Kendimiz olalım


Biz niye ısrarla başkasına benzemek istiyoruz!
150 yılın bu ısrarlı özentisinin sebebi nedir?
Yüzümüzü ve yüreğimizi Kur’an’a dönderelim!
Kur’an ne diyor?
 “Ey iman edenler! Eğer kendilerine kitap verilenlerden bir fırkaya uyarsanız,
İmanınızdan sonra sizi, kâfirler olarak (küfre) geri döndürürler” (Ali İmran, 100)
Öncelikle, ‘kendimiz…’ olalım’
Kendi değerlerimize bütünüyle sahip çıkalım.
Kur’an bizleri ikaz ediyor…
“Ey iman edenler! Eğer inkâr edenlere uyarsanız, 
Sizi ökçeleriniz üzerinde geriye (küfre) döndürürlerde,
 Hüsrana uğrayanlar olursunuz”  (Ali İmran, 149)
Bir başkasına uymak,  ‘ona benzemektir!’
Bin yıl İslam’a bayraktarlık yapmış olan bir milletiz…
Çok zengin bir tarihimiz, kültürümüz, devlet geleneğimiz,
Çok zengin bir edebiyatımız, musikimiz, örfümüz, âdetimiz,
Destanlarımız, efsanelerimiz, masallarımız vs var!
Bu milleti kuşatan en büyük tehlike,  “kültür emperyalizmidir!”
Bir kelime bile, ‘kendi kültürüyle birlikte…’ o topluma girer!
Dil, örf, ananeler, gelenekler; ‘o kadar önemlidir ki!’
İnancımızda, o değerler etrafında bütünleşmemizi istiyor!
“Millet Olma!” sosyal bir realitedir!
O sosyal realitenin, ‘manevi elbisesi…’ ve ‘koruyucu zırhı…’
Yüce dinimiz, İslamiyettir…
***        ***
İnancımız kendi içinizde,  “aksaçlı- bilge kişiler…” 
“Takva sahibi-kâmil insanlar…” olmalıdır, buyuruyor
“içinizden, hayra davet eden veiyiliği emredip kötülükten yasaklayan,
 Bir topluluk bulunsun (Ali İmran 104)
İnancımız bizlere birbirimizle olan ilişkilerimizi de öğretiyor;
“Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın
 Ve parçalanmayın” (Ali İmran 103)
Mutlaka, kendi içimizde, ‘istişare…’ 
Ortak bir akılda, ortak bir kanaatte birleşme…
 “Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra,
 Parçalanıp ihtilafa düşenler (Yahudi ve Hıristiyanlar) gibi olmayın” (Ali İmran 105)
Ayetler o kadar sarih ve açık bir şekilde bizleri uyarıyor ki,
Öyle dersler veriyor ki, ‘bir yürek ve bir irade…’ olmanın anahtarı!
***        ***
Elbette milletler ailesi içerisinde yerimizi alacağız…
Ama nasıl, “hak, hukuk ve adaleti…” koruyarak!
Elbette, siyasi ilişkilerde, ‘kırmızı çizgilerimiz…’ olacaktır
 “Ey iman edenler Sizden olmayanları sırdaş edinmeyin” (Ali, İmran, 118)
Neden ve Niçin sorusuna, Kur’an bizlere cevap veriyor;
 “İşte siz öyle kimselersiniz ki onları seversiniz…” (Ali İmran, 119)
 “Eğer size bir iyilik dokunursa (bu) onları üzer…” Ali İmran, 120)
Bir Müslüman’ın kimliğinde neler vardır?
“Sevgi, saygı, şefkat, merhamet, hak, hukuk, adalet, iyilikler…”
Müslüman Kimliğinde, 
“samimiyet, doğruluk, dürüstlük, güvenilir olma…” 
Bu bakış açısında, ‘insanı yaşatma örfünü…’ görebilirsiniz!
Selçuklu ve Osmanlı Coğrafyasına şöyle bir göz attınız mı?
O coğrafya,  “mazlumların sığınağı…” oldu!
Zalimin zulmünden kaçan Hıristiyanı da, Yahudisi de,
O adil coğrafyaya sığındılar!
Tarih bunun birçok örnekleriyle doludur…
1699 yılı sonrası, “Osmanlının duraklama-gerileme ve yıkılış dönemi”
Bu milletin, şefkat nazarlarının üzerine ‘öfke bulutları…’ düşecektir!
Beş asır, “Sulh, huzur, güven, istikrar coğrafyası…”
Gözyaşı ve kan gölüne dönüşecektir!
Günümüzde, ‘Ortadoğu Coğrafyasının…’ içerisine düştüğü durum!
Tamamen, ‘içler acısı…’ 
Filistin mi dersiniz,
Suriye’mi dersiniz,
Yukarı Karabağ mı dersiniz, 
Doğu Türkistan mı dersiniz,
Batı Trakya mı dersiniz,
Kırım ve Kerkük mü dersiniz…
Bütün bunlara rağmen Kur’an ne buyuruyor?
 “Gevşemeyin-üzülmeyin! Eğer (gerçekten) mü’min kimseler iseniz,
En üstün olanlar sizsiniz” (Ali İmran, 139)
Gevşeme, çözülme, korku, endişe, hiçbiri olmayacak!
Asıl endişemiz ne olabilir?
 “Onlar ki müminleri bırakıp da, kâfirleri dostlar edinirler
İzzeti (şeref ve üstünlüğü) onların yanında mı arıyorlar?
Hiç şüphesiz ki izzet tamamen Allah’a aiddir” (Nisa, 139)
Müslüman, Müslüman’ın, ‘velisidir-dostudur!’
Ayet, “Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dostlar edinmeyin!
Kendi aleyhinizde Allah’a apaçık bir delil kılmak ister misiniz?” (Nisa, 144)
Kur’an buyuruyor, ‘onlar bizim dostumuz…’ olamazlar;
 “Dinlerine tabi olmadıkça, ne Yahudiler, nede Hıristiyanlar,
Senden asla hoşnut olmayacaklardır.” (Bakara, 120)
Elbette ki, ‘yerküresinde…’ barışı, güveni, adalet, istikrarı isteyeceğiz!
Bunun mücadelesini birlikte vereceğiz!
O mücadeleyi verirken de, “güçlü bir irade…” ortaya koyacağız
Bu milletin en büyük düşmanı,  ‘kendi içimizdeki zaaflarımız’
O zaaflar, ‘istikrarsızlığı da…’ beraberinde getirir.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Haz

Sağduyu Kazandı

25Haz
24Haz

Elazığ Basın Ve Sanat Hayatında

22Haz

Okulum Nerede

21Haz

Öncelikler

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.