp siyaset yaptıklarını zannedenlerin yolu gıybet ve iftiradan geçmiş olur ki Peygamberimizin gönlünü işte o zaman kırmış olurlar.

Bütün televizyonlarda yayınlanan ve normal bir haber olan vakada, kullanılan sünnet kelimesini - mal bulmuş mağribi- gibi siyasi yıpratma malzemesi olarak kullananlar fitne ve fesat üzerinden gıybet ve iftira yolunu takip ederek aslında yanlışa sapmış olmuyorlar mı?

Bakınız gıybet ve iftira için Peygamberimiz ne diyor:

Peygamberimize soruyorlar; -gıybet nedir?-

Diyor ki:

“Bir kardeşini hoşlanmayacağı şeyle anmaktır”

Yine soruyorlar;-ya onda bu özellik varsa yine gıybet mi olur?-

Diyor ki:

“Eğer söylediğin onda varsa gıybet olur,yoksa düpedüz iftira olur”

Duruma bakalım…Şuay Alpay’ın kullandığı “sünnet” kelimesini siz bir zanla yanlış yoruplayıp bunu defalarca ve kötü yorumlarla şurada burada paylaştınız.Güya olanı paylaştınız.Bu nedir?Gıybet…

Ama Şuay Alpay’ın niyetini bilmeden -o bu kelimeyi kesin bu manayla kullandı- diyerek aslında onun yapmadığı bir şeyi ona yakıştırınca ne olur?İftira…

Genel manada bu zannı yayıp paylaşmak, bundan faydalanmak nedir? Fitne ve fesat…

Bu konuda Yüce Allah’ın kelamı olan Kur’an-ı Kerim ne diyor:

“Ey iman edenler!

Zannın çoğundan kaçının.Çünkü zannın bir kısmı günahtır.

Birbirinizin kusurunu araştırmayın.

Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin”(Hucurat12)

Mesleki kökeni avukatlık olan Şuay ALPAY’ın avukatlığını yapmıyorum. Bilen bilir,ben özellikle milletvekilliği döneminde bu köşede kendisini çokça eleştirmiş bir kalemim.Kaldı ki onunda bu konuda avukata ihtiyacı yok.

Ama hangi siyasi görüş olursa olsun, hangi muhalefet tarafından gelirse gelsin ve kime yapılırsa yapılsın ben siyasi rant uğruna,  sırf yıpratmak adına birilerinin  hataları üzerinden yapılan gıybet, iftira,yalan-dolan,fitne ve fesattan ibaret her eyleme karşı oldum.Hele ki bu eylem eleştirsek de vekilliği döneminde Elazığ’a samimi gayretler sarf eden,güzel hizmetlerin altına imza atan ve şimdi de bizi Türkiye Cumhuriyeti Devleti Milli Savunma Bakanlığı’nda şerefli bir şekilde, Bakan Yardımcısı olarak(ki Bakan olarak hitap ediliyor)  temsil eden Şuay Alpay olursa işte o zaman kalemi elime alır yazar ve hakkı teslim ederim elbette.

Şuay Alpay, bu şehrin insanıdır.

Şuay Alpay, bizim kültürümüzün, milli değerlerimizin insanıdır.

Şuay Alpay, inanç ve din noktasında bu şehrin teneffüs ettiği manevi havayı solumuş bir insanımızdır.

Her insan gibi eksiği,her siyasi gibi hatası, her vekil gibi yanlışı olabilir.Olabilir ama hiçbir kutsal değer üzerinde hata yapacak bir insan değildir.

Zan üzerinden onu yıpratmak isteyenler dini yönden hangi kusur üzerindeler kendilerine bir daha baksınlar lütfen.

Diyelim ki Şuay Alpay “sünnet” kelimesini sizin zannınız üzerine kullandı,yani “Cumhurbaşkanımızın sünneti” diyerek Peygamberimizle Cumhurbaşkanımızı aynı kefeye koymak için bu kelimeyi kullandı ( ki öyle olmadığını –sünnet” kelimesinin Arapça manası yani yol,gidişat,prensip anlamı üzerinden- kullandığını ancak bilmek isteyen bilir)

Diyelim ki ayıp etti.Siz bu ayıbı aşikar ederek Kur’an-ı  Kerimin ifadesine,Allah’ın kelamına ve dahi sünnetini uyguladığını söylediğiniz Peygamber Efendimizin hadisine karşı çıkmış olmaz mısınız?

Ne diyordu Peygamberimiz:

“Din kardeşinin ayıbını örten kimsenin, Allah dünya ve ahrette ayıbını örter…”

Ya ayıbı aşikar edene ne olur?

Gayrı siz düşünün işte..

Zan ile şehrin insanını yıpratmayın lütfen,siyasette gazetecilikte böyle olunca çirkinleşiyor…

Sözümüz öze bağlayıp Mevlana’nın öğütleriyle tamamlayalım. Analayan ve idrak için Mevlana diyor ki:

Sevgide güneş gibi ol.Dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol.Hataları örtmekte gece gibi ol”

 

 

 

 

 

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz
Yorumu Doğrula

Yorumlar
09 Şubat 2017 11:26
552 kez okundu
29 Aralık 2016 11:53
1569 kez okundu
15 Kasım 2016 17:18
916 kez okundu
14 Kasım 2016 15:17
251 kez okundu
10 Kasım 2016 15:19
712 kez okundu
01 Ağustos 2016 13:23
3338 kez okundu
27 Temmuz 2016 13:23
705 kez okundu
24 Temmuz 2016 12:42
1471 kez okundu
14 Temmuz 2016 17:39
1366 kez okundu
11 Temmuz 2016 17:37
961 kez okundu
26 Haziran 2016 13:44
1258 kez okundu
Günışığı Android Uygulaması
ELAZIGELAZIG
Ulu Cami’nin eğriliği tescillendi
2431 kez görüntülendi
Elazığ'da bisiklet yarışı
18344 kez görüntülendi
Sivasspor Maçı
45147 kez görüntülendi
Fenerbahçe Maçı
57360 kez görüntülendi
Sıra
Takım
O
G
M
P
1
YENİ MALATYASPOR
20
11
5
37
2
GÖZTEPE A.Ş
20
10
4
36
3
SİVASSPOR
20
10
5
35
4
ESKİŞEHİRSPOR
20
11
4
35
5
GİRESUNSPOR
20
9
5
33
6
ÜMRANİYESPOR
19
8
6
29
7
BOLUSPOR
20
8
8
28
8
DENİZLİSPOR
20
8
7
26
9
ADANA DEMİRSPOR
20
6
3
26
10
BALIKESİRSPOR
19
6
6
25
Günışığı Gazetesi - Yeni Medya Gazetecilik Basın Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2013