Bugün 26 Mart 2017 - Pazar
Spor Haberleri
Seri İlanlar
İhale İlanları
Foto Galeri
Video Galeri
Murat Kuşçubaşı
Murat Kuşçubaşı
bilgi@gunisigigazetesi.net
DARBE DEĞİL BU!
24 Temmuz 2016 12:42
15 Temmuz akşamı…
Misafirlikteyiz… Çayımı yudumluyorum…
Gazeteci arkadaşım Arif Çakmak telefonla arıyor… “Darbe yapılıyor haberin var mı?” diyor telefonda heyecanla…
Ne darbesi, diyorum… Bu saatte darbe mi olur?
O an çocukluğuma dönüyorum.
12 Eylül…
On yaşındayım. Rahmetli babamın gece mesaisi var… İş yerine gidiyor. Saat üç civarı herhalde… O işe giderken uyanıyorum… Fazla bir zaman geçmiyor aradan, eve dönüyor babam. Annem uyanıyor, ablam uyanıyor. Lambalar yanıyor…
“Hayırdır Ali” diyor annem…
“Asker darbe yapmış, yoldan çevirdi, eve git dedi, sokağa çıkma yasağı var”
Darbe!
İlk defa duyuyorum bu kelimeyi… İtici, korkutucu gelse de anlam veremiyorum yaşım gereği.
Darbe ve asker…
Gözlerim kapanıyor, uyudum uyuyacağım; kulaklarımda babamın sesi, darbe oldu, darbe… Saat gecenin üçü, sabaha az kaldı… Uyudum uyuyacağım.
“Yok be Arif bu saatte darbe mi olur?”
Darbenin saati olmaz ama insanların caddelerden sokaklardan el ayak çektiği saatler, darbe için uygun olabilir düşüncesiyle veya yaşadığım ilk darbe tarihi ortalama gece üç civarı olduğu için böyle söylüyorum belki…
Tedirgin değilim hala fakat peş peşe gelen haberler ve ailelerin tedirginliği ile istemsiz bir tedirginlik ruhumu sarmaya başlıyor. Apar topar çıkıyor eve doğru yol alıyoruz.
Ve haberler…
Tanklar, silahlar…
Başbakan’ın bu bir kalkışmadır ifadesi… Sokağa ıkın çağrısı…
Bombalar… Alev topları…
Cumhurbaşkanımız Sayın ERDOĞAN’ın, sokağa çıkın çağrısı…
İstanbul’da çatışma, halk sokaklarda öldürülüyor…
Ankara yanıyor… Polisler şehit ediliyor… Türkiye Büyük Millet Meclisi ateş altında bombalar üst üste düşüyor… Şehitler şehitler…
Halk ayakta yinede… Meydanlarda…
Bu nasıl bir darbe?
Bu nasıl bir darbe girişimi?
Bu nasıl bir kalkışma?
Değil… Değil diyorum… Çocukluğumdan beri bildiğim bana çok itici gelen, korkutucu olan DARBE böyle değildi…
12 Eylül öncesi darbelerde böyle değildi… Sonrası, martlar şubatlarda böyle olmadı.
Darbelerin bile bir şerefi olur. Haysiyeti olur…
 
Milletin tanklarıyla milletini ezen, milletin silahlarıyla milletini vuran, öldüren… Türkiye Büyük Millet Meclisine bombalar yağdıran, polisini bombalayıp şehit eden bir zihniyet…
Hayır, olamaz bu darbe olamaz…
Bu bir terör harekâtı.
Bu bir savaş…
Bu işgaldir işgal…
Asker kıyafeti giyinmişlerin yaptıklarını görünce –darbe- ne kadar da mahzun kalıyor. Bu darbe değil diyorum…
Darbe değil… Cinnet. Türk Askeri böyle yapmaz.
Yapmıyor zaten. Hiç bir şeyden haberi olmayan emir eri olan ve emri dinlemekle yükümlü olan Mehmetçik; gardaşına, bacısına, anasına, babasına ateş eder mi?
Etmez.
Emri şeytanlar veriyor.
Emri verenler kukla, onlar piyon… Daha yukarısı var. Önce baş piyonlar. Fetullah Gülen ve adamları diyorlar… Dahası… Amerika, CIA… Dış güçlerin yeni, kanlı senaryosu…
Sorularla hemhal oluyorum… Arabamı alıp caddeye çıkıyorum… Caddeler bir saat önceki şaşkınlığı üzerinden atmış.
Korna sesleri, tekbir sesleri… İzzet Paşa Meydanı er meydanı olmuş, Elazığlılar meydanda… Ak Partili, ülkücü, sağcı, solcu… Türk, Kürt… Bir arada… Camilerden sala sesi ardından ezan sesi… Elazığ ayakta…
Bir millet özüne dönmüş, bir millet uyanmış… Bir millet ay yıldızlı bayrağına dolanıp, maneviyata bulanıp zilletin cinnetine karşı ayak diriyor, ses veriyor. Devletine, milletine, meclisine, bayrağına, gerçek Türk askerine-milli ordusuna sahip çıkıyor…
Bir millet ayakta, bir millet direniyor. Bir oluyor, diri oluyor; Cumhurbaşkanına, Başbakanına, hükümetine ve vatanına sahip çıkıyor… Elazığ ayakta, Elazığ meydanda…
Elazığ’da asker kışlada… Tank yok sokaklarda, kan yok, ateş yok belki ama Elazığ bir olup diri olup; milli manevi değerleriyle kabaran yüreğini; İstanbul’a, Ankara’ya gönderiyor… Tankların karşısında duran, silahlara göğüs geren, ateşler altında bayrağıyla şehit olan kardeşlerine gönderiyor…
Tekbir sesleri yükseliyor… Ezan okunuyor… Eve doğru dönüyorum… Kulağıma bugünlere kadar neredeyse yasaklanmış gibi davranılan Mustafa Yıldızdoğan’ın şarkısı takılıyor:
“Baş koymuşum Türkiye’min yoluna
Düzlüğüne yokuşuna ölürüm… Türkiye’m…
Ölürüm Türkiye’m… Ölürüm…”
Ve ölüyorlar, şehit oluyorlar…
Ruhları şad olsun, mekânları cennet.
Sonraki gün…
Daha sonraki gün…
Meydanlar gümbür gümbür.
Günler geçiyor.
Bir hafta geride kalıyor.
Her geçen gün vakanın darbeden daha zalim, daha hain, daha şerefsiz olduğunu herkes anlıyor…
 
