Bugün 28 Mayıs 2017 - Pazar
Spor Haberleri
Seri İlanlar
İhale İlanları
Foto Galeri
Video Galeri
Hasan Erden
Hasan Erden
herden1950@hotmail.com
Başkanlıktan sonra sırada başka nasıl tuzaklar var?
11 Kasım 2016 22:08

  Başkanlıktan sonra sırada başka nasıl tuzaklar var?

ABD’nin bir asırlık Türkiye’de Başkanlık stratejisi:

31 Ocak 1896 tarihinde ABD Temsilciler Meclisi, Türkiye ve dolayısıyla Türkiye’nin hükmettiği İslam dünyası hakkında bir yasa taslağı hazırlamıştır. Bu yasa taslağında Türkiye’ye şöyle bir başkanlık sisteminin getirilmesi belirtilmiştir: “Dünyadaki Hıristiyanlardan oluşan bir komisyon seçelim. Bu komisyon, Türkiye`yi yönetmek için bir başkan seçsin. Türkiye`nin yönetimi Türklerden alınsın ve eyaletlere bölünsün. Bu yapılanmanın adı da Türkiye Birleşik Devletleri olsun.”

Türkiye bu tuzaklara nasıl

tehdit ve şantajlarla zorlanacak? 

 

Bundan 5-10 sene sonra, ya da 20-30 sene sonra bu memleketimizi, bu Türkiye’yi evlatlarımıza ve torunlarımıza inşallah bizi hayırlı dualarla yad edecekleri bir şekilde emanet ederiz, miras bırakırız.

İnşallah düşmanlarımızın soğuk savaş oyunlarına gelmeyiz, tuzaklara düşmeyiz. 

İslam dünyasının özellikle ve öncelikle bizim Türkiye’mizin karşı karşıya bulunduğu Haçlı Savaşında Başkanlık sisteminden sonra düşmanların bize kabul ettirmeye çalışacağı başka tuzaklar, başka oyunlar var. Eğer bu tuzakları ve bu oyunları kabul etmezsek, o düşmanlar her zaman yaptıkları gibi, bir sürü tehditlerle ve şantajlarla bize kabul ettirmenin yollarını arayacaklar.

İslam düşmanlarının çok uzun zamandan beri planladıkları ve hedefledikleri, Başkanlık Sisteminden sonraki bu tuzakların başında Osmanlı’yı geri getirmek, Hilafeti yeniden oluşturmak vardır.

Allah nasip ederse belki ilerde yazılarımızda çok daha geniş ve detaylı bir şekilde açıklayabileceğimiz bu tuzaklarla ilgili planlamalar ve çalışmalar konusunda bu yazımızda ancak çok özet ve çok kısa belgeler ve değerlendirmeler aktarmağa çalışacağız.

ABD DERİN DEVLETİNDE SÖZKONUSU

PLANLAMALARLA İLGİLİ RAPORLAR 

Amerika'nın önde gelen "Think-Thank" kuruluşlarından Rand Corporation ve "Ulusal Fikir Üretme Merkezi" tarafından hazırlanan ve "11 Eylül Sonrası Amerika Birleşik Devletler'in İslam Dünyası Stratejisi" adını taşıyan raporda, Türkiye işaret edilerek "İslamiyet’in ağırlık merkezinin Arap Dünyası dışına çıkartılması" hedeflendiği ifade ediliyor.  [1]

TÜRKİYE NEDEN İSLAM DÜNYASININ

BAŞINA GEÇİRİLMEK İSTENİYOR?

ABD Büyükelçisi Ross Wilson, Türkiye’ye biçilen liderlik ve “halifelik” rollerinin altındaki niyeti şöyle açığa vuruyor: “Gerek ait olduğu tarih ve coğrafya, gerek halkının büyük çoğunluğunun Müslüman olması, Türkiye’ye bölgede bizim ya da diğerlerinin elde edebileceğinden çok daha farklı bir saygınlık sağlıyor.”  [2]

Yani Amerikalı, ABD’nin stratejik hedefleri için Türkiye’yi kullanmamız daha elverişlidir, faydalıdır, demeye getiriyor.

