Elazığ varını tüketti

Elazığ'da yeni açılan ve 50 köyü kapsayan Altın Ovalılar Kültür ve Yardımlaşma Derneğinin Başkanı Av. Aziz Dinç, 1974 yılında açılan Keban Barajı’nın katkılarının yanı sıra büyük zararlarının olduğunu söyledi.

Elazığ varını tüketti
Elazığ Güncel

Türkiye’nin ilk dev yatırımları arasında olan Keban Barajı’nın yapılmasının Elazığ’ın kaderini hem olumlu hem olumsuz anlamda değiştirdiğini ifade eden Altın Ovalılar Kültür ve Yardımlaşma Dernek Başkanı Av. Aziz Dinç, günümüzde en çok olumsuz sonuçların hissedildiğini vurguladı.

Altın Ovalılar Kültür ve Yardımlaşma Dernek Başkanı Av. Aziz Dinç, 1940’lı yılların başından itibaren Elazığ’ın ciddi oranda ekonomik ve sosyal alanda sıkıntı çeken ve göç veren bir şehir haline geldiğine dikkat çekerek, 1950’li yıllarda bu tablonun değişmeye başladığını anlattı.
1950 yıllında Demokrat Parti’nin iktidarıyla Elazığ’daki olumsuz havanın değişmeye başladığını dile getiren Aziz Dinç, Türkiye genelinde başlatılan çalışmalardan ve yatırımlardan en fazla nasiplenen ilin Elazığ olduğunu belirtti.
Elazığ’ın bu dönemde tarımda, hayvancılıkta ve sanayileşmede şaha kalktığını aktaran Dinç, kentin onlarca ürünün yetiştiği en önemli tarım şehirlerinden olduğunu vurguladı.
Dinç dönem içerisinde Elazığ’a çok sayıda fabrika yapıldığını kaydederek, “Elazığ sanayi ve kültür şehri kimliğini de kazandı. Bunun sonucu ciddi yatırımlar yapılarak fabrikalar peş peşe kurulmaya başlandı. İplik Fabrikası, Şeker Fabrikası gibi. Hayvancılık alanında ciddi yatırımlar yapılması sonucu Et Balık Fabrikası bu alanda bölgedeki ilk kurulan fabrika oldu. Gelişme sadece tarımda değil özelikle sanayi alanındaki yatırımlar halkın yüzünü güldürdüğü gibi şehrin kaderini değiştirmeye başladı. Özel sektör Elazığ da İplik Fabrikası, Deri Fabrikası, Kiremit Fabrikası, Makarna Fabrikası, Oksijen Fabrikası, Sabun Fabrikaları yapıldı. Devletin kurduğu Çimento, Azot Fabrikaları, Bakır, Çinko, Kurşun İşletmeleri ile Hazar hidrolik santrali Elazığ’ın çehresini değiştirmiş ve halkın refah düzeyini yükseltti.” ifadelerini kullandı..
Yapılan bu çalışmalar ile kamu kurum ve kuruluşlarının bölge müdürlüklerinin büyük bir bölümünün Elazığ’da açıldığına vurgu yapan Aziz Dinç, “Ekonomik olarak şehir geliştikçe her alanda da kendini hissettirmiş ihracat yapan sayılı iller arasına girmişiz. Basın alanında da bölgenin lideri olmuşuz. 1954 yıllında Elazığ yerel gazete sayısı altıya ulaştı. Yaşanan bu ekonomik, kültürel değişiklikler sonrası doğunun incisini unvanını haklı olarak almıştır.” dedi.
PROJE ELAZIĞ’IN KADERİNİ DEĞİŞTİRDİ
Türkiye’nin ilk dev yatırımları arasında olan Keban Barajı’nın yapılmasının Elazığ’ın kaderini hem olumlu hem olumsuz anlamda değiştirdiğini ifade eden Dinç, günümüzde en çok olumsuz sonuçların hissedildiğini vurguladı.
94 belde ve köyün tamamen sular altında kaldığını dile getiren Dinç, Elazığ’ın en verimli topraklarının ve tespit edilemeyen tarihi mirasların sular altında kaldığını söyledi.
