SAADET PARTİSİ GERÇEĞİ


Seçim yaklaşırken siyaset arenası kızışıyor. Politik manevralar hız kazanıyor. Yasal zemin de hazırlandığına göre ittifaklar, ihtilaflar gündemdeki yerini alıyor.

Ancak merak edilen ilk soru şu: MHP ile ittifak yapan AKP, neden SP ile bir araya gelemiyor? Söylentilere göre 20-30 milletvekili verildiğine göre SP ortaklığa neden “evet” demiyor?.. Siyasi partilerin kuruluş amacı; önce meclise girmek, ardından iktidar olmak değil midir? 2015 seçimlerinde % 07 oy alan bir partinin bu teklifi kabul etmemesinde; “ben meclise girmek istemiyorum” anlamı çıkmaz mı? Ya da SP’nin, yapılan tekliften daha büyük bir hedefi var denemez mi? Galiba AKP’yi kuşkulandıran bu sonuncusudur.

Diğer partilerde de durum aynı. İYİ Parti de CHP de SP ile ittifakı arzuladığına göre meselenin iç yüzümü merak ediyor insan. SP’nin kilit partiye dönüşmesinin aldığı oy oranıyla alakasının olduğunu söylemek çok zor. Galiba Sayın Abdullah Gül’ün muhtemel adaylığı söz konusu. Çünkü mesele, onun etrafında dönüyor gibi gözüküyor. AKP’nin SP’yi hem onure etmeye çalışması hem meclise sokma çabası başka nasıl izah edilebilir? Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarını lehlerine çevirmenin, muhtemel rakipten kurtulmanın yolu bu olsa gerektir.  

Bence SP’nin hedefine odaklanıp yapılan cazip teklife “evet” dememesinin esas sebebi budur. Gül’ün cumhurbaşkanı olması halinde bütün iktidar kendilerinin olacağına göre Sayın Edoğan’ın talebini geri çevirmesi gayet doğaldır. Dolayısıyla AKP de bu yolu tıkamaya çalışıyor. Manevralarını sürdürmek zorunda kalıyor. SP’yi sıkıştırmak için Fatih Erbakan’a göz kırpıyor. Böylece Gül’ün desteğini azaltıp atmosferi kendi lehine çevirmeye çalışıyor.

Karşı taraf da boş durmuyor tabi. Karamollaoğlu, Gül’ün adaylığı sorusuna; “Daha dere gelmemiş paçaları sıva diyorsun. Ben dere gelmeden paçaları neye sıvayayım ki. Zamanı gelince her şeyin cevabı verilir.” İşte pazarlığı kızıştıran ve partileri heyecanlandıran meselenin özü budur. Adayımız Gül dese hemen alternatif arayışlar başlayacak. Yıpratmak için suçlamalar çoğalacak. Dolayısıyla bu şekilde davranmaları hem cazibeyi artırıyor hem karşı tarafa saldırma imkânı vermiyor. “Seçime giderken ittifaklar konuşulur” deyip işin içinden kolayca çıkılıyor… Haliyle diğer partiler de çekim alanından uzaklaşamıyor. 

Şunu ilave etmeliyiz ki SP, Merhum Erbakan’dan ayrılıp parti kuran Erdoğan’a mesafeli davranıyor. Bu sebeple “kuvvetler ayrılığı” ilkesine aykırı bulduğu için referanduma karşı çıkmıştı. %51’le alınan başkanlık sistemini, yeterli bulmamıştı.

Son gelişmelere bakılırsa AKP’nin SP ile ittifakının önü büyük ölçüde kesilmiş gözüküyor. Ancak iktidar partisinin başka alternatiflere yönelmesi de arzulanmıyor. Kapının tamamen kapanmadığını, ipin tamamen koparılmadığını ima etmek için yeni hamleler yapılıyor. Karamollaoğlu Gül için; “Tamamen devre dışıdır diyemeyiz ama adayımız da diyemeyiz” ifadeleriyle galiba manevra alanını genişletiyor. Pazarlığı kızıştırıyor. 

Ne diyelim. 24 Mart 2019 yerel seçimleri, 3 Kasım 2019 cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinin telaşı şimdiden liderleri sarmışa benziyor. Partilerin meşru zeminlerde mücadelesi gayet normaldir. Bize düşen “haydi hayırlısı” demektir.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Tem

Gürsel Erol’dan Ziyaret

23Haz

İran’ın Sinsiliği

01Haz

Abdullahpaşa hizmet bekliyor

19May

Kudüs yanıyor

12May

Yüz Bin İmza

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.