Bugün 23 Şubat 2017 - Perşembe
Spor Haberleri
Seri İlanlar
İhale İlanları
Foto Galeri
Video Galeri
Hasan Erden
Hasan Erden
herden1950@hotmail.com
ABD kayıtlarına göre Türkiye “hedef ve haydut” bir devlet!
18 Kasım 2016 13:59

 ABD kayıtlarına göre Türkiye

“hedef ve haydut” bir devlet!

ABD Hampshire Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Michael Klare’nin, Pentagon’a  ve Amerikan istihbarat ve güvenlik yetkililerine yardımcı olmak için hazırladığı kitapta Türkiye, ABD için geleceğin “Haydut devletleri”nden olarak gösteriliyor. Diğer taraftan, The National Security Strategy of the United States başlığıyla yayınlanan Amerikan Milli Güvenlik Stratejisi belgesinde, “Haydut devletler” tehdit edici hale gelmeden vurulmalıdır!” deniyor. Türkiye’nin stratejilerini belirleyenler, İslam’a ve ülkemize karşı savaş başlatmış bulunan düşmanların bu tehlikeli planlarını daima dikkate alarak hareket etmelidirler!

“Haydutu tehdit olmadan vuralım!”

diyen  ABD Türkiye’yi nasıl vuracak?

 

ABD’nin etkin gazetelerinden Pittsburg Post Gazette’nin ele geçirdiği bir belgeye göre, Amerikan istihbarat ve güvenlik yetkilileri tarafından yapılan bir çalışmada Türkiye “potansiyel terörist” ülkeler arasında kabul ediliyor. Belgeye göre, 2006 yılında hazırlanmasına başlanan listede 35 ülkenin ismi geçiyor. Bu listeye alınan ülkeler arasında, ABD’nin teröre destek veren ülkelerden İran, Suriye ve Kuzey Kore gibi ülkelerin yanı sıra Amerika’nın Müslüman dünyasındaki en yakın müttefikleri olarak bilinen Türkiye, Mısır ve Ürdün gibi ülkeler de yer alıyor. Buna göre, ABD’ye göçmenlik başvurusu yapan bir kişi Türkiye’de doğduysa ya da yakın akrabaları Türkiye’de yaşıyorsa potansiyel terörist damgası yiyecek (1)

ABD’de daha önce de böyle, Türkiye’ye dokunan ve tehdit konumunda değerlendiren çalışmalar yapılmıştı. 

“TÜRKİYE DE HAYDUT

DEVLETLERDEN!..”

ABD stratejilerinde düşman kabul edilen devletlerin tanımında kullanılmağa başlanılan yeni bir kavram vardır: “Haydut /Serseri devletler.”

Türkiye’de Harp Akademileri Öğretim Başkanlığı tarafından tercüme edilen, ABD Hampshire Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Michael Klare’nin, Pentagon’un askeri danışmanlarına yardımcı olmak üzere hazırladığı “Haydut (Serseri) Devletler ve Yasadışı Nükleer Güçler” adlı kitabında, Amerika’da yeni bir düşman tanımı yapmak gerektiğini ifade etmiş, Bunun için,  “Haydut (ya da serseri) Devletler” anlamında “Rouges Stateskavramını kullanmıştır.

Kitapta,  kitle imha silahlarını üretme yolunda yoğun çaba harcayan ve dünya düzenini sabote etmeyi amaçlayan üçüncü dünya ülkeleri, “Haydut Devletler” olarak tanımlanmıştır.  Mesela İran, Irak, Suriye, Libya, Kuzey Kore “Haydut (Serseri) Devletler” olarak nitelendirilmiştir. Michael Klare, çalışmasında, bir de “Müstakbel Haydut/Serseri Devletler” vardır. Çin, Hindistan, Pakistan, Güney Kore, Mısır, Tayvan, Türkiye bu sınıfa giren devletlerdir.

Buna göre, Türkiye her an “Haydut devlet” olarak görülebilecek bir devlet demektir.

“HAYDUT DEVLETLER TEHDİT

OLMADAN VURULMALIDIR!”

