Liman mı, limon mu? Lima(o)n…


 YIL 2002… Günışığı ile bir noktada “oku” emrinin ne anlama geldiğinin farkındalığıyla insanlarahizmetkârlığın bir ibadet anlayışının bir diğer yolu olan ölümsüz eseri olan yazılı hafıza ile dünya seyahatinde ebediyete intikal sevdasıyla yeni bir sayfa başlamıştı Kalem’e.
İnsanın daha münevver ve müreffeh bir hale gelmesinde, hiç değilse safını belirleyerek türünün son örneği olsa da hassasiyet, haslet, duyguların inanç ve hakikatle yoğrulduğu kutsal bir yol olan kâinatın adeta halifesi olan insanı muayyen ve sınırlı imkânlarla ölümsüz bir hayatın yolculuğunda hizmetkâr olmanın bir başka yolu da ilimdir, irfandır; eğitim ve öğretimin bir diğer ifadesi de en az kılıç kadar kıymetli olan kalemdir.
İşte bu inançla Kalem tarihi ile bağrışmanın yanlışlığını hiç unutmadı, makam ve rakamların emanet anlayışı ile baki semereleri vereceğine inandı. Birilerini değil adaleti ve hakkı taraf kabul ederek; en karanlık yollarda bile su gibi ihtiyaç duyulan samimiyet, sadakat, vefa, hürmet, muhabbet, güven, fedakârlık gibi olmazsa olmazlardan taziz vermedi.
Harput’u yüksekliği, ibadet mekânları olması, belli zamanlarda ziyaret edilen yer olarak dar bir düşünce ile görmedi. Harput’un kalubeladan gelen bir nefes olduğu inancıyla toprağın altını ölü kabul etmedi. 
Zaman geldi mağlup olması mümkün olmayan galip olan ve bir noktada Allahu Teâlâ’nın ismini taşıyan tek il olan bu kadim coğrafyaya yabancı olmadı ve Harput’a, Elaziz’e sınır tanımadı.
Eskiden denilirdi ya bir tuşa basılsa da zaman tüneline gidilse!
Asrın; bilim, teknoloji, iletişim, uzay çağı olmasından olacak ki zaman tünelinde bir seyahat edildiğinde değişik duraklarda temaşa fırsatı elde edilince sanki bir sarayın odalarını hatırlatan, ya da değişik mekânlarda durarak dünü bugüne taşıma fırsatına vesile olan hallere şükür dememek mümkün değildi.
Günışığı ile Harput’a, Harput’un tarihine, insana, insani ve inanç değerlerine verilen önem belki de ilk basamak. Yerine göre bireyden genele, köyden şehire, şehirden ülkeye, hatta dünyaya kalem ile seslenerek dili canla tercümanı hal ettik, seslendik, haykırdık, destekledik, alkışladık. Bazen tepki adına sustuk, bazen de sessiz çığlıkta bulunarak kuş ve karınca misali safımızı belli ederek gönül ikliminde kendimize yer bulduk.
Harput’un imarını, inşasını, yaşatılmasını hep dert etti kendine Kalem. Harput’un feryadına kulak vermeye çalıştı ve Harput adında ikinci bir üniversiteninkurulmasını ve Fırat’ın da teknik ve fen bilimi olarak kalmasını haykırdı Kalem.
Fırat üniversitesinde hukuk, siyasal, hukuk, ziraat, sosyal hizmet bölümlerinin açılması da kalemin parmakları arasında çıkan kelimelerin sıralanmasıydı.Hazar keşfedilmeliydi, Azer Baba tarihin derinliklerinden kurtarılmalı, yaz ve kış turizmin merkezi olmalıydı Sivrice. 
Bir zamanlar doğunun incisi, Paris’i, bölge şehri olan Elazığ özelliklerinin, güzelliklerinin farkındalıklarını fark etmeliydi. Çok yönlü sporun hayat tarzı haline geldiği, tarımın sarı altın olan kaysı ile kendine gelmeli ve tarih, kültür, tarım, mutfak, turizm… gibi alanlarda bir bir marka şehri olmalı ve patentle elindekilerini de meşrulaştırmalı ve sahiplenmeliydi…
Başka neler yapılmalıydı, ya da hala yapılabilecek hususular başka neler olabilirdi?
Bakanlar kurulu, uluslararası müsabakalar, yöresel organizasyonlar, kutlamalar, sempozyumlar, festivaller, kültür merkezleri olmalıydı insanı ile gönüllerde yer tutan Gakkoşlar diyarı…
