Bugün 18 Ocak 2017 - Çarşamba
Spor Haberleri
Seri İlanlar
İhale İlanları
Foto Galeri
Video Galeri
Hasan Erden
Hasan Erden
herden1950@hotmail.com
Soğuk savaş casus programları kendi ellerimizle her an içimizde
09 Ekim 2016 15:56

 Soğuk savaş casus programları kendi ellerimizle her an içimizde

 

Bilginiz yoksa gücünüz yok demektir. Dolayısıyla bilgisi ve gücü elinde bulunduranların sömürgesi olmağa mahkumsunuz demektir. Eğer ülkenin güvenliği konusunda gereken bilgileri size başkaları veriyorsa, onlara bağımlısınız ve onların gücü olmuşsunuz demektir. Eğer sizin bilgileriniz, sırlarınız başkaları tarafından tespit edilebiliyor ve ele geçirilebiliyorsa, güvenliğiniz tamamen büyük tehlikeler altında demektir. 2001 yılında İslam dünyasına ve Türkiye’ye karşı ABD’nin başlattığı Haçlı savaşında da ülkemizin en önemli zaafı bilgi güvenliği ve bilgi casusluğu sorunudur. Türkiye ne zaman bu sorunu aşacak duruma gelebilecek ve üstünlüğe ulaşabilecektir.

 

Bugün savaşta düşman Türkiye’nin

içini nasıl okuyor ve kontrol ediyor?

 

Bilgi Savaşlarının en çok etkin olduğu alanlardan birisi bilgisayarlardır ve bilgisayarlarla tüm dünyayı kuşatan internet ortamıdır.

Bu konuda 80’li yıllarda Guatemala’da olanlar, Bilgi savaşlarında bilgisayarların nasıl kullanıldığını gösteren ilginç bir örnektir:

Bu ülke, başta bilgisayarın “b”sinden bile habersiz, okur-yazar oranının son derece düşük olduğu bir ülkeydi. 1980 yıllarının ortalarına doğru ülkede birden “bilgisayarlaşma” kampanyaları başlatıldı. Başkan General Oscar Mejia Victores basına verdiği demeçlerde bilgisayar sayesinde yoksulluğun üstesinden gelineceğini vaat ediyordu. Askerlere de bilgisiyar eğitimi verilmeğe başlanmıştı.

BİGİSAYARLARIN YAYGINLAŞMASIYLA BİRLİKTE

FİŞLEME VE ÖLÜM MANGALARINDA PATLAMA

Kısa sürede sokaklarda, tren istasyonlarında görev yapan devriye birimleri bile bilgisayarla donatılmıştı. Ülkede bilgisayarlaşma konusunda böylesine bir atılım gerçekleştirildikten sonra esrarengiz bir gelişme oldu. Muhalif olduğundan şüphelenilen herkes bilgisayarlar sayesinde elektronik olarak fişlendi. Bilgisayarlaşma kampanyasının başlamasını izleyen bir yıl içinde ünlü ölüm mangalarının infazlarında patlama yaşandı: 20 bin muhalif, ya öldürüldü, ya da ortadan kayboldu.  [1]

Guatemala yönetiminin ardındaki egemen sömürgeci güçler, bu ülkede oynadıkları bilgisayar oyununda bir taşla iki kuş vurmuşlardı; hem bu ülkeyi bilgisayar konusunda büyük kazanç sağladıkları bir pazar haline getirmişler, hem de sömürgeciye muhalif olan direnç gösterebilecek kişilerin ve grupların tespit edilmesini ve tasfiye edilmesini sağlamışlardı.

TÜRKİYE’DE DE OYUN

OYNANMAYA BAŞLIYOR

Guatemala’da bu olayın meydana geldiği dönemlerde Türkiye’de de bilgisayar kampanyası başlatılmıştı. Bilgisayar Türkiye’de ilk defa bu dönemde Turgut Özal’ın iktidar olduğu sırada yaygınlaşmıştı.

“Çağ atlama” ya da “Çağı yakalama” adına başlatılan bilgisayar satış kampanyalarıyla, ABD’nin ve Batı’nın demode olmuş, satılmamış bilgisayarları Türkiye’nin bakir pazarına bu zamanda doluşmuştu.