Baraj yapıldıktan sonra bölgedeki halka verilen istimlak paralarının kente katkı sağlanmadığını belirten Dinç, bununla birlikte ciddi oranda göç gerçekleştiğini ve Elazığ’da kültür karmaşası yaşandığını ifade etti.
Aziz Dinç açıklamasında, “Bu süreç belli bir dönem devam etmiş alınan bir kararla yapımına başlanan Keban Barajı projesiyle bir belirsizlik baş gösterdi. 10 yılı aşkın bir süredir yaşanan güzel hava yavaş yavaş değişmeye başlamış ciddi bir belirsizlik ortaya çıktı. Baraj o gün itibariyle Türkiye’nin en büyük projesi olarak kayıtlarda yerini alırken getirdiklerinin yanında yok ettikleri o gün itibariyle pek dikkate alınmadı. Enerji açısından Türkiye’nin ilk dev yatırımlarındandır. 1965 yılında yapımına başlanılmıştır. 1974 yılında ilk 4 büyük tribünü, 1981 yılında da diğer 4 türbini devreye girmiştir. DSİ’nin verilerine dayanılarak yapılan tespitlere göre bu barajdan 5 il, 9 ilçe, 258 belde, köy, mezra etkilenmiştir. Bunlardan, 94 belde, köy tamamen su altında kalmış, 1 il, 3 ilçe 115 belde, köy ise kısmen etkilenmiştir. 23 yerleşim biriminin ise etkilenme derecesi tespit edilememiştir. Tabi ki bu proje Elazığ kaderini değiştirdi. Elazığ’ın büyük ovasını büyük bölümü ile en verimli topraklarını kaybetmiş, ciddi bir göç aldı. Bu göç şehir de ciddi bir kültür çatışmasının ortaya çıkmasına sebep oldu. Köyden gelen insanlarla, şehirde yaşayan insanlar arasındaki kültürel farklılıklar uzun yıllar kendini hissettirdi. İnsanlar birçok ile göç ettiği gibi yurtdışına gidenler de oldu. Şehir ekonomisine ciddi anlamda katkı sağlaması düşünüle istimlak paraları çarçur edildiği gibi şehre beklenen anlamda katkı sağlamadı. Bu proje bittiğinde onlarca köy çok verimli tarım arazileri tespit edilemeyen nice tarihi ve kültürel mirasımız sular altında kaldı.” ifadelerine yer verdi.
FAYDASININ YANINDA ÇOK BÜYÜK ZARARLAR GETİRDİ
Aziz Dinç, elektrik gelirlerinin Elazığ’a kağıt üzerinden mal edilmesi nedeniyle, kentte yaşayan insanların fakirlik yaşamasına rağmen, kişi başına düşen milli gelir oranının yüksek olmasına bağlı olarak zengin gibi göründüğünü vurguladı.
Elazığ’ın bu nedenle hak ettiği teşvikleri alamadığını kaydeden Dinç, bu durumun günümüzde de devam ettiğinin altını çizerek “Keban Barajı Projesi’nin ülke ekonomisine artıları ve eksileri oldu. Bu proje tabiri caiz ise Elazığ açısından bir mum misali etrafını aydınlandıkça dibe gölge verdi. Elazığ’a faydasının yanında çok büyük zararlar getirdi. Alt yapısı oluşturulmadan vatandaşlara verilen istimlak bedelleri şehrin ekonomisine beklenen faydayı sağlamadı. Aksine belli bir süre sonra işsiz insanları ortaya çıkmasına sebep oldu. Elektrik gelirleri Elazığ’a kağıt üzerinde mal edildiği için,  kişi başına düşen milli gelir oranından dolayı fakirlik yaşarken, zengin sayılmış hak ettiği teşvikleri o gün itibarı ile alamadığı gibi bu durum hala daha devam ediyor. Birçok ürünün kaybolmasına sebep oldu, fabrikaların kapanma sürecini başladı.” şeklinde konuştu.