Günışığı her ne kadar yerel bir gazete ise birçok noktada enler ile birincileri yaşıyordu. Müruru zamanda yabancı ülke misyonerlerinin, ajanlarınınkörpe beyinleri zehirlediği köyler, tek tek evlere Hristiyanlık propagandasının yapıldığı ve Harput’un mesken seçildiği o dönemlerdeki kirli ele Kalem, Günışığı ile dur demişti.
TBMM Sokakta Yaşayan ve Çalışan Çocukların Sorunlarının Araştırılarak Çözüm Yollarının Bulunması ile ilgili kurulan Araştırma komisyon raporu ve yansımaları kalemin elinden günışığı ile ilişikleri yaşamıştı.Bitmedi…
Yıl 2011. TBMM’de Van Milletvekilimiz Kayhan Türkmenoğlu’na danışmanlık yapıyordum. Ve TBMM’de bitişik komşumuz Bitlis Milletvekili Vahit Kiler. Konuşulan ortak konu liman başkanlığı ve bölgeye katkıları. Doğu’da bir yerde liman başkanlığı ve onlarca faydaları…
TatVan Liman Başkanlığı 2005 yılında geniş ses uyandırarak kuruluyor ve 2009 yılında da istanbul2a bağlanıyordu. Elazığ’da neden liman başkanlığı yoktu, şartları nelerdi, neler yapılmalıydı?
İnanmak, birliktelik, gayret ile birlikte Başkentte önce farkındalık, sonra çalışmalar başlamıştı. O zaman Kalem, Günışığında konuyu yazarken çok tepki gelmişti. Elazığ’da deniz mi var, bu iş onların işi mi diye! Van’da, Tatvan’da deniz mi vardı? 
Sayın Kuşçubaşı,  Keleştimur, Yıldırım ile beraber medyanın sesi olan Sebahattin Sarman gibi medya ile beraber İpekyolu Derneği, Pertekliler Vakfı, Ağınlılar Derneği, Baskil Belediyesi, yorum ve diğer iletişim yolları ile ulaşanlar hizmetin olmasına inanarak destekleyenlerdi. O zamanın denizcilik Müsteşar yardımcısı Sayın Zeki Çitçi’yi, Elazığlı çalışanları, Milletvekillerimizi, siyasi iradeyi ve özellikle o zamanın Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım’a, emeği geçen herkese bir defa daha teşekkür ediyoruz.
Tatvan’dan Liman Başkanlığına, Fırat, ya da Hazar Liman Başkanlığı, Yeni Bir tabela Fırat Liman Başkanlığı, Bu Limanda, Bir Başka Yelken ve Dünya Elazığ’da… KaleminGünışığına yansıyan limanın değişik yüzleriydi. 
 03.03.2011 Resmi Gazetenin Karar Sayısı: 2011/1472 Yürütme ve İdare Bölümü Bakanlar Kurulu Kararı2011/1472 Denizcilik Müsteşarlığının Taşra Teşkilatında Yer Alan Mersin Bölge Müdürlüğüne Bağlı Olarak Elazığ İlinde, Görev Alanı Hazar Gölü Ve Keban, Karakaya, Atatürk Ve Çat Baraj Gölleri İle Sınırlı Olmak Üzere Fırat Liman Başkanlığı Kurulması Hakkında Karar vermişti. Gayetkısa ve öz bir şekilde Tatvan’da çok şeyler oldu ve oluyor da. Elazığ’da ise tabela ve beş personelden öte pek bir şey olmadı ne yazık ki!
Gerçi Keban’da kısmen de olsa bazı ürünler yetişiyor. Limon da... Bu iş biraz ekşidi ve suyu da çıktı derler ya!
Fırat Liman Başkanlığı yatırım, istihdam, turizm, spor, tanıtım ve birçok açıdan avantajlarla dolu büyük bir fırsat…
Liman Başkanlığı- müdürlüğü koordineli bir çalışma ile üniversite ile ortak bir şeyler yapabilirdi. Birçok federasyonla ortak faaliyetler yapılabilirdi, yapılmadı, ya da yapılamadı.
Sayın Valimiz,  Elaziz’i ve Elaziz’e yatırım yapmayı, Elazığlıları da çok seviyor. Bu konuya da el atsa.Elazığ Belediye Başkanımız da açılacak kurslara ev sahipliği yapsa.
Su hayattır… Liman da suyun bir noktada durağıdır, intikal noktasıdır.
Liman ile limon a ve o ile fark edilebilmelidir.  Neler yapılabilir mi denilirse tecrübe Kalemin miri malıdır, ücreti teşekkür ve memnuniyet mukabilindedir. 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
11Nis

Liman mı, limon mu? Lima(o)n…

24Mar

BENZER MUHAREBELERİN SIRRI

09Mar

TERÖR-İST

01Mar

YERLİ MALINDAN ZEYTİN DALINA

01Mar

YERLİ MALINDAN ZEYTİN DALINA

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.