Bugün 24 Ekim 2017 - Salı
Spor Haberleri
Seri İlanlar
İhale İlanları
Foto Galeri
Video Galeri
R. Mithat Yılmaz
R. Mithat Yılmaz
bilgi@gunisigigazetesi.net
“GÜNIŞIĞI” EKSİLMESİN
03 Kasım 2016 13:20
                 Elinizdeki gazete 27 Ekim günü 20. yaşına girdi. Aynı yılda doğan kızlar sülün gibi süzülür, aynı yılda doğan erkekler fidan gibi serpilir oldu. Günışığı’na gelince, işten anlayan kime sorsanız, bugün o, Elazığ’ın (1) numaralı gazetesidir. Gerçek anlamıyla şehirden aldığı ışığını şehri aydınlatmak için yine ona yönelten biricik gazetedir.
 
         2001 yılında bu şehir 9. Hazar Şiir Akşamı’nı gerçekleştirdi. 9. Hazar Şiir Akşamı’na Kosova Türklerinden davet ettiğimiz bir şair vardı; Agim Rıfat Yeşeren.
 
         Elazığ’da olduğu günlerde Agim Rıfat Yeşeren’i Bedrettin Keleştimur arkadaşımız Günışığı gazetesine götürür. O sıra gazete, bir apartmanın tavan katında 10-12 metrekarelik bir yerde hazırlanmaktadır. Bu hali gören Yeşeren, oracıkta hemen şu şiiri döktürüverir:
 
                   Günışığı kuş yuvası
 
                   Haberciler kuş misali
 
                   Uçup uçup çekiyor
 
                   Konup konup topluyor
 
                   Elazığ’dan, Harput’tan
 
                   Fotoğrafı, haberi…
 
         Doğrusu, takdire şayandır; İbrahim Taşel bir sermaye koymuştur ortaya. Günışığı’na feda olsun demiştir şunca para. Genel Yayın Yönetmeni Murat Kuşçubaşı, emeğini ve vaktini yatırmıştır Günışığı için. Yazı İşleri Müdürü Vedat Yetik, yetkince bir gayretle koşturup durmaktadır sabahtan akşama. Özgür Yıldırım, Sevda Demir, Gülçin Turgut, Gökçe Kahraman, Suat Öztürk, Agim Yeşeren’in dediği misal kuşlarıdır Günışığı’nın. Daha çok ışısın ve ısıtsın diye şehrin dört bir köşesinden ışın taşımaktadırlar gazetelerine. Güneşten ışık aşıran değil, aksine güneşe ışık taşıyan farklı bir Promete ekibidir bu isimler ve elbet kalemleriyle ışık saçan yazar kadrosu. Günışıkları daha çok harlasın ve daha ziyade aydınlatsın diye alın teri dökmekte; tabir yerindeyse mürekkep tüketmektedirler.
 
         Bu şehrin yüz akı yazarlarından Şemsettin Ünlü’nün Durur Bakar İbrahim kitabındaki bir şiirinde, “Gün ışığına koşan atlar düşlerim” diye bir mısraı vardır. Bana öyle gelir ki Ünlü, adeta Günışığı kadrosunu düşlemektedir bu mısraıyla.
 
         Ama onun Dirlik Düzenlik Türkülerinde, aynı günlerde yaşını kutladığımız “Devletimiz, Cumhuriyetimiz üstüne söylediği şiirinde de bir “Gün-ışığı” aydınlığı göz kamaştırır:
 
                   Gün ışığına erince sabahları
 
                   Ürpeririz doğa içinde
 
                   Güveniriz ki
 
                   Devletimiz vardır, dayanağımızdır
 
                   Babamızdır, oğlumuzdur
 
                   Cumhuriyettir.
 
         Elazığ’ın aydınlık şairi Ahmet Tevfik Ozan’ın “Teminat” başlıklı şiirinde bir mısraın altını çizmişiz daha ilk okuyuşumuzda; “Kayıklar yapacağım sana gün ışığından.”
 
         Yerden göğe şiirdir bu mısra. Şeyh Galib’in mumdan gemilerini hatırladık.
 
         Ozan’ın Dağlar Ardı Şiirlerinde ise iki dörtlüğüne birden işaret koymuşuz –moda tabirle– “beğeni” anlamında. Gün-ışıklı yoksul sofralardan şükürle kalkmalardan söz eder şairimiz:
 
                   Allah anamdan razı olsun
 
                   Bana sevmeyi öğretti
 
                  Yere serilen sofralarda
 
                   Kurumuş ekmeklerle soğan yemeyi
 
 
 
                   Bir dilim ekmek, bir salkım üzümle
 
                   Gün ışığını soframıza getirmeyi
 
                   Anam anlatmıştı bir yaz günü
 
                   Bir bardak suya şükretmeyi…
 
         Serhat Kabaklı’ın Önce Güvercinleri Vurdular diye hayıflandığı şiirlerinden birinde de küller altından gün-ışığı yakamozları kendini hissettirir;
 
                   Bir sevda ki, rengi yitmiş, közü gitmiş, küllenmiş
 
                   Gün ışığı, aşk beşiği karalarla tüllenmiş.
 