Bir başka belgede şöyle deniyor:

“Amerika’nın 21’nci yüzyıla yönelik en büyük projesi İslam dünyasını dönüştürme projesidir.”  [3]  sözüyle meşhur eski ABD Büyükelçisi Eric Edelman, operasyonda Türkiye’nin görevini şöyle vurgulamıştır: ‘BOP’u (Büyük Ortadoğu projesini) halklara dikteyle değil, anlatılarak (ikna ederek) kabul ettirilebilir. Bu bakımdan,  Türkiye, önemli ve model bir ülke. Böyle bir projeye katkılarının olması gerekir. Bu konuda sorumluluğu ve imkanları geniş. Bunları çok iyi değerlendirmeli. ” [4]

ABD TÜRKİYE’Yİ KULLANARAK BÖLGEYİ

KONTROL ALTINA ALMAK İSTİYOR

ABD, bölgede haritaları değiştirecek ve sömürge stratejilerine göre yeni bir sistem getirecek olan Büyük Ortadoğu Projesi’ni Türkiye ile gerçekleştirmek istiyor. Tabiri caizse Türkiye’yi koçbaşı olarak kullanarak İslam ülkelerinin açılmayan kapılarını açmak ve tüm coğrafi bölgeyi Türkiye ile nüfuz ve kontrol altına almak istiyor.

1 Şubat 1994 günkü Esquire Dergisi’nde yer alan “Yakındoğu Federasyonu” görüşü Robert D. Kaplan’ın kısa süre önce The New York Times Magazine’de yayımlanan “Türkiye, Balkanlar ve Ortadoğu Birleşiyor” başlıklı yazısıyla bağlantılıydı. Robert Kaplan’ın yazısının çevirisi 28 Şubat 1994 günlü Milliyet Gazetesi’nde yayımlanınca, bir kez daha anlaşılmıştı “İstanbul Merkezli Yakındoğu Federasyonu” (…) Yeniden Osmanlılaştırıcı savların Amerika-İsrail kökenli stratejiler olduğu.”  [5]

CHOMSKY: ULUSALLIK YOK EDİLMELİ 

BÖLGE OSMANLILAŞTIRILMALI

ABD derin devletinin stratejilerini yansıtan yazarlardan olun, Yahudi Yazar Noam Chomsky, Osmanlı hazırlıklarının yıllar öncesinden başladığının işaretlerini verenlerdendir. 90’lı yılların başında Türkçeye tercüme edilen kitabında şöyle önerilerde bulunmuştur: 

“Ortadoğu`da ulusallık ve ulusal kimlik yok edilmeli bunun için de Ortadoğu Osmanlılaştırılmalıdır. Böylece bölgede Batı çıkarlarına karşı çıkacak ulusal güç ve direnç kalmayacak, sistemin çarkları rahatlıkla işleyecektir. ABD için en tehlikeli düşman ve tehdit Bağımsızlık tehdidi. Asla hoş görülemez.”. 

Kudüs Federal Araştırmalar Enstitüsü Başkanı Daniel Elazar da İsrailli olarak, stratejik hedefi izah ederken: “Ortadoğu için ulus-devletlerin değil, etnik-dinsel cemaatlerin doğal örgütlenme biçimlerinin belirleyici olduğunu` ve bunun için `Osmanlı millet sisteminin mümkün bir model olduğunu` ileri sürmüştür. [6]

ABD ESKİ BAŞKANI CLİNTON: 

“İSLAM DÜNYASININ BİR HALİFESİ YOK”

Eski ABD Başkanlarından Clinton, Endonezya’da bir camiye gittikten sonra İslam’da Hilafet düzeninin yeniden kurulmasını savunarak şöyle diyordu:

“Batı dünyası ile İslam arasında bir barış ve diyalog kurulmasına engel olan şey bir kanal eksikliğidir. İslam dünyasının bir başı (halifesi) yoktur. Hıristiyanlığın Papalık gibi bir kuruluşu vardır. İslam dünyasının bu eksikliği, aklına esen her teşkilatın kendini İslam dininin temsilcisi, lideri olarak ortaya atmasına yol açıyor. İslam dininin gerçek bir lideri  (Halifesi) olsa, onu Beyaz Saray’a çağırır diyalog başlatırdık.”  [7]

CIA’NİN KARANLIK ODALARINDAKİ  

ÇALIŞMA: HİLAFET RAPORU!

