Bugün 24 Ocak 2017 - Salı
Spor Haberleri
Seri İlanlar
İhale İlanları
Foto Galeri
Video Galeri
Dursun Aksoy
Dursun Aksoy
dursunaksoy59@mynet.com
TARİHİMİZDE 15-18 VE 29 TARİHLERİ
27 Ekim 2016 12:16
            Geçmişi, geçmişte yaşanan olumlu gelişme veya olumsuz hadiseleri geleceğe taşıyan ve tekerrürden ibaret olandır tarih.
            Tarih içerisinde yaşanan hadiseler tarihleri oluşturur ve bu tarihler önemine göre iz bırakır ve de unutulmazlar arasına girer.
            Biz Aziz Türk Milleti'nin tarihinde birçok tarih iz bırakanlar arasına girmiştir iz bırakan birçok tarih arasında bulunan 15- 18 ve 29 tarihleri gibi tarihler.
            15 Tarihi; 1915'te ecdadımız Osmanlı'nın tabiayisadıka(Sadık toplum yani ihanet etmeyen) diyerek isimlendirdiği ve o minvalde değer verdiği Ermenilerin Ruslarla bir olup içeride çıkardıkları isyan sonucu yaşanan tehcir olayında (Tabii ki hepsi değil) giderken yaptıkları yakma, yıkma ve de işledikleri katliamı hatırlattığı gibi 40 yıldır ülkemizi kana bulayan, her yön ve noktada imhada bulunan terör örgütlerinin ''Düşmanımın düşmanı dostumdur'' gibi ilkesiz sözden hareketle bir araya gelerek yakın zamanda işledikleri tam anlamıyla ihanet içeren başkaldırı hareketinin yaşandığı, yaşanırken yüzlercesinin şehit olduğu, ülkemizin ekonomik ve milli servetin hebası noktasında azda olsa zarar ettiği 15 Temmuz 2016'yı da hatırlatmakta.
            15 Tarihi; 15 Temmuz 2016'da yaşanan ihanet hareketi esnasında şehit olanların anısına tertiplenen etkinlikler, televizyonlarda yapılan haber ve programlarla hemen hemen her gün anıldığını hatırlattığı gibi Balkanlarda-Çanakkale'de-Yemen'de-Sarıkamış'ta şehit olanların yılda bir defa anılmasıyla 40 yıldır süren Pekaka teröründe şehit olanların hatırlanmamalarını da bizlere hatırlatmakta.
            15 Tarihi; biz aziz millete, asırlardır her türlü oyun ve tezgaha, sokulmak istenen girdaba rağmen tüm unsurlarıyla bir arada yaşamış ve yaşamakta olan Biz Aziz Türk Milleti'ne15-21 Temmuz 1921 tarihinde Ankara'da gerçekleştirilmiş bulunan eski ifadeyle Maarif Kongresi' ni hatırlatır.Hem de Eskişehir-Kütahya savaşlarının yapılmakta olduğu, Sakarya'da askerlerin doğuya çekildiği sıcak bir dönemde 180 kişiden fazla bir katılımcının yer aldığı kongreyi ve bu kongrenin o dönemde Ankara Öğretmen Okulu olarak kullanılan binanın konferans salonunda gerçekleştirilmiş,merhum Mustafa Kemal Atatürk'ün cepheyi bırakarak bu kongreye bir şekilde ulaşmış ve birilerinin bugün kaldırmaya çalıştığı Milli Eğitim tarihine geçmiş olan o nutkunu bu tarihte okumuş,  Maarif Kongresi'nin  o dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver başkanlığında 7 gün sürmüş olduğunu hatırlatır.
            15 Tarihi;Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliğinin 15 Temmuz 1921' de kurulduğunu ve bu birliğin Cumhuriyet döneminde kurulan ilk sanatçı birliği ve topluluğunu hatırlatır.
            18 Tarihi; birçok olayı hatırlatır ancak en önemli olan 18 Mart'ta gerçekleştiği bilinen Çanakkale Zaferini hatırlatır.
            18 Tarihi; Ülkemizin ve milletimizin imhasına yönelik ortak düşmanlarımızın el birliği ile 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşattıkları ihanet hareketi sonrası Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgesinde stratejik konuma sahip, huzur adası ve şehri olarak bilinen, oldum olası ortak düşmanların hedefi konumunda olan Elazığ ilinde Emniyet Müdürlüğüne yönelik yapılan bombalı saldırı ve sonucu verilen şehitleri, yaşanan mağduriyetleri hatırlatır.
            29 Tarihi; Osmanlının parçalanması ve çöküşü sonrası verilen mücadele sonucu kurtuluşa erme ve bağımsızlığımızı elde edişimiz sonrası kurulan Cumhuriyetin kabulü ve akabinde bayram ilan edilmesini, Cumhuriyetin kabulünün 10. yılında kurucusu bulunan merhum Mustafa Kemal Atatürk'ün 10. Yıl nutkunu okumasını, o gün bugündür 29 Ekim tarihi olarak Cumhuriyet Bayramını yaşadığımızı ve bu bayramı büyük bir coşkuyla kutladığımızı ve de Allah nasip ederse üç gün sonra tekrar kutlayacağımızı hatırlatır.
            Kısa ve öz olarak şanlı tarihimizde var olan ve yaşanan tarihler bize geçmişimizi olduğu gibi geleceğe bakışımızı da hatırlatır.
            Geçmişini bilmeyen, bilip de hatırlamayan veya dersler çıkarıp geleceğine ışık tutmayan milletlerin varlığından, geleceklerinin parlak olacağından söz etmek mümkün değildir.
            O halde millet olarak, derin bir tarih ve geniş bir kültüre sahip millet olarak,  geçmişimizi bilmek ve hatırlamak, geleceğe ışık tutması noktasında bilinçli olmamız gerektiği gibi ülkemiz ve milletimiz üzerinde oynanan ve oynanmak istenen oyunlarında fevkinde olmak zorundayız.
            Allah nasip ederse üç gün sonra ülke genelinde ve KKTC' de yaşanacak olan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramının bu ülkeye ve bu ülkenin gerçek sahibi olan Aziz Türk Milletinegönül vermiş herkese kutlu olmasını, huzur ve güven içerisinde kutlanmasını temenni ederiz.
            Ne Mutlu Türküm Diyene, Diyebilene Ve Bayramları Bayram Gibi Yaşayanlara...
 
