CENNET KOKUSU


                                                                  CENNET KOKUSU                  

  
             Dogdugu topraklara sigmamis ve hayalindeki sehire tasinmisti.Mutluydu hem de deliler gibi.Kesfedecek o kadar cok sey vardi ki burada.Insanlar ustune ustune yuruyormus gibi hissetse de o yine korkmadan yoluna devam ediyordu.Kendi kendine soyle dedi:Iste hayalimdeki yasam bu...Ozgur bir ruh,ozgur bir sehir ve ozgur bir hayat…
 
             Butun sokaklarini tek tek kesfetmek istiyordu.Sehrin kokusunu icine cekerek ozgurlugunun tadini cikarmaliydi.Is hayatintan firsat buldugu her ani bu kesiflerle gecirmeliydi.Yeni arkadaslar edinip yeni ufuklara acilmaliydi.Yenilenmeliydi kisacasi.Kendini dunyanin simdi bir parcasi olarak goruyordu,baska  ne isteyebilirdi ki! Kendine yetebiliyordu.Onun yerinde olmak isteyen kimbilir kac kisi vardi bu hayatta…Bunlari dusundukce mutluluk sarhosu oluyordu…
 
              Sevdigi sehirde kaldigi sure boyunca cok kosturdu,cok dustu,cok kalkti.Her seferinde yeni bir arayisla hizini kesmeden ilerlemeye calisti.Yoruldugunu hissedemiyordu.Yipraniyordu bu yolculukta ve o yeniden denize para atiyordu,bir an once sehrine geri donmek icin.Tatil donuslerinde kosa kosa evinin yolunu tutuyordu.Istiklal’de kucuk bir tur ve birkac atistismaligin ardindan evinde olmanin mutlulugu sariyordu dort bir yanini. Insanin evi gibisi yoktu gercekten. Ve bir yuvasi olmaliydi insanin…
 
             Yipratiyordu sevdigi sehir ama farkinda degildi…Birseyler mi eksikti? Adini koyamiyordu, bulamiyordu ne oldugunu.Bir yerlerde ona ait bir sey vardi ama neydi?Ona sahip olacagini hissediyordu ancak, ne oldugunu bilemiyordu.Onu ariyordu…Ne yeni bir is,ne yeni bir arkadas,ne yeni bir yer.Hicbiri degildi,puzzle’in parcalari gibi tamamlanmaliydi. Onu bulmaliydi ama nasil?
 
            Yillar sonra sevdigi sehri terketti ve baska bir yerde yasamaya karar verdi.Ici burkuldu,ihanet etmis gibi hissetti ama gitmeliydi.Icindeki ses ona bunu soyluyordu. Belki  aradigini gidecegi yerde bulabilirdi.Denemeliydi en azindan…
           Ve birgun aniden cikip gitti…Gittigi yerde ne bir sokak kesfetti,ne yeni bir is edindi ne de yenilendi.Sakin ve kalabaligin olmadigi bir yerde sadece doganin sesini dinleyerek gecirdi gunlerini.Hala ona ait olani bekliyordu. Yaradan’a dua ediyor ve onu diliyordu.Saglikli ve hayirli olsun diyordu.Dilinde hep ayni duayla uyuyordu.Sonra bir gun bir mucize oldu ve ona sahip oldugunu ogrendi.Inanamadi,icine garip bir his doldu.Bu daha once yasadigi seylere benzemiyordu.Aradigim sey gercekten bu muydu? dedi kendi kendine.Onu bagrina basmadan bilemeyecekti.Bir Cuma gunu bekledigi geldi…Iste kucagindaydi,iste tam da gozlerinin icine bakiyordu.Sesi dunyanin en guzel sesiydi.Kokusu tarif edilemezdi.Kokladi yavrusunu,icine cekti...Mis gibi…Ellerini tuttu,ona dokundu.Gozlerinden yaslar bosandi,kendine neler oluyordu…Duygularini hicbir sekilde anlatamazdi…
         Onlar sadece gozleriyle konustular…Ve simdi anliyordu,bunca yil bekledigi kollarindaydi.Ihtiyacim olan senmissin dedi.Yeniden gozyaslarina boguldu ve dudaklarindan su kelimeler dokuldu.Hosgeldin bebegim, hosgeldin sehrime, hosgeldin Helin’im…Ben bir anneyim artik,ben senin annenim bebegim…
        Kokusunda cennetin kokusunu buldugu bir yuvasi olmaliydi insanin…Allah hic kimseyi evladindan ayirmasin…Yeni sehrimde, yeniden gorusmek dilegiyle dostlar…
 
 
                                                                                      ” Evlat Kokusu, Cennet Kokusudur.”
                          Hz.Muhammed (S.A.V.)
 
 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
07Ağs

Yeni bir şehir inşa ediyorum

31Ara

YENİLENME ZAMANI

22Kas

ÇOCUKLARA DOKUNMAYIN

19May

CENNET KOKUSU

06Nis

PENCERENİ KONTROL ET

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.