Elazığ Anadolu Lisesi


“Tarihten esintisi / Harput’tan gelir sesi / Bilgi dolu bir yuva / Elazığ Anadolu Lisesi
Uzatalım sevgiyle / Elimizi evrene / Rehberimiz bu yolda / Elazığ Anadolu Lisesi”

Bu şiir 1986 Eylülünde bahçesindenadımımızı atarak girdiğimiz Elazığ Anadolu Lisesinin (biz mezunlar olarak sadece EAL diyoruz, sizler Merkez Anadolu demeye devam edin) okul marşınınsözleriydi sanırım (hafızam beni yanıltmıyorsa). Elazığ’ın kenar mahalle ilkokullarından birinde okurken sınıf öğretmenimin ve küçük dayımın çabalarıyla kazanmıştım EAL’yi. Sınavı kazandığımı dayımın koltuğunun altında sevinçle getirdiği gazete haberinde görmüştüm. Gazetede tüm kolej ve Anadolu Liselerinin kazananları isimlerle verilmişti. Yanlış hatırlamıyorsam listede 20 küsur okul vardı ve biz o 20 okuldan birini kazanmıştık. Sonradan öğrenmiştik ki, aldığımız puanlar listedeki diğer okulları kazanmaya da fazlasıyla yetecek yükseklikteymiş. 
Hazırlık sınıfından lise ona kadar 7 yıl boyunca sabah 8’de başlayan 12’de biten 4 saat ders, tekrar öğlen 13’de başlayıp 17’de biten 4 saat ders şeklinde, haftada toplam 40 saatlik dersin verildiği bir eğitimden geçmiştik. Hazırlık sınıfının ilk döneminde bu 40 saatin 26’sı iki farklı İngilizce dersiyle geçerdi. Bunun dışında 4 saat Almanca, 4 saat Türkçe, 2’şer saat Beden-Müzik-Resim dersleri yapılırdı. İkinci sömestr 26 saatlik İngilizce dersinin içinde 2 saat Matematik, 2 saat Fen dersi yine İngilizce olarak verilirdi. Bizim dönemimizde Matematiğe Pakistanlı Muhammed Amanullah, Fen’e de Bangladeşli Rahşan Arabegum gelmişti. Hazırlık sınıfı bittiğinde karne notumuza bakılmaksızın bizi ağır bir baraj sınavına tabii tutmuşlardı. Okul Haziranda kapanmış, bizler Ağustos’ta Baraj sınavına girmiştik. Öyle bir sınav ki, kalırsanız karnede geçer not almış olsanız bile geçersiz sayılıyor. Önce iki saatlik yazılı sınav, sonra bir saatlik kompozisyon sınavı. Ertesi gün sözlü sınav. Sözlü dediysek bildiğiniz TOEFFL şartlarında. 
Barajı geçen öğrenci orta kısma geçmiş olurdu –ki üç sene boyunca Matematik, Fen genelde İngilizce olurdu ve yabancı uyruklu hocalar tarafından verilirdi. Üç yıllık orta kısım boyunca haftalık İngilizce derslerin saati 15 in altına düşmediği gibi Almanca da ikinci dil olarak verilmeye devam etmişti. Üniversite sınavına gireceğimiz 9.,10. ve 11. sınıflarda bile haftada 8 saat İngilizce, 4 saat İngilizce roman okuma, 4 saat seçmeli ders olarak İngilizce konuşma dersi aldığımızı hatırlarım.
EAL’de bilimsel, teknolojik konularda ve sosyal, kültürel alanlarda donanımlı bireyler yetiştirengeniş spektrumlu bir eğitim-öğretim anlayışı hakimdi. Düşünün ki, 30 yıl önce biz daha 8.sınıf öğrencisiyken tamamen İngilizce düzenlenen bir panelde 2. Dünya savaşının çevresel etkilerini tartışıyorduk. Bugün gibi aklımdadır kürsüde “No MoreHiroshimas” diye bağırdığım. 9.sınıfta Kürtlerin tarih-dil-kültür-ekonomi açısından Türklüğü konusunda araştırmalar yapıyor, araştırmalarımızın sonucunu halka açık salonlarda açık oturumda tartışıyorduk. Hatta 10.sınıfta Kuran ayetlerini İngilizceye çevirdiğimizi ve İslamın Mucizelerini içeren İngilizce bir yazı hazırladığımı hatırlıyorum. Günümüzde bırakın lise öğrencilerinin, kelli felli akademisyenlerin bile Türkçesini okumadığı John Steinback, George Orwell ve Ernest Hemingway’ın kült eserleri lise yılları boyunca ders kitabı olarak okutulabiliyordu. 
