Bugün 25 Nisan 2017 - Salı
Spor Haberleri
Seri İlanlar
İhale İlanları
Foto Galeri
Video Galeri
Hasan Erden
Hasan Erden
herden1950@hotmail.com
Dünyada terörü kim yönetiyor teröristleri kim eğitiyor?
06 Eylül 2016 16:31

Dünyada terörü kim yönetiyor teröristleri kim eğitiyor?

Hatırlarsınız Feto darbe girişiminden sonra bazı çevreler, özellikle Türkiye’deki Amerikancı sistemin etkisinde kalan kesimler hep Fethullah Gülen’e karşı çıkmışlardı. Ama Feto’nun arkasındaki esas darbe yaptırmağa çalışan güce, yani ABD’ye karşı çıkmamışlardı. Bugün de çoğu çevreler hala böyle eksik anlayışlarda devam ediyorlar. Teröre karşı çıkıyorlar, ama yıllardan beri teröristleri yetiştiren, onları destekleyen ve kullanan Amerika’ya hiç kimse karşı çıkmıyor.

 

ABD’nin yıllarca önce

Türkiye’de terör eğitimi!

 

Bilindiği gibi, ABD baştan beri İslam’a ve Türkiye’ye karşı Haçlı savaşına neden olarak İslam terörünü ve Müslüman teröristleri göstermişti.

Bugün de Amerika, Türkiye’yi İslam dünyasında terörü yok etmek üzere tahrik etmeğe ve tetiklemeğe çalışıyor. Oysaki İslam terörünün ve Müslüman teröristlerin arkasında bizzat kendisi yer alıyor, bütün teröristleri kendisi eğitiyor, kendisi finanse ediyor, kendisi kontrol ediyor ve kendisi yönetiyor.

Yani anlayacağınız, ABD yavuz hırsız rolünü oynuyor. Türkiye’ye ve İslam dünyasına bir taraftan büyük tehlikeler diye terör olaylarını gösteriyor, diğer taraftan o tehlikeleri kendisi kumanda ediyor.

Bu durumda diyebiliriz ki, terörden daha büyük ve daha müthiş olan asıl tehlike, terörü kullanan ve onu bahane eden ardındaki güçlerdir, ABD’dir ve onun ortaklarıdır.

Öyleyse sadece teröre karşı olmanız yetmez, bütün terör olaylarını kullanan, onları yetiştiren ve yöneten, asıl çıbanbaşına da karşı olmalısınız!

Şimdi gelelim terörü asıl ortaya çıkaranlar ve yönetenlerle ilgili delillerimize ve belgelerimize:

“MÜSLÜMAN’I UYANDIRMAMAK İÇİN

‘HEDEF İSLAM’ DEĞİL ‘TERÖR!’ DİYORUZ!”

ABD-İngiliz basınında uzun süre tartışılan, "Imperial Hubris:  Why the West Is Losing the War on Terrorism" (Emperyal Kibir: Batı Terörizmle Savaşı Neden Kaybediyor) adlı kitabı kaleme alan, 22 yıl CIA'de çalışan ve Usame Bin Ladin operasyonlarının başında bulunan, ancak gerçek adı gizlenen, ABD basınının adını "Mike" koyduğu yazar şöyle demiştir: "Amerikan liderleri şu apaçık gerçeği kabul etmeyi reddediyor: Biz, terörle ya da suçla değil, dünya çapında İslami başkaldırı ile (yani İslam’la) savaşıyoruz." [1]

Medeniyetler çatışması tezini ortaya atan ve ABD stratejilerinin otoritelerinden Yahudi Samuel Huntington’un itirafı daha açık ve nettir. “Voice of America” (Amerika’nın Sesi)ne yaptığı açıklamada şöyle demiştir: “Batı medeniyetinin önündeki en büyük tehdit; İslam fundamentalizmi değildir. Bizatihi İslam’ın kendisidir. İslam’ı doğrudan düşman ilan etmek Müslümanları asırlık uykusundan uyandırır. İslam fundementalizmi ve İslami terör maskesi altında saf dışı ve imha edilmek istenen İslamiyet’tir.” [2]

BU İTİRAF “TÜRKİYE UYANMASIN DİYE

“HEDEF TERÖR DİYORUZ” DEMEK DEĞİL Mİ?

