Bugün 28 Şubat 2017 - Salı
Spor Haberleri
Seri İlanlar
İhale İlanları
Foto Galeri
Video Galeri
Dursun Aksoy
Dursun Aksoy
dursunaksoy59@mynet.com
EDEBİ ŞAHSİYETLERDEN -24-
05 Ocak 2017 11:55

  

                                                               GÖNÜL TAHTINDAN

                                                      EDEBİ ŞAHSİYETLERDEN -24-

İnsanlar, varlığının sebebi ve ilk mektebi yani okulu olan ailesi ile eğitim görmüş olduğu ilahi veya beşeri mektepden, hayatının belirli zamanını belirli ölçülerde beraber sürdürdüğü arkadaş veya dahili olduğu milli ve manevi değerde ki sosyal çevresinden aldığı veya alabildiği değerleri hayatına katıp yaşayarak ve yaşatarak değer bulduğu gibi varlığının devamiyeti de söz konusu olur.

Eğer bir insan yukarıda ifade etmeye çalıştığımız özelliklerde değil veya olamıyorsa o insanın bir değere sahip olduğu veya toplumda varlığının söz konusu olduğu söylenemez her ne kadar kendini bir şey sanıp bir değer olduğunu söylemiş olsa da.

Kişi veya kişilerin kendini bir şey sanması pek anlamlı değil, birilerinin ona gerekli değeri verip bir şey olduğunu söylemiş olması asıl anlamlı ve doğru olandır.

Bu hafta bu gün;

Varlığının sebebi ve ilk mektebi olan ailesinden,

Zaman içerisinde beraber olduğu çevresinden ve zaman zaman katılmış bulunduğu sosyal ve edebi mahfillerden almış olduğunu hayatına geçirip güzel şeyler yaşayan ve yaşatan,

Kendini anlatan değil toplumda ki yaşamı ve kendince bıraktığı izle kendini söyleten bir eğitimciyi, şair ve ozanlığıyla gönüllere girmiş bir edebi şahsiyeti sizlere takdim edelim istedik.

Bu edebi şahsiyetimiz;

            Dört bin yılın üstünde tarihi mazisi derin olup medeniyetlere ev sahipliği yapmış olmanın ötesinde kültürün her yönüyle zengin olduğu ve musikinin Kabe’ si ile şiirin başkenti unvanlarını almış,

Bir dönemler doğunun Paris’i olarak adlandırılan ancak ne yazık ki yirmi yıl öncesinden istenilen ölçüde sahiplenilmeyişi ile bu kimliği elinden kaçırmış,

Osmanlı döneminin önemli mekanların dan olan Harput’tan Mezire’ ye, Mezire’ den Mamuratülaziz’ e, Mamruratülaziz’lik ten sonra Cumhuriyet döneminde merhum Mustafa Kemal Atatürk’ün; iki ovaya sahip ve bu nedenle tarım, ziraat ve hayvancılığın ileri derecede yüksek olması nedeniyle verdiği isim olan Elazığ’a dönüşen, Araştırmacı yazar Zekeriyya BİCAN Bey’in ifadesiyle ‘’Sekizinci Şehir Elazığ’ın ilçesi;

            Öncelikle Selçuklu dönemi komutanlarından merhum Belek Gazi Bey’in otağ kurup Selçuklu döneminde olduğu gibi Osmanlı döneminin de kadim şehri Harput’un fetih kararlarının alınması yanında Malatya Emiri’nin eşi Ayşe Sultan’la izdivacının (evliliğinin) gerçekleştiği,

            Tarihi derin, kültürel olarak yemek ve musikişinas Sekrat’lı Ali Bey ve yiyenleri merhum Enver ve Paşa (Mehmet) Demirbağ kardeşlerin varlığı ile musiki kültürü zengin,

            1987’ye kadar Geniş ve tarıma elverişli ŞENOVA’ sı ile ülke ve bağlı bulunduğu tarihi şehrin ekonomisine katkısı yüksek,

            Harput Fatihi merhum Belek Gazi Bey’in siyasi ufkundan alınmış ilhamla ülke siyasetine damgasını vurmuş siyasetçilerin, bürokratların ve de ticaret erbaplarının yetiştiği,

