Bugün 12 Aralık 2017 - Salı
Spor Haberleri
Seri İlanlar
İhale İlanları
Foto Galeri
Video Galeri
Ecehan Yılmazçelik
Ecehan Yılmazçelik
ecehanyilmazcelik@hotmail.com
BU DÜNYA BİZİM MEMLEKET
15 Kasım 2017 13:26

Son zamanlarda yükselen ırkçılık ve önyargı tartışmalarının gürültüsüne binaen bu konuda araştırma yapma kararı aldım. Magazin malzemesi bitmiş birkaç köşe yazarının, değerli şarkıcıları karalama kampanyası değil tam olarak derdim ama onu da gönlümde dert edinerek yazıyorum bu yazıyı. Bence ırkçılığa karşı olan iki şarkıcıya karşı yapılan bu haksız suçlama iki taraf için de acı vericidir.

Geçtiğimiz aylarda Galatasaraylı futbolcuya yapılan hakaretten sonra gerek Galatasaray camiasının gerek halkın verdiği tepki ile ülkemizin ırkçılığa olan tutumunu net bir şekilde gördük. Fakat o da ne, yazılarımda sık sık sorduğum bir soru yine gündemde, nedir bu soru acaba, bol soru işaretli,  koskoca bir ?????NEDEN????? Üstelik bu sefer bir,iki sayfaya sığmayacak bir sürü NEDEN var. Kim kime neyi ispat etmeye çalışıyor? İçten içe bu kadar hümanist olan bu toplumda ırkçılık da neyin nesi? Bazı tatlı su hümanistleri kırıla kırıla, kibar kibar  siyahi derken neden dişlerini gösterip, salyalarını akıtarak Türk kökenli etnik kimliklerden bahsediyor.( Kürtlerden, Zazalardan vs  bahsediyorum. Ha gayret bilinçleneceğiz, inancım tam. Bugünkü bilinç, duyarlılık, farkındalık ve empati sonuçlu reçetem Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, Ziya Gökalp ve Kaşgarlı Mahmut. Cesareti olan üzerine biraz yaşanmış hikayeler, filmler de serpiştirsin ve tarih araştırmaları eklesin.) Bir önerim daha var herkes bir sabah nefret ettiği herhangi bir kimlikle( etnik kimlik olmasına gerek yok herhangi bir kimlik,meslek bile olabilir)  uyandığını hayal etsin ama öyle içi boş değil kimsenin olmadığı bir odada gözlerinizi kapatın, uzanın ve hayal edin. Mükemmel bir empati alıştırmasıdır.

"Türkleri sevmeyen bir Kürt, Kürt değildir, Kürtleri sevmeyen bir Türk de Türk değildir."

Bunu Ziya Gökalp söylemiş. Neden söylemiş bir araştırın bakalım. Bilim ırkçılığı reddediyor, sizlerle bir anımı paylaşmak isterim hatta iki. Ankara’ya daha yeni gitmişim, hazırlıktayım, bir arkadaşım var sohbet, muhabbet derken kaynaştık. Kız doğduğu yere daha gitmemiş ama ben Kürdüm diyor gururla, benim de Elazığlı olduğumu öğrendi Kürt müsün diye sordu hayır deyince biraz bozuldu, bilmiyor tam olarak kimler nerde yaşar diyorum ya Doğuyla alakası yok ama yakın hissediyor kendine doğudan geldiğim için. Yan tarafta esmer bir arkadaş daha var bu biraz kompleksli. İşte bilmem ne Kürt müymüş dedi evet dedim konuşmayı kesmem lazım dedi. Haydi bakalım dedim çık işin içinden bunlardan daha çok yoktur inşallah dememe kalmadan birinci sınıfta bölümle tanışıyoruz bir tanesi Karadenizli olduğunu belirtirken ardından açıklamasını getiriyor “Karadeniz Doğu gibi değil” şimdi bu cümleyi evir çevir yine haydi bakalım. Bunu diyen de işte şu yukarda bahsettiğim tatlı suculardan. Sorsan hümhümanist.: )  Doğuya ait türküleri sevmeyen vardı yahu türkü diyorum bak. Hatta nereli olduğumu duyunca burun kıvıran sözde empatiden nasibini almamış hocalar vardı. Arkadaşlar bizim meslekte böyle düşünceleri olanların bir yerlere gelmemesi lazım lakin durum böyle değil. Irkçılık tedavi ister, umarım tedavi olmuşlardır.

