Bugün 27 Nisan 2017 - Perşembe
Spor Haberleri
Seri İlanlar
İhale İlanları
Foto Galeri
Video Galeri
R. Mithat Yılmaz
R. Mithat Yılmaz
bilgi@gunisigigazetesi.net
ALİ NAİLİ ERDEM ŞİİRİNDE ARAYIŞLAR
18 Kasım 2016 14:36

                                                      ALİ NAİLİ ERDEM

ŞİİRİNDE ARAYIŞLAR

 

R. MİTHAT YILMAZ

 

            Aylar önce posta kutuma gelen bir şiir kitabı var elimde. Onu, geçen zaman zarfında okudum; ama yeni baştan okuyarak hakkında –âcizane– birşeyler yazmak arzusu geçti içimden.

            Kitabın adı, “Bir Sevgidir Yaşamak.” Kültür Ajans yayını, 160 sayfa, Ankara-2014. Ya şairi kim, diyecek olursanız; Ali Naili Erdem.

            Ali Naili Erdem ismini, yaşı azıcık kemale ermiş herkes bilir. Kültür adamı, bürokrat, Sanayi, Çalışma ve Millî Eğitim Bakanlığı yapmış; el’an emekli, Ankara’da mukim. Yayımlanmış yüzlerce makalesi, basılı üç kitabı bulunan “Bir Sevgidir Yaşamak” şairinin, “Şiirde sevgiyi, sevgide şiiri yaşatanlara binlerce teşekkürü” var. Ali Naili Erdem ismini mesela biz yıllar öncesinin Töre, Türk Edebiyatı, Hisar dergilerindeki yazı ve şiirlerinden çok iyi hatırlıyoruz.

            1946 yılından bu yana sanat ve şiirle iç içe olduğunu söyleyen Erdem’in, “Evrenin aşk ve dostluk üzerine yaratıldığına” dair pozitif inancını da iletmeden geçmeyelim sizlere.

            Ali Naili Erdem’e göre, çağımızda şairlik kahramanlıktır. Çünkü der ki o, “Paranın mabut, bankaların mabet sayıldığı dünyamızda şiirle uğraşmak kahramanların işidir” de ondan.  

            Bir Sevgidir Yaşamaktaki şiirler serbest tarzda yazılmış ve kahir ekseriyeti bireysel anlamda konuları ele almış. Hatta bu konuların başında beşerî sevgi ve aşk teması gelmekte diyebiliriz.

                        Sabahın tazeliğindesin.

                        Gözlerin mahmur,

                        Aynalara bakmasan da olur.

                        Bir şey kaybolmaz güzelliğinden,

                        Sevgin gönlümde durur. (s.6)

            Şair,Vazgeçemiyorum” başlıklı şiirinde de bakın ne diyor:

                        Gelmezsen gelme, diyemem ki!

                        Yerleşmiş içime kör olası sevdan.

                        Aşk bu mu bilmiyorum?

                        Tutuldu ayaklarım, gidemem ki!

 

                        Saatler dursa, günler çoğalsa,

                        Acılar bitse, dertler azalsa,

                        Tutuşsa denizler, bulutlar yansa,

                        Ben senden vazgeçemem ki! (s.56)

            Her şeyin olduğu gibi aşkın da bir zevali olmalı ki, “Çaresi Yokşiirinin bir yerinde,Sevgimizi sonsuz sandıkdiyen şair, hemen altındaki bölümde de şunları deme gereğini duyuyor:

                        Geçti aylarla yıllar,

                        Kayboldu zevki muhabbetlerin.

                        Ne sende sihir kaldı ne bende heyecan,

                        Aşkımızı koruyamadık. (s.11)

            Bu mısraları okurken, Hataylı Âkif’in çok sevdiğim o beyti geldi hatırıma ister istemez;

                        Gönül muhabbeti bir âdet eylemiş; yoksa

                        Ne bende aşk, ne sende cemal kalmıştır.

            İsterseniz, bu vadide iki mısra da hemşehrimiz Harputlu Mustafa Sabri’nin murabbaından zikredelim:

                        Var mı bak o suzişli figanlar geçti

                        Kalmadı eski heva vü heves anlar geçti

            Söz Harput’a dayanmışken, gelin Erdem’in meslektaşı –Avukat– Fikret Memişoğlu’nun Harput Güzeline Müstezatından da mevzumuza paralel iki mısra alıntılayalım;

                        Yok şimdi o şevk, eski o âlem, o muhabbet

                                                           Yok eski dem elbet

            Şiir bir arayıştır; güzeli, en güzeli arayış. Şiirde güzeli, en güzeli buldum diyen daha işin başında kaybetmiştir. Aşk için de bir arayıştır diyenlere hak veririm. Ali Naili Erdem, şiirde olduğu kadar aşkta da arayışların şairidir. “Sebil ayrılıkların limanında mahzun,/Seni aramaktayım” (s.13) diyor bir şiirinde o. Bir diğer şiirindeyse, şairimizi hüsranla biten bir arayışın peşinde görürüz; “Oysa ben seni arıyordum,/Buraya senin için gelmiştim” (s.15) derken.

