AİLE SİNEMASI


  

                                    AİLE SİNEMASI

                                                                 Yusuf EROĞLU

                    Eskiler çok iyi hatırlarlar. Şimdiki Postanenin arkasında, kapalı çarşının üstündeki sokakta, Aile Sineması vardı. Salondaki koltuklar tahtadan yapılmıştı. Oturduğunuzda gıcırdar dururdu. Adının Aile olduğuna bakmayın. Hep çakal çukal dolardı. Bilhassa, bizim gibi okuldan kaçanların mekân yeriydi. Düşünün. Sabah okuldan kaçmışsınız. Bir iki bitpazarı yaptınız. Haraç mezat gözlediniz. Vakit geçmek bilmez ki. Mecburen, doğru ,film oynatmaya sabah saat 10 da başlayan Aile sinemasına. Öyle tek film değil. Üç film birden. Başladı mı, bitmezdi. Sabah genellikle okul kaçkınları olurdu. Sonraları seks filmi furyası başladı. Aile sinemasındaki görevli ise, herkesin yakından tanıdığı Kımo İrfan idi. Allah(c.c) rahmet etsin. Jandarma gibiydi. Sinemadaki çocukları terbiye ederdi. Herkes ondan çok korkardı. Elinde sopası vardı. Filim oynarken bir ses duyardınız. Kımo İrfan, ya birine tokat atmıştır ya da zoppası ile kafasını kırmıştır. Yaranmazlık! Yapanları,”Vula buraları berbat edip kirlettiniz!” diyerek, kulağından tuttuğu gibi dışarı atardı. Bazen de, elindeki El feneri ile koltuğu aydınlatır, malum! işi yapanları yakalardı.

                  Bizler Lise çağına gelince Aile sinemasından uzaklaştık. Saray sinemasına gitmeye başladık. Ne tesadüftür ki, Kımo İrfan da, Saray Sinemasına transfer olmuştu. Bu sinemada yabancı filmler oynatılır ve iki günde bir değiştirilirdi. Biz de rahmetli Lakkaş Hıdır ve Mastarspor ekibi ile, bize tahsis edilen locaya giderdik. Locamız belliydi. Tam ortadaki, makine dairesinin önündeki locaydı. Dünya klasikleri arasına giren filmleri, bu sinemada izlerdik. Saray Sineması bir tarihti. Yazın ise, Saray sinemasının yazlık olan kısmında olurduk. Burası, yaz aylarında tam bir aile sinemasıydı.

                  Daha sonra Elazığspora transfer olunca, kulüp başkanımız Kemal Turana ait Gölcük sinemasına geçtik. Elazığsporun futbolcusu olduğumuz için, bizden para alınmazdı. Kapıdan direk girerdik. Allahın hikmeti o yıllarda Kımo İrfan, bu kere de, Gölcük sinemasının kapısında görevliydi. Anlayacağınız Kımo İrfandan kurtuluş yoktu. Ama Allah var. Bize karşı çok iyi davranırdı. Kendisinin asıl mesleği faytonculuktu. Aslında, bu yazının başlığı Kımo İrfan olmalıydı. Rahmetliyi epeyi yad ettik. Renkli bir simaydı.

               Eski insanların sinema kültürü vardı. Yerli yabancı bütün filmleri takip ederlerdi. O zamanlar TV ve saçma sapan diziler olmadığından, sinema önemliydi. Yakın tarihimizde, sinemanın yeniden dirilmesi için epeyi çaba gösterildi. Başarı da olundu. Ancak, bizim yaşımız kemale erince, sinema perdesinin önün geçip, film izlemek zor gelmeye başladı. Peki, televizyon mu izliyoruz? Hayır. Dünya klasiklerini, Türk Sinemasın damga vuran filmleri, kaliteli, asaletli artistleri izleyen birisi olarak, şimdiki Tv dizileri bize yavan ve yalan geliyor. Özetlersek,”eski dadlar yoh olmuş”.Sağlıcakla kalınız. Allah (c.c)yar ve yardımcınız olsun. Allaha(c.c)emanet olunuz.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
15May

Vefalı Elazığlı

08Oca

Kavurma!

30Ekm

MASTARSPOR

21Ağs

NEREDEN NEREYE!

20Haz

ELAZIĞSPOR SEVDASI

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.