Bugün yazımı kuramlarla süslemeyeceğim ama uygulanmış bir deneyden bahsedeceğim. Okulda ve sınıfta uygulanışını pek etik bulmasam da acemiliği 68 yılının şartlarına veriyor ve uygulanan bir deneyi paylaşmak istiyorum. Amerikalı bir sınıf öğretmeni olan Jane Elliott’ın 1968’de öğrencileri üzerinde uyguladığı bu deneyde öğrencilerini “mavi gözlüler” ve “diğerleri” olarak ikiye ayırıyor, mavi gözlüleri dışlayan söylemlerde bulunuyor. Kahverengi gözlülerin mavi gözlülere oranla daha üstün ve daha nitelikli olduğunu söylüyor. Bu söylemleri de gerçek olmayan bilimsel verilere dayandırıyor. Elliott sadece söylemlerde bulunmakla yetinmeyip uygulamalarıyla da bu ayrımcı tutumu destekliyor. Mavi gözlüleri sınıfın ayrı bir bölümüne oturtuyor, onları kahverengi gözlü çocukların yararlandığı birtakım haklardan mahrum bırakıyor. Örneğin kahverengi gözlü çocuklar cam bardak kullanabiliyorken diğer çocuklar sadece kağıt bardak kullanabiliyor. Bu uygulamalar çocukların hepsinin tavırlarında değişikliğe neden oluyor. Kahverengi gözlü çocuklar mavi gözlüleri sıkça eleştirip onları dışlarlar ve kendi aralarında onlara karşı bir birlik oluşturuyorlar. Böylelikle mavi gözlü çocuklar çekingen bir tutum sergilemeye başlıyorlar. Kahverengi gözlü çocukların en utangaç ve çekingen olanları bile sert, girişken, üstünlük taslayan bireylere dönüşüyor. Bir süre sonra Elliott, eski uygulamalarının ve açıklamalarının tam tersini yaparak kahverengi gözlüleri yeren, mavi gözlüleri öven söylemlerde bulunuyor. Ve  “O gün yapılan sınavda kahverengi gözlü öğrenciler daha düşük not aldılar. Cuma gününe benzer birçok şey yaşandı sınıfta. Ama önemli bir fark vardı. Mavi gözlüler arkadaşlarına daha az kötü davranışlarda bulunuyorlardı. Maviler bir gün önce kahverengi gözlü arkadaşlarının acımasız davranışlarının sonuçlarını yaşamışlardı. Aynı şeyleri tekrarlayarak arkadaşlarına aynı acıyı çektirmek istemiyorlardı.” Diyor bunun sonunda. Bu çalışmanın en etkili yorumu çalışmayı uygulayan kişiye aittir. “Irkçılığı insanlar yaratır”. Yani ırkçılık sonradan öğrenilir. Bu konuyla ilgili pek çok deney var özellikle birkaç tanesinin sonucu inanılmaz derecede ürpertici. Hepimizin birer iskeletten ibaret olduğumuzu, Amerikalısı, Yahudisi, Türkü, Sünnisi, Kürdü, Zazası, Lazı, Alevisi, Kadını, Erkeği, Musevisi, Zerdüşü, Fransızı, Filistinlisi, Arabı, Yaşlısı, Genci, İsraili, İngilizi, Ateisti, Gayi, Deisti, Teisti, Suriyelisi…Bitmiyor… Kısaca İnsandan ibaret olduğumuzu dünya olarak anlamamız dileğiyle.

O zaman en sonda günün anlam ve önemini belirten Kültür Elçisi, Modern Filozof Barış Manço’nun “Hemşerim Memleket Nire” şarkısının sözleri olsun. TÖVBE TÖVBE TÖVBE!

Kendimi bildim bileli yollarda tükettim koskoca bir ömrü
Bir uçtan bir uca gezdim şu fani dünyayı
Okumuşu, cahili, yoksulu, zengini hiç farkı yok hepsi aynı
Sonunda bende anladım hanyayı konyayı

Sanki insanlık pazara çıkmış ekmek aslanın ağzında
Bir sıcak çorba içer misin diyen yok
Dört duvarı ören çatısını kapatıp içten kilitlemiş kapıyı
Bir döşekte sana serelim buyur diyen yok

Tek bir soru hemşerim memleket nire?
Bu dünya benim memleket
Hayır anlamadın hemşerim esas memleket nire
Bu dünya benim memleket
Tövbe, tövbe, tövbe


Kardeşlik ve eşitlik üzerine uzun uzun nutuklar çekip
Niye senin derin benden koyu diye soran çok
Kaşının altında gözün var diye silahlanıp ölüme koşarken
Kalan dul ve yetim ne yer ne içer diye soran yok

Barış garibim bulamadı çözümü oturdu etti bunca sözü
Gelin hep beraber anlaşalım diyen yok
Zaten paramparça bölünmüş ve yaşanmaz olmuş dünyamız
Daha fazla kesip bölmeye hiç gerek yok

Tek bir soru hemşerim memleket nire?
Dedim ya yahu bu dünya benim memleket
Hayır anlamadın hemşerim esas memleket nire
Bu dünya benim memleket
Tövbe, tövbe, tövbe

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz
Yorumu Doğrula

Yorumlar
15 Kasım 2017 13:26
713 kez okundu
20 Eylül 2017 15:47
1094 kez okundu
04 Temmuz 2017 14:42
1410 kez okundu
28 Kasım 2016 12:37
5225 kez okundu
30 Ekim 2016 13:24
2714 kez okundu
19 Ekim 2016 11:22
2494 kez okundu
19 Eylül 2016 17:04
3345 kez okundu
13 Haziran 2016 14:30
3115 kez okundu
25 Nisan 2016 12:16
3389 kez okundu
19 Nisan 2016 18:02
3014 kez okundu
11 Nisan 2016 14:33
2858 kez okundu
04 Nisan 2016 16:44
2876 kez okundu
Günışığı Android Uygulaması
ELAZIGELAZIG
Ulu Cami’nin eğriliği tescillendi
8611 kez görüntülendi
Elazığ'da bisiklet yarışı
29135 kez görüntülendi
Sivasspor Maçı
55818 kez görüntülendi
Fenerbahçe Maçı
67582 kez görüntülendi
Sıra
Takım
O
G
M
P
1
MKE ANKARAGÜCÜ
15
9
2
31
2
ÜMRANİYESPOR
15
8
2
29
3
GİRESUNSPOR
15
7
2
27
4
ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş
15
7
4
25
5
İSTANBULSPOR A.Ş
15
6
5
22
6
ADANASPOR
15
6
5
22
7
GAZİŞEHİR G.ANTEP
15
4
3
20
8
BALIKESİRSPOR BALTOK
15
6
4
20
9
ELAZIĞSPOR
15
5
5
20
10
BOLUSPOR
15
6
7
20
Günışığı Gazetesi - Yeni Medya Gazetecilik Basın Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2013