Yine 2002 yılının Eylül ayında, Amerikan yönetimi, tehdit olacağını düşündüğü hedeflere önceden önleyici saldırılarda bulunma “hakkı”nı kullanacağını, yayınladığı 35 sayfalık bir metinle ilan etmişti. The National Security Strategy of the United States başlığıyla yayınlanan Amerikan Milli Güvenlik Stratejisi belgesinde, şöyle deniyordu. “ABD, haydut devletleri ve onların terörist dostlarını, bizi ve müttefiklerimizi kitle imha silahlarıyla tehdit eder hale gelmeden önce durdurmaya hazır olmalıdır.” [2]

En baştaki belgeye göre Buna göre; Türkiye de müstakbel “Haydut devlet” olarak tanımlandığı için, “tam tehdit haline gelmeden” vurulabilecektir.  

“SAVAŞ HALİNDE OLMADAN

BARIŞTA VURULACAK ÜLKELER!”

2006 Nisan ayında, Amerikan The Washington Post Gazetesi’ne göre ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, Amerika’nın “terörizme karşı küresel savaşı”nda “savaş halinde olmadığı ülkelerde de askeri operasyon düzenleyebilme yetkisini” onayladığını bildirmiştir.[3]

Buna göre Türkiye’nin de, ABD’nin savaş halinde olmadan vurabileceği ve operasyon gerçekleştirebileceği ülkeler arasında kabul edildiğini anlamak gerekirdi.

Şimdi de Pentagon’un bir raporuna göz atalım:

“Pentagon Siyasi İşlerden Sorumlu Paul Wolfowitz ve ekibi Savunma Bakanı Richard Cheney’e bir rapor sundular. Pentagon’da gizli bir toplantıda sunulan rapordaki ana görüş, tek başına süper güç olarak kalan ABD’nin askeri ve siyasi hedeflerinin karşısına çıkacak ülke ya da ülkelere karşı ‘preemptive action’, yani ‘önceden müdahale’ siyaseti gütmesini istiyordu. Bir başka deyişle, bundan böyle Amerika, dünyanın neresinde olursa olsun, çıkarlarına tehdit oluşturabilecek unsurları, bu tehdidi gerçekleştirmeden önce vurabilecekti.” [4]

Bu rapora göre, Türkiye’nin de sömürgeci tarafından, “önceden vurulması gereken” ülkelerden  midir?

Zira başta arzettiğimiz diğer belgelerde görüldüğü üzere Türkiye “tehdit” konumunda sayılan bir ülkedir.

TÜRKİYE’Yİ “TERÖRİST VE HAYDUT DEVLET!”

GÖSTERECEK OYUN NASIL HAZIRLANIYOR?

Hatırlanacağı üzere, 11 Eylül faciasının, asıl ABD derin devleti tarafından planlandığı ve gerçekleştirildiğini gösteren delillere rağmen, “Müslüman teröristler” tarafından yapıldığı ileri sürülmüştü. Daha sonra bu teröristlerle Türkiye arasında bağlantı kurulması dikkatleri çekmişti. İkiz Kuleleri yok etmede kullanılan uçakların “terörist” pilotlarının Türkiye’de eğitim gördüğü açıklanmıştı.

CIA ile bağlantısı açığa çıkmış bulunan, “El Kaide üyesi” El Sakka, 11 Eylül 2001’de ABD’nin İkiz Kulelerini yıkan saldırının 6 eylemcisini “Yalova Gökçedere köyü yakınlarında” eğittiğini İngiliz Sunday Times gazetesine anlatmıştı. Bu olay Türkiye basınında da yer almış, Cumhuriyet Gazetesi 14 Eylül 2004 günü, Aydınlık Dergisi de, 12 Eylül 2004, 19 Eylül 2004 ve 14 Kasım 2004 tarihli sayılarında Yalova’daki “Müslüman teröristler”in eğitildiği iddia edilen sözkonusu kampları fotoğraflarıyla yansıtmış ve bu kampların .”Süper NATO Kampları” olduğunu yazmıştı.