BİR KONUK BİR KONU
TÜRKMENLER ZULME KURBAN EDİLMEMELİDİR!
Habip YAŞAR Elazığ Türk Ocağı Başkanı
            "Kadim Türk yurdu Kerkük, Türk varlığını sonsuza dek sürdürmek için mücadeleye ve bedel ödemeye devam ediyor. Ortadoğu coğrafyasını kan gölüne çeviren cani terör örgütü IŞİD, Kerkük’e saldırdı ve Türkmen varlığını hedef aldı.
            Geçtiğimiz gün yaşanan IŞİD saldırısında Türkmeneli TV Haber Müdürü Türkmen gazeteci Sn. Ahmet Necmettin Haceroğlu ve Irak Türkmen Cephesi lideri Sn.ErşatSalihi’nin yeğeni Sn.ErcanSalihi’ninde aralarında bulunduğu pek çok Türkmen şehit oldu.
            Şehit olan soydaşlarımıza yüce Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Kahraman Türkmen lider Sn. ErşatSalihi başta olmak üzere bütün Türkmen kardeşlerimize ve Türk dünyasına başsağlığı diliyoruz. Kerkük’ün acısı Ankara’nın, İstanbul’un, Edirne’nin, Kars’ın, Elazığ'ın acısıdır. Kerkük Türk milletinin yüreğinde her daim yerini korumaktadır.
            Türk Ocakları olarak her daim Türkmen varlığının güvenliğini vurgulayan ve bölgede Türkmen kardeşlerimizin merkeze alındığı bir politika yürütülmesi gerektiğini belirten uyarılar yaptık. Yapmaya da devam ediyoruz.Son olarak 15 Ekim 2016 tarihinde gerçekleştirdiğimiz Türk Ocakları Şube Başkanları toplantısı sonuç bildirisinde şöyle demiştik:
            “Suriye ve Irak’taki gelişmelerde, başta Türkmenlerin varlığı olmak üzere Türk Devletinin bekası dikkate alınarak inisiyatif kullanılmalıdır.”
            Aynı gün Genel Başkanımız Prof. Dr. Mehmet Öz yaptığı konuşmada:
            “Her iki coğrafyada da Türkmen varlığının devamı, Türkiye’nin birinci önceliğidir. ErşatSalihi’den ve Suriye Türkmenlerinden yükselen feryatlar yankı bulmalıdır. Türkmenler başta olmak üzere Halepliler, Rusya ve Esed zulmüne kurban edilmemelidir. ÖSO denilen yapıya fazlaca bel bağlamadan ana omurgasını Türkmenlerin oluşturacağı bir direniş gücü desteklenmelidir.” demiştir.
            Bu uyarılarımızı tekraren büyük Türk milletinin ve Türk devletinin yetkililerinin dikkatlerine sunuyoruz.
            Türkmeneli’nin güvenliği Türkiye’nin güvenliği ve namusudur." dedi...
                                                                                                                 
