41 yıl sonra Gürsel Erol


CHP, 41 yıl sonra ilk kez Elazığ'dan milletvekili çıkardı. Aslında bunun en net sinyalini hepimizin yakından tanıdığı Ali Özcan; 2011 yılında yapılan seçimlerde estirdiği rüzgarla vermişti. Milletvekilliğini düşük bir oy oranıyla kaybetmişti ama hafızalara bir Ali Özcan kazındırmıştı.
 Yedi yıl sonra, 24 Haziran’da yapılan Milletvekili Genel seçimlerinde Tunceli Milletvekili CHP'li Gürsel Erol, Elazığ’dan aday gösterilmişti.
Gürsel Erol’un ismi Elazığ’da dillendirilmeye başladığı günlerde, kısa süreli acabalar dolanıverdi.
Olur mu?
İmkansız…
Zannetmem, gibi olumsuz ifadeler minik esintilerle kulaktan kulağa dolanmaya başladığı günlerde,Gürsel Erol ayağının tozuyla Elazığ’a geldi, an  itibariyle öyle bir seçim çalışması başlattı ki, taraflı tarafsız herkesin, her kesimin dikkatini çekti.
Teröre başkaldıran ve Tunceli’de vekilliği sırasında teröre karşı miting düzenleyen bir isim olmasına rağmen Elazığ’da ki seçim çalışmalarında hissedilen yükselişinin önüne geçmek için, özellikle sosyal medyadan ona adeta - terörist apo-  yanlısı bir imaj verilmeye çalışıldı.
Güneş balçıkla sıvanamazdı elbette.
Tutmadı bu iftira…
Bu kirli kampanya aklıselim seçmenin ilgisini çekmediği gibi Gürsel Erol’un kavgacı değil, kucaklayıcı… Ötekileştiren değil birleştirici tavrı onu Elazığ’da seçimin sembol ismi yaptı.
Her mahalle, her köy, her belde, her ilçede aynıydı Gürsel Erol; kavga yok, ona-buna-şuna iftira yok… Kucaklayan, bir olmaktan, diri olmaktan bahseden bir isim olarak seçmenden oy istiyor, seçmenin önce gönlüne giriyordu.
Elazığ’ın siyasi tarihinde bir CHP vardı… Elazığ’ın siyasi alt yapısında üstü küllenmiş bir CHP alt yapısı vardı…
Hayali, CHP’de Türk Solunu imar etmek olan Perçençli Hayriye Hanımın evladı merhum Aydın Güven Gürkan gibi yakın geçmişten hatırlayabileceğimiz bir orta direği vardı… Daha öncelerine de gidebiliriz tabi… Atatürk’ü seven, devletçi, milliyetçi-ulusalcı, dinci değil-dindar ama laik, halkçı ve demokrat bir CHP alt yapısı Elazığ’da mevcuttu… Üzeri küllenmişti yalnızca… Ali Özcan külü üfleyip harı ortaya çıkaracaktı olmadı…
Gayreti, samimiyeti ve inancıyla bu işi Gürsel Erol başardı.
Elazığ yıllardır her ne kadar AK Parti’ye o verse de, Elazığ’ın haklarını savunan, partisinin haklarından önce Elazığ’ın hakkını gözeten, iktidar vekillerinin bazen unuttuğu-eksik bıraktığı hizmetleri Elazığ’a taşıyacak olan bir vekil arıyordu. Bu vekil elbette muhalefetten olacaktı…
Gürsel Erol, bu benim dedi.
Vatandaşı kucaklarken bana inanın, diyordu.
Mecliste Elazığ’ın gür sesi olacağım diyordu. Türkiye’de Elazığ’ın ismi olacağım diyordu. Muhalefet olsam bile Elazığ’a yapılacak her hizmetin yanında olacağım, hizmeti engelleyen değil önünü açan ve hizmetin Elazığ’a gelmesi için uğraşan isim olacağım diyordu.
Sen, ben yok. Biz varız diyordu.
Vatandaş “eyvallah” dedi…
‘Buyur o zaman’ dedi…
‘Sana güveniyoruz’ dedi…
Elazığ, 41 yıl sonra emaneti teslim etti CHP’ni temsil eden Gürsel Erol’a.
Gürsel Erol, CHP Genel Merkezinin eksik desteğine ve inançsızlığına rağmen Elazığ’da hem gönüllere taht kurdu hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Elazığ’ı temsil etme hakkı kazandı.
Bundan sonrası mı?
Allah kerim.
Ne mi diyelim.
“Gürsel Erol’un mecliste Elazığ’ı layıkıyla temsil edeceğine inanıyorum” diyelim ve noktayı koyalım.