Guatemala’da oynanan oyunun birinci safhası Türkiye’de böyle gerçekleştikten sonra acaba ikinci safhası o zamandan bu yana nasıl oynanmıştır? Bu, elbette üzerinde düşünülmesi ve incelenmesi gereken bir sorudur.

CIA VE NSA’NIN BİLGİ ÇALAN

CASUS PROGRAMLARI

Fransız Savunma Bakanlığına bağlı İstihbarat servisi, Stratejik İşler Delegasyonu’nun (DAS) iddiasına göre, Amerikan ajanları, Bill Gates’in sahib olduğu Microsoft şirketiyle çok gizli bir ortaklık kurmuş bulunuyor.

“Le Monde de Renseignement” (İstihbarat Dünyası) adlı bültende yer alan habere göre, CIA ve Amerikan Ulusal Güvenlik Teşkilatı (NSA) mensubu ajanlar, dünyanın en yaygın programı olan Windows’un içerisine her bilgisayardan bilgi çalabilen özel bir “casus program” yerleştirdiler.

Bu sayede ABD, başta Fransa olmak üzere İngiltere, Japonya, Rusya ve Almanya gibi bir çok ülkeden gizli bilgi alabiliyordu.

Korkunç iddiaya göre, CIA, dünyadaki bilgisayarların yüzde 90’ını bu casus program sayesinde saniye saniye kontrol edebiliyordu. Windows programı yüklü her bilgisayar üzerinden yapılan işlem, ya da yazışmaya istediği anda girip bilgi alabiliyordu.  [2]

TÜRKİYE’YE DE GİREN PROMİS

BİLGİSAYAR CASUS PROGRAMI

Aktüel Dergisinde 20.02.1997 tarihinde yayınlandığına göre, ABD’de CIA ve hükümetle bağlantılı “Kaliforniya Grubu“ adlı bir çetenin davasında, bu çetenin “Promis” isimli bir casus programını çeşitli ülkelere sattığı ortaya çıktı. Bir virüs de yerleştirilen bu program sayesinde ülkelerin gizli bilgileri ABD istihbaratına açılmış oldu. Bu davaya temel teşkil eden Senato Araştırma Komisyonu raporuna göre, bu casus programı Türkiye’ye de satılmış. 

80’li yılların ortalarından itibaren çeşitli ülkelerin gizli servisleri tarafından suçluların, şüphelilerin, giderek de politik muhaliflerin fişlenmesi, takibi ve hatta infazı için kullanılan “Promis “, elektronik ortamlarda bırakılan her izi bir avcı gibi adım adım sürüp hafızasında saklıyor. Nüfus müdürlükleri, askerlik şubeleri, vergi daireleri, kredi kartı merkezleri, su, elektrik, telefon idareleri bu yazılımın kişilerle ilgili bilgi derlediği yerler oluyor.

Promis’i dünyaya pazarlayanlar, bu programa bilgisayar dilinde “arka kapı”, ya da “Truva Atı” olarak bilinen bir virus yerleştirmiş. “Ön Kapı” giriş kodları, şifrelerle ne kadar sağlamlaştırılırsa sağlamlaştırılsın, arka kapının anahtarını elinde bulunduran Amerikalı operatörler, programı pazarladıkları ülkelerdeki sistemlere istedikleri zaman sızabiliyorlar, bu sistemlerdeki yerel bilgilere rahatça ulaşabiliyorlardı.

BİLGİ SAVAŞINDA ABD’NİN TÜM

DÜNYAYI DİNLEYEN KULAKLARI

Bilgi savaşlarında ABD’yi hep bir adım önde götüren, uluslararası tüm bilgi ve haber akışını dinleyen ve kontrol eden bir gizli kuruluşu vardır. Bu kuruluş, ‘Dünyanın en büyük kulağı’ diye bilinen kısa adı NSA olan National Security Agency’dir.