ELAZIĞ TÜRK OCAĞINDAN “MİLLİ BİRLİK PARKI” PROJESİ
            Türk Ocakları Elazığ Şubesi Başkanlığı olarak 18 Ağustos 2016 tarihinde teröristlerce patlatılan bomba neticesinde tahrip olan ve bugün yıkılan eski Emniyet Müdürlüğü binasının yerinin "MİLLİ BİRLİK PARKI" olarak değerlendirilmesini istiyoruz.
            "18 Ağustos 2016 tarihinde ilimiz Elazığ’da PKK terör örgütünce Elazığ İl Emniyet Müdürlüğüne bomba yüklü araçla gerçekleştirilen terör saldırısı sonucu 3 polis memurumuz şehit olmuş, 217 vatandaşımız ise yaralanmıştı. Saldırı sonrası ağır hasar gören ve kullanılamaz hale gelen Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü binası tüm çalışan ve ekipmanları ile başka bir yere nakledilmiş ve faaliyetlerine orada devam etmektedir.
            Aradan geçen iki aylık süre zarfında ağır tahribat gören binanın yerine ne yapılacağı ve nasıl yapılacağı Elazığ kamuoyunca tartışma konusudur. Öncelikle buradaki bu binanın gecikmiş de olsa yıkılıyor olması önemlidir. Asıl bundan sonra önemli olan ise şehrin en gözde yeri, cazibe merkezi ve kavşak noktası olan bu bölgenin hangi amaçla kullanılacak olmasıdır.
            Elazığ Türk Ocağı olarak ilk diyeceğimiz şudur ki: Bu alanın ranta, imara, otel ve Avm benzeri yapılara verilmesinin ve peşkeş çekilmesinin karşısında olacağımızdır. Böyle bir iç niyet dahi varsa kimseler buna tevessül etmesin!
            Bu alan için Elazığ Türk Ocağı olarak tarihsel misyonumuzun bize yüklediği görev ve sorumluluklar noktasında hassasiyetlerimiz, önceliklerimiz vardır. Her Elazığlı kadar bu şehir için biz Türk Ocaklılarında söz söyleme hakkı bulunmaktadır.
            Çubukoğulları Beyliği kurucusu Çubuk Beyin 1085 yılından beri Türk İslam beldesi kıldığı kadim şehir Harput'un ruhu, mayası ve onun kültürel varlığı, bugün de vatanperver, milliyetperver insanların yaşadığı Elazığ şehri üzerinde varlığını bizlere hissettirmektedir. Bundan dolayıdır ki Eski Emniyet Müdürlüğünün bulunduğu alan tarihi köklerimizi ve bugünkü değerlerimizi ortak bir alanda yaşatacak, bunları genç kuşaklara aktaracak, yeni nesillere tanıtacak, milletimize kendini ve değerlerini hatırlatacak “MİLLİ BİRLİK PARKI” olarak inşa edilmelidir.
            “MİLLİ BİRLİK PARKI” içerisinde neler olmalıdır sorusu elbette ki çok fazla detaylandırılabilir. Bizim önerdiğimiz çerçeve Harput’un fethi olan 1085 yılı ile 2016 yılları arasını ihtiva edecek, bütün bir Elazığ tarihini içinde yaşatacak şekildedir.
            Bu dönem içerisindeki büyük tarihi şahsiyetler, komutanlar, bu toprağın yetiştirdiği alimler, sanatkarlar, edipler, 1085’den 18 Ağustos 2016 tarihli büyük terör saldırısına kadar bu toprakları vatan kılmak için aziz canlarını feda eden mübarek şühedalar ve daha nice isimsiz kahramanlar MİLLİ BİRLİK PARKI”nı gül bahçesine çevirecek, bizleri etrafında birlik ve dirlik içinde tutacaktır. 
            Bunların tamamına minnet borçluyuz:          
            1085 yılında Harput’u ilk kez fetheden Çubuk Beye,
            Artukoğlu beyi Belek Gazi Beye,
            Akkoyunlular Hükümdarı Uzun Hasan’a ve annesi Sara Hatun’a,
            Arap Baba’ya, Fatih Ahmet Baba’ya,Anguzu Baba’ya,
            Harput’u Osmanlı kılan Yavuz Sultan Selim’e,
            Anadolu işgal edilmişken Sivas’ta bağımsızlık ateşini yakan, El-aziz’i temsil eden delegelere,
            Pkk terör örgütünün katlettiği polislerimize, askerlerimize, korucularımıza, öğretmenlerimize ve onların kıymetli ailelerine,
            Bahaeddin Ögel’e, İshak Sunguroğlu’na, Fikret Memişoğlu’na, Enver Demirbağ’a ve daha nicelerine minnet borçluyuz,
            “MİLLİ BİRLİK PARKI” ile Türk milletine ve şehrimiz Elazığ'a canıyla, kılıcıyla, kalemiyle, ilmiyle, sazıyla, sözüyle hizmet edenlere, minnet borçlu olduğumuz yukarıda saydığımız veya sayamadığımız daha pek çok değerimize, tarihi şahsiyetlerimize belki bu vesile ile borcumuzu ödemiş olabiliriz. Ve daha da önemlisi bu şahsiyetleri genç kuşaklarla buluşturmuş olacağız.             Geçmişini unutmadan geleceğe adım adım yürüyen kutlu ecdadın izinde Türk İslam adına mücadele edecek olan yeni nesilleri yetiştirmek bizim elimizde. 
            Başta ilimiz Valisi Sayın Murat Zorluoğlu’ndan, diğer yetkili kuruluşlardan ve öncelikle vatansever, milliyetperver Elazığlı hemşehrilerimizden "MİLLİ BİRLİK PARKI" önerimize sahip çıkmalarını ve önemsemelerini bekliyoruz.
            Elazığ için bunu başarabilmeliyiz.
           
