DİSİPLİN CEZALARINA YÖK’TEN FREN


“Bilimsel tartışmalar ve açıklamalar dışında, yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına resmi konularda bilgi veya demeç vermek”, Yükseköğretim Kurumları Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinde 1982 yılından beri mevcut olan bir hüküm idi ve “kademe ilerlemesinin durdurulması” cezası gerektiriyordu. 17 ve 25 Aralık 2013 tarihli soruşturmalar sonucunda Hükümet Paralel Yapı ile etkin mücadele edebilmek için bir dizi mevzuat değişikliğine gitti. 29.01.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan “ Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” yayımlandığında da bu değişiklik sanki de paralel yapı ile daha etkin mücadele edilmek için çıkarıldığı yorumlarına neden olmuştu. Oysa daha önce mevcut olan bu fiil için öngörülen “kademe ilerlemesinin durdurulması” şeklindeki disiplin cezası, 657 sayılı Kanunda 2004 yılında yapılmış olan değişiklikle (Ek:17/9/2004-5234/1 md.) hafifletilerek “kınama cezasına” çevrilmesinden ibaretti ve 29.01.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan söz konusu yönetmelik değişikliği (Ek:RG-29/1/2014-28897) ile ilgili yönetmelik 2004 yılında 657 sayılı Kanunda yapılmış olan düzenlemeye uygun hale getirilmişti. Ama ne hikmetse 2004 yılına ait 657 sayılı Kanundaki düzenleme ancak, 2014 yılında ilgili yönetmelikte yapılabilmişti.

Ocak 2014 ayında yapılan bu değişikliği fark eden bazı üniversiteler bilim adamlarının bir olay ile ilgili yazılı ve görsel medyada yayımlanan görüşlerini bu kapsamda değerlendirildi ve peş peşe cezalar vermeye başladılar. Mağdur duruma düşen öğretim elemanları/memurları ya soluğu idari mahkemelerde aldılar ya da Yükseköğretim Kurulu’na itiraz dilekçeleri yağdırdılar.

Yükseköğretim Kuruluna intikal eden dosyalar üzerinde yapılan incelemelerde, bahse konu düzenlemenin yükseköğretim kurumlarınca anlaşılmadığı gerçeği ortaya çıktı. Yükseköğretim Kurulu üniversitelere bir yazı göndererek, anılan yönetmelik hükmünün amacının, akademik ve bilimsel araştırma veya tartışmaların yasaklanması ya da öğretim elemanlarının çeşitli basın-yayın organlarındaki tartışmalara katılmalarının veya akademik özgürlüklerinin engellenmesi olmadığını vurguladı. Yönetmelikle getirilmek istenen hususun yetkili olunmadığı halde ilgili yükseköğretim kurumu adına kurumsal beyan ve demeçler verilmesi ile ilgili olduğu belirtildi. 

Yukarıda açıklanan mevzuatın bazı çevrelerce maalesef yanlış yorumlandığı ya da kasıtlı olarak bazılarını mağdur etmek için kullanılabildiği görülmüştür. Bu kapsamda haksız yere ceza almış üniversite mensupları, İdari Mahkemelere dava açmaları halinde mağduriyetleri giderilebilecek ve akabinde de cezayı veren kurumu tazminata mahkûm edebilecek. Buna ilave olarak haksız ceza veren yöneticilere karşı “görevlerini ve yetkilerini kötüye kullandıkları için” dava açabