YOLLAR YOLCULUKLAR


Uzun bir yolculuğun ardından nihayet İstanbul Atatürk Havalimanına iniyoruz.Newyork-İstanbul uçağı sorunsuz iniş yapıyor çok şükür.Pasaport kontrolunun ardından hızlıca bagaj bölümüne geçiyorum.Dıs hatlardan acilen iç hatlara geçmem gerekiyor.Uçak rötarlı kalktıgından  tahmin ettiğimden daha geç bir saatte İstanbul’a inebiliyoruz. Valizlerimi beklerken hala panik haldeyim. Nihayet ağır valizlerimi kibar bir yolcunun yardımıyla dönen bantlardan indirebiliyorum. Şimdi valizleri taşımak için bir araca ihtiyacım var. Neyseki cüzdanımda bozuk bir lira buluyorum ve araçlardan birine güçlükle bavullarımı yerleştiriyorum. Bavullarımı taşıdığım araç ittikçe ağılaşıyor ve ben Elazığ uçağına yetişmek için büyük bir efor sarfediyorum. Sonunda iç hatlardayım ve bilet kontrolü için sıraya giriyorum. İlk sürprizim bavulumdaki fazla kilolar oluyor. Cezasını ödemek için yine büyük bir hızla başka bir görevlinin yanına gidiyorum, eyvah kimliğim önceki görevlide kaldi diye hayıflanırken neyse ki bir sıkıntı yaşamıyorum. Bu arada çevremdeki insanların Türkçe konuşması ne güzel diyorum. İngilizceye şartlanmış olduğunuzdan İngilizce konuşacakmışım hissine kapılıyorum ama değil.İnsanın kendi dilinde kendini ifade edebilmesi ne güzel.

       Bavullarım alınıyor ve ben Elazığ uçağı için kapıma doğru yol alıyorum. Çok fazla beklemeden bilet kontrolü yapılıyor ve uçağa giden otobüse doğru yöneliyorum. Çoluk  çocuk genç yaşlı hepsinde bir telaş. İnsanları izlerken yanımdaki genç kız telefondaki arkadaşına yüksek sesle etrafı izlettirdiğine şahit oluyorum. Tüm otobüs genç kızı dinliyoruz. Bu sohbete istemeden kulak misafiri olduğumuz için biraz sıkıntı duyuyorum ama yapacak bir şey yok. Sohbet hala sürerken otobüsümüz duruyor ve uçağa binmek için büyük bir kalabalık adeta yarışıyor. Sonunda uçaktayız ve koltuğuma bir oh çekerek oturuyorum.Koltuğumun cam kenarı olmasına seviniyorum. Aileme olan özlemim artıyor artıyor. Bu arada o kadar yorgunum ki gözkapaklarıma hakim olamıyorum. Uyandığımda yanımdaki yolcuyla burun buruna olduğumu farkediyorum. Hay Allah’ım neye bakıyor acaba diye düşünürken aşağıda sadece dağların olduğunu görüyorum. Rahatsız olduğumu fark ettirmeye çalışsam da nafile. Burnumun dibinde hala ve diyecek bir şey bulamıyorum sadece iç çekmekle yetiniyorum. Bir an önce inebilseydik diyorum. Bir süre bu ızdırap devam ediyor ve nihayet uçak iniş yapıyor. Aynı kalabalık yine yarışırcasına uçaktan inmeye çalışıyor anonslar boşuna sanki.Uçaktan inerken sıcacık bir hava yüzüme doğru vuruyor. Bu ne sıcak, tıpkı annemlerin anlattığı gibi nefes alınmıyor. Ancak, benim için  önemli değil yeter ki aileme kavuşayım.  Bavullarımı alıyorum sonunda ve hızla dışarıya doğru ilerliyorum. Babam beni bekliyor. İşte karşımda. Babama hasretle sarılıyorum. Hasret gıderıyoruz ve eve doğru yola çıkıyoruz. Eve kavuştum nihayet kapıda annem kardeşlerim hepsini ne kadar özlemişim. Sarılmak yetmiyor,özlemim ne kadar da çokmuş. Allah kimseyi sevdiklerinden ayırmasın diyorum.

      Ülkemdeyim ve bence dünyanın en güzel yeri.Nerede olursanız olun, ne yaparsanız yapın, sevdiklerinizle birlikte olduğunuz anlar herşeyden daha önemli ve güzel. Hayat bizleri başka yerlerde olmak durumunda bıraksa dahi bu ayrılılıkların uzun sürmemesini diliyorum. Hayatı bize sevdiren sevdiklerimizin sevgisi ve desteği çünkü. Sevdiklerinizle nice mutlu yıllara dostlar.

 

        

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
07Ağs

Yeni bir şehir inşa ediyorum

31Ara

YENİLENME ZAMANI

22Kas

ÇOCUKLARA DOKUNMAYIN

19May

CENNET KOKUSU

06Nis

PENCERENİ KONTROL ET

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.