 
 
AYETLER
*Ey Peygamber, kalpleri inanmamış iken ağızlarıyla ''inandık'' diyenlerle Yahudilerden küfre koşanlar seni üzmesin. Onlar durmadan yalana ve senin yanına gelmeyen başka bir kavme kulak asarlar. Kelimeleri yerlerine konulduktan sonra onları yerlerinden kaydırırlar, tahrif ederler ve eğer size şu değiştirilmiş şekli verilir ise kabul edin, verilmezse kaçının'' derler. Allah'ın fitneye düşmesini istediği bir kimse hakkında onu Allah'tan kurtarmak için hiç bir şey yapamazsın. Onlar öyle kimselerdir ki Allah, onların kalplerini temizlemek istememiştir. Onlar için dünyada rezillik, ahirette de büyük azap vardır. Maide:41
*Onlar, yalana kulak asanlar, haram yiyenlerdir. Eğer sana gelirlerse ister aralarında hükmet, ister onlardan yüz çevir. Şayet onlardan yüz çevirirsen sana hiç bir zarar veremezler. Şayet aralarında hükmeder isen adaletle hükmet. Allah adil olanları sever. Maide: 42
*İçinde Allah'ın hükümleri bulunan Tevrat ellerinde bulunurken seni nasıl hakem ediniyorlar? Verdiğin hükümden sonra da ne diye arkalarını çeviriyorlar? Onlar inananlardan değillerdir. Maide:43
 