            Siyaset arenasında kendinden hep söz ettiren, hatta önünün kesilmesi amaçlı oy potensiyelinin düşmesi adına ilçeler oluşturulan merhum Ali Rıza Septioğlu ile edebi şahsiyet şair Hüsameddin Septioğlu gibi değerlerin bağrından çıktığı,

            Bağ ve bahçeleriyle olmakla beraber üzerine ağıtlar ve türküler yakılan ve Fırat’ı besleyen Murat Nehri’nin geçtiği,

            Tarihi ve edebi şahsiyetlerin var olup beylerin hüküm sürdüğü, Şeyh Ali Septi ve Şeyh Samini Hz. nin estirdiği manevi havayla huzurun hakim olduğu,

            Bugünün terörist hareketlerinin bir benzeri olan o dönemde ki Dersim İsyanı’nı önlemek amaçlı Başkomutan merhum Mustafa Kemal Atatürk’ün iki kez konakladığı,

1936’da bilinmeyen bir sebepten ötürü yanmasıyla kendine bağlı Seksen altı pare köyü ile OHU sonrasında TEPE adıyla anılan büyük bir nahiyenin kendinden ayrılıp ilçeye dönüşen KARAKOÇAN dan yıllar sonra 1987 yılı itibariyle siyasi sebeplerden dolayı Kovancılar ile Arıcak beldelerinin de ilçe oluşunu sağlayan kadim ilçe PALU’ dan doğma göçmen yurdu KOVANCILAR ilçesinin;

Bir dönem Sekratlı Ali beyin yakını Paşa Bey ve sonrasında Zülfü efendilerin hüküm sürdüğü,

Bağ ve bahçeleri ile ekili araziler noktasında Şenova’ ya denk gelen,

Çok eskilerde adına Elazığ-Bingöl Karayolu üzerinde Karayollarına ait bakımlı ve dinlenilecek düzeyde bir alana sahip bakımevinin olduğu bugün itibariyle KOVANCILAR ilçesine bağlı yeni adı ÇAKIRKAŞ olan HOŞMAT köyünün yetiştirdiği eğitimciliği, şair ve ozanlığı ile edebi şahsiyetler sınıfından görülen Eğitimci-Şair ve Ozan Gıyasettin GÜNEŞ Bey’dir.

Eğitimci, Şair ve Ozan Gıyasettin GÜNEŞ;

Öncelikle tarihi derin, kültürel olarak zengin bir muhitin yetiştirdiği şahsiyet olarak milli ve manevi değerlerine bağlı,

Milli hassasiyet noktasında tartışılmaz,

Tüketici olmaktan öte bilimsel, edebi ve sosyal alanda üretici olmakla beraber milli servet düşkünü,

Eğitimciliği sadece öğretmenlik olarak geçmemiş, uzun yıllar idarecilik görevlerinde bulunmuş olması hasebiyle birçok projede imzası bulunan,

Uzun yıllar önce şiir yazmaya başlayan ve şiirleri görevi gereği bulunduğu yerlerin yerel gazetelerinde ve bazı dergilerde yayınlanmış olmakla beraber bu fakirin yönetmeni olduğu Elazığ Günışığı Gazetesinin Gönül Tahtından adlı kültür-sanat sayfasında da yayınlanan,

Şiirlerine bakıldığında sevgiye, insan sevgisine, hasretliğe ve de toplumsal sorunlara vurgu yaptığı görülen,

             Kendine has yazdığı türkü sözlerini kendisi besteleyip bağlamasıyla aile ve dost çevresi dışında tertiplenen bazı etkinliklerde de seslendiren,

            Spora olan düşkünlüğü yani fanatikliğiyle idareci olduğu dönemlerde öğrencilerini ahlaklı birer sporcu yetiştiren ve onlarla birçok yarışmalarda ödül kazanan,

            Yukarıda ifade ettiğimiz üzere milli ve manevi değerlere sonsuz bağlı olması hasebiyle vatan ve millet sevdalısı olmanın ötesinde o özelliklere sahip olanların sevdalısı bir edebi şahsiyettir.

