Bugün 17 Aralık 2017 - Pazar
Spor Haberleri
Seri İlanlar
İhale İlanları
Foto Galeri
Video Galeri
Lütfi Parlak
Lütfi Parlak
bilgi@gunisigigazetesi.net
“KIYAFETİME KARIŞMA!”
01 Ağustos 2017 17:45

Türkiye’de adalet yerine oturtulamadığı için herkes rahatsız. Fırsatı eline geçiren, başkasının haklarına tecavüzü hak sayıp harekete geçiyor. Neticede kaygılar, kavgalar bitmiyor.

Bir zamanlar “başörtüsü” meselesiyle toplum geriliyordu. “Kamusal alan” deyip kurumların bahçelerinde bile başörtüsüne müsaade edilmiyordu. Üniversite kapılarına “ikna odaları” kurmuşlardı. Hocalar ders vermeyi bırakmış, sınıfına başörtülü kızların girmemesi için zabıta kesilmişti. Çünkü bu işin şampiyonu olmak marifetti, şöhretti, göze girmekti. Dolayısıyla yazanı, çizeni, ihbar edeni çoktu.

Gün geldi devir döndü. Bu sefer karşı taraf saldırıya geçti. Şortlu kızlar dövülmeye başlandı. Ardından 30 Temmuz’da Kadıköy’de toplanan kadınlar, adalet deyip; “kıyafetime karışma” dövizleriyle protestoya çıktı.

Tabii ki toplu yürümek, beğenilmeyeni protesto etmek demokrasilerde hak. Ancak bu hakkın kullanılmasının da demokratik olması gerekmez mi? Kadınlar için adalet yok da erkekler için var mı? Tabii ki kıyafetlere müdahale doğru değildir ama; “ne zaman, ne giyeceğimize, nereye gideceğimize biz karar veririz” iddiasının da Türk aile sistemi içinde yeri ne? Bir kadının kıyafetine kocası karışamayacaksa, kızının kıyafetine anası babası müdahale edemeyecekse öyle bir aile olur mu? Olsa bile ona aile denir mi?

Şuna inanıyorum ki birileri siyaset yapmak için sürekli kadınları kullanıyor ama sinsilik, maalesef fark edilmiyor. Gizli eller, protesto adı altında eylem başlatıyor. Kadıköy protestosunda yarı çıplak, göbeği açık bir kızla başörtülü kız yan yana poz vermiş; “Şortuma da başörtüme de karışma” diyor. Ancak ikisinin de sahte rol üstlendiği rahatlıkla görülebiliyor. Ama işin tören boyutu, diğer yönleri kapatıyor maalesef.

Basın açıklaması yapan bir bayanın; “Pembe vagonlarla bizleri ayrıştırmaya çalışmayın” iddiası, protestonun gizli amacını ortaya koyması açısından önemlidir. Yani maksat adalet veya kadın hakkı değil, ideolojiktir. Şehirlerin göbeğinde silahlı grupların düellosu, gündelik haberler arasında değil mi? Yol vermedin, deyip öldürülen sürücülerin hikayesini duymayan var mı? Sokak ortasında adam kaçırılmıyor mu?.. Yani adaletin çok gerisinde olduğumuz açık. Şikayet etmemek mümkün değil. Ama böyle değil…

Kaldı ki kadın dediğimiz kim? Eşimiz, kızımız, yengemiz, gelinimiz… değil mi? Biz onlarsız olabilir miyiz? Onlara zarar gelmesini isteyebilir miyiz?.. Problem varsa tedbir almak zorundayız. Yani hırsızı, katili… protesto etmenin yararı var mıdır? Kapımızı, penceremizi kapatmamız akıllıca olmaz mı?

Öğretmenlik hayatımda kıyafet meselesiyle kaç defa karşılaştım. Doğrusu acze düştüm, ne yapacağıma karar vermede zorlandım. Tarihin birinde Ortaokul son sınıfların imtihanını yapıyorduk. Salon başkanı olduğumdan soru paketini almak için beklerken gözcü arkadaş, acele ile geldi:

-Hocam sınıfta başı örtülü bir kız var. Salonu terk et dedim gitmedi.