ABD’nin gizli servisi NSA’nın dinleme faaliyetlerini anlatan eski ajan Wayne Madsen’e göre, Türkiye’de halen iki dinleme istasyonu var. Gizli kuruluşun sadece Maryland Eyaletindeki merkezinde 22 bin personel çalışıyor ve toplam çalışanların sayısı 50 bini buluyor. Madsen, NSA’nın tüm dünyadaki telefon, faks, cep telefoınu, e-mail, uydu telefonu konuşmalarını ve yazışmalarını çözebilen SIGNET ileri teknoloji ürünü bir ağ kurduğunu belirtti. Wayne Madsen’e göre SIGNET, Avrupa’nın tartıştığı Echelon’dan çok büyük ve çok kapsamlı. Echelon ile sadece İntelsat gibi ticari sistemlerin haberleşmesi alınabiliyor. SIGNET, istenilen herkes ve herşeyi izliyor, dedi. Madsen, NSA’nın Türkçe dahil 66 yabancı dili ve hatta aynı dilin farklı şivelerini bile rahatlıkla dinlediğini söyledi.  [3]

ABD’NİN BİLGİSAYAR CASUSLUĞUNA

AYIRDIĞI VE HARCADIĞI PARA

Madsen NSA’nın dinlediği ünlü kişilerle ilgili olarak da şunları anlatttı: “Apo çok geveze ve aptaldı. Cepten konuşmadan edemezdi. Rusya’da, Korfu’da her yerde dinledik. Dudayev’i, Refah Partisi’nin verdiği uydu telefondan dinledik. Koordinatları Ruslara verdik. Onlar da öldürdü. Carlos, Sudan’da sarhoşken Şam’daki arkadaşlarıyla konuşuyordu. Yerini Fransızlara bildirip yakalattık. Diana, kara mayınlarına karşı mücadele ettiği için; Rahibe Teresa da kürtaj karşıtı olduğu için dinleniyordu.”  [4]

Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) için ABD, yılda 16 milyar dolar harcıyor. Sistem Günde 3 milyar görüşmeyi dinliyor, anahtar sözcüklere göre elektronik olarak tarayıp kaydediyor. Fransa’nın Pasifik’te yaptığı nükleer denemeler Amerikan casus uyduları tarafından saniye saniye görüntülendi. 1960’da uzaya fırlatılan ilk casus uydunun çektiği 800 bin fotoğraf, Sovyetler’in yanı sıra batılı ülkelerin de gözlendiğini gösteriyor. [5]

ABD’nin Irak işgali öncesinde NSA’nın, bir Türk çalışanı tarafından mahkemeye verilmesi üzerine, Ankara’da faaliyette bulunduğu ortaya çıkarıldı. [6]

En ileri ve mükemmel teknolojiyle dünya olaylarını ve insanları ses, görüntü ve yazılımlar itibariyle en ince ayarda yakından izleyebilen ve tespit edebilen, ABD’nin bu gizli kuruluşunun, Irak işgali sırasında Amerikan istihbaratına büyük katkı sağladığı, bilhassa bölgedeki “Türkçe konuşmaları” en hassas bir şekilde dinlemeye aldığı biliniyor.  [7]

TBMM’DE TÜRKİYE’NİN

BİLGİ GÜVENLİĞİ TARTIŞMASI

ABD’nin dünyada her şeyi yakından izleyebilen ve dinleyebilen bu sistemine karşı, pek çok ülke güvenlik tedbirleri almaya çalışıyor. Türkiye’de bu konuda 2000 yıllarında bir girişim söz konusu olmuş, ancak ne yazık ki, Ankara siyaseti bu konuda duyarlı davranmamış ve ciddi bir adım atmamıştır.

2000 yılı başlarında TBMM Bilgi ve Bilgi Teknolojileri Grubu’nun Ziya Aktaş başkanlığında yaptığı toplantıya katılan Genelkurmay Temsilcisi Koramiral Taner Uzunay, ABD’nin Türkiye’nin gizli bilgilerini dinlediğinden yakındı. Toplantıya Genelkurmay Başkanlığı, TÜBİTAK, Başbakanlık ve sivil toplum örgütlerinden temsilciler katıldı. Toplantıda Koramiral Uzunay, Genelkurmay’ın da desteklediği “Türkiye Bilgi Güvenliği Kurumu” Yasa Tasarısını TÜBİTAK’ın eleştirmesine tepki gösterdi ve şöyle dedi:

“-Siz geçiştiriyorsunuz, ama bilgi güvenliği Türkiye’nin en önemli sorunudur. Türkiye’deki en önemli bilgiler Amerika’ya sızıyor, dinleniyor. Bu çok önemli bir konu ve gereken önlemler mutlaka bir an önce alınmalı.” 