ABD derin devletinin adamlarından olan S. Huntington’un yukarıdaki sözünü bugünkü, Türkiye’yi de hedef alan bugünkü Haçlı savaşının sürecinde şöyle anlamalı değil miyiz:

“Bizim asıl hedefimiz gerçekte Türkiye’dir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Müslüman Türk milleti uyanmasın diye, hedefimiz Türkiye demiyoruz, terör diyoruz.”

ALLAH’IN ORDUSU ANLAMINDA

“CÜNDULLAH”I OLUŞTURAN ABD

İran Belucistan'ı için savaşan "Cundullah" (Allah'ın ordusu) örgütünün lideri olan Abdülmelik Rigi'nin kardeşi, örgütün İran topraklarındaki saldırılarını ABD'nin talimatıyla yaptığını açıkladı ve; "Cundullah'ı ABD kurup destekledi. Talimatlarımızı ondan alıyorduk. Kime saldırıp kime saldırmayacağımızı ABD'liler söylüyordu. Para ve teçhizat onlar tarafından veriliyordu" şeklinde sözler söyledi.

"Cundullah" örgütünün lideri olan Abdülmelik Rigi'nin kardeşi Abdülhamid Rigi, örgütün İran topraklarındaki saldırılarını ABD'nin talimatıyla yaptığını açıkladı. Cümleleri aynen şöyleydi:

"Cundullah'ı ABD kurup destekledi. Talimatlarımızı ondan alıyorduk. Kime saldırıp kime saldırmayacağımızı ABD'liler söylüyordu. Para ve teçhizat onlar tarafından veriliyordu." [3]

EL-FETİH, UZUN YILLAR CIA

VE İSRAİL İÇİN ÇALIŞMIŞ

Hamas Gazze Şeridini ele geçirdiğinde El-Fetih’e ait istihbarat belgelerini de ele geçirdi. Belgelerde El-Fetih’in 10 yıldan fazla bir süredir, CIA altyapısı üzerine kurulmuş devasa bir istihbarat ağının sahibi olduğu ortaya çıktı.

Hamas’ın ortaya çıkardığı detaylı bilgilere göre El-Fetih kontrolünde gerçekleştirilen İstihbarat operasyonları sonuçunda Arap-Müslüman ülkelerden ABD ve yabancı hükümetler için, bilgi toplanmış. Hamas, ayrıca El-Fetih istihbarat yetkililerinin İsrailli istihbarat uzmanları ile İslamçı liderlerin suikastine yönelik işbirliği yaptığını da iddia ediyor.

CIA’de üst düzey anti-terör uzmanlığı yapmış ve 2004’te görevinden ayrılmış olan Micheal Scheuer, ABD’nin El-Fetih kontrolündeki Filistin’e bilgisayar, diğer gereçler ve analitik araçlar vererek “değerli yardımlar” yaptığını söylüyor.

İsrail İstihbarat servisi MOSSAD ve İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi’nin başkanlığını yapmış olan Efrahim Halevy’nin ifadesine göre: “ABD bu sistemin kurulması için önemli yatırımlar yapmıştı. İnşaat, ekipman, eğitim, lojistik ve nakliyat için ciddi çaba harcamıştı. Bu büyük bir yatırımdı. [4]

“PENTAGON İSLAM DÜNYASINDA BAZI

CİHAT GRUPLARINI NASIL FİNANSE ETMİŞ?”

