TARİHİN TEKERRÜRÜ
05 Ocak 2017 16:24

 TARİHİN TEKERRÜRÜ

O’nun, Kainatın Efendisinin  doğduğu zamanki hadiseler, Haysiyeti, Şahsiyeti, Hassasiyeti, Hakemliği, Şahsına mahsus özellikleri, Hıristiyan Din Adamı Bahira'nın fikirleri, Hacerul Esved'deki Hakemliği... O'nu İslamla şereflendirerek kendisine inanan  bir-iki- üç sayının, rakamların ne önemi vardı ki!

Bir avuç inançlı, fedakar, kendini ölüme ve hicrete adeta adamış imanlı ölümsüz güç bu defa sayının kırılma noktaları olan otuz dokuz -kırkıncı Müslůman olan Adaletin Mührü Hz. Ömer ve en yüksek tabaka hayatı olan Şehitlerin Babası Hz. Hamza ile  İslamiyet bazılarına ümit, bazılarına korku oluyordu.

Bedrin Aslanları silinmez altın harflerle hep yaşıyordu ve yaşayacaktı.

 Herkesin nefsine alacağı hisselerle Uhut mağluiyet olsa da Hendekle manevra kazanıp hicretle bırakılıp tekrar dönülerek adeta  Mekke'nin Fethini haber veriyordu.

İslamiyetin Resululullah sav din olarak inzalinden, özellikle Dört Halife Döneminin sonuna kadar, hatta biraz ötesine kadar yaşananlar anlık değildi, zamanla sınırlı değildi. 

Bedir, Uhud, Hendek, Hayber; cahiliyye döneminin aldatıcı hayatları; Sadakatin ismi ve Anam -Babam Sana feda olsun ile Hz. Ebubekir, adaletin hayatı Hz. Ömer,  ahlak düsturu Hz. Osman, ilmin ve cesaretin adresi Hz. Ali dört kişililik halleri ile dehşet ve aldatıcı cazibe elbisesi ile ehli dünyaya, kafire karşı adeta 4444 olduklarını gösteriyorlardı.Mekkenin Fethi için Medineden hareket 1 Ocak olup fetih günü de Mekke’nin Fethi 11 Ocak’tır.

Mekke'nin Fethine kadar her hadise ayrı değerlendirilmeli ve Mekke'nin Fethi iyi okunmalıdır.

Mekkenin Fethi Mübarektir, Muazzezdir, Temizdir, Taltiftir, Onurdur, İkramdır,  Galibiyettir, Müjdelerle doludur...

Mekke'nin Fethi putların yıkılıp parçalandığı, ihtişamlı makamların, gösterişli bilumum dünya mallarının ve menfaatlerin iflas ettiği bir yok oluştur.

Diğer yandan türününün son örneklwri de olsa sayının ne önemi var dercesine Uhut'ta savaş mahallini terk etmeyenlerin taltifi ve hak ettiği her iki cihana yönelik ecridir.

Mekke'nin Fethi ile Bilali Habeşle bir başka olan Allahu Ekber nidalarıyla dünyaya tokat vurularak ta günümüze kadar gelen ezanın kulaktan kalbe gelen sırrın hayatı anlamlandırması ve 15 Temmuzda camilerdeki istinadımızdır.

Mekke'nin Fethi, terk edilen vatana dönüştür, sılanın sona ermesidir, zulmün belinin kırılmasıdır, kazanmadır, galibiyettir, yeni sayfaların açılmasıdır.

Mekkenin Fethinde İslamiyetin doğumundan ta o güne kadar yaşananlar vardır ve bu yaşananlar Arap Yarımadası ile de sınırlı değildir.

Tarih, Siyer-İslam Tarihi çok ama çok iyi okunmalıdır. Yahudiler, Hıristiyanlar tarihi kendilerine göre okuduklarından kinlenip Müslümanlara saldırıyorlar.

Çok şükür bizde de az da olsa tarih iyi okunmaya çalışılıyor.

Kim ne derse desin tarih tekerrürden ibarettir.

Şu anda herkes kendi aleminde yoğun  bir şekilde Uhud'u yaşıyor. Inşaallah Uhud'u kazandığımızda Hayber'in Fethi de tekerrür edecek, Hicretimizi geniş anlamıyla yerine getirdiğimizde de Mekke'nin Fethi inşaallah tekerrür ederek gönüllerin de fethi ile tarih tekerrür ederek Mekke gibi yeni fetihler başlayacaktır. Mesele bu yolda asker olabilmektir.

 Türkiye ve İslam Alemi inşaallah fetihlerle, Mekke'nin Fethinin arefesine doğru yürümektedir. Allah kime dost olursa kimden ve neden korksun ki!

İslamiyetin inzalinden günümüze kadar gelenleri; başta Resulullah olmak üzere selam, rahmet ve dua ile yad ederek şefaatlerini de diliyoruz.

Mekke'nin Fethi bizlerde de yeni fetihlere nasip olsun, Mekke'nin Fethi kutlu olsun, o güzel mekanı ve beldeyi görmek ve hakkıyla hemhal olmak da nasip olsun.

Mekke'nin Fethi ve fetihler mübarek; yeniliklere, hayra, zafere başlangıç ve bugün yen bir gün olsun...

Bu köşe yazısı, Elazığ Haber - Günışığı Gazetesi - http://www.gunisigigazetesi.net sitesinden alınmıştır.