“BİLGİ GÜVENLİĞİ SORUNU

TÜRKİYE’NİN EN ÖNEMLİ SORUNUDUR”

Koramiral Uzunay, TSK’nın bu proje için gerekli yatırımı bile yaptığını belirterek, diğer kamu kuruluşları ile özel sektörün buna hassasiyet göstermemesinden yakındı. Toplantının başkanlığını yapan Ziya Aktaş da şunları söyledi:

“-Sadece Amerika değil, herkes bizi dinliyor. Sadece askerlerin dinlenmesi değil sorun. Askerlerin yanında, dışişlerinden, finans, maliye ve bankacılığa kadar bütün kesimin gizliliği çok önemli, NATO içindeki bütün ülkelerin böyle bir güvenlik sistemi var. Hatta NATO’ya girme durumunda olan Polonya ve Macaristan’ın bile var ama Türkiye’nin yok.”  [8]

O tarihte Türkiye’nin sınırlı da olsa bilgi savaşları karşısında bilgi güvenliğini sağlayabilmek konusunda gösterdiği bu hassasiyeti bugün hala devam ediyor mudur? Ümid ederiz ki, devlet düzeyinde devam ettiren birileri vardır.

BİLGİ SAVAŞI KAZANILMADIKÇA  

GÜÇLÜ VE BAĞIMSIZ OLUNAMAZ!   

İngiliz devlet adamı ve filozof Francis Bacon “Bilgi Güçtür.”  [9] demiştir.

Bilginiz yoksa gücünüz yok demektir. Dolayısıyla bilgisi ve gücü elinde bulunduranların sömürgesi olmağa mahkumsunuz demektir. Eğer ülkenin güvenliği konusunda gereken bilgileri size başkaları veriyorsa, onlara bağımlısınız ve onların gücü olmuşsunuz demektir. Eğer sizin bilgileriniz, sırlarınız başkaları tarafından tespit edilebiliyor ve ele geçirilebiliyorsa, güvenliğiniz tamamen büyük tehlikeler ve tehditler altında demektir.

Türkiye olarak tehlikelerden ve tehditlerden emin olabilmemizin ve güvenliğimizi teminat ve garanti altına alabilmemizin yolu bilgi savaşlarında üstün ve güçlü hale gelebilmekten geçer.

Bu savaşta kazanamazsak, hiçbir savaşı kazanamayız.

2001 yılında İslam dünyasına ve Türkiye’ye karşı ABD’nin ve tüm Haçlı dünyasının başlattığı Haçlı savaşında da ülkemizin en önemli sorunu, en önemli zaafı bilgi güvenliği sorunudur, bilgi casusluğu sorunudur. Türkiye ne zaman bu sorunu aşabilecek duruma gelecek ve üstünlüğe ulaşabilecektir.

herden1950@hotmail.com

 

 



[2] Ömer Özkaya, CIA Belgeleriyle Zihin Kontrol Operasyonları, 4. Baskı, IQ Kültür Sanat  Yayıncılık, 2003, İstanbul, s: 303

[3] Hürriyet, 4 Haziran 2001

[4] Ömer Özkaya, CIA Belgeleriyle Zihin Kontrol Operasyonları, s: 267

[5] Türkiye, 15.12.1998

[7] Turan Yavuz, Çuvallayan İttifak, 2006, s: 36

[8] Hürriyet Gazetesi, 07 Mart 2000

[9] Ernest Volkman; Casusluk, Truva Yay., İstanbul, 2004, s.20-21

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz
Yorumu Doğrula

Yorumlar
Günışığı Android Uygulaması
ELAZIGELAZIG
Ulu Cami’nin eğriliği tescillendi
1657 kez görüntülendi
Elazığ'da bisiklet yarışı
17236 kez görüntülendi
Sivasspor Maçı
44006 kez görüntülendi
Fenerbahçe Maçı
56215 kez görüntülendi
Sıra
Takım
O
G
M
P
1
ESKİŞEHİRSPOR
17
10
3
31
2
GÖZTEPE A.Ş
17
9
4
31
3
YENİ MALATYASPOR
17
9
4
31
4
SİVASSPOR
17
8
4
29
5
BOLUSPOR
17
8
6
27
6
BALIKESİRSPOR
16
6
4
24
7
DENİZLİSPOR
17
8
6
24
8
GİRESUNSPOR
17
6
5
24
9
ÜMRANİYESPOR
16
6
5
23
10
ALTINORDU
17
5
5
22
Günışığı Gazetesi - Yeni Medya Gazetecilik Basın Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2013