Son yıllarda El-Kaide terör örgütünün Türkiye’deki eylemleri ve faaliyetleriyle ilgili yoğun haberler  çıkması da dikkat çekicidir. Anlaşılıyor ki, El-Kaide’nin arkasındaki güç, örgütün faaliyetlerini Anadolu topraklarına yönlendiriyor. Ayrıca Amerikan sineması Hollywood da, El-Kaide’nin Türkiye’yi merkez üs edindiği ve dünyayı tehdit edecek eylemleri buradan planladığı konusunda filmler yapmakta ve dünyaya dağıtmaktadır.[5]

Bu olaylar Türkiye’nin, ABD stratejilerindeki “potansiyel terörist” ve “tehdit” ülke tanımına uygun bir konuma gelmesi için hazırlanan bir oyunun apaçık göstergeleri oluyor. Diğer taraftan, El-Kaide’yi Türkiye’ye odaklandıranların, Türkiye’nin vurulmasına haklı bir gerekçe olmasını sağlamak için bunu yaptıklarını görmek gerekir. Zira Afganistan “El-Kaide orada” diye vurulmuştur. Irak vurulmadan önce de terörist örgütün bu ülkeyle “ilişkilerinden” söz edilmiştir. Kısaca El-Kaide ABD’nin nereyi vuracağının adeta bir işaret fişeği olarak görülmüş ve öyle değerlendirilmiştir.

Bu durumda işaret fişeği Türkiye’yi mi gösteriyor diye sormak gerekir.

ÇAĞIN “SON HAÇLI SEFERİ”NDE

TÜRKİYE DE HEDEF DEVLETLERDEN BİRİSİ!

Aslında, 11 Eylül (İkiz Kuleler) faciasından sonra İslam’a karşı, Bush tarafından “Haçlı Seferi” olarak başlatılan “Yeni Dünya Savaşı”nda Türkiye’nin de ABD’nin hedefleri arasında bulunduğunu görmek ve anlamak gerekirdi. Zira Türkiye Müslüman bir ülkeydi ve hem de İslam dünyasını etkileyebilecek konumda olan ülkelerin başında geliyordu.

Ayrıca “Yeni Dünya Savaşı”nın siyasi boyutunu ifade eden Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) kapsamında Amerikan yetkililerin yaptığı açıklamalar gözden geçirildiğinde, Türkiye’nin de yok edilecek bağımsız devletler arasında değerlendirildiği açıkça görülürdü. İslam coğrafyasında İsrail’in dışında hiçbir milli ve bağımsız devletin bırakılmayacağı bölgenin etnik ve mezhep kökenli eyaletlerle lime lime edileceği açıkça ifade edilirken, Türkiye’nin de bu coğrafyanın dışında görülmediğini anlamak gerekirdi.

Ama Müslüman Türk milletinin oltada olmadığını ABD’nin kamuoyu araştırmaları ortaya koyuyor. 2002 yılından itibaren Amerikalılar tarafından hemen her sene yapılan kamuoyu araştırmalarında Türkiye’deki Amerikan karşıtlığının, diğer ülkelerden daha çok artış gösterdiği ortaya çıkmıştır. Son olarak, 2007’de Pew Global Attitudes Project’in 47 ülkede yaptığı araştırmaya göre,[6] “ABD’den hoşlanmayan uluslar” sıralamasında Türkiye’nin 1. sırada yer aldığı belirlenmiştir.[7]

TÜRK MİLLETİNİ AMERİKAN UYDUSU

GETİRME HESAPLARI VE PLANLARI

Türk milleti Amerika’nın güdümünde değildir. Ama halkımızın ABD’nin güdümüne alınması için büyük bir psikolojik savaş başlatılmıştır. Bush yönetimi, Türk-ABD görüşmelerinde Türk halkına Amerika’nın sevdirilmesini resmen istemiştir. 2005 yılı Şubat’ında ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’un üçüncü adamı, Bakan Yardımcısı Douglas Feith “Türkiye siyasi liderlerinin Türk halkına Amerika’yı sevdirmesi” isteğinde bulunmuştur.[8]

