Bugün 20 Şubat 2018 - Salı
Spor Haberleri
Seri İlanlar
İhale İlanları
Foto Galeri
Video Galeri
R. Mithat Yılmaz
R. Mithat Yılmaz
bilgi@gunisigigazetesi.net
FASIL MÜZİK’TE BİR AKŞAM
01 Şubat 2018 17:49

Elazığ’da kültür-sanat; özellikle müzik camiasına yakın olup da Naci Sönmez’i tanımayan yoktur. 

Önce Musiki Cemiyeti yılları, sonra Kültür Bakanlığı Türk Sanat Müziği Korosu; emeklilikten sonra ise Fasıl Müzik ve Fasl-ı Bahar süreci. 

Öyle sanıyorum ki Sönmez’in bu hizmet kademelerinin her biriyle ilgili bu sütunda yazılarımız olmuştur. Çünkü onun ilkeli, kurallarına bağlı, işini bilen, görevini seven kişiliği bunu gerektiriyor. 

Naci Sönmez, emekli olduktan sonra boş gezenin boş kalfası olmayı içine sindiremeyeceği için bir işyeri kurmayı ve orada hem üç-beş kuruş kazanmayı hem de kapısını çalanlara hizmet etmeyi tercih etti. “Fasıl Müzik Evi” adında bir kurs merkezi açtı. 

24 Ocak günü akşamı, bu fakir, işte o “Fasıl Müzik Evi”nin misafiri idi. O akşam için kayıt yaptırmış on beş kadar kursiyer arasında toplumun her meslek ve sınıfından insan vardı. Çalıyor, söylüyor, soruyor, öğreniyor; ama yeri gelende de espriler yapmasını, şakalaşmasını biliyorlar. Kendinizi soğuk ve sıkıcı bir ders/kurs atmosferinde hissetmiyor; bilakis kendine özgü, sıcak bir “fasl-ı bahar” ortamında sanıyorsunuz. Dolayısıyla da içinize cemreler düşüyor; ısınıyorsunuz. 

Naci Sönmez tarafından davet aldığımda, sormuştum kendilerine; 

-Bana düşen ne? 

-Siz her şeyden önce bizim misafirimiz ve dinleyicimizsiniz Mithat Bey, demişti. Programın bir yerinde size söz hakkı vereceğiz; bize kendinizi tanıtacak, meslek ve sanat hayatınızdan bahsedeceksiniz. İcabında bir şiirinizi okuyacaksınız. 

Ben de öyle yaptım. Susa susa; bir bakıma kendimle; yani ikinci benimle tekellüm ede ede şiiri bulmuş, şiire bulaşmış biri olduğumu söyledim önce. Müzik dinlemesini çok sevmeme rağmen gerek bir enstrüman çalmak, gerekse bir şarkıyı, türküyü icra etmek gibi bir yeteneğimin olmadığını ekledim sonra. Belki de bu yeteneksizliğimden ötürü öğrencilik yıllarımda müzik derslerini sevmezdim, dedim. Ve ekledim; ortaokuldayken bir gün, müzik yazılısından kopya teşebbüsüm olmuştur ki; bu da benim –hatırladıkça hâlâ yüzümü kızartan– ilk ve son kopya vak’am olarak kişisel tarihime geçmiştir.

          Anlattım:  

         Müzik dersimize bir subay geliyordu. Bir gün, yazdırdığı notlardan yazılı sınav yapacaktı. İnsan, sevmediği dersten bir şey de öğrenemiyor.

          Hocanın yazdırdığı bilgilerden bir kâğıda kopya hazırladım. Masamın gözüne koydum. Bakıp bakıp oradan güya yazacağım. Hocamız, soruları tahtaya yazıp yerine oturdu. Ben de aynı soruları kâğıdıma yazıp tam icraata geçeceğim sırada… Nasıl bir haletiruhiye, ne gibi bir yüz ifadesi, ne şekil bir beden dili ile kendimi ihbar etmiş olmalıyım ki… Hocamız yerinden kalktı; eliyle koymuş gibi gelip masamın gözündeki kopya notlarımı aldı; yırtıp çöp sepetine atarak geçip yerine oturdu. Bir babacanlıkla, tek kelime etmedi; herhangi bir işlem de yapmadı. Ben de Allah’a şükür, o günden sonra hiçbir dersten bir daha kopya teşebbüsünde bulunmadım. Şimdi bu olay hatırıma geldikçe, her hâlükârda devletin veya birilerinin hakkını çalıp çırpanların yüzsüzlüğüne hayret ediyorum. 

                                               ***

Naci Hoca o akşam kursiyerlerine üç ilahi, üç de Harput türküsü meşk ettirdi. Ne kadar bir titizlikle, nasıl bir hassasiyetle, ne derece bir sabırla defaatle bu parçaları söylediğini veya söylettiğini söylememe gerek yok. Azıcık Naci Sönmez’i tanıyorsanız bunu fazlasıyla tahmin edersiniz.

-Hangi şiiri okuduğumu mu soruyorsunuz?

-Tam tamına 25 sene önce, “Bir Müzik Gecesinde” başlıklı, “Naci Sönmez Beğe” diyerek kendilerine ithaf etmiş olduğum iki dörtlükten oluşan bir şiir okudum o gece efendim.

31 Ekim 1993 tarihinde Sönmez’in yönettiği ve “nevakâr” eserlerin icra olunduğu bir konser sonrası kaleme aldığım bir şiirdir bu. 24 Ocak akşamında nasıl bir şey okuyayım diye dosyalarımı karıştırırken tesadüften çok bir tevafukla karşıma çıktı bu şiir.

Şiiri okudukça hatırladım ki gayet bereketli bir şekilde güz yağmurlarının ilki, bizi o gece ıslatmıştı. Uzun söze ne hacet; şiirde var bunlar zaten:

 

BİR MÜZİK GECESİNDE

                                               -Naci Sönmez Beğe-

Eridi hüznümüz, kalmadı eser

İçimizdeki güz nevbahar oldu.

İlk yağmur akşamı bir abıkevser

Gibi sunduğunuz nevakâr oldu.

 

Kaynak, Irmak, Pınar beraber aktı

Ziya’lar, Işık’lar kalpleri yaktı.

Yudu, yıkadı Sönmez bir iz bıraktı

Bilinmez kaç asî tövbekâr oldu.

31Ekim 1993

 

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz
Yorumu Doğrula

Yorumlar
16 Şubat 2018 16:06
232 kez okundu
08 Şubat 2018 18:12
409 kez okundu
01 Şubat 2018 17:49
248 kez okundu
25 Ocak 2018 12:56
363 kez okundu
18 Ocak 2018 13:00
707 kez okundu
11 Ocak 2018 16:53
305 kez okundu
04 Ocak 2018 18:35
390 kez okundu
28 Aralık 2017 17:00
453 kez okundu
21 Aralık 2017 13:49
642 kez okundu
18 Aralık 2017 14:22
409 kez okundu
07 Aralık 2017 18:17
564 kez okundu
01 Aralık 2017 09:10
760 kez okundu
Günışığı Android Uygulaması
ELAZIGELAZIG
Ulu Cami’nin eğriliği tescillendi
10219 kez görüntülendi
Elazığ'da bisiklet yarışı
31356 kez görüntülendi
Sivasspor Maçı
58063 kez görüntülendi
Fenerbahçe Maçı
69915 kez görüntülendi
Sıra
Takım
O
G
M
P
1
ÜMRANİYESPOR
19
11
3
38
2
ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş
19
11
3
38
3
MKE ANKARAGÜCÜ
19
10
4
35
4
GİRESUNSPOR
19
8
4
31
5
BALIKESİRSPOR BALTOK
19
9
5
29
6
İSTANBULSPOR A.Ş
19
8
6
29
7
BOLUSPOR
19
8
8
27
8
ADANASPOR
19
7
6
27
9
GAZİŞEHİR G.ANTEP
19
6
5
26
10
ALTINORDU
19
7
7
26
Günışığı Gazetesi - Yeni Medya Gazetecilik Basın Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2018