EAL, Elazığ’ın düz olmayan ilk orijinal okuluydu. Şehirde tek tip forma giyen (lacivert ceket, beyaz yakalı gömlek, lacivert kravat, gri pantolon/plili etek) ilk ve tek okuldu. Bu yüzden öğrenciler olarak her yerde tanınır ve her zaman o en önemli soruyla karşılaşırdık “yeğen hele bisöleyin bağam, siz bu okulu bitirince ne olacağsız”. Soru o an cevaplanamazdı belki ama okul bitince cevaplar da yerlerini bulmuş oldu. EAL’ den yüzlü hatta belki binli rakamlarla ifade edilecek sayıda doktor, mühendis, hukukçuçıktı. Yine sayıları yüzlerle ifade edilebilecek EAL mezunu akademisyen yetişti. Hatta EAL mezunları dünyaya açıldı diyebiliriz; Microsoft Office,Google gibi firmalarda mühendislik yapan,Berkeley, Cambridge gibi dünyanın en prestijli üniversitelerinde akademisyenlik yapanEAL mezunu arkadaşlarımız var. 
Niye uzun uzun Elazığ Anadolu Lisesi eğitiminden bahsediyorum sizlere? N’oldu da aldığım eğitimin havasını basmaya kalkıştım bugün?N’oldu biliyor usunuz? Bugün internetteMEB tarafından “NİTELİKLİ OKULLAR”’ listesi yayınlandı. Biliyorsunuz TEOG yerine getirilen yeni Lise Geçiş Sisteminde öğrenciler adrese dayalı yerleştirme sistemine göre sınavsız olarak evlerine en yakın liseye yerleşebilecekler. Bugün MEB Elazığ’da Merkezi Sınavla Öğrenci alan Nitelikli Liseleri ve kontenjanlarını yayınladı.MEB bu listeye hangi okulları almış bir görelim mi?Hacı Hulusi Yahyagil Anadolu İmam Hatip Lisesi, Şehit Eyyüp Oğuz Anadolu İmam Hatip Lisesi, Elazığ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Gazi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Cemil Meriç Fen Lisesi, Çubukbey Anadolu Lisesi, Elazığ Ahmet Yesevi Sosyal Bilimler Lisesi, Kaya Karakaya Fen Lisesi, Mehmet Koloğlu Anadolu Lisesi.
    Muhakkak MEB bu listeyi birtakım kriterler altında yayınlamıştır. Birçoğunuzun aklına gelen o ilk cümle yani “Canım EAL sizin döneminizdeki gibi değil artık” cümlesinde de mutlaka doğruluk payı dardır. Amma velakin, bu cümlenin de muhatabı büyük oranda MEB ve eğitim politikalarıdır. EAL daha birkaç yıl öncesine kadarTürkiye’nin sayılı 20 okulundan biriyken bugün MEB tarafından NİTELİKLİ olmayan okul olarak saf dışı bırakılıyorsa buna bir çırpıda on sebep sayabilirim. Ama bu on sebebin en az dokuzu yine MEB kaynaklıdır.  MEB önce düz lise adlarının önüne “Anadolu” kelimesini getirerek bir gecede her mahallede bir Anadolu Lisesi açarakniceliği arttırıp niteliği düşürmüştür. Sonrasında 7 yıllık eğitimi kuşa çevirip 4 yıla indirerekAnadolu Liselerinin tamamını sıradanlaştırmış ve kısmen niteliksizleştirmiştir. EAL gibi yabancı dil ağırlıklı okullarda öğretmen olabilmek eskiden ağır sınavlarla gerçekleşirken, sonrasında öğretmen seçiminin başka faktörlere bağlanması ve bunun doğal sonucu olarak ortaya çıkan öğretmen kifayetsizliği de cabasıdır. Bu ve bunun gibi daha birçok sebep sayarım ve dediğim gibi bu sebeplerin birçoğunun müsebbibi maalesef MEB ‘dir. 
    Bir yolu var mıdır bilmiyorum. Ama eğer varsa, MEB’in Elazığ’ın en güzide okuluna itibarını geri vermesini isterim. Bir mezunu olarak her daim adını onurla taşıdığım okulumun bu listede yer almaması beni derinden yaralamıştır. Vesselam…
 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Nis

Elazığ Anadolu Lisesi

09Mar
23Şub

MERHABA BEN!

16Haz

RAMAZAN GELMİŞ HOŞ GELMİŞ

21Mar

AH ŞU SOSYAL MEDYA!

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.