Daha sonra 2007’de ülkemize gelen, ABD’nin psikolojik savaş biriminin başındaki Karen Hughes Türkiye toplumunun gönüllerinin kazanılması için kalabalık halkla ilişkiler uzmanının Türkiye’de görev yaptığını açıklamıştır.[9]

Bugünkü son dönem yöneticilerimizin  aynı çizgide olmadığını söylemeliyiz. Zira Türkiye’de iki strateji savaşmaktadır: Bunlardan birisi Türkiye’ye sahip çıkmağa çalışan strateji, diğeri Türkiye’yi ABD’nin uydusu yapmaya çalışan stratejidir.

ABD’nin sivil işgal ordularının çabaları boşa çıkacaktır inşallah! Türk milletinin asırlardan beri devam edip gelen dinamikleri buna fırsat ve izin vermeyecektir.

KISACASI                            

Değerlendirmelerimizi kısaca özetleyecek olursak, ABD Stratejilerinde Türkiye, “müttefik” ve “dost” görülmüyor, potansiyel “terörist” ve “Haydut” devlet” olarak tehdit sınıfındaki ülkelerden sayılıyor.

Bu durumda süreci şöyle anlayabilir miyiz: ABD, Irak’ı “haydut devlet” diye vurmuştur. Şu anda Suriye’yi de, İran’ı da “Haydut devlet” diye hedef göstermekte ve vurmağa hazırlanmaktadır. İran’dan sonra belki Türkiye de “Haydut devlet” muamelesine tabi tutulacaktır ve düşman hedef olarak ilan edilecektir.

Yukardaki Amerikan belgelerine göre burada şu soruyu sormanın tam zamanı:

ABD, “Türkiye gibi tehdit olabilecek ülkeleri tehdit olmadan vurmayı düşündüğüne ve planladığına” göre, şu anda bir yerlerden ülkemizi vuruyor da bizim haberimiz mi olmuyor?

Geçen son yazılarımızda değerlendirdiğimiz gibi, ülkemizi Haçlı savaşının temel karakteristiği ve özelliği gereği olan Soğuk Savaş malzemeleri tuzaklarla vuruyor olmasın!

Hiç çaktırmadan ve fark ettirmeden, çok dolaylı ve dolambaçlı yollarla yürütülen Soğuk Savaşta, önümüze konulan bize çok faydalı ve avantajlı gibi gözüken ve gösterilen tuzaklarla, çok dolaylı ve dolambaçlı yollardan bizi vuruyor veya vurmağa hazırlanıyor olmasın!

Düşmanlarımız karşısında daima “Her şeyi gören ve her şeye gücü yeten Rabbimize, Allah’a”  güvenelim! ve daima uyanık olalım! ve uyanık kalalım!

Allah yardımcımız olsun!

Sevgiler, saygılar…

herden1950@hotmail.com

 
BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz
Yorumu Doğrula

Yorumlar
Günışığı Android Uygulaması
ELAZIGELAZIG
Ulu Cami’nin eğriliği tescillendi
2460 kez görüntülendi
Elazığ'da bisiklet yarışı
18384 kez görüntülendi
Sivasspor Maçı
45198 kez görüntülendi
Fenerbahçe Maçı
57403 kez görüntülendi
Sıra
Takım
O
G
M
P
1
YENİ MALATYASPOR
20
11
5
37
2
GÖZTEPE A.Ş
20
10
4
36
3
SİVASSPOR
20
10
5
35
4
ESKİŞEHİRSPOR
20
11
4
35
5
GİRESUNSPOR
20
9
5
33
6
ÜMRANİYESPOR
19
8
6
29
7
BOLUSPOR
20
8
8
28
8
DENİZLİSPOR
20
8
7
26
9
ADANA DEMİRSPOR
20
6
3
26
10
BALIKESİRSPOR
19
6
6
25
Günışığı Gazetesi - Yeni Medya Gazetecilik Basın Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2013