            Hasbelkader kendimizce sizlere anlatıp tanıtmaya çalıştığımız bu edebi şahsiyetimizi isterseniz birde kendi anlatımıyla tanıyalım.

            İşte; eğitimci, şair, ozan unvanlarına sahip edebi şahsiyetimiz Gıyasettin Güneş, işte siz değerli okurlarım.

                              EDEBİ ŞAHSİYETLERDEN GIYASETTİN GÜNEŞ KİMDİR?

05.01.1967 yılında Elazığ’ın Palu İlçesine bağlı eski ismi Hoşmat yeni ismiyle Çakırkaş köyünde doğdum.

İlkokulu Çakırkaş Yolbükü İlkokulu’nda, Ortaöğrenimimi Kovancılar Lisesinde yaptım. 1984 Yılında Üniversite öğrenimime Ağrı Eğitim Yüksek Okulu’nda başladım.

Üniversite öğrenimimi tamamladıktan sonra Bitlis İli Hizan İlçesinde sınıf öğretmeni olarak göreve başladım.

Çocukluğumdan bu yana şiir ve müzikle uğraşmaktayım. Kendimce yazdığım şiirlerin bazılarını söze dönüştürüp bazı etkinliklerde seslendirmekteyim.

Şiirlerim görev yaptığım yerlerdeki bazı yerel gazetelerde yayınlanmış olmakla beraber Elazığ Günışığı Gazetesi Gönül Tahtından adlı Kültür Sanat sayfasında da yayınlanmakta. Hatta şiir yazmaya teşvik ettiğim öğrencilerimden bir ikisinin şiiri de aynı sayfada yayınlanmış bulunmaktadır.

Bitlis, Bingöl ve Elazığ Kovancılar ilçesinde öğretmenlik yaptım. 1998 Yılında Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilgiler öğretmenliği alanında lisans tamamlamayı bitirdim.

Bilgisayar Formatörlüğü alanında Fırat üniversitesinde eğitim aldım. Milli Eğitim Bakanlığının açmış olduğu yöneticilik sınavlarına girerek Okul Müdürlüğü daha sonra görevde yükselme sınavına girerek Bingöl İli Solhan İlçesinde üç yıl Milli Eğitim Şube Müdürü olarak görev yaptım.

Daha sonra Trabzon ilinde bir yıl Sosyal Bilgiler Öğretmenliği yaptıktan sonra üç yıl Bilgisayar Formatörü olarak çalıştım.

2009 Yılında Elazığ’ın Palu ilçe merkezine öğretmen olarak atandım. Burada tekrar görevde yükselme sınavına girerek Palu Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü’ne atandım. Müdürlük yaparken Uzaktan Eğitim Moderatörlüğü ve Sodes alanında proje koordinatörü olarak başarılı projelere imza attım.

Daha sonra yöneticilik görevinden ayrılarak Elazığ’a tayinimi isteyip 2014 Eylül ayında Elazığ Merkez Namık Kemal İlkokulu’na atandım ve o günden bugüne söz konusu okulda öğretmen olarak görevime devam etmekteyim.

            Evli ve üç çocuk babasıyım.

 

                                                           AYETLER

*Yahudiler ‘Allah’ın eli bağlıdır (cimridir)’ dediler. Kendi elleri bağlansın. Bu dediklerinden dolayı mel’un olsunlar. Hayır. O’nun elleri açıktır, O nasıl ister ise sarf eder. Ant olsun ki sana Rab’bın dan indirilen sözler onların çoğunun azgınlığını ve inkarcılığını arttıracaktır. Onların arasına kıyamet gününe kadar sürecek düşmanlık ve kin bıraktık. Onlar ne zaman savaş için bir ateş tutuşturdular ise Allah onu söndürdü. Onlar yeryüzünde fesatçılığa koşarlar. Allah fesatçıları sevmez. Maide:64

*Kitap ehli olanlar inanıp sakınsalardı elbette günahlarını örter, onları nimeti bol cennetlere sokardık. Maide:65

*Eğer onlar Tevrat’ı, İnci’i, Rabları tarafından kendilerine indirileni (Kur’an’ı) emirleriyle yerine getirselerdi (uygulasalar idi) hem üstlerinden, hem ayaklarının altından (hem yer üstünde ki ağaçların ürünleri, hem topraktan biten ürünleri) yerler idi. İçlerinde orta yolu tutan bir ümmet var idi. Çoğunun işledikleri ise ne kötü. Maide:66

 

                                                     GÜZEL SÖZLER

*“ Kişinin değeri arkadaşına verdiği değer kadardır.”