ER MEYDANI
İstanbul, Ankara, İzmir… Elazığ, Erzurum, Malatya… Doğudan batıya bir yay gibi bütün Türkiye ayakta, meydanlarda…
Meydanlar ki ere yakışır. Meydanlar ki bu vatanı seven, bayrağı için ölen canlara yakışır…
Meydanlar ki bağımsızlığı için baş koyan yiğitlere yakışır. Alevi, Sünni demeden, Kürt, Zaza, Laz, Çerkes diye bölmeden Türk Milleti olmayı becerene yakışır…
Meydanlar ki; demokrasi için, devletin bekası için, yarınlar için gayesi olanlara yakışır.
Meydanlar ki, hangi partiden olursa olsun seçilmiş bir hükümeti, seçilmiş bir Cumhurbaşkanı’nı, dış güçlerin kirli senaryoları, Fetullah veya başka sinsilerin çirkin oyunlarına karşı bir olan yüreklere yakışır.
İşte 15 Temmuz işgal harekâtı, terör saldırısı, darbe girişiminden sonra Türkiye’nin bütün meydanları milletimize yakıştı, er meydanı oldu.
Ben bu satırları yazarken destan şairimiz, hemşerimiz merhum Niyazi Yıldırım Gençosmanoğulu’nun “MEYDANLAR” şiiri takılıverdi aklıma…
 
Ne diyordu:
“Şu yeryüzü er meydanı
Gönül sevmez her meydanı
Yüreksize yorgan döşek,
Koç yiğite ver meydanı. “diye başlıyordu… Sonra sanki bugünleri görür gibi:
 
“Kaytan bıyık bura bura
Gakgoş, Dadaş sıra sıra
Elaziz'de Çay'da Çıra,
Erzurum'da bar meydanı.”Elazığ’dan Erzurum’a ses veriyor ve ardından:
 
“Geldiği gün kutlu çağrı
Bas, titresin yerin bağrı.
Doğu'dan batıya doğru
Bir yay gibi ger meydanı.” Kutlu çağrının geldiği günü işaret ediyor, bu günlerdeki bu meydan hareketliliğinin resmini çiziyor. Ve:
 
“Yeryüzünde kalsan da tek
Eğme boyun, öpme etek!
Çin seddinden, Nemçe'ye dek
Yeni baştan sar meydanı.” Diyerek kurtuluş işaretini verip, adeta hatalardan ders alıp, yeni baştan daha gür, daha milli bir dirilişi dem vuruyor, sonrasında:
 
“Git danış büyük ceddine,
Sor doğuda Çin seddine,
Girmek kimlerin haddine
Sen açmazsan bir meydanı! “ ifadeleriyle er meydanındaki millete ne kadar güçlü olduğunu hatırlatıyor… Bitmiyor dedikleri:
 
“Hayaller kalınca güdük
Açıldı surlarda gedik...
Mehter sustu, öttü düdük,
Rezil oldu er meydanı! “ Bir nasihati var. Er meydanlarının rezil olmaması için dikkat edin diyor ve asıl mesajını vermeyi ihmal etmiyor:
 
“İtibar olmazsa ere
Düşmana kim göğüs gere?
Kör döğüşü olan yere
Derler elbet kör meydanı! “Şovmenlik yapmadan, samimiyetsizlik içine düşmeden, fitne ve fesattan uzak kalarak, meydanları, ben sen- benim senin tafrası, egosuyla kör dövüşüne çevirmeden ilk günün heyecanı ve sevdasıyla, aynı birlik ruhunu koruyarak, er meydanında er gibi kalarak dalgalandırın ay yıldızlı bayrağınızı diyor beklide…
 
