Çok Sonrasını Düşünmek


Sizleri bilmem ama ben hep merak etmişimdir. Niçin hayatının sonlarına yaklaşmış bir astronot, bir bilim insanı, çok zengin bir iş adamı, bir üretici geri kalan hayatını en güzel şekilde zevk ve eğlence içerisinde yaşıyor olabilirken hala hiç durmaksızın gecesini gündüzüne katarak çalışmasına devam etmektedir.
Maalesef hepimiz küçüklüğümüzden beri şu sözü hep duymuşuzdur. ‘Kefenin cebi yok’  veya ‘çalış çalış nereye kadar’
Bana sorarsanız doğrusu ben kefenin cebinin olduğuna inananlardanım.  Çünkü bıraktığımız her maddi değer bizden sonraki kuşaklara yani çocuklarımıza yurttaşlarımıza geçmekte ve onlar tarafından kullanılıp fayda sağlanmaktadır.
Bizler hayatı kendimizle sınırlı gördüğümüz için kendi yok oluşumuzla birlikte bizden sonraki dünya yaşamın nasıl olacağına dair daha doğrusu bizden sonraki dünya yaşamının iyi veya kötü olmasının bir anlamı olmadığı gibi bir yanılgı içerisindeyiz.
Bu yüzdendir ki;
Şu çocuğumun düğününü de veya şu torunumun düğününü de görseydim, şu borcumu da bitirseydim, şu arabamı da alsaydım gibi sözler toplumumuz tarafından sık sık kullanılmaktadır.
Anlayacağınız bizim bakış açımız yalnız ve yalnızca çok kısa bir zaman dilimi ile sınırlıdır.
Peki yukarda belirttiğim yaşamının sonlarına gelmiş hala gece gündüz durmadan çalışan insanların düşüncesi nedir?
İşte onlar en az beş yüzyıl sonrasını düşünenlerdir.
 Bugün uzayda araştırmalarını hiç hız kaybetmeden sürdürenler bilmektedir ki bir üç yüz yıl sonra dünyadaki yer altı ve yer üstü kaynakları tükenecektir. Bundan sonra insanlığın uzayda farklı bir gezegene taşınabileceği üzerinde çalışmaktadırlar.
Bugün aynı şekilde bilim insanları bundan yüzyıllar sonra insanların artık hastalanıp ölmemesi için yeni tedavi yöntemleri ve ilaçlar geliştirerek insanlık yaşamına değer katmak için uğraş vermektedirler.
Bugün onca variyete sahip iş adamları kendilerinden sonraki kuşakların da işsiz kalmaması ve ekmeğini kazanması için ha bire durmadan yeni yatırımlar yapmaktadırlar.
Bu yüzdendir kendim de insanlığın kendisinden çok sonrasını düşünerek çalışmasını ve çaba sarf etmesini isteyenlerdenim.
Öyle bir çalışma azmi öyle bir adalet sistemi, öyle bir hoşgörü iklimi oluşturmalıyız ki kendimizden sonraki kuşaklardan bunda istifade etsin.
İnanın bugün çözemediğimiz sorunlar bizden sonraki kuşakları da kat be kat etkileyecektir.
Şunu asla unutmayınız ki, şu an içinde yaşadığınız bu rahat hayat koşulları eğer torunlarınızın torunlarına da yansımıyorsa bunun hiç anlamı yoktur.
Daha doğrusu eğer torunlarınızın torunları sizlerden daha rahat bir yaşam yaşayamıyorlarsa sizin yaşadığınız rahatlığın da bir anlamı yoktur.
Şöyle bir düşünün.
Bugün bir ilahi güç kalkıp bize siz öldükten bir üç yüzyıl sonra sizleri bir yirmi dakikalığına tekrar canlandırıp kendi soyunuzun yaşadıklarını göstereceğiz derse ne düşünürdünüz.
Nasıl bir nesil görmek isterdiniz.
Bugün hanginiz üç yüzyıl önceki Leyla’nın dedesi olmak isterdi?
Tabi ki hiçbiriniz.
Güzel bir dünya ancak çok sonrasını düşünenlerin omuzunda yükselecektir. 
 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
22Tem

Çok Sonrasını Düşünmek

25Haz

Nemrut’un Oduncuları

18Haz

Köklerimiz ve Ahlat Ağacı

30Nis

Aristidis kompleksi

27Mar

ÖZGÜVENDEN YOKSUN OLMAK’

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.