Baskın Seçim


Siyasi hayatımız, Bizans oyunlarıyla doldu. Siyasetçinin önünü tıkamak için insafsızca engeller çıkarıldı. Sormak lazım siyaset bu mudur? Siyasette her şey mubah mıdır?..
Politik hayatımıza yeni bir parti katıldı: İYİ Parti… Engellemek için dalavere üzerine dalavere çevirdiler. Durup dururken baskın seçim kararı aldılar, sonra da art arda hamlelerini yaptılar. Tutmayınca şaşkına döndüler, neler söylediler neler… El insaf ya hu…
Mahir Ünal: “Kılıçdaroğlu, siyasi bir onursuzluğa imza attı” derken yaptıklarını aklına getirmiyor. Arkada bıraktıkları çukur izlere göz atmıyor. CHP’yi savunmak bana düşmez ama ayak oyunlarını görünce kahroluyor insan. İttifak onursuzluksa bu yolu açan kim? Bizans oyununu başlatan kim?.. Bırakın kim seçime girerse girsin, boyunun öcüsünü alsın.  
Bekir Bozdağ; “Bu siyasi ahlaksızlığın en yeni ve en son örneğidir” derken aynaya neden bakmıyor? İYİ Partinin önüne engel çıkarmak ahlaklılık da onun direnmesi, kendini koruması neden siyasi ahlaksızlık sayılıyor? Ahlak kurallarını belirlemek size mi düştü?
Zeybekçi de karşı tarafı; “Türkiye’nin değişimine ayak uydurmasını hazmedemeyen, tekerine çomak sokmak isteyenler” olarak vasıflandırıyor. Güya onlar faizciymiş, güya İMF’ciymiş…” Yavuz hırsızın ev sahibini bastırması gibi bir şey. Dün kurulan bir partinin; faizci, İMF’cı olduğunu söylemek, hakça mıdır? İnanan tek ahmak, tek bunak var mıdır? “Kardeşim” deyip cumhurbaşkanı yaptığınız Gül’ün adaylığı söz konusu olunca; “vatana ihanet eden ve terör suçu işleyen Abdullah Gül, cumhurbaşkanı adayı olamaz” diyen sizden biri değil mi? Doğruysa neden şimdiye kadar sakladınız? Neden mahkemeye vermediniz?..
Seçimin gerekçelerini de anlayamadım. Birisi çıkıp da; “şimdiye kadar yaptığınız konuşmalara bakılırsa her şey yolunda. Kardeş kardeş götürüyordunuz. Sözünüzün üzerine söz koyan, izinizin üzerine toz konduran yoktu. Neden baskın seçime gittiniz? Devletin bütün kurumları ağzınıza bakıyor. Yarım saatte aldığınız karar, meclis tarafından itirazsız kabul ediliyor. Ülkenin bütün imkânlarını istediğiniz gibi kullanıyorsunuz. O zaman kimden kaçıyorsunuz, kimden korkuyorsunuz? Niye oyun yapıyorsunuz?..       İstedikleri olmayınca, palanları tutmayınca her türlü çirkefi atmaya, kahramanlık taslamaya başladılar.
Güzel de çözüm süreciyle PKK’yı şehirlere yerleştiren kim? 2013’te Diyarbakır toplu açılış töreninde Barzani ile Şivan Perver ile sahneye çıkıp kol kola giren kim? “Kürdistan” deyip efendilerin hatırına “TC” ibaresini tabelalardan çıkarmaya çalışan kim?.. Akil adamlar vasıtasıyla PKK ile barışmaya çalışan kim?... Ya da okyanus ötesine selam gönderen, gel de bu hasretlik bitsin diyen, ne istediniz de vermedik diyen kim?..  
Olup bitenler bana eski bir siyasetçinin dediklerini hatırlattı: Önce kriz çıkaracaksın. Sonra krizi çözüp “kahraman” olacaksın. Yapılanlar tıpatıp aynı. Çözüm süreciyle zirveye çıkardıkları PKK’yı vurarak, soru çalıp devlet kadrolarını doldurdukları FETÖ’cüleri hapse atarak aferin almaya çalışıyorlar. Yaptıklarından dolayı kahramanlık taslamıyorlar.   
İyi bilinmeli ki zamanı durdurmak, dünyayı tersine döndürmek imkânsız. Dolap çevirme, yalan söyleme gereksiz. Demokrasiye inanıyorsak sonucuna katlanmak zorundayız.  

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
01Haz

Abdullahpaşa hizmet bekliyor

19May

Kudüs yanıyor

12May

Yüz Bin İmza

28Nis

Baskın Seçim

21Nis

Suriye’de ne değişti?

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.