Çok uzun bir destan şiiri… Ben bazı kıtaları sizinle paylaştım. Noktayı şiirin en son kıtasının son iki mısrasıyla koyalım:
 
“Olur bir gün şu yer yüzü,
İnsanlığın hür meydanı!” Eğer inançla, istekle, birlik ve beraberlikle dipdiri durursak bizim meydanlarımız yeryüzünün hür meydanı neden olmasın… Olur…
 
YANILMAZ’A TEŞEKKÜR
İlk günden bugüne kadar İzzet Paşa Meydanını her saat dolduran Elazığlılara hizmette kusur etmeyen, meydanın erlerine oturacak yerden, suya… İçecek sudan yemeye her türlü kolaylığı sunan… Bu hassas günlerde sosyal Belediyecilik örneğini hatasız veren, bunu yaparken sağ-sol, ülkücü Ak Partili demeden, seçildiği partiyi öne çıkarmadan demokratik bir görüntüyle birlik ve beraberliğin başkanlığını yapan, başarılı bir idarecilik örneği gösteren Elazığ Belediye Başkanı Sayın Mücahit Yanılmaz’a, Elazığlıların ağzından duyduğum teşekkürü kaleme alıp bizzat bende katılarak; teşekkür ediyorum…
Ve Elazığ Valiliğine…
Ve Milletvekillerimize…
Ve 15 Temmuz’da daha “hadi meydanlara” denilmeden meydana koşan AK PARTİ İl Başkanı ve teşkilatına…
Ve MHP ve CHP’ne…
Ve meydandaki partiler üstü bu ruhu bozmadan devamını getiren ve getirecek olan her er kişiye teşekkürler…
 
DEMOKRASİ ANITI
Bir bir kapatılıyor ya okulları…
Gülen cemaatine ait bütün okulları diyorum.
İşte onlardan biri…
Hani Harput’a çıkarken Harput’un görüntüsünü bozan, ta o zamlar yapılırken itiraz etsek de, o yıllarda yazsak da, istemesek de,”hizmet adamlarına karışılmaz” denilerek inşaatına izin verilen, hızla başlayıp bitirilen şu Yavuz Selim Okulunu diyorum…
O okulda kapatıldı.
Diyorum ki; kimse heveslenmeden. Rantçılara yeni mekân olmadan… Tamamen yıkılsa orası. Yeni bina yapılmasa… Sağı solu yeşillik ya… Daha da yeşillendirilse… Ve tam ortasına, metrelerce yükseklikte bir demokrasi anıtı dikilse, üzerinde koskoca bir ay yıldızıyla… Etrafı park olsa… Elazığ’a her gelen, Harput’a her çıkan bu anıtı görse ve 15 TEMMUZ’u hatırlasa. Nasıl olur…
Belediye Başkanımız 16 Temmuz’da meydanda bir konuşmasında İzzet Paşa Meydanı’nın ismini Demokrasi Meydanı olarak değiştireceğiz dedi… Eyvallah… Dahilinde Vekillerimiz, Valimiz ve Belediye Başkanımızla birlikte, şu Harput’un görüntüsünü bozan okul binasını da yıktırıp dediğim anıtı oraya dikmek zor olmaz değil mi?
Etrafı yemyeşil park alanı… Metrelerce yüksek, görkemli, üstünde koskoca ay yıldızıyla bir demokrasi anıtı… Yarınlara hitaben üstünde tarihçesiyle 15 TEMMUZ ANITI…
BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz
Yorumu Doğrula

Yorumlar
14 Mart 2017 11:48
396 kez okundu
09 Şubat 2017 11:26
1180 kez okundu
29 Aralık 2016 11:53
1844 kez okundu
15 Kasım 2016 17:18
1136 kez okundu
14 Kasım 2016 15:17
471 kez okundu
10 Kasım 2016 15:19
934 kez okundu
01 Ağustos 2016 13:23
3581 kez okundu
27 Temmuz 2016 13:23
854 kez okundu
24 Temmuz 2016 12:42
1619 kez okundu
14 Temmuz 2016 17:39
1524 kez okundu
11 Temmuz 2016 17:37
1121 kez okundu
Günışığı Android Uygulaması
ELAZIGELAZIG
Ulu Cami’nin eğriliği tescillendi
3247 kez görüntülendi
Elazığ'da bisiklet yarışı
19533 kez görüntülendi
Sivasspor Maçı
46255 kez görüntülendi
Fenerbahçe Maçı
58452 kez görüntülendi
Sıra
Takım
O
G
M
P
1
YENİ MALATYASPOR
25
15
5
50
2
SİVASSPOR
25
12
6
43
3
ESKİŞEHİRSPOR
25
12
4
42
4
GİRESUNSPOR
25
11
7
40
5
GÖZTEPE A.Ş
25
11
7
40
6
ÜMRANİYESPOR
24
10
7
37
7
BOLUSPOR
25
10
10
35
8
BALIKESİRSPOR
24
8
6
34
9
DENİZLİSPOR
25
9
9
31
10
ADANA DEMİRSPOR
25
7
6
30
Günışığı Gazetesi - Yeni Medya Gazetecilik Basın Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2013