“CIA'nın think-tankı olan "The National Intelligence Center" tarafından hazırlanan "Mapping The Global Future" başlıklı dünyanın geleceğine dair öngörülerin yer aldığı çalışma, ABD'nin küresel hegemonya savaşının hangi gerekçelerle yürütüldüğünü, Irak'ın neden işgal edildiğini, "terörle savaş" adı altında Müslümanlara yönelik derin dönüştürme operasyonlarının ne amaçla yapıldığını ortaya koyan ve ABD'nin nasıl bir gelecek kurguladığını gösteren çarpıcı bir çalışma. 13 Ocak'ta (2005) yayınlanan "2020'de Dünya"sına bakışı içeren çalışma, Türkiye'de sıradan bir haber olarak geçiştirildi. 

Oysa ABD'nin, dünyanın ve özellikle İslam dünyasının geleceğine ilişkin çarpıcı öngörüleri içeren rapor, 21. yüzyılın haritasını çiziyor. Raporda, teknolojik gelişmelerden küresel ekonomiye, enerjiden kitle imha silahlarına, İslam dünyası ve Asya'nın geleceğinden "siyasal İslam"a, Amerika'nın siyasi, askeri ve ekonomik liderliğinden yeni süper güçlere, muhtemel çatışma alanlarından gelir dağılımındaki dengesizliklere, 21. yüzyıla damgasını vuracak olan dinlerin yükselişinden siber savaşlara kadar dünyanın siyasi, askeri, ekonomik ve kültürel geleceği hakkındaki eğilimlere yer veriliyor. Rapor, 15 yıl içinde ortaya çıkacak dört temel senaryo üzerinde duruyor: 

(...) Raporun en çarpıcı yönü, Batı ile, özellikle de Amerika ile hesaplaşmacı bir çizgiye gelen, ABD işgal ve saldırılarıyla daha da güç kazanan İslami yönelişin 15 yıla kadar bir hilafet örgütlenmesini başarabileceği, böylece küresel sistemi kökünden sarsacak bir gelişmenin ortaya çıkabileceğine dair öngörü. Farklı bölgelerde yaklaşık bin uzmanın katıldığı 30 konferans sonucu elde edilen bulgular, böyle bir hilafetin ortaya çıkmasının İslam'ın yeni bir aktör olarak küresel sistemde belirgin bir rol üstlenmesine yol açacağını gösteriyor. Bu öngörü CIA raporunun dışında Batılı çevrelerde yoğun olarak tartışılıyor. (…)

RAND'ın "U.S. Strategy in the Muslim World After 9/11" başlıklı çalışması ABD'nin İslam dünyasında iki derin değişimi hedeflediğini ortaya koyuyor: "Şiilerle siyasi ittifak ve Sünni İslam'ın ağırlık merkezinin Arap dünyasının dışına taşınması..." 21. yüzyıla dönük bütün hesapların merkezinde İslam ve Müslüman dünya var. İslam'ın meydan okuyuşunun engellenmesi, İslam coğrafyasının kontrol altına alınması ve Müslümanların dönüştürülmesi öncelikli hedef. (...)

Soru şu: ABD gerçekten yeni bir hilafet ihtimalinden mi korkuyor yoksa yeni bir kontrol stratejisi olarak hilafetin zeminini mi oluşturuyor?”  [8]

ALTINDAL: “İNGİLTERE TÜRKİYE’NİN 

ÖNDERLİĞİNDE BİR HİLAFETE SICAK BAKIYOR”

Merhum Araştırmacı Yazar Aytunç Altındal, bir kitabında, İslam dünyasına karşı ve Türkiye’ye karşı Haçlı savaşında ABD derin devletinin stratejilerini daima destekleyen, belki de birlikte hareket eden İngiltere için şöyle demiştir:

“İngiltere, Türkiye’nin önderliğinde yeniden bir hilafet kurulmasına sıcak bakmaktadır.” [9]

KISACASI

Geçen yazılarımızda Başkanlık sisteminin yanlış bir sistem olmadığını, yanlış olanın ABD’nin bu sistemi kendi hedefleri için, Türkiye’ye karşı bir soğuk savaş malzemesi olarak kullanması ve tuzak olarak hedeflemesidir, demiştik.

