Fotoğrafını verenin resmini çiziyor

Elazığlı İbrahim Karatekin Gazi Caddesi’nde kurduğu tezgahı ile kısa süre içerisinde kendisine verilen fotoğrafın resmini çiziyor.

Fotoğrafını verenin resmini çiziyor
Elazığ Güncel

Yaklaşık 20 yıldır nakkaşlık resim çalışması yaptığını vurgulayan Karatekin,  Gazi Caddesi’nde portre çalışması yapmaya başladı. 
Eskiden bir portreyi 60 TL’ye yaptığına dikkat çeken İbrahim Karatekin, ekonomik sorunlar nedeniyle çalışmalarını 40 TL’ye düşürdüğünü ifade etti.
Bir kişinin nakkaş olabilmesi için doğuştan bir yeteneğe sahip olması gerektiğine dikkat çeken İbrahim Karatekin, “Öncelikle mükemmel bir çizim yeteneği ile titiz çalışma gerektiren nakkaşlık, her önüne gelenin yapabileceği bir iş değildir. Adı üstünde nakkaş bir süsleme sanatıdır ve bu işi icra eden kişiye de nakkaş dendiğine göre, o da bir sanatçıdır.” ifadelerini kullandı.
Alaydan yetişme sanatçı olduğunu dile getiren İbrahim Karatekin, nakkaşın tarihçesini anlattı.
Eski Türkçe’de nakkaşın, resim yapan, ressam anlamına geldiğini vurgulayan Karatekin, “Osmanlı döneminde nakış işleyen, desen hazırlayan, minyatür çizen, sanatçılar olarak karşımıza çıkarken o dönemde nakkaşların çoğu Saray Nakkaşhanesi’ne bağlı olarak çalışırlardı. Nakkaşlarda yaptıkları işe göre kendi içlerinde isimlendirilerek 7’ye ayrılırlar. Tezhib yapan nakkaşlara Müzehhibler, tasvir ve suret yapanlara Musavvirler, porte yapanlara Şebihnüvisler, bahçe resmi yapanlara Tarrah, nakışlara renk verenlere Renkzenler, tezhiplerdeki cetvelleri çekenlere Cetvelkeşler, kalemişi denilen duvarlara yapılan nakışları yapan nakkaşlara da Dıvarnakkaşları denmektedir.” dedi.
İbrahim Karatekin, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Nakkaşlığın İran’da ortaya çıkıp, geliştiği bilinmektedir. Osmanlı Devleti’nde yağlı boya ve sulu boya ve bina boyası işleri yapan ustalara da nakkaş denmektedir. İstanbul’da ve İmparatorluğun diğer şehirlerinde bazı sanatları icra etme yetkisi sadece Müslümanlara verilmiştir. Hatta Kanuni Sultan Süleyman döneminde İran’dan getirilen Nakkaş Şahkulu’na bir atölye tesis edilmiştir. Yine aynı dönemde Osmanlı nakkaşhanesinde ünlü tezhib ve minyatür ustaları Kara Memi ve Şaban Usta’da çalışmaktadır. Osmanlı Nakkaşlığı klasik dönem ise Sultan III. Murat dönemine denk gelmektedir. Resim yapan nakkaşların lonca şeklinde toplanmaları ise 17. yüzyılda, İstanbul’dadır. “Esnafı, Nakkaşânı Musavveran” olan bu loncada, Nakkaş Osman, Nakkaş Veli Can, Nakkaş Hasan, Nakkaş Reis Haydar, Ahmet Nakşi gibi dönemin ünlü nakış ustaları yani nakkaşları bulunmaktaydı. Yine Osmanlı döneminde usta bir nakkaşa Sernakkaş denmekteydi.”

HABERİ PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!


  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.