İNSAN HAYATI BU KADAR UCUZ MU?


Dünyada meydana gelen olayları gözlemlediğimizde yürek ürperten manzaralarla karşılaşıyoruz. Özellikle bölgemizde yaşananılan insanlık adına utanç veren, tüyleri diken diken eden cinsten. Mısırda, Irak zaten belli, son zamanlarda Suriyede olanlar bahsedildiğinde, izlendiğinde kelimeler anlatmaya kifayetsiz kalıyor. Çoluk, çocuk demeden, kadın-erkek ayırmaksızın; onlarca, yüzlerce, binlerce cana kıymak hiçbir dinde yeri olmayan bir mezalimdir. Ortadoğuda komşumuz olan ülkelerde daha yoğun olarak meydana gelen bu vahşeti günlerdir üzüntüyle, acıyla ve aynı zamanda hayretlerle izlemekteyiz. Sergilenmekte olan ve dünyanın gözü önünde cereyan eden bu savaş aylardır sürüyor. Sadece ağır silahların kullanılmadığı bu çatışmalarda, kimyasal silahların da devreye sokulması olayların hangi sürece geldiğini göstermektedir. Geçtiğimiz ay Suriyede iktidar güçlerince kendi halkına karşı kimyasal saldırı yapıldığı iddiası ve bu iddiayı kanıtlayan görüntülerin ortaya çıkması bu ülkedeki vehameti bir kez daha tüm dünyaya göstermiş oldu. Bu korkunç saldırıda hayatını kaybeden insanların görüntüleri, yakınlarını, çocuğunu, eşini, anne ve babasının cesetleri başında feryat edip inleyen Suriyelileri izledikçe duyulan büyük üzüntü insanlığımdan utandırdı biraz. Gülüp-oynaması, koşup eğlenmesi gerektiği yaşta hiçbir şeyden habersiz masum, onlarca çocuk katledilmiş minicik cansız vücutları dizi dizi yatırılmış defnedilmeyi bekliyor. Tahammül sınırlarının tavan yaptığı manzara. Buna karşın olayları ciddiyetsiz ve duyarsız bir şekilde izleyen, sözde “Birleşmiş Milletler” denen aciz bir kurum. Ne yaptığı, ne ettiği belli olmayan, yandaşı ve çıkarı olan bir ülkenin bir askerine zarar gelse kükreyen ama bu tarafta her gün yüzlerce masum insanın hayatını kaybettiği bir çatışmaya kılını dahi kıpırdatmayan uluslararası bir dernek! Yakın tarihimizde, Balkanlarda, Avrupanın bazı bölgelerinde yaşanan olaylara koyulan tepki ve uygulanan tavırların hiç benzerini göremediğimiz bir Ortadoğu. Orada yaşayanlar insan da burada yaşayanlar ne acaba? Oradakiler çocuk, bebek de, buradakilere ne demek lazım? Dünyanın bu umursamazlığı niçin? Müdahale etmesi gereken, bu acılara dur demesi gereken, insan hayatının böyle ucuz olmadığına karar vermesi gerekenler neyi bekliyorlar? Özellikle kimyasal silah kullanarak büyük bir insanlık suçunun işlendiği Suriyedeki bu duruma kim ne zaman dur diyecek? Bazılarının, değil bu silahı kullanmak böyle bir olayın telaffuz edilmesinin bile ne kadar tehlikeli olduğunu anlamasını kim sağlayacak? Binlerce kilometre uzakta olan pek çok devlet için bu olay çok önemli olmayabilir. Onları çok ilgilendirmeyebilir de ama iç savaşta kullanılan birkaç merminin topraklarımıza düşmesini bile yaşadığımız için bizi çok ama çok ilgilendirmektedir. Bu gelişmelerden fazlasıyla etkilenen birinci ülke Türkiyedir. Suriyedeki olumsuz gidişin, yaşanan iç savaşın bir an önce sona erdirilip huzurun sağlanması Türkiye için çok önemlidir. Bundan önemlisi bir an evvel çoluk, çocuk, kadın, erkek, genç, yaşlı demeden canı tehlikede olan insanların can güvenliği sağlanmalı, her ne şekilde olursa olsun, iç barışın Suriyede mutlaka tesis edilmesi gerekmektedir.
 
 
NOT: Süper Lige iyi bir başlangıç yapamayıp, sonraki haftalarda toparlanan ve oynadığı beş maçta aldığı yedi puanla orta sıralarda yer bulan Elazığsporumuzun daha iyi yerlerde olmasını arzu ediyoruz. Bu işin şakası olmaz diyor, önümüzdeki maçlarda başarısının artarak sürmesini diliyoruz.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
19Oca
11Kas

BU İŞİN ŞAKASI YOK...

04Ağs

MARKA MARKA DEDİKLERİ...

03May

ZOR BİR SEÇİM GEÇİRDİK...

19Mar
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.