*“ Senin iyiliğin başkasına yaptığın iyilik kadardır.”

*“Alın teri dökmeden Karun gibi zengin olacağıma; fakir olurum daha iyi.”Giyasettin GÜNEŞ

 

       YAŞAMAK ZOR

Bir yanda savaş ve silah namlusu,
Bir yanda Vandalizm, terör kâbusu,
Söylemek gerekse işin doğrusu,
Böyle bir ortamda tutunmak çok zor.
     Dizilerde şiddet, sporda şiddet,
     Kardeş kardeşten ediyor nefret.
     Her tarafımızı sarmış bir illet.
     Böyle bir ortamda bulunmak çok zor.

Yakmayalım ağıt; bitsin bu çile,
Garip kimsesizler, bir gün de güle,
Gelecek elbet, haksızlıklar dile.

Böyle bir ortamda konuşmak çok zor.
     Güneşi derki; bitsin bu pusu,
     Payı mal etmeyelim, arı namusu,
     Bitsin yurdumdaki terör korkusu,
     Böyle bir ortamda yaşamak çok zor.

NE FARKIMIZ VAR

Kimi zenci kimi beyaz canlar.
Beni âdemdendir, tüm insanlar.
Kalır mı birbirimizden farkımız?
Yastığa konunca bütün başlar.

     Ecel gelince okunur dualar.
     Ağıt yakmaya başlar analar.
     Kimin kimden ne farkı kalır?
     Teneşire konunca naaşlar.

Zengini fakiri ayıranlar.
Libasına bakıp, kayıranlar.
Kimin kimden ne farkı kalır?
Tabuta koyulunca naaşlar.

     Hepimiz yaratanın kuluyuz.
     Hakkı bilir, hakla huzurluyuz.
     Kalır mı birbirimizden farkımız?
     Kabre konunca naaşlarımız.

Ne ekersen o gelir seninle;
Hakkı bil hakkı söyle dilinle ,
Kimin kimden ne farkı kalır?
Mahşerde hesaba çekilince.

 

     BOŞA GİTTİ

Ardına bakmadan gittin.
Sen beni perişan ettin.
Ardın sıra durup baktım;
Baktım ama boşa gitti.

     Bitti artık sen de sevda,
     Ne dost kaldı nede vefa,
     Senin için bunca cefa;
     Çektim amma boşa gitti.

Hayallerimi hep yıktın.
Evsiz barksız da bıraktın.
Senin için çok şey yaptım;
Yaptım amma boşa gitti.

     Dizlerimde derman bitti.
     Gözlerimin feri gitti.
     Senin için gözüm yaşı;
     Döktüm amma boşa gitti.

           

     AYRILIK RÜZGÂRI
Götürdüler seni buradan uzağa,

Düşürdüler kardaş kahpe tuzağa,

Kalmadı mecalim kalkam ayağa,

Gariplerin yüzü gülmez kardaşım.

      Bırak felek bırak benim yakamı,
      Gariplerin çeker her gün ervahı,

      Ne gece mutluyum nede sabahı,  

      Gariplerin yüzü gülmez kardaşım.

Ayrılık rüzgârı hep böyle eser,

Gül cemalin kardaş gözümde tüter,

Bedenim ayakta ölüden beter,

Gariplerin yüzü gülmez kardaşım.

     Tutuşmuş bedenim yanıyor her an,

     Geçmiyor kardaşım sensiz hiçbir an,

     Ne olur selam gönder kardaş mahpustan,

     Gariplerin yüzü gülmez kardaşım.

 

HABERİNİ BEKLİYORUM

Çöllerdeki sahralardan,

Issız ıssız adalardan,

Zemheride fırtınadan,

Haberini bekliyorum.

     Esti deli poyraz esti.

     Karayel bağrımı bastı.

