AFRİN ZAFERİ


18 Mart, cumhuriyet tarihimiz açısından çok önemli. Geçmişte milletimizi Çanakkale destanıyla ödüllendirmişti. Şimdi de Afrin zaferiyle. Allah mübarek etsin.

Tabi her nimetin bir külfeti vardır elbet. 58 günlük sefer esnasında 46 şehit verdik. ÖSO’nun kayıplarını tam olarak bilmiyoruz ama önemli bedel ödediğimiz açık. Fakat sonucun zaferle bitmesi, yaralarımızı saracak önemli bir kazanım olsa gerek.

Dost düşman şunu gördü ki Türk milleti, medeni sanılan Batılılardan çok daha medeni. Şehirleri yıkan, sivilleri öldüren… emperyalistlerden çok daha uygar. Bir onların aldıkları yerlere bakın bir bizim aldığımız yerlere. Kaliteyi görün. Görün ama kötü niyetlilerin gözlerinin kör olduğunu da bilin. Suriye'deki manzarayı seyredenlerden bazılarının ciyakladığına, sonucu nasıl tersine çevirebiliriz’in hesabını yaptıklarına şahit olun.

Bahsi geçenlerin Afrin’i bombalamamızı dört gözle beklediğini az çok biliyorduk. Fakat umdukları çıkmadı. Temennileri tutmadı. Afrin, olduğu gibi kaldı. Aksi halde hem kendi paslarını örteceklerdi hem bizi yerden yere vuracaklardı. Ama gene de endişe ediyor, beyler. Türkiye’de dört milyon Suriyelinin ne yiyip ne içtiğini nedense merak etmiyorlar.

İngiliz gazetesi Guardian, YPG’nin gerilla savaşı yapacağından bahsetmesi, PKK’yı kırk senedir başımıza saranların tek arzusu. Onları anladık da ya şu Barzani’yi… Afrin düştü diye üç gün yas tutacakmış. Avrupa’da göbeğini kaşıyan Salih Müslim: “Geri çekilmek, savaşı kaybetmek anlamına gelmez. Kürt halkı soykırım planlarına karşı kendini savunmaya devam edecektir…”  Bizdeki yandaşların ne söylediğine gelince… İnsanın aklı duruyor. Yeni acıların yaşanması için ABD, AB ve onların uşaklarıyla aynı şeyleri söylüyor.

İddiaları okuyunca yöre halk adına üzülüyor insan. Böylesine ikiyüzlü adamların, böylesi emperyalist ülkelerin hatırına ve uğruna nasıl yerinden, yurdundan olmayı göze alıyorlar? Nasıl ülkelerine ihanet ediyorlar? Nasıl çocuklarını dağa gönderiyorlar?.. 

İşte böylesi bir ortamda silahlı kuvvetlerimiz, medeni olduğu gösterdi. Şehirleri, köyleri yıkmadı. Eşyalarını yağmalamadı. Sivilleri öldürmedi. Dahası yayınladığı bildiri ile cihana insanlık dersi verdi: Harekât alanında bulunan dinî ve kültürel, tarihî eserler ve arkeolojik kalıntılar, sivil ve masum kişiler TSK’nin için dokunulmazdır.”  İşte bahsettiğim fark budur. Müzeleri, kütüphaneleri arkeolojik eserleri yağmalayan Batı, duysun da utansın.

Bir diğer insanî nokta, 18 Martta Antep’te Afrin’in kurtuluş kongresinin gerçekleşmesi oldu: Terör örgütü dışında bütün etnik guruplardan 100 delege çağrıldı. Kongre sözcüsü Hasan Şindi’nin açıklamasına göre şehrin yönetimi kongrede seçilen 30 kişilik “Yerel Kent Meclisine” verilecek. Asayiş için il merkezinde yerel polis gücü kurulacak…

Dikkat edilirse şehitlere armağan edilen bu zaferin neticesinde Afrinlilerin yüzü gülecek. Koca savaşın azabını çeken insanların yaralarını tümden sarmak tabii ki mümkün değildir. Ama iyi şeylerin olacağını duymak, yöre halkını umutlandıracaktır elbet.

Neticede bu zaferi bize hediye eden şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum. Emeği geçen komutanlarımıza ve siyasilerimize şükranlarımı sunuyorum.

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
01Haz

Abdullahpaşa hizmet bekliyor

19May

Kudüs yanıyor

12May

Yüz Bin İmza

28Nis

Baskın Seçim

21Nis

Suriye’de ne değişti?

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.