2007 yılının Nisan ayında ise Amerikalı general Wesley Clark, Kanada Merkezli Düşünce Kuruluşu Democracy Now Global Research’dan Amy Goodman’a itiraflarda bulunmuştu. Saliha Ziya’nın çevirisiyle Dünya Gündemi’nde yayımlanan röportajda Clark şöyle diyordu:

  “Suudi Arabistan destekli Sünni İslamcı grupların güçlenmesi ve İran’ı arkasına alan Şiilerin zayıflatılması çabaları kapsamında, Bush yönetimi ve Suudi Arabistan; Ortadoğu’da Lübnan, Suriye, İran gibi pek çok bölgede gizli operasyonlar için para aktarıyor.

Bu örtülü para akışının bir kısmı Lübnan’da El-Kaide bağlantılı cihat yanlısı gruplara gidiyor.

Şiilerle mücadelenin finansmanı, Prens Bender ve -Kongre’den onay almadan- ABD nakit akışıyla sağlanıyor, böylece para El-Kaide bağlantılı Sünnilere ulaşmış oluyor.” [5]

KİRALIK ABD ŞİRKETİNİN

İSLAMCI TERÖRİST EĞİTİMİ

“Felluce katliamının mimarı olan Blackwater, ismini değiştirdi ve “Xe Service” adıyla operasyon yapıyor. Daha geçtiğimiz günlerde, Demokrat, barışçı Barack Obama yönetimi ile bu örgüt/şirket arasında 1 milyar dolarlık pazarlık başlatıldı. (…)

Irak'ta ABD ve İsrail adına en kanlı savaşı veren Blackwater, şimdi Afganistan'da operasyonlar yapıyor, insan kaçırıyor, bombalı saldırılar düzenliyor, uyuşturucu trafiğini yönetiyor. Pakistan'da insansız hava araçlarıyla, Pentagon'un çıkarları doğrultusunda saldırılar düzenliyor, suikastlere imza atıyor, iç savaşı besleyecek her türlü planı uyguluyor.

Somali'de benzer operasyonlar yapıyor. (…) Başkent Mogadişu'da bombalı saldırılar yapıp, suçu Somalili Müslüman örgütlere atıyor. Blackwater'ın pis işleri Somali'den Doğu Türkistan'a, İran'dan Keşmir'e kadar uzanıyor. Tabii bunların hepsi, ABD ve İsrail istihbaratının kontrolünde, yönetiminde işler.

Bugünlerde İran'da nükleer fizikçiler öldürülüyor. Mossad-Blackwater ortaklığı, uzun süreden beri İran içinde suikastler düzenliyor, özellikle de İran nükleer çalışmalarında rol alan nükleer fizikçileri hedef alıyor. (…) Çok daha tehlikeli bir durum var: Bu şirket, ABD ve İsrail istihbaratı yönetiminde, Özbekistan, Tacikistan, Doğu Türkistan, Yemen gibi bir çok bölgede, İslamcı gruplar organize ettiği, eğittiği, silahlandırdığı ve kullandığı gerçeği… Küresel terörle mücadele operasyonları için gereken teröristler, bu kamplarda eğitiliyor ve harekete geçiriliyor.” [6]

USAME VE EL_KAİDE 

CIA ÜRÜNÜDÜR

“Usame ve El-Kaide birer CIA ürünüdür.

3 Temmuz 1979 senesinde zamanın Başkanı Jimmy Carter örtülü ödenekten 500 miyon dolar ayırdı bu paranın amacı Sovyetler Birliği’nde istikrarsızlık yaratmak için Orta Asya’da fundamantalist hareketler yaratmaktı.

CIA bu operasyona ‘Cyclone Operasyonu” adını verdi ve bu operasyon kapsamında sonraki yıllarda Pakistan’da köktenci eğitim okulları açmak için 4 milyar dolar harcadı.Bu okullarda okuyan öğrencilere Taliban (öğrenci) deniyordu. Amerikanın ileriki yıllarda bombalayacağı Talibanlar aslında CIA okullarında eğitim görmüştü.

