SİZ ZATEN ÇUKUR'A DÜŞMÜŞSÜNÜZ!!!


 Cumartesi günü televizyondan Elazığspor-Denizlispor maçını izleyip köşe yazısı için notlar alıyordum.
Artık maçın son anları oynanırken aldığımız notları düzenliyordum ki biranda  telefona son dakika haberi geldi. Suriye'de helikopterimiz düşürüldü. Bu haberi gördükten sonra bir türlü kendimi toparlayıpta  köşe yazısını tamamlayamadım...
Yazıyı artık akşam bitirir düşüncesiyle gerek sanal ortamda gerekse televizyonda tamamen haberlere odaklandım.  Fakat akşam saatleri olduğunda da peş peşe gelen acı haberlerle artık ne maç umrumday dı nede yazı. Evet yarım günde tam 11 evladımız şehit olmuştu.
Bu hiç beklemediğimiz bir durumdu ve Ülkemizin bir kısmını derin üzüntüye boğdu hatta kahretti. Burda asıl kahredici durum ise ülkemizin diğer kısmı. Bu ülkenin geleceği için güvenlik güçlerimiz canlarını seve seve feda ederken  bazıları ise hiç birşey umrunda değil gibi hayatını devam ettiriyor...
Eğlence mekanları dolup taşıyor. Televizyonların ÇUKUR'U ,SURVİVOR'U bilmem neyi var.
Eyyy vicdansızlar...
Eyyy milliyetsizler...
Hiç mi içiniz sızlamıyor hiç mi insanlık kalmadı sizler de...
Tek suç sizlerde değil...
Sizlerin bu ahlak ve kültür düşmanı programları izlemeniz için katkı sağlayanlarda çok suçlu. Vicdanlarınızda  insanlığınızda Çoktan ÇUKUR'a düşmüş...
Bu konuda  söyleyecek çok sözümüz var. İnşallah başka yazımızda bunları sizinle açıkca paylaşacağım...
Şimdi gelelim iki günde zor toparladığım maçla ilgili düşüncelerimize...
Geçen hafta ki Ankaragücü maçı sonrası Kanal Fırat televizyonunda  Zülfü Bal'ın sabah programına katılarak Elazığspor ve güncel konularla ilgili düşüncelerimizi paylaştık...
Programda şöyle bir ifade kullandım. Elazığspor maç seçiyor ve teknik direktörde benim için soru işareti. Bu sezon iyi takımlarla oynadığımız maçların hepsinde sahada coşkulu arzulu, hırslı bir Elazığspor varken diğer takımlarla oynadığımız maçlarda ise adına yakışmayan bir Elazığspor var sahada...
Tek tek yazmaya gerek yok maçları bir hatırlayın bizlere hak vereceksiniz...
Ankara deplasmanından sonra seyircisin karşısına çıkan bordo beyazlılarda özellikle ilk yarıda o maçtan eser yoktu.
Koca 45 dakika da ligde kalma mücadelesi veren takım karşısında uzaktan atılan iki şut haricinde pozisyonumuz dahi yok. Bunun en büyük nedeni özellikle Tom- Tatos ikilisi sorumluluk almaktan kaçınmaları oldu. İkinci yarıda Hora- Halil İbrahim değişikliği Elazığspor'un daha çok rakip sahada oynamasını sağladı ve Tom'un adrese teslim ortasına çok iyi yükselip vuran Diarra maçın tek golünü attı. Bu dakikadan sonra konuk takım savunmasında açıklar verdi fakat çok net pozisyonlar yakalayan Bordo Beyazlı isimler  laubalilikten ve bencillikten dolayı golleri kaçırdılar ve karşılaşma da 1-0 bitti...
Yani Denizlispor  maçı 3 puan olarak iyi ama oyun olarak sıkıntılı geçti...
Rakibinde değerlendiremediği pozisyonlar vardı ki bunların çoğu savunmamazın hatalarından kaynaklanan pozisyonlardı...
Şimdi teknik direktör için neden soru işaretlerimiz var onları belirtelim...
Elinde Serkan ve Adem varken asıl mevkisi stoper olan ve fizik kondisyon olarak tam hazır olmayan Orhan Şam ile neden başladın. Elazığspor'un ilk olarak kadroya kattığı isim olan ve yaklaşık bir aydır takımla birlikte olan santrafor diye aldığımız Hora'yı sol açıkta oynatmak hangi aklın ürünü? 
Hadi o mevkide oynattığında verimli alamadığını gördün, doğru olan çıkarmak mı yoksa Halil İbrahim'i orta sahadan veya savunmadan biriyle değişip Hora'yı ilerde Diarra ile birlikte çift santrafor olarak mı oynatmak doğruydu?
 Çünkü rakibe ilerde daha çok baskı uygularsan hem savunma anlamında hemde pozisyon üretme anlamında daha doğru işler yaparsın.
 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
16May
24Nis
16Nis
11Nis
03Nis
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.