GÜZEL SÖZLER
*Bir tohum gerek, diyoruz..İnsanın içine düşmeli. Orada yeşermeli. Orada göğermeli. Orada başak tutmalı. Harmanı, hasadı insanın içinde olmalı. İnsanın içinde savrulup, içinde ambarlanmalı. İnsan ona değirmen kesilmeli. Bu değirmen bizde çağıldamalı. Bu tohum bir nazardan gelmeli. Mübarek ve muazzez bir kişiden. Er bir kişiden. Bu merhaba bir dosttan gelmeli. Mübarek bir dosttan. Dost bir kişiden..Bu merhaba sıcak olmalı, sımsıcak. Doğru olmalı eğriye, gelişigüzele karşı. Alabildiğine geniş olmalı, uçsuz bucaksız; kahredici ve bunaltıcı dâr’a karşı. Bu merhaba bir tohum olmalı. Vefasızlıklara, avareliklere, günübirliklere, iğretilere, ihtiraslara karşı. Bu merhaba yeşermeli, göğermeli, ihmallere, ilgisizliklere, yalnızlıklara karşı… Başak tutmalı; hiçliklere, kayıplara, karanlıklara karşı.” Fethi Gemuhluoğlu
*Hikmetli bilgi, tecrübe ile desteklenmiş ve uygulanabilir özellikler taşıyan ilimdir. Hikmet, ilim ile sanatın birleşmesidir. Muhammed Hamdi Yazır
 
 
BİR ESKİ RESİMDEN
 Şu eski resimdeki askılı pantolonlu çocuk, benim,
Şu birlikte mutlu aile, benim...
Şu kenarda uyuyan kedi, benim kedim.
Yıllar önce kaybettiğim,
Şu Osmanlı duruşlu adam benim babam,
Bir haziran günüydü, öldü dediler...
Ölüm neydi ki, nasıldı ki?
Tarif etmeden pat diye söylediler...
Aklım erene dek bekledim hep,
Yine soframızda başköşede olacaktı sanarak...
Dünyalar kadar bir boşlukta kaldı soframız,
Pencerenin önünde yolunu gözledim hep,
Kıpkızıl akşamlarca, mosmor gecelerce...
Çıkıp gelecekti ansızın, yine bayram sabahlarında,
Öpecektim o ince uzun parmaklı ellerinden...
Yeni Cami köşesinden görünecekti bir akşam...
Her akşam dönüş saatlerini umutla bekledim ya,
Boşuna beklediğimi, kedimiz öldüğünde öğrendim...
Şu nur yüzlü kadın, cefakâr anamdır,
Şimdilerde hem anam, hem babamdır.
Resimlerle beraber biz de eskidik be anam,
Anladım artık mazide kalan, tüm hatıralar yalan...
Hiç aklımdan geçmezdi,
Şu resimde donmuş zamanı pek özleyecekmişiz meğer,
O anı yaşamak mümkün olabilse, dünyalara değer...
Zekeriyya BİCAN/Elazığ
  