VATANDAŞTAN YILLARCA HAKSIZ KAZANÇ ELDE EDİLDİ
Özelleştirme sonrasında yasal olmayan yollarla faturaya yapılan eklemelerle vatandaştan yıllarca haksız kazanç edildiğine dikkat çeken Dinç, “Daha sonra ortaya çıkan sulama sorununa bu barajdan alınan su ile çözüm bulunmuş, bulunan çözüm faydadan çok zarar sağlamıştır. Bizim Keban da ürediğimiz elektrik tarlada çiftçiyi fena çarptı. Öyle bir çarpmıştır ki suyundan ve tarlasından etmiştir. Yağmurlu havada su bulamama misali, şehrin her tarafı su olduğu bir ortamda tarlalar bir avuç suya muhtaç olmuş. Ovalarda onlarca köy susuzluk yüzünde kaderine terk edilmiş ve göçler başlamıştır. 50 yıl önce su geldiği için göç eden köylüler şimdide su bulamadığı için göç etmeye başlamışlardır. Fazlası da zarar getirdi azı da. Ortasını bir türlü bulamadık. Bu durumdan bütün şehir etkilendi. Özelleştirme yapılınca elektrik çarpılması daha da artı. Alan şirket hiç de yasal olmayan, faturaya yaptığı eklemelerle vatandaştan yıllarca haksız kazanç elde etti. Elektrik dağıtım şirketlerinin vatandaşlara ve şirketlere gönderdikleri faturalara kayıp-kaçak bedeli ve sayaç okuma bedelinin yansıtması adları altında fazla para almıştır. Bu konuda yapılan hukuki mücadelelere ve kazanılan davalara rağmen bu durum devam etmiştir. Öyle bir uygulama başlatılmış ki bizde bir gün ödemesini geciktiren vatandaşın elektriği hemen kesilmiş, açmak içinde ayrıca para alınmıştır. Bunun yanında kaçak elektrik kullanan insanların paraları ise hepimizden tahsil edilmiştir. Kaçak kullanan kişilere karşı yapamadıklarını, bizlere uygulamaya başlamışlardır. ” dedi.
PİRİNCE GİDERKEN EVDEKİ BULGURDAN OLDUK
Günümüzde su ve elektrikte yaşanan sıkıntılara da değinen Aziz Dinç şöyle devam etti: “Elazığspor’un içinde bulunduğu durum nedeniyle elektriği sık sık kesilmeye başlanmış ve bu hala devam ediyor. Ulu Ova sulamasında elektrik kesilmiş binlerce insanın kaderi ile oynanmış ve göç etmek zorunda kaldılar. Aynı uygulamayı birçok yerde yapamadılar. Baraj altında köyleri kalan vatandaşların ve şehrin çok ciddi kayıpları olduğu gibi şimdide barajdan uzak köyler mağduriyet yaşamaya başladı. Bugünkü tabloya baktığımda Keban Barajı; doğunun incisi olan Elazığ’ın, tarımını, sanayisini, sosyal ve kültürel yaşantısını çok ciddi anlamda olumsuz yönde etkiledi. 50 yıl önce suyla başlayan mağduriyet elektrikle devam ediyor. Şehrimizin içinde bulunduğu durumun tetikleyen sebeplerde sadece birisidir bu proje. Kısaca Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olduk.”

HABERİ PAYLAŞ!

Habere Yorum Yaz


Yorumlar / 1

  • mustafa üzüm | 10 Ekim 2018 13:31

    Daha iyi anlatılamaz di hocam ben yiilllar önce elazigli bir yazardan da okumuştum Keban barajının getirdikleri ve götürdükleri teşekkürler imi sunuyorum.....

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.