     Gitti gelmez son nefestir,

     Haberini bekliyorum.

Açtım elimi semaya,

Yalvarırım Allah’ıma,

Belki çıkmam ben sabaha,

Haberini bekliyorum.


                AN BU AN
Dün geçti,  belli değil yarınımız.
Ne yoğumuz belli, nede varımız.
Giden gitti, zamanın kıymetini;
Anla ki; değerlensin her anımız.

     Kalk hemen, üstünden tembelliği at.
     Epeyce boş geçen, zamana inat,
     Heba olmasın, gençliğini düşün,
     Düşün ki; değerlensin her saat.

Şafak söktü,  güneş doğacak bu gün,
Vaktimiz geçti,  çoğu zaman hüzün,
Yeter artık, tefekkür et Allah’a,
Et ki; değerlensin gecen gündüzün.

     Okunmayan kitap;  duruyor rafta,
     Uçuşuyor kuşlar hep aynı safta,
     Boş geçen zamana, sen de bir yafta,
     Yapıştır ki; değerlensin bu hafta.
Gökyüzünde yıldızlar, güneş ve ay,
Hep geçiyor,  günlerimiz bir bir say,
Boş geçen vaktin, önemini anlat;
Anlat ki; değerlensin bari bu ay.
     Ömür geçiyor, günler olmuş atıl,
     Ayrılmadı; bunca zaman hak batıl,
     Gel anı, önemse irfana katıl.
     Önemse ki; değerlensin ayla yıl.
Dünden kötü olmasın günümüz,
Biraz huzur, biraz ilim ünümüz,
Kim ne yaptı, niçin yaptı görürüz,
Rehber ol ki; değerlensin ömrümüz.

 

                SÖZLERİN
Al bu hançeri vur sineme, vur ha vur.
Lime lime et beni; her yere savur
Hançer darbı değil; beni yaralayan,
Sözlerindir, yüreğimi paralayan.

     Yağız atlar gibi kişneyip durursun.
     Güneşte beklemiş gül gibi kurursun.
     Ok gibi atlayıp yaralama beni,
     Kalbime saplanıp paralama beni.
Al bu canım olsun, sana emanet,
İster baş tacı et, ister kuşa yem et,
Ok yarası değil; beni parçalayan.
Dil yarasıdır beni, derinden vuran.
Gıyasettin GÜNEŞ Elazığ/ Palu       

 

 

 

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz
Yorumu Doğrula

Yorumlar
23 Şubat 2017 10:40
969 kez okundu
16 Şubat 2017 12:09
2072 kez okundu
08 Şubat 2017 19:14
1501 kez okundu
02 Şubat 2017 17:13
1425 kez okundu
26 Ocak 2017 12:02
1453 kez okundu
18 Ocak 2017 15:12
3568 kez okundu
12 Ocak 2017 11:55
2726 kez okundu
05 Ocak 2017 11:55
1556 kez okundu
29 Aralık 2016 11:18
3601 kez okundu
23 Aralık 2016 14:04
1583 kez okundu
15 Aralık 2016 11:27
1823 kez okundu
08 Aralık 2016 12:25
1766 kez okundu
Günışığı Android Uygulaması

ELAZIGELAZIG
Ulu Cami’nin eğriliği tescillendi
2620 kez görüntülendi
Elazığ'da bisiklet yarışı
18592 kez görüntülendi
Sivasspor Maçı
45403 kez görüntülendi
Fenerbahçe Maçı
57602 kez görüntülendi
Sıra
Takım
O
G
M
P
1
YENİ MALATYASPOR
22
13
5
43
2
SİVASSPOR
22
12
5
41
3
GÖZTEPE A.Ş
22
11
4
40
4
GİRESUNSPOR
22
11
5
39
5
ESKİŞEHİRSPOR
22
11
4
37
6
BALIKESİRSPOR
21
8
6
31
7
BOLUSPOR
22
9
9
31
8
ÜMRANİYESPOR
21
8
7
30
9
ALTINORDU
22
7
8
28
10
DENİZLİSPOR
22
8
8
27
Günışığı Gazetesi - Yeni Medya Gazetecilik Basın Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2013