Ne duydum, ne gördüm, ya siz?


Lafı evirip çevirmeden doğrudan konuya girelim. Siz, FETÖ'nün alt tabakasının, " başımıza ne felaketler getirdin be adam" deyip Fetullah'a lanet okuduğunu, bırakın laneti, kınadığını hiç  duydunuz mu?
Ben ne duydum, ne de gördüm. Zaten üst tabakayı, imamları tanımıyoruz ki, konuşmalarını da bilelim. Bu nedenle alt tabakadan, bir adamışlıkla Fetullah'a bağlananlardan bahsediyorum. Diyeceksiniz ki, mahkemelerde itirafçılar oluyor ya. Doğrudur ama onlar da Feto'ya bir şey söylemiyorlar. Ben yine de dışarıda olanlardan, ya kendileri veya çocukları açığa alınmış ailelerden bahsediyorum.
Bu ailelerin, hep Sayın Erdoğan'ı kınadığını ve iktidarı eleştirdiğini görüyor ve duyuyoruz. Sanki bunlar, MİT krizini, MİT tırlarını, 17-25 Aralık hükümeti devirme girişimini ve 15 Temmuz hain darbe kalkışmasını ne görmüş ve ne de biliyolar. Adeta bunlar aydan gelmiş, dünyaya yeni ayak basmış mahluklar.
Bunları da iki gruba ayırmak mümkündür.
1- İşin farkındadırlar. Hatta Örgütün, Amerika ve İsrail'le iş tuttuğunu da biliyorlar ama çıkar ilişkileri nedeniyle ayrılmıyorlar.
2- Fetullah'a öylesine inanmış ve bağlanmışlar ki, onu kızdırmak, talimatları dışına çıkmak, hem dünyada ve hem de ahirette başlarına bela açacağını, hatta o razı olmadan cennete giremeyeceklerini düşünürler.
Birinci grubun ayrılması kolay. Çıkar ilişkisi bitince, ilk gemiyi terk eden onlar olur. Lakin ikinci grup tam kronik bir vaka. Çünkü Feto, Allah'la bunların kandırmış ve akıllarını rehin almış. Adeta onları canlı robotlara dönüştürmüş, mankurtlaştırmıştır. Bunların hakikati görmesi ve kabullenmesi çok zor. Çünkü akılları kirada, iz'anları (anlayışları, kavrayışları) kapalı. 
Bu cümleleri hakaret için söylemiyorum. Sadece bir durum tespiti yapıyorum. 15 Temmuz hain darbe kalkışmasını görmüş, 251 şehit, 2900 küsur yaralı olduğunu bilen, darbeye girişip şu an adalet önünde hesap veren askerlerin, bu işin arkasında "Gülen vardır" açık ifadelerine rağmen, hala bu işi hükümetin yaptığına inanıyorsa bir insan, onun aklıyla düşündüğünü kim söyleyebilir? 
Eğer öyle olmasa, bugün hala gaybubet evlerine devam eden, hala himmet paralarını toplayanlar olur muydu? Kaldı ki, himmet paralarının da, kurban bağışlarının da nerelere gittiği ve kimlere peşkeş çekildiğini, bizzat bu işin içinde bulunanların itirafları ortada iken, hala bunlar yapılıyorsa, bu akıl ve iz'an yoksunluğundan öteye bir şey olsa gerek.
Böylesine hain, böylesine din istismarcısı bir örgütle bu ülke hiç karşılaşmamıştı. Allah yardımcımız olsun.
 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
08Haz

İnsaf ya hu!

02Haz

Ne duydum, ne gördüm, ya siz?

26May

Operasyon Çok Açık

18May
12May

Size ne oluyor?

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.