Batum konferans


19-21 Nisan 2018 tarihleri arasında Gürcistan’da Batum’da 8th World Conference on Innovation & Computer Science etkinliğine çağrılı konuşmacı olarak davet edilmiştim. Konferansın başkanlığını Prof.  BlertaEtemi  yürütüyordu ve organizasyon içerisinde Prof. Dr. Hüseyin Uzunboylu yer alıyordu. Öncelikle bu etkinliğe davetlerinden ötürü kendilerine teşekkür ediyorum. Bu konferans sayesinde fikir alış verişinde bulunmak ve ileriye yönelik bazı projeleri birlikte yürütmek eğiliminde olmamız, bana göre konferansın en etkili yönü olmuştu.
Konferansa kayıt yaptırmalarına ve bildiri göndermelerine rağmen, birçoğu üniversitelerinden destek alamadıkları için gelmekten vaz geçtikleri de gözden kaçmıyordu. 
Sempozyum ve konferanslarda süreklilik önemlidir. Bu nedenle de etkinliği iptal etmek yerine sürekliliği sağlamak için yapılması yolu tercih edilmelidir. Nitekim konferansta Prof. Dr. Hüseyin Uzunboylu hocamızın da belirttiği gibi, “biz akademisyenler öğrenci az gelse dahi derslerimizi yapmıyor muyuz? Bu nedenle ister sadece bir kişi etkinliğe katılmış olsun biz bu etkinliği yapacağız” demesi dikkatimi çekti. Bu kararın çok yerinde olduğu görüşündeyim. 
Konferansın teması eğitimdeki yeniliklerle ilgiliydi. Bu nedenle de konuyu belirlerken, katılımcıların dikkatini çekecek bir tema bulmam gerekiyordu. Fırat Üniversitesi’nin çift diploma programı ile ilişkili olarak uzaktan eğitimde kullandığımız ve halen Türkiye’de bilinmeyen bazı teknolojileri anlattım. Her yurt dışı konferansta yaptığım gibi mutlaka Fırat Üniversitesini tanıtırım. Böylece konferansa katılanların Fırat Üniversitesi hakkında bazı bilgiler edinmelerini sağlamış oluyorum.
Ele aldığım araçları bazı katılımcıların dikkatini çektiğinden, oturum aralarında yanıma gelip sistemleri daha yakından tanımak istemeleri, amacıma ulaştığımı gösteriyordu. Çünkü maalesef Türkiye’de uzaktan eğitim yaptığını iddia eden bazı üniversiteler var ki bu üniversitelerin sürdürdükleri uzaktan eğitime;“uzaktan eğitim demek”, bu alanda gerçek uygulamayı yapanlara haksızlık olur. Sistemin belirli platformlarca desteklenmesi gerekir. Uzaktan güvenli çevrimiçi sınav yapma son yıllarda gündeme gelen bir konu ve bu tür sistemleri dünyada uygulayan üniversitelerin sayısı çok az. Yaptığım konuşmaya ait videoyu YouTube’tan kanalıma girmeniz halinde seyredebilirsiniz.
Bu yazımda Gürcistan’daki bazı izlenimlerimi de sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu ülkeye ikinci defadır gidiyorum. 2015’de Karadeniz Teknik Üniversitesi tarafından yapılan ITTES etkinliği kapsamında gene Batum’u görmüştüm. Yabancılık çekmiyorsunuz, çünkü karşılaştığımız kişiler çat pat Türkçeleri ile sorularımıza cevap verebiliyor. Bazen Türk zannettikleriniz de Gürcü çıkabiliyor. Türkiye’den otobüslerle hafta sonu Batum’a gelenlerin sayısı oldukça fazla. Nüfus cüzdanı ile Gürcistan’a giriş yapabiliyorsunuz. Pasaport gerekmiyor. Bir bakıma Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine gider gibisiniz. Sadece kumar oynamak için dahi hafta sonları Türkiye’den gelenlerin sayısı bir hayli fazla.
Batum’un varoş bölgelerinden geçtiğinizde Türkiye’nin çok gelişmiş olduğunu hemen fark edebiliyorsunuz. Karadeniz sahilinde lüks oteller ama hemen ilerisinde yolları bozuk, trafik keşmekeşi içerisinde ilerlemek zorunda kalıyorsunuz. Alış veriş merkezlerinde Türk ürünlerinin birçoğunu bulabiliyorsunuz. Ama Türkiye’ye göre daha pahalı. Gelirleri düşük, ürünleri pahalı, ama 1 dolar 2.58 Gel (Gürcistan para birimi) iken 1 dolar 4 TL’ye ne demeli?
AVM’lerine girdiğinizde Türk markaları ile karşılaşıyorsunuz, otel sahiplerinden bile Türk olanlar var. Metro City Alışveriş merkezi zaten Türk ürünlerini satıyor ve Türk şirketi. Yani Gürcistan bizim bir parçamız olmuş sanki?
Bir akşam yemeğinde balık yemeğe karar verdik. Karadeniz’in taze balıklarını yemek, çok daha farklı lezzet veriyor.Sputnik otelinde kaldık sahibi Türk. Sabah kahvaltılarında Türk ürünleri ağırlıklı, çökelek dahi servis ediliyor.
Bu arada otelde Gürcü düğününe de rast geldik ve katıldık. Bizdeki düğün salonlarındaki manzara ile karşılaştık. Yani kültürler bu kadar mı iç içe girmiş olabilir. İçeri girdiğimizde düğün sahipleri yanımıza gelerek bizlerle Türkçe konuşmaya başladılar. Oturduk ve düğünlerini seyrettik.
Bu coğrafyada yaşayan halkları kendi hallerine bıraksalar, halklar birbirleri ile çok iyi anlaşabilecek. Üstelik kimse diğerlerinin dini ve dili ile uğraşmayacak. Kültürel etkileşimin yüksek olduğu ülkeleri görmek için, komşu ülkeleri dolaşmamız yeterli olacaktır.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.