Gürsel Erol’dan Ziyaret


Geçen Cuma günü Sayın Gürsel Erol, İYİ Partiyi ziyaret etti. Yanındaki heyetle birlikte gelen Elazığ CHP milletvekili, seçilmesi dolayısıyla herkese teşekkürlerini iletti.
Şu kadarını söylemek gerekir ki kendi temsilcisini çıkaramadığı için İYİ Partililer üzgündü, bezgindi.  Moralleri bozuktu, gönülleri kırıktı. Çünkü bir vekil çıkaracak oya sahip milliyetçi ve ülkücü kesim, bölündüğü için hüsrana uğramıştı. Yarı oyları CHP’ye, diğer yarısı AKP’ye gitmişti. Onlar gülerken bize hüsranı düşmüş, sen ben kavgasını başlatmıştı.
Şu kadar var ki demokrasilerde partiler kaybetse bile millet kazanmışsa maksat hâsıl olmuş demektir. Gürsel’in konuşmasında öne çıkan fikirlerden birisi buydu. Kendi ifadesiyle; “keşke Yavuz Bey de çıksaydı, keşke Oğuzhan Bey de çıksaydı yani çeşit fazlalaşsaydı şehrimiz açısından mükemmeli yakalamak kolaylaşırdı.” Temennisine katılmamak mümkün değildi. Ama milletin tercihini ve teveccühünü kabul etmek mecburiyetimiz vardır.
Ülkemizin PKK belasına da değinen Erol, bu işin karşısında yer aldığını açık açık ifade ederken bazı ideolojik katılıkların kırılması şarttır, ifadesini kullandı. Hizmetin bu yolla geleceğini uzun uzadiye anlattı. Kendisinin sadece CHP milletvekili olmadığını İYİ ve Saadet Partisinin de milletvekili olduğunu unutmayacağının, Elazığ’ın emrinde kalacağını hatırlattı. Güzel bir başlangıçla, güzel bir sonuca varılacağının altını çizdi.
Sorular kısmında partisinden atılırsa hangi partiye geçeceği hususunda bilgi istendi. Sayın Erol; ben doğma büyüme CHP’liyim. Bana yakışan orada kalmaktır. İhraç edilirseniz ne olur sorusuna da; bu aile içi bir meseledir. Kol kırılır yen içinde diyerek yerinde kalacağını vurguladı. Genel başkanla atışmasının erken olduğu şeklindeki soruya ise; böyle yapılması icap ediyordu, diyerek meseleyi derinleştirmedi. Saadet Partisine de gideceğini söyleyen milletvekili ve heyeti, İYİ Partiden ayrıldı. Böylece ziyaret neticelendi.
Burada esas düşünülmesi gereken bence şudur. Farklı partililerin birbirini ziyaret etmesi, olumlu bir harekettir. Ayrılıkların ve sürtüşmelerin bitmesi şarttır. Bu da vekillerin görevidir. Kardeş kavgalarının sonlandırılması için HDP’nin de çizgisini değiştirip vatandaşla kucaklaşması gerekir. Zira kavga ve ardından gelen küskünlük, neticede farklılaşmayı doğuracaktır. Kırk yıldır bu sıkıntının acılarını çeken milletimizin sabrı kalmamıştır.
İyi biliyoruz ki siyasi çekişmelerin galibi yoktur. Yararlananı vardır. Bu durumu, 12 Eylül döneminde de görüldü. Fakir fukaranın gençleri heder olurken kimlerin zengin olduğu, kimlerim milletvekili seçildiği, kimlerin yüksek emekli maaşıyla yan gelip yattığı ayan beyan ortadadır. Haftada bir parti değiştiren veya pazarlıkla ideolojisini satanlar aklımızdadır… İşte kavgaların, çekişmelerin gizli sebebi burada. Tabii ki meşru mücadeleye itiraz edemeyiz. Ama bir takım değerler kullanılarak, halk tabakaları kışkırtılarak, kardeş kardeşe düşürülerek oy almanın inançlarımız açısından da ahlakımız açısından da anlamı yoktur.
Artık seçim bittiğine göre siyaset yapmanın manası kalmamıştır. Herkes işine gücüne dönmelidir. Birileri kazanmış veya kaybetmiş diye dostluklarımızı heder etmeye gerek yoktur. İnşallah ülkemiz kazanacak, milletimiz ilelebet yaşayacaktır. Bence bütün mesele budur.
Sonuçta seçilmişlerin, partileri ziyarete giderek bu şehrin vekilleri olduklarını ifade etmeleri gereklidir. Bu jest, birliğimiz ve kardeşliğimiz açısından önemlidir.  

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
13Tem

Gürsel Erol’dan Ziyaret

23Haz

İran’ın Sinsiliği

01Haz

Abdullahpaşa hizmet bekliyor

19May

Kudüs yanıyor

12May

Yüz Bin İmza

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.