YOKMU YOLDAŞIM
Terbiye edecem derken öldürdün
Felek benden başka yok mu uğraşın
Bitti derken yeni derdi bildirdin
Çilelerden başka yok mu yoldaşım
Sırra kadem bastı kavim gardaşım
Zehrinden yenmiyor ekmeyim aşım
Şu yalan dünya ya sığmıyor başım
Çilelerden başka yok mu yoldaşım
Muhtaç etme minnet etmem zalime
Bir harf için kurban bu can Ali'me
Beni köle etme cahil eline
Çilelerden başka yok mu yoldaşım
Arzu'm Yusuf ile kaldı zındanda
Sabrım Eyyüp ile ulu divanda
 
Yedi uyurlarla benim mağarada
Çilelerden başka yok mu yoldaşım
Hızır çareleri tutup da gelsin
Gönül ummanlarda divane olsun
Yaradan sevsinde yar eksik kalsın
Çilelerden başka yok mu yoldaşım
Burçak karataş/Malatya
 
 
 
BAYRAMLAR VARDI
Gardaş, bilir misin çocuk çağımda
Adıyla doyduğum bayramlar vardı
Aman geç kalmasın, tez gelsin diye
Günlere kıydığım bayramlar vardı
Erkenden beklerdim, umutla erken
Başka gün sevmezdim bayramlar varken
Heyecanla, daha oruç başlarken
Elimle saydığım bayramlar vardı
Bekliyordum haftaların göçünde
Biliyordum hangi ayın kaçında
Elin eskisini neşe içinde
Bayramlık giydiğim bayramlar vardı
Hayaliyle koca bir yıl bekleyip
Kırk defa uyanıp kırk kez yoklayıp
Bir kara lastiği öpüp koklayıp
Başıma koyduğum bayramlar vardı
Köyü seyrederek köyün dışında
Hemi bir başıma dağın başında
Bayram ezanında sürü peşinde
Mal melal yaydığım bayramlar vardı
Aceleyle gözden abdest alarak
Yaşlarını yağlığıma silerek
Gölgem ile sımsıkı saf olarak
İmama uyduğum bayramlar vardı
Uçarak giderken yârana, dosta
Dünyalar kurardım şekilde, seste
Düşlerimi demetleyip üst üste
Yüklüğe kaydığım bayramlar vardı
Gardaş, o bayramlar hani, nerede?
Ayrılıp zamandan baksam arada
Acep bulunur mu sizin orada,
Gönlümde duyduğum bayramlar vardı?
Kenan ÇARBOĞA/Sivas-Gemerek
 
BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz
Yorumu Doğrula

Yorumlar
18 Ocak 2017 15:12
2151 kez okundu
12 Ocak 2017 11:55
2333 kez okundu
05 Ocak 2017 11:55
1453 kez okundu
29 Aralık 2016 11:18
2989 kez okundu
23 Aralık 2016 14:04
1431 kez okundu
15 Aralık 2016 11:27
1729 kez okundu
08 Aralık 2016 12:25
1632 kez okundu
30 Kasım 2016 21:37
2358 kez okundu
23 Kasım 2016 18:35
1465 kez okundu
16 Kasım 2016 16:11
3750 kez okundu
10 Kasım 2016 11:42
2694 kez okundu
03 Kasım 2016 13:47
1480 kez okundu
Günışığı Android Uygulaması
ELAZIGELAZIG
Ulu Cami’nin eğriliği tescillendi
1845 kez görüntülendi
Elazığ'da bisiklet yarışı
17452 kez görüntülendi
Sivasspor Maçı
44251 kez görüntülendi
Fenerbahçe Maçı
56466 kez görüntülendi
Sıra
Takım
O
G
M
P
1
ESKİŞEHİRSPOR
18
11
3
34
2
YENİ MALATYASPOR
18
10
4
34
3
SİVASSPOR
18
9
4
32
4
GÖZTEPE A.Ş
18
9
4
32
5
GİRESUNSPOR
18
7
5
27
6
BOLUSPOR
18
8
7
27
7
ÜMRANİYESPOR
17
7
5
26
8
DENİZLİSPOR
18
8
6
25
9
BALIKESİRSPOR
17
6
5
24
10
ADANA DEMİRSPOR
18
5
3
22
Günışığı Gazetesi - Yeni Medya Gazetecilik Basın Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2013