BİRİZ DEMEK NE GÜZEL

(Daha önce yazdığım şiirimsi bir metni birlik ve beraberlik adına tekrar yayınlıyorum): 
Ne güzeldir, biriz demek,
Kavgasız gürültüsüz, sevmek memleketi.
Alevi, Sünni olmak ne güzel.
Ne güzeldir,
Türk olmak
Kürt olmak
Ama bir olmak ay yıldızlı bayrakla…
Ve insan olmak önce
İnsanca sevmek hakikati.
Hakikat ki; bu vatan;
Ana yurttan, Asya’dan
Anadolu’ya damlayan…
Oğuzkağan’dan
Candan
Pir Sultan Abdal’dan
Türkçe’den
Özden…
Mevlana’dan,
Şems’ten…
Dede Korkut’tan
Hakikat ki bir olmak
Diri olmak,
Aynı çamurdan yoğrulup,
Aynı damardan doğrulmak.
Kopuzun telinde
Türkmen elinde
Tebrizi gülünde
Türkü olmak,
Hoyrat olmak
Yar olmak yarınlara…
Zülfikar’dan dem tutup,
Ali olmak her isimde…
Adil olmak.
Her cisim de Alparslan olmak.
Hakikat ki;
Ergenekon’dan çıkar gibi dağ eritip,
Dağ açmak…
Fatih’in kargısı ile çağ açmak,
Dört bin yıllık maziyle…
Ve yol açmak tarihin derinliklerine.
İnsanca sevmek,
Hak diyerek bir olmak.
Hakikat ki
Tek olan Allah’tan
Peygamberden ve
Kur-an’la cem olup
Yol olmak.
Hakikat ki;
Cumhuriyetin özünde
Atatürk’ün izinde
Yarınlarda var olmak.
Vurup tüketmeden benliğimizi,
Bir olmak ne güzel,
Diri olmak ne güzel,
Ne güzel biriz demek.


HAYATA DAİR

Neyzen Tevfik diyor ki:
“Hayat üç buçukla dört arasındadır; Ya üç buçuk atarsın ya da dört dörtlük yaşarsın.”
Ne diyelim bu söze;
Diyelim ki: “Dört dörtlük yaşamak için gayret edelim hayatı ama adam gibi yaşayalım”
Bob Dylan demiş ki:
“Kimseden akıl alacak kadar aptal değilim. Bana kalırsa sen akıl vermeden önce, geri kalanının sana yetip yetmeyeceğini hesapla.”
Ne diyelim bu söze;
Diyelim ki: “Zaten hiç kimse aptal olduğunu kabul etmez. Bu yüzden hesabı da tutmaz, aklı kendine yeter mi diye”
Dostoyevski ne demiş:
“Hayatta hep mutlu olursam, hayalini kuracak neyim kalır.”
Ne diyelim bu söze;
Diyelim ki: “Kışın karşılığı yaz, sıcağın karşılığında soğuk var. Her derdin sonunda derman, her darlığın ardında genişlik var. Elbette kuracaksın hayallerini ve umudu hiç kesmeyeceksin. Çünkü zıtlıklarla yaşadığımız bu hayatta her gecenin sonunu aydınlatan bir ferman var.”

BİR DAMLA

Öyle insanlar var işte… Yalanıyla uyuyan ve yılanıyla uyanan. Sahtekar, iki yüzlü-riyakar insanlar.
Var öyle insanlar… Yediği kaba pisleyen, arsız-rahatsız akrep ruhlular.
Var işte…
Sağınızda solunuzda dolanıp, dolap çevirenler, sahtekarlar-hilekarlar, menfaati için ruhunu bile satan şeytanlar.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
05Tem

Elazığ’a Bakan! 

27Haz

41 yıl sonra Gürsel Erol

18Haz
06Haz

Gönüllerin Vekili Olmak

22May

Reis bilmezse ‘varis’ bilir

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.