Bu öğrenciler arasından en fanatik ve cesur olanları Virginiadaki casus eğitim kampına gönderildiler ve burada ileride El-Kaideyi oluşturacak olan çekirdek kadro sabotaj teknikleri üzerinde sıkı bir şekilde eğitildi.l Diğer bazıları da Brooklyn, New York’da CIA talimatıyla açılan “İslami okulda” eğitim gördüler. İşin ilgini bu “İslami Okul”un manzarasını bugün yıkılan ikiz Kuleler oluşturuyordu. Pakistan’daki ilk eğitim kamplarını İngiliz MI6 ajanları yönetiyor ve askeri eğitimi SAS İngiliz özel Harekatı veriyordu.”  [7]

ABD YILLAR ÖNCE SAVAŞA NEDEN GÖSTERDİĞİ

TERÖRİSTLERİ TÜRKİYE’DE EĞİTMİŞ!

“El Kaide üyesi” terörist El Sakka, 11 Eylül 2001’de ABD’nin İkiz Kulelerini yıkan saldırının 6 eylemcisini “Yalova Gökçedere köyü yakınlarında” eğittiğini İngiliz Sunday Times gazetesine anlatmıştır.

Aydınlık dergisi de, 12 Eylül 2004, 19 Eylül 2004, 26 Eylül 2004 ve 14 Kasım 2004 tarihli yayınlarında bu kamptaki terörist eğitimi konusunda çok geniş bilgi vermiştir. Cumhuriyet gazetesi de, 14 Eylül 2004 günü Yalova’daki terör kampları haberini vermiştir. Yalova’da Davlumbaz tepesi eteklerinde ve başka yerlerde SüperNATO kampları kurulmuştur. Aydınlık Dergisi'nin 2 Aralık 2007 tarihli sayısında kapak haberi şudur: 'İşte İkiz Kuleler'i Vuranların Eğitildiği Yalova Kampı'

Bu haberde; 11 Eylül 2001 tarihinde New York'taki İkiz Kuleler'i vuran El Kaide militanlarının Yalova'daki kampta eğitildiklerini iddia edilmiştir. Ayrıca bu olayla ilgili olarak bir harita da yayımlanmış ve kamp yeri işaretlenmiştir.

Aydınlık'a göre bu kampı, Süper NATO diye isimlendirilen Amerikan örgütü açmıştı. Bu örgüt; bu tür kamplarda yetiştirdiği militanları Rusya, Çin, Türkiye gibi ülkelerde terör eylemleri yapmak için kullanıyordu. Süper NATO, NATO ülkelerini kontrol altında tutmak için kurulmuş gizli bir örgüttür. ABD Özel Kuvvetleri (Delta Force) ile birlikte çalışmaktadır.

Aydınlık Dergisi, Yalova'nın El Kaide militanlarının eğitildiği bir kamp yeri olduğu iddiasını da El Sakka'nın açıklamalarına dayandırıyor. Bilindiği üzere, El Sakka, 15 Kasım ve 20 Kasım 2003 tarihlerinde İstanbul'da iki sinagoga, HSBC Bankasına ve İngiliz Konsolosluğuna yapılan ve 57 kişinin ölümüne yol açan saldırıların bir numaralı sanığıdır. El Sakka, 25 Kasım 2007 tarihli İngiliz The Sunday Times Gazetesi'nde yer alan açıklamasında El Kaide teröristlerinden bir bölümünün Yalova'daki kampta eğitildiğini ifşa etmiştir.

TÜRKİYE’DE O DÖNEMDE ABD’NİN

TERÖR KAMPLARINI KORUYAN YAPI

En yüksek derecede gizli olan bu kamplara, Yalova Valiliği ve Emniyeti bile müdahale edememiştir.

