Yüz Bin İmza


İYİ Partiye karşı yapılan baskın seçimle ilgili çalışmalar, Sayın Akşener’in cumhurbaşkanı adaylığı için konan kanunî engellemeler, halkın yoğun ilgisiyle aşıldı.
Bir zamanlar AKP için de aynı zorluklar çıkarılmış, yollarına mayınlar döşenmişti. Ne hikmetse o günleri unutan iktidar, zalimliğe soyundu. İYİ Partiye aynı şeyleri yaşatmak için elinden geleni esirgemedi. Atalarımızın; “kavaktan düşenin derdini kavaktan düşen anlar” sözünü boşa çıkardı. Halbuki iktidar; “devlet baba” yerindedir. Vatandaşın siyasi ve hukuki haklarını korumak zorundadır. Demokratik teamüllere sabır göstermesi öncelikli görevidir.
Maalesef geçmiş dönemlerde görüp de beğenmediğimiz bazı şeyler, günümüzde aynen tekrarlanmaya çalışılıyor. Hırslı liderler, başkasının hissesine düşeni hak olarak görmüyor. Kürsüye çıkınca meydan savaşçısıymış gibi er diliyor. Rakiplerini yaralamak için kıymet değerlerini, kılıç gibi kullanıyor. Kendi yaptığını mubah, karşı tarafın yaptığını günah kabul ediyor. Hukuku, zatına mahsus sayıyor. Mazlumun ağlamasını dahi kınıyor.
Tabii ki seçim ortamında adaylar yarışacak, meziyetlerini ön plana çıkarıp oy almak için kendilerini halka şirin göstermeye çalışacak… Kim ne diyebilir ki? Ama müspet gelişmelerden rahatsızlık duyanlar sesini yükseltince iş değişiyor. Karşı tarafı; “şer güçlerinin ittifakı” sayması, iktidarın onlara emanet edilemeyeceğini vurgulaması… kafaları karıştırıyor.
Böylesi gelişmelere kızsam da neticeye bakıp ferahladığımı rahatlıkla söyleyebilirim. Çünkü sistemin büyük ölçüde benimsendiğine, idarenin oturduğuna kaniyim. Keyiflenecek sebeplerin çokluğunu iddia edebilirim... Dolayısıyla hem rahatım, hem umutluyum.
Düne kadar yüz bin imza için seçim kurullarının önünde sıralanmıştık. Zorluk çeksek de kanunlara uymak zorundaydık. Gittik, cumhurbaşkanı adayımızı belirledik. Sayın Akşener için verilen dilekçenin iki yüz bini, Sayın Karamollaoğlu için yüz bini aştığını öğrendik ve sevindik. Bu bir demokrasi göreviydi, muhabbete yönelikti. Vatandaş, kanaatlerine göre gerekeni yaptı. Gösterilen gayreti başarı kabul ediyorum, çaba sahiplerini kutluyorum.
Seçim atmosferine girdiğimize göre yapılacak her demokratik mücadeleye olumlu bakıyorum. Çekişmeleri hoş karşılıyorum ama hakarete varan, ihaneti çağrıştıran suçlamaları asla doğru bulmuyorum. Çünkü ittifaklar kanunidir, başlatan kendileridir. Neticeden şikâyet etmek, rakiplerin bir araya gelmesini şerrin ittifakı olarak yorumlamak çok yakışıksızdır.
Yüz bin imza meselesi de aynı. Meclise teklif yapan kendileri, kanununu çıkarak kendileri… Bundan kim faydalanabiliyorsa alkışlamak lazım değil mi?

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Tem

‘Sözden içeri’

14Tem

Gürsel Erol’dan Ziyaret

23Haz

İran’ın Sinsiliği

01Haz

Abdullahpaşa hizmet bekliyor

19May

Kudüs yanıyor

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.