            Şiirde olduğu gibi aşkta da arayışlar bitmez. Bu kez sevgilinin gözleri takmıştır şairi peşine; “Evvel ahir,/Gözlerine vuruldum,/Seni aramaktayım” (s.53) demek zorunda bırakmıştır. Bir diğer şiirinde de (s.89) şairin kalbi yine bir göz belasının ardısıra seğirtmiş; ona evi-barkı terk ettirmiştir; “O gözleri ahuyu bir daha görmediler,/Kalbim ki, yıllardır hep onu arar.//Evlere girmeyen o avare bendim işte.”

            Erdem, Kış Kıyamet (s.122) şiirinde ise imece usulü bir arayış içindedir adeta. Diyor ki bu şiirin son iki mısraında; “Güneş bakışlı günlerde gelirsin diye,/ Tüm takvimlerde seni aramaktayız.” Ama onun “Gelmeyen Bahar” (s.99) şiirinin son mısraı bence kitabın favori mısralarından biridir; “Gelmeyen baharları özlemle aramaktayım.”

            Aramak, elbet bir aşk, bir özlem, bir sabır ve tabi bunların hepsi kadar da bir ümit meselesidir. Kim demişti hatırlamıyorum; lakin dediği hatırımda; “Onu arayarak bulamazsın; ama onu bulanlar mutlaka aramış olanlardır.”

            “Bahçıvaneserinde Tagor’un dediği daha da enteresan; “Elde edemeyeceğimi arayıp aramadığımı buluyorum.”

            Âşıkın işi aramak, sevgilinin tabiatı kaçmak, ele geçmemektir. Eğer şair bir “İyimserlikle (s.54);

                        Kulaklarım çınlıyor,/Sen mi arıyorsun?

                        Olacak şey değil ama/Beni mi arıyorsun, diyorsa, işin içinde iş var demektir. “Olacak şey değil”dir bu elbet. Ve fakat “farzımuhal” da olsa böyle bir ihtimal şairin sevincini/sevinmesini yerden göğe haklı kılacaktır.

            Toparlayacak olursak; verdiğimiz bütün bu örneklerde görüldüğü üzere Erdem şiiri durudur, sadedir. Tasannu yapacağım diye imgelere boğmamış şiirini, kapalı kapılar ardına mahkûm etmemiş anlamı. Şiirle yaşamak, şiirli yaşamak adına yazdığı belli onun. Bu sahada iddiası yok; mütevazı bir yerde.

            Yazımızın hitamında, koca Tagor’dan mülhem, “–Şiirde ve her sahada– elde edeceğini arayanlar, aradığını bulanlar zümresine dâhil et bizi Allah’ım” diyerek söze temmet çeksek ne olur sanki…

 

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz
Yorumu Doğrula

Yorumlar
27 Nisan 2017 15:04
27 kez okundu
20 Nisan 2017 15:45
149 kez okundu
13 Nisan 2017 14:52
390 kez okundu
06 Nisan 2017 11:43
367 kez okundu
30 Mart 2017 14:04
406 kez okundu
23 Mart 2017 14:45
563 kez okundu
16 Mart 2017 13:19
503 kez okundu
09 Mart 2017 13:59
491 kez okundu
02 Mart 2017 16:23
611 kez okundu
23 Şubat 2017 12:45
646 kez okundu
16 Şubat 2017 14:31
778 kez okundu
09 Şubat 2017 11:38
890 kez okundu
Günışığı Android Uygulaması
ELAZIGELAZIG
Ulu Cami’nin eğriliği tescillendi
4352 kez görüntülendi
Elazığ'da bisiklet yarışı
21153 kez görüntülendi
Sivasspor Maçı
47960 kez görüntülendi
Fenerbahçe Maçı
60063 kez görüntülendi
Sıra
Takım
O
G
M
P
1
YENİ MALATYASPOR
29
16
7
54
2
ESKİŞEHİRSPOR
29
14
5
49
3
SİVASSPOR
29
13
6
49
4
GİRESUNSPOR
29
13
8
47
5
ÜMRANİYESPOR
29
12
7
46
6
GÖZTEPE A.Ş
29
13
9
46
7
BOLUSPOR
29
13
11
44
8
ALTINORDU
29
10
9
40
9
BALIKESİRSPOR
29
8
9
36
10
ELAZIĞSPOR
29
11
10
35
Günışığı Gazetesi - Yeni Medya Gazetecilik Basın Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2013