         “Güzel Sabahlara Günaydın” çeken şiirinde; Aç şu pencereleri / Gün ışığı vursun azıcık yüzümüze diyen Şükrü Kacar Hocamız, diğer bir şiirindeyse bir saadet tohumu serper üzerimize;
 
                   Kuş olup bulutlar üstünde uçmak ne güzel
 
                   Ne güzel gün ışıklarıyla uyanmak.
 
         Var sayalım ki Kacar Hoca tevriyeli bir söyleyişle demiş olsun bu son mısrayı.  Günışığı gazetemize telmihte bulunmuş olsun.
 
         Yine var sayalım ki Günışığı yazarlarından Günerken Aydoğmuş’un da muradı farklı olmasın Şükrü Kacar’dan;
 
                   ………………………..
 
                   Gün ışığı pencereme doğarken
 
                   En içli bakışın gelir gözüme
 
                   Bir alev, bir ateş düşer özüme
 
         Gün-ışığı üzerine bunca şiirden sonra şimdi sıra, Murat Günışığı nam şairin şiirinde. Devrek’te İbrahim Tığ kardeşimizin çıkardığı Şehir dergisinin 95. sayısından almışız Günışığı şairimizin şu kısacık aşka tele-trafiğini:
 
                   saçlarının her teli
 
                   şehir-dağ teleferiği
 
                   kalbim bir aşk vagonu
 
                   gonca dudak, kar yanak
 
                   gezer ay trafiği
 
Yazımızın sonunu Fikret Polat’ın (1946-2007) “Gün Işığı” şiiriyle getireceğiz.
 
         Fikret Polat aslen Muş doğumlu bir şairdir. Tekirdağ’da yaşıyordu. Gıyaben tanışıyor ve yazışıyorduk. Kendilerine zaman zaman Günışığı gazetesi gönderiyordum. Nisan 2006’da Salihli’de Ahmet Otman’ın şiir şöleninde el sıkıştık; kitabını bana imzaladı. Temmuz 2006’da bu şiiri, Mayıs 2007’de vefat haberi geldi.
 
         Günışığı gazetemizin 20. yaş gününde Polat’ın boynu bükük bu “Gün Işığı” şiirini biraz olsun gülüştürmek/günüştürmek için gelin birlikte okuyalım:
 
                   Gün ışığınca yaşam
 
                   Gün ışığınca mutluluk
 
                   Karanlığa, geceye
 
                   Doğudan batıya tüm ülkeye
 
 
 
                   Renk olsun çiçeğe,
 
                   Sevgi olsun yüreğe,
 
                   Elazığ’dan Edirne’ye,
 
                   Gün ışığınca huzur
 
                   Tan vaktine, şafağa
 
                   Suya, bitkiye, toprağa
 
                   Börtüböceğe…
 
 
 
                   Düne, bugüne, geleceğe
 
                   Gün ışığınca bilgi
 
                   Tüm ülkeye
 
                   Yakına, ırağa
 
                   Coşku olsun suya, ırmağa
 
                   Yol olsun yolcuya
 
                   Işık olsun karanlığa
 
                   Gün ışığınca
 
                   Elazığ’dan Tekirdağ’a
 
                   Tekirdağ’dan Elazığ’a.
 
         Cahit Sıtkı o meşhur şiirinde, “Gün eksilmesin penceremden” demişti.
 
         Final cümlemizde, “Günışığı eksilmesin masamızdan” diyoruz biz de.
 
BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz
Yorumu Doğrula

Yorumlar
20 Ekim 2017 14:23
136 kez okundu
12 Ekim 2017 17:24
251 kez okundu
05 Ekim 2017 12:31
300 kez okundu
02 Ekim 2017 10:54
358 kez okundu
21 Eylül 2017 13:03
298 kez okundu
15 Eylül 2017 14:40
326 kez okundu
07 Eylül 2017 12:58
352 kez okundu
26 Ağustos 2017 15:47
597 kez okundu
18 Ağustos 2017 01:32
497 kez okundu
11 Ağustos 2017 01:38
390 kez okundu
04 Ağustos 2017 17:35
541 kez okundu
27 Temmuz 2017 13:55
431 kez okundu
Günışığı Android Uygulaması
ELAZIGELAZIG
Ulu Cami’nin eğriliği tescillendi
7883 kez görüntülendi
Elazığ'da bisiklet yarışı
27910 kez görüntülendi
Sivasspor Maçı
54531 kez görüntülendi
Fenerbahçe Maçı
66273 kez görüntülendi
Sıra
Takım
O
G
M
P
1
ÜMRANİYESPOR
9
5
1
18
2
GİRESUNSPOR
9
4
1
16
3
MKE ANKARAGÜCÜ
9
4
2
15
4
ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş
9
4
2
15
5
ELAZIĞSPOR
9
4
2
15
6
ALTINORDU
9
4
3
14
7
İSTANBULSPOR A.Ş
9
4
3
14
8
ADANA DEMİRSPOR
9
4
3
14
9
ADANASPOR
9
4
3
14
10
BALIKESİRSPOR BALTOK
9
4
2
12
Günışığı Gazetesi - Yeni Medya Gazetecilik Basın Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2013