Aydınlık dergisinin 13 Eylül 2004 günü yayınladığı “Yalova’da Çeçen Terörist Kampı” başlıklı kapak haberinde “Türk Ordusu’nun ve bazı güvenlik kurumlarının bu kampların himaye edilmesine karşı çıktıkları” belirtiliyor. CIA o dönemlerde, o derece dokunulmaz ki, Türk Ordusu bile terör eğitim kamplarını kapattıramamıştır.

2004 yılında MİT veya belki de MİT’in bir kolu izlemeye kalkmış. SüperNATO denetiminde olan kamplar hakkında bilgi edinen A. E. adındaki bir MİT mensubu 24 Mayıs 2004 günü ortadan kaldırılmış. Ölümüne intihar süsü verilmiştir.

Emniyetin yakaladığı teröristler ise, El Sakka’nın da anlattığı gibi hemen bırakılmıştır. Bu olayı, Yalova Emniyet Müdürü de doğrulamıştır. [8]

KISACASI

Hatırlarsınız, Feto darbe girişiminden sonra bazı çevreler, özellikle Türkiye’deki Amerikancı sistemin etkisinde kalan kesimler hep Fethullah Gülen’e karşı çıkmışlardı. Ama Feto’nun arkasındaki esas darbe yaptırmağa çalışan güce, yani ABD’ye karşı çıkmamışlardı.

Bugün de çoğu çevreler hala böyle eksik anlayışlarda devam ediyorlar. Teröre karşı çıkıyorlar, ama yıllardan beri teröristleri yetiştiren, onları destekleyen ve kullanan Amerika’ya  hiç kimse karşı çıkmıyor?

Türkiye artık gözlerini açmalıdır ve uyanmalıdır! Oyunları ve tuzakları artık görmelidir!

Allah basiret versin, feraset versin ve yardımcımız olsun!

Sevgiler, saygılar…

herden1950@hotmail.com



 



[1] İbrahim Karagül, Yeni Şafak Gazetesi, 6 Temmuz 2004

[2] Impact International Aralık 2002 sayısında, Elizabeth Liaglin’in makalesi, A.K.: M. Necati Özfatura, Dış Politika, Medeniyetler Çatışması başlıklı makalesi

[3] İbrahim Karagül, Yeni Şafak, 27 Ağustos 2009

[4] Wall Street Journal, 30 Haziran 2007, Hamas to Show an Improved Hand

[5] Arslan Bulut, Yeniçağ Gazetesi, 19.11.2008

[6] İbrahim Karagül, Yeni Şafak Gazetesi, 20.01.2010

[7] Serdar Kuru, “Türkiye Dönüştürülürken” isimli kitabı, Türk Yay Kitapları Akdeniz Haber Ajansı Yayınları, 2004, İst.,s: 252-253

[8] Sabah, 27 Kasım 2007, ayrıca bakınız: http://www.gunes.com/2007/12/13/yazarlar/y4.html

  http://www.solbirlik.net/haber_detay.asp?haber_id=4080&yid=86

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz
Yorumu Doğrula

Yorumlar
Günışığı Android Uygulaması
ELAZIGELAZIG
Ulu Cami’nin eğriliği tescillendi
4302 kez görüntülendi
Elazığ'da bisiklet yarışı
21074 kez görüntülendi
Sivasspor Maçı
47872 kez görüntülendi
Fenerbahçe Maçı
59985 kez görüntülendi
Sıra
Takım
O
G
M
P
1
YENİ MALATYASPOR
27
16
6
53
2
SİVASSPOR
27
13
6
47
3
ESKİŞEHİRSPOR
27
13
5
45
4
ÜMRANİYESPOR
27
12
7
44
5
GİRESUNSPOR
27
12
8
43
6
GÖZTEPE A.Ş
27
12
8
43
7
BOLUSPOR
27
12
10
41
8
ALTINORDU
27
9
9
36
9
BALIKESİRSPOR
27
8
9
34
10
ADANA DEMİRSPOR
27
8
6
34
Günışığı Gazetesi - Yeni Medya Gazetecilik Basın Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2013