2001 yılında İslam dünyasına karşı, en başta Türkiye’ye karşı Haçlı savaşı başlatmış bulunan ABD; Geçen yazılarımızda belgeleriyle arzettiğimiz gibi, sıcak savaş yöntemlerinden çok farklı olan soğuk savaş yöntemleriyle hiç kendini göstermeden gizli ve kamuflajlı yöntemlerle bugün Türkiye’yi Başkanlık sistemine ikna etmeğe çalışıyor. Bir asırdan beri devam eden stratejisini, bugün Haçlı Savaşının bir hedefi olarak bize uygulatmağa çalışıyor.

Türkiye Başkanlık sistemine geçerse, yani bu tuzağa düşerse, Amerika yarın aynı yöntemlerle “Osmanlı” ve “Hilafet” tuzaklarını harekete geçirecektir.

Bu tuzaklara hayır demeniz hayli zor hale gelecektir. Zira başkanlıktan sonra ABD, her zaman yaptığı gibi, size türlü tehdit ve şantajlarla evet dedirtecek yolları arayacaktır.

Şimdi cevaplamamız gereken sorular şunlardır: Türkiye bu tuzaklara düşecek midir, bu oyunlara gelecek midir? Yoksa, Tarih boyunca pek çok Haçlı tuzağını Allah’ın yardımıyla bozan ve boşa çıkaran Türkiye, bu tarihi tecrübesiyle bu Haçlı tuzaklarını da, yine Allah’ın izni ve yardımıyla bozabilecek midir?

Geçen aylarda Feto darbesi bertaraf edildiğinde, Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın bir Kur’an ayetiyle çok önemli bir açıklaması vardı: “Onların bir tuzağı varsa, Allah’ın da bir tuzağı vardır. Allah’ın tuzağı daha güçlüdür ve daha hayırlıdır.”

Türkiye Allah’ın o yardımına yine layık olabilecek midir?

İsterseniz, bu soruyu şöyle soralım: Ecdadımızdan aldığımız emanetleri ve mirasları, Rabbimizin yardımıyla, olduğu gibi evlatlarımıza ve torunlarımıza tam olarak teslim edebilecek miyiz?

Allah yardımcımız olsun! Bize feraset ve basiret versin! Ve bizi muvaffak eylesin!

Sevgiler, saygılar…

herden1950@hotmail.com

 



[1] 19.01.2005, http://www.aktifhaber.com/read_news.php?nID=24496

[2] Milliyet, 02.03.2006

[3] Yeniçağ, 2 Mart 2005

[4] Zaman, 06.03.2004

[5] Cengiz Özakıncı, Türkiye’nin Siyasi İntiharı Yeni Osmanlı Tuzağı, Otopsi, 2. Baskı, 2005, İst. S:253-259

[6] Noam Chomsky, Kader Üçgeni: ABD-İsrail ve Filistinliler, İletişim Yayını, İstanbul, 1993, s: 536.

[7] İrtica Kitabı, s: 161-162, Asıl kaynak Türkiye Gazetesi, 31.12.1994. Clinton: Müslümanlara leke süremeyiz”, “Clinton’dan İslam alemine zeytin dalı” Ayrıca bakınız: Türkiye Gazetesi 31.12.1994.

[8] Ibrahim Karagül, Yeni Şafak Gazetesi - 18 Ocak 2005

[9] Aytunç Altındal, Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri, Yeni Avrasya Yayınları, s: 84

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz
Yorumu Doğrula

Yorumlar
Günışığı Android Uygulaması
ELAZIGELAZIG
Ulu Cami’nin eğriliği tescillendi
5346 kez görüntülendi
Elazığ'da bisiklet yarışı
22767 kez görüntülendi
Sivasspor Maçı
49557 kez görüntülendi
Fenerbahçe Maçı
61535 kez görüntülendi
Sıra
Takım
O
G
M
P
1
YENİ MALATYASPOR
33
18
8
61
2
SİVASSPOR
33
16
6
59
3
ESKİŞEHİRSPOR
33
16
6
56
4
GİRESUNSPOR
33
15
10
53
5
GÖZTEPE A.Ş
33
15
11
52
6
BOLUSPOR
33
15
12
51
7
ALTINORDU
33
13
9
50
8
ÜMRANİYESPOR
33
12
9
48
9
ELAZIĞSPOR
33
12
10
41
10
BALIKESİRSPOR
33
9
12
39
Günışığı Gazetesi - Yeni Medya Gazetecilik Basın Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2013