'Tedbir yetersizliği şiddetin önünü açıyor'

Elazığlı Av. Aziz Dinç, son yıllarda mesleğini yapan çalışanlara yönelik şiddet olaylarında çok ciddi bir artışın yaşandığını belirten, tedbir yetersizliğinin olduğuna değindi. Aziz Dinç, artık polis memurlarının veya güvenlik güçlerinin yanında da saldırıların yapılmaya başlandığını söyledi.

 Tedbir yetersizliği şiddetin önünü açıyor
Elazığ Güncel
Elazığlı Av. Aziz Dinç, son yıllarda artan şiddet oranlarını açıklayarak değerlendirmelerde bulundu.
Aziz Dinç, artık polis memurlarının veya güvenlik güçlerinin yanında da saldırıların yapılmaya başlandığını belirterek, tedbir yetersizliğinin olduğunu söyledi.
Şiddetin büyük bir sorun olduğuna değinen Av. Aziz Dinç, Türkiye’nin 2015 yılı dünya suç endeksinde 147 ülke içinde 100. sırada yer aldığını dile getirdi.
Türkiye’de 2011-2014 yılları arasında suç oranlarının yüzde 58 arttığına vurgu yapan Dinç, cinayet sıralamasında Türkiye’nin 41 ülke arasında 13. Sırada olduğunu belirtti.
Suça sürüklenen çocuk sayısı 2013’ten 2014’e yüzde 6.2 oranında arttığını aktaran Dinç, 2004-2014 yılları arasında şiddet, taciz ve tecavüz suçlarının ise 14 kat arttığını vurguladı.
Av. Aziz Dinç, 2005-2010 yılları arasında, 100 Bin’in üzerinde kadının cinsel saldırıya uğradığını, son 7 yılda ise kadın cinayetlerinin yüzde 1400 arttığını kaydetti.
Türkiye’de her 10 kadından 4’ünün fiziksel şiddete uğradığına dikkat çeken Aziz Dinç, artan bu şiddet olaylarının karşısında ciddi adımların atılması gerektiğini söyledi.
Son yıllarda mesleğini yaparken avukatlara, doktorlara ve öğretmenlere karşı şiddet olaylarında çok ciddi bir artışın yaşandığını belirten Aziz Dinç, tedbir yetersizliğinin olduğuna değindi.
Hemen hemen her gün şiddet olaylarının yaşandığını anlatan Dinç, “Şiddet, günlük yaşantımızda gittikçe daha sık duyduğumuz, izlediğimiz veya birebir yaşadığımız bir gerçeklik haline gelmektedir.
Kapsamı ve boyutları da gün geçtikçe gelişen şiddet; evde okulda, iş yerinde, sokakta, stadyumda, hastane de, adliye koridorlarında, trafikte, toplu taşıma araçları içinde, neredeyse sıradan bir hadise gibi yaşanmaktadır. Son yıllarda mesleğinin icra etmeye çalışan Avukatlara, Doktorlara ve Öğretmenlere karşı şiddet olaylarında çok ciddi bir artışın yaşanması. Her gün bu tür olaylarla karşılaşıyoruz. Bu konuda alınan bir takım tedbirlerin yetersiz kaldığı aşikar.” dedi.
"GÜVENLİK GÜÇLERİNİN YANINDA DA
SALDIRILAR YAPILIYOR"
Artık polis memurlarının veya güvenlik güçlerinin yanında da bu saldırıların yapılmaya devam edildiğinin altını çizen Aziz Dinç, “12.09.2018 Salı günü Gaziantep Barosu mensubu avukat haciz mahallinde vekaletini üstlendiği işini yapmak için devletin resmi görevlisi icra memuru ve polis memuru yanlarında bulunduğu sırada borçluların saldırısına uğramış darp edilmiş ve üzerine de silah çekilmek suretiyle ölümle tehdit edilmiştir. Saldırı esnasında görevi başında bulunan icra memuru da saldırıya maruz kalmış darp edilmiştir. Mesleğin içinde olan biri olarak üzülerek belirtmeliyim ki avukatlara yönelik şiddet olayları, mesleğe başladığımız günlere göre ciddi bir boyutta artış göstermiştir. Bu tespit hem şehrimiz için hem de  Ülke geneli için geçerlidir. Vatandaşın hak arama özgürlüğü ve adalete erişimdeki temsilcisi avukatlara duruşma salonlarında, keşif, haciz mahallinde, ofislerinde sözlü ve fiili saldırılar maalesef devam etmektedir. Kamu görevi ifa eden Avukatlar, bir davanın tarafı değildirler. Avukat Yargıyı oluşturan üç sacayağından savunmayı temsil etmektedir.
Avukatlar yalnızca müvekkillerinin haklarını savunurlar. Bir davada karşınızda görünen bir avukatın ileriki dönemlerde sizin vekiliniz de olabileceğinin unutulmaması gerekir. Avukat dosyanın tarafı değildir.” ifadelerini kullandı.
"ŞİDDETİN KABUL EDİLİR BİR YÖNÜ YOK"
Avukatları dosya ile özdeşleştirerek 'taraf gibi' görüp, sözlü ve fiili saldırılarda bulunmanın izahının olamayacağını belirten Dinç, “Avukata saldırı vatandaşa saldırıdır. Unutmamalıdır ki, savunma bir gün herkese gerekli olacaktır. Avukatın Yargının kurucu unsuru olduğu çoğu zaman gözden kaçırılmaktadır. Hukuk sisteminin temelin amacı, öncelikle temel hak ve özgürlüklerin
korunması ile her bireyin mesleğini rahatça icra edebileceği ortamların yaratılması sağlamak yatar.
Avukat hak ettiği değerin verilmediği bir yargı sisteminden, demokrasiden ve  adaletten bahsetmekte mümkün değildir. Avukat kanunların kendisine tanıdığı yetkiler doğrultusunda hareket eder.
Amacı adaletin sağlıklı işlemesine yardımcı olmaktadır. Şiddetin kabul edilir bir yönü yoktur.” açıklamasında bulundu.
“GİDİŞAT HİÇ İYİ GÖRÜNMÜYOR”
Ekmeği için koşuşturan memurlara veya memur gibi sayılan kişilere karşı görevlerinden dolayı suç işlenmesi halinde yasalarla birçok maddeye düzenleme getirdiğini ifade eden Aziz Dinç şöyle devam etti: “Şiddet olaylarındaki artışlar dikkate alındığında bu konudaki düzenlemelerin yetersiz olduğu açıktır. Gaziantep te görevini yapan avukata ve icra memuruna saldıran kişi istediği anda yargılama aşamasında kendine yardımcı olması ve savunmasını yapması için bir avukatı devlet görevlendirilecektir. Veya kendisi de bu konuda bir avukatla anlaşabilir. Şiddet sadece bir yerde veya bir kişiye veya bir meslek mensuplarına yönelik değil. Hayatımızın her anında karşılaşacağımız ve pek yadırganmayan bir olgu haline geldi. Kısaca toplumuzda birbirimize saygı göstermeyi, karşıdakinin haklarına özen göstermeyi, bizim dışımızdaki kişilerin bizim gibi düşünmek ve bizim istediğimiz şekilde davranmak zorunda olmadığını unutmuş gibiyiz. Gidişat hiç iyi görünmüyor. Rabbim sonumuzu hayır eylesin.”

HABERİ PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!


  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.