Ben mi, Biz mi?


Merhaba Sevgili Günışığı gazetesi okurları, 
Malumunuz olduğu üzere ülkece yeni bir seçim sürecine girmiş bulunmaktayız. Gündem seçim olunca, bir seçmen ve vatandaş olarak ister istemez ben de soruyorum kendime; kime, neden oy vermeliyim? Kime kısmı bende kalsın, ama neden oy vermeliyim kısmında uzun uzun düşünüyorum. Konuyu psikolojik, sosyolojik, hatta ideolojik açılardan anlamaya çalışıyorum. Şu ana kadar kendimce bulduğum cevapları, sizleri çok sıkmadan, biraz da nükte katarak paylaşmak istiyorum. 
Şimdi sorumuzu tekrarlayalım; biz bu seçimde neden oy verelim? Yada daha doğru ve genelleştirilmiş bir ifadeyle “neden bir partiye veya adaya oy veririz”?Bu soruyu sorar sormaz aklıma yıllar önce Gakko’nun biriyle yapılan röportaj geldi. Hani, Elazığ’da bir röportaj yapılmıştı da; filanca kişiye neden oy veriyorsunuz diye sorulmuştu. Güzel yürekli bir Gakkocevaben “E canım, biraz da gitsin mecliste o horozlansın” demişti. Çoğumuzu güldüren o cevap, aslında sorulan derin soruyu cevapsız bırakmıştı. Soru tüm haşmetiyle bugün de cevaplanmayı bekliyor. “Aday olan kişiye ya da seçime giren partiye neden oy vermeliyiz?” 
Verilecek ilk ve en net cevap, kişisel çıkarlarımızın korunması şeklinde olacaktır. Bizden oy isteyen kişinin hayatımıza ne katacağına bakarız. Gerek refah seviyemiz, gerekse biriktidardan sağlaması beklenilen sağlık, eğitim, asayiş, hukuk gibi temel gereksinimlerimizi daha iyi şekilde sağlayacağına inandığımız partilere oy veririz. Tabii, kişisel çıkar deyince bendeniz refah seviyesi, eğitim, adalet falan dedim ama daha da ileriye gidip, “A partisinin B isimli adayı seçilirse oğluma devlet dairesinde iş bulacağına söz verdi… C partisinden D isimli aday görevde yükseltmemi sağlayacak”…gibi primitif seviyeli kişisel çıkarları takip ederek oy verenler de azımsanmayacak kadar çoklar maalesef. Hülâsa, neden oy veririz sorusuna cevaben, “kişisel çıkarımızı gözettiğimiz için oy veririz”ifadesi en kabul edilebilir oy verme sebebi olarak listemizde birinci sırayı almakta.   
Oy vermemizdeki ikinci önemli sebep; ortak ideolojik hedeflerimiz olan siyasi partilerin ideolojimizin sürdürülebilirliğini sağlaması için göreve gelmesini istememizdir. Özellikle zıt iki ideolojinin çarpıştığı seçimlerde oy vermedeki etkin sebep; desteklenen ideolojinin zaferini, karşıt ideolojinin mağlubiyetini sağlamaktır. İdeolojik beklentiler yüzünden oy verme durumu seçimleri hareketli, sloganlı, hatta atışmalı-tartışmalı geçirtse de, en büyük dezavantajı seçilen kişilerin kalitesinin gözetilmemesidir.  Bazen seçime giren adayların, hatta parti liderlerinin bile sorgulanmaksızın, kuru bir ideolojik mantaliteyle seçildiğini görürüz.Kör seçmen olarak adlandırabileceğimiz bir seçmen kitlesi oluşur ve bu kitle sorgulamayı öteye, inanmayı beriye çektiğinden mütevellit, çoğu zaman yanlış kişilerin seçilmesine, doğru kişilerin kaybetmesine sebebiyet verebilir. Seçim dönemlerinde sıkça “A Partisinin filanca adayı donanımlı biri ama oy veremem, çünkü partisi bana ters”, yada “Bizim parti nerde vasat bir adam varsa onu aday göstermiş, ama bize döneklik yakışmaz, mecbur oy vereceğiz” şeklinde söylemler duyulur. 
Üçüncü olarakoy vermedeki sebep, toplumsal faydayı sağlayacak kişileri seçmektir. Aslında bu sebep,aklı başında duyarlı toplumlarda görülen oy verme sebebidir - ve yüzdesel olarak maalesef en düşük orana sahiptir. Belki de şu soruyu, toplumun çok ufak bir kesimi dışında soran yoktur: “Bu parti veya bu lider, milletimizi, memleketimizi nereye taşıyacak?”Cidden, kaç kişi soruyor bu soruyu? Kaç kişi kendi çıkarını veya desteklediği ideolojiyi düşünmek yerine, toplumun tamamını düşünüyor?Mesela insanlar oy verirken kendileriyle aynı görüşte olmayan insanları da düşünüyor mu? Misal; oy verdiğim muhafazakâr parti iktidara geldiğinde muhalif liberallere karşı tavrı ne olacak? Oy verdiğim partimin ekonomiye yaklaşımı benim gibi refah seviyesi yüksek birine zarar vermez ama benden daha fakirlere ne olacak? Veya tam tersi bir soru: benim partim asgari ücretliyi düşünüyor olabilir, ama sanayiciyi, işadamını ne kadar destekliyor? Yeni yatırımları, yeni teşvikleri ne kadar ekonomik programına alıyor? … İşte toplumsal meseleleri gözeterek oy vermek dediğimiz husus, bu soruların sorulduğu ve cevapların arandığı durumları içeriyor.
Gördüğünüz gibi mevzu üzerine onlarca sayfa yazılacak ve yorumlanacak kadar derin. Mevzunun derinliğine ilaveten bizseçmenlerin sığlığı da eklenince neden oy verdiğini bilmeyen, ya da yanlış sebeplerle oy veren kalabalıklara dönüşebiliyoruz. Ümit edilir ki, bu seçimde oy vermenin birinci ve ikinci sebeplerinden daha ziyade üçüncü sebebiyle gideriz sandığa. Belki bu seçimde benim ilçem değil, benim şehrim diyerek seçeriz şehrimizin milletvekilini. Belki bu seçimde benim şehrim değil, benim memleketim diyerek destekleriz partimizi. Belki bu seçimde benim görüşüm değil, milletin ortak çıkarı diyerek kullanırız oyumuzu. Belki bu seçimde BEN değil BİZ oluruz.
“BİZ” olacağımız güzel günlerde görüşebilmek ümidiyle, Sağlıcakla, Hoşça ve Sevgiyle kalınız, e mi! 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20May

Demedi Demeyin

01May

Ben mi, Biz mi?

14Nis

Elazığ Anadolu Lisesi

09Mar
23Şub

MERHABA BEN!

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.