-Biraz sonra geleceğim. Bir çaresine bakarız.

İki-üç dakika sonra tekrar geldi:

-Çık dedim çıkmadı. Benden bu kadar.

…………………………

Böyle bir anlayış olmamalı. Sınıfa yamyam girse bile bu kadar telaşa gerek olmamalı... Üstelik bu çocuk, bizim öğrencimiz. Henüz orta üçüncü sınıfta… Ne yaptığının farkında bile değil. Düşman görmüş gibi davranmamız, imtihan hakkını elinden almamız hangi insafa sığar?

Bunlar o günkü toplumu germek için icat edilmişti. Şimdi de tersi yapılarak gene toplum geriliyor. Yani uçlarda dolaşarak, aşırıya kaçarak orta yolu bulamıyoruz. “Ben ne yaparsam hak, sen karışamazsın” iddiası da aynı değirmene su taşıyor. Geleneklerimiz, göreneklerimiz, inançlarımız… kısaca kültür değerlerimiz yok mu? Seksen milyonun ortak değerler üzerinde anlaşması zorunda değil miyiz? Herkes istediğini yaparsa ortada devlet kalır mı, millet kalır mı? Adalet olur mu, eşitlik olur mu?..

Bu konuda cübbeli hoca da söylemiş, bakalım hanım ne söylemiş; “Niye milletin başına, bacağına bakıyorsun. Allah sana göz vermiş, kapak vermiş. Bu kapağı niye vermiş? Gerekirse indirmen için…” demiş. Demiş de suyuna sabununa dokunmamış. Galiba başına iş alıp sesinin kesilmesinden korkmuş. 

Şimdi de müftü nikâh kıyarsa laiklik elden gider tartışması başladı. Kadınlar gene başrolde.

Sormak lazım: Neden kıyasıya tartışıyorz? Neden karşılıklı saygıyı unutuyoruz? Neden değerlere başkaldırmayı cüret sayıyoruz? Kavga ederek nereye gidebiliriz ki?

 

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz
Yorumu Doğrula

Yorumlar
07 Aralık 2017 18:18
234 kez okundu
30 Kasım 2017 16:52
327 kez okundu
09 Kasım 2017 14:12
482 kez okundu
20 Ekim 2017 16:13
527 kez okundu
12 Ekim 2017 17:25
517 kez okundu
05 Ekim 2017 13:04
495 kez okundu
22 Eylül 2017 13:38
580 kez okundu
14 Eylül 2017 14:40
453 kez okundu
26 Ağustos 2017 15:39
848 kez okundu
01 Ağustos 2017 17:45
782 kez okundu
28 Temmuz 2017 13:03
661 kez okundu
13 Temmuz 2017 14:28
642 kez okundu
Günışığı Android Uygulaması
ELAZIGELAZIG
Ulu Cami’nin eğriliği tescillendi
8715 kez görüntülendi
Elazığ'da bisiklet yarışı
29267 kez görüntülendi
Sivasspor Maçı
55967 kez görüntülendi
Fenerbahçe Maçı
67730 kez görüntülendi
Sıra
Takım
O
G
M
P
1
MKE ANKARAGÜCÜ
15
9
2
31
2
ÜMRANİYESPOR
15
8
2
29
3
GİRESUNSPOR
15
7
2
27
4
ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş
15
7
4
25
5
İSTANBULSPOR A.Ş
15
6
5
22
6
ADANASPOR
15
6
5
22
7
GAZİŞEHİR G.ANTEP
15
4
3
20
8
BALIKESİRSPOR BALTOK
15
6
4
20
9
ELAZIĞSPOR
15
5
5
20
10
BOLUSPOR
15
6
7
20
Günışığı Gazetesi - Yeni Medya Gazetecilik Basın Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2013