TAŞERON İŞÇİLER MESELESİ
12 Şubat 2014 17:33

Özellikle Kamu kurum ve kuruluşlarındaki özelleştirmelerden sonra bu kurum ve kuruluşlarda çalışacak işçi kalmayınca,yine belediyelere ve benzeri yerlere devlet  yeterince yeni kadrolu işçi almayınca bu kez ortaya çıkan işçi açığı taşeron işçileri eliyle doldurulmaya çalışıldı.Her kurum temizlik,güvenlik,yemek ve benzeri işleri yapacak işçi ihtiyacını ihale ile firmalara-taşeronlara vererek bu ihtiyacını gidermek zorunda kaldı.Bu zorunluluk öyle bir boyuta geldi ki bugün bu işçilerin sayısı 700.000 kişiye ulaşmış durumdadır.Bir de özellikle üniversitelerde ve üniversite hastanelerinde memurların işlerini yapan benim deyimimle taşeron memurlar var ki bunlarda ayrı bir yazının konusu.

Bu işçiler yıllarca asgari ücret ile çalıştılar.Bunlara yıllık izin kullandırılmadı,fazla mesai yaptılar ücretleri ödenmedi,sigortaları yatırılmadı yada eksik yatırıldı,işiten çıkartıldılar tazminatları  ödenmedi…Yani her açıdan mağdur oldular ve halende bu durumları devam etmektedir.

Sonunda Taşeron işçilerinin bu kötü gidişine İş Mahkemeleri DUR dediler…Nasıl oldu bu…İş Mahkemeleri verdikleri kararlarda taşeron işçilerinin başlangıçtan beri yani işe başladıkları tarihten itibaren ihaleyi alan firmaların-taşeronların değil de ihaleyi yapan kurumların işçisi olduklarını ortada muvazaa denilen hukuki durumun olduğunu tespit ve kabul ettiler.Bu kararlardan sonra ise iyi yönde taşeron işçiler lehine bazı gelişmelerin olmasını bekliyoruz.

ÖNCELİKLE her bir taşeron işçisi geriye dönük olarak kendileri ile aynı kadro-konumda çalışan işçilerin almış oldukları ücret, ikramiye vb. farkları talep edebilecektir.

 Karayolları Genel Müdürlüğü'nün işyerlerinde sendikalaşan yaklaşık 7 bin işçi yaptıkları işin aslında "asıl iş" olduğunu, dolayısıyla taşeron işçi olarak değerlendirmenin yanlış olacağını iddia ederek dava açtı ve davayı kazandı.

              İş Mahkemeleri verdikleri kararlarda, Karayolları Genel Müdürlüğü ile taşeron işveren arasındaki sözleşme ilişkisini muvazaalı, yani bir anlamda anlaşmalı bulduğundan, işçilerin ilk işe girdikleri tarihten itibaren Karayolları işçisi olduklarına karar verildi.Kararlar, Yargıtay'da onanıp kesinleşti. Ancak hiçbir işçi kadroya geçirilmedi.
Bu toplantılar neticesinde Maliye Bakanlığı işçilerin geçmişe dönük alacaklarından vazgeçmeleri ve bunun karşılığında devlete mali yük getirmeyecek bir ücret üzerinden kadroya geçirilmelerini uygun buldu.

Yargı kararıyla Karayolları Genel Müdürlüğü işçisi olduklarına karar verilen işçilerin Devletten olan alacakları 2 milyar lirayı bulan Karayollarında bu kapsamda 8.761 işçi çalışmakta.Ancak bu sorun sadece söz konusu işçileri değil, bu işçilerin aileleriyle birlikte yaklaşık 40 bin kişiyi ilgilendirmekte.

 

Bu konuda ne yapılacaksa bir an önce yapılmalı. Çünkü tüm kamu taşeron işçileri adına karayollarında yaşanan durumun çözülmesi kadro meselesine de bir açıklık getirecektir.Ancak ne kısa vadede ne uzun vadede bana göre taşeron işçilerine kadro görünmemektedir.Bu zaten bugünkü Ülke ekonomisi açısından da mümkün değildir.Gerçekçi olmak ham hayellere kapılmamak ve yüz binlerce işçinin umutları ile oynamamak lazım.Hayırlı Haftalar…

Bu köşe yazısı, Elazığ Haber - Günışığı Gazetesi - http://www.gunisigigazetesi.net sitesinden alınmıştır.