BARIŞ MANÇO’YU ANARKEN


Barış Manço, ülkemizin değerler sistemine bir artı değer daha katabilmeyi ve halkımızın mayasına karışabilmeyi başardı.

Bir marka, bir firma ve bir ekol olarak silinmez izler bıraktı kültür haritamızda.

Müziğini bir “enstrüman” olarak kullandı. Çünkü, söyleyecek sözü, aktaracak mesajları vardı. Dış dünyayı anlamaya, varoluşun sırrına ulaşarak olgunlaşmaya ve olgunlaştırmaya yönelikti mesajları.

O’na göre, bir sanatçının işlevi, kimliğinden daha önemliydi. Gerçek sanatçı, sanatına idealizm penceresinden bakabilen ve ideal bir örnek sunabilendi. İnsanlığa ve evrendeki kardeşliğin sağlanmasına hizmet edendi. Dünya’nın bir okul olduğu bilinciyle davranan; yaşamın öğretisinden sürekli yararlanarak iyiye, güzele, doğruya, gerçeğe yönelen ve yöneltendi.

Cumhuriyet’imizin ilk dalyasını, yaklaşık yarım yüzyıl öncesinden ve “2023” adlı eseriyle kutlamış öngörülü bir üreticiydi O. “Türkiyeseverlik” ortak paydasında buluşturmuştu tüm dinleyenlerini. Ayaklarını kendi toprağına basan, sırtını Anadolu ve Avrasya kültür birikimine yaslayan; fakat çağdaş ve evrensel ölçütleri yakalamaktan da bir an olsun uzak durmayan bir müzik, hatta kültür adamıydı.
 
“Gökkuşağı” misali, tüm renkleri bulabilirdiniz O’nun müzikal kimliğinde. Pir Sultan’ı da, Eyüp Sultan’ı da kucaklayan geniş yelpazeli bir gönül ve düşünce yapısına sahipti.

Günümüzde, cüceleri yüceleştiren, yüceleri de cüceleştirmeye uğraşan sahteci medya düzeni, halkla inatlaşma temeline oturtulmuşken; halkın sesi olanlar, ya haksız rekabet giyotinine yatırılmış, ya da çeşitli komplolarla sindirilip engellenmişken, O’nu sonsuzluğa onbinlerin uğurlamış olması, toplumsal bir tepki değildi de neydi?

Ülkemizde düzeysizliğin hem “yaygın”laştırılmak, hem de “saygın”laştırılmak istendiği ve bir akıl tutulması sürecinin yaşandığı bugünlerde, “Barış Ağabey”i daha iyi anlıyoruz.

Fast-food müziklerle kulak kirliliğine yol açılırken; mafyalaşmış sermayenin koloni medyası, bunların video-kliplerini ve müzik albümlerini “sürekli tekrar yöntemi”yle milyonlarca insanımıza ezberletirken, O’nu daha çok anıyor, daha fazla arıyoruz.

Evet, halkın yalnızlığı tehlikelidir. Hele tuz da kokmuşsa! Fakat bizim insanımız avaz avaz susmaya başlamışsa, yakında yalnızca o konuşacak ve Barış Manço asla ölmeyecek demektir...

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Kas

BU ADAM BENİM BABAM

31Mar
25Haz

ÖLÜM YOK OLMAK DEĞİLDİR

23Haz

EŞİME MEKTUP 23/06/2009

28Kas

Ortak Kimlik Belgemiz: 28/11/2008

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.