Sonuçların Değerlendirilmesi


24 Haziran seçimleri ülkemizin geleceğine yönelik bir seçim olduğu için %88 gibi büyük bir oranda katılım oldu. Kendi ülkelerindeki seçimlere katılım %50'nin altında kalan AB ülkeleri, bu rekor katılıma şaşa kaldılar. 
Bu seçim, ülkemizin geleceğini oylama seçimiydi. Çünkü 16 Nisan referandumuyla yeni bir sisteme milletimiz evet demişti. Bu seçimde, bu yeni sisteme geçiş veya muhalefetin vaat ettiği Eski Türkiye'ye dönüş oylanıyordu. Bu yüzden rekor katılım olmuş ve Yeni Türkiye diyenler kazanmıştı.
Seçimin özeti bu. Ancak bu seçimde taktikler ve stratejiler konuştu. Bu taktik veya stratejiden birine değinmek istiyorum. O da, CHP'nin HDP'ne olan desteği.
Son zamanlarda yapılan seçimlerin hemen hemen hepsinde, bir kısım CHP'linin HDP'sine destek verdiği biliniyordu. Fakat bu seçimde CHP'li her evden bir oyun da HDP'ne verilerek barajı aşmasını sağlamak bir strateji olarak uygulandı.
Bu stratejiyi bizzat Sayın Kılıçdaroğlu ve kurmayları mı belirledi, yoksa başka bir yerde mi hazırlandı, bilemiyorum ama şahsi kanaatim, senaryo başka bir yerde yazıldı, bunlara da uygulamak düştü. Çünkü hiçbir parti lideri, başka bir parti için oylarının düşmesini ve koltuğunun tartışmaya açılmasını istemez. Nitekim bugün, Sayın İnce'nin aldığı oyla CHP'nin aldığı oy arasındaki 8 puan fark nedeniyle Kılıçdaroğlu ve kurmaylarının istifası isteniyor. Bu duruma düşmeyi hangi lider ister?
Peki, CHP lideri ve kurmayları bunun böyle olacağını kestirememişler miydi? Hiç sanmam. Gerçi Muharrem İnce'den kurtulmak istediler ama CHP'lilerin, Muharrem İnce etrafında kenetlendiklerini bütün anket şirketleri söylüyordu.
Bütün bunlara rağmen neden yaptılar veya yapmak zorunda kaldılar?
Stratejiyi belirleyenler, destek olmadan HDP'nin barajı aşamayacağını  biliyorlardı. Nitekim Demirtaş'ın oyu %8,4'tür. Bu aynı zamanda HDP'nin oyudur. Oysa HDP %11,71 aldı. Bu oylar kimden? Hiç kimse bana, partiye oy veren HDP'linin, Demirtaş'a oy vermediğini söylemesin. Kaldı ki, Doğu ve Güneydoğu'da oy kaybeden bu parti, 1 Kasım 2015'te %10,3 aldığı İstanbul'da, %12,67 oy alarak barajı aştı.
Peki, bu oylar nereden geldi?
CHP'lilerden geldiği kesin. CHP'nin oylarında %3-4 civarında bir düşüş oldu. Kaldı ki, CHP'nin tulum çıktığı bölgelerde, tüm oylar Sayın İnce'ye giderken, milletvekilliğinde blok olarak HDP'ne gitti. Elazığ bunun canlı şahididir. Bu durumu yakinen gören Elazığ milletvekili Sayın Erol, Ankara'ya gitmeyi beklemeden isyan etti ve genel başkan ve yönetimin istifasını istedi.
Neden bu strateji? Bu, sadece Türk solunun Kürt soluna olan bir desteği miydi? Hayır, bin kere hayır. Çok iyi hesaplanmış bir strateji. Çünkü HDP baraja takılsaydı -ki takılıyordu. Oyu %8 küsurlardaydı-, AK Parti en az 60 vekil daha çıkarırdı. AK Parti Meclis'te ezici çoğunluğu elde etmesin diye bu taktik devreye konuldu. Başarılı da oldu. 
Taktik başarılı oldu da, acaba bu stratejiyi hazırlayanlar, Kemal Bey'i yerinde tutabilirler mi? Onu zaman gösterecek. 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
06Tem

Gidiş nereye?

30Haz

Sonuçların Değerlendirilmesi

23Haz
08Haz

İnsaf ya hu!

02Haz

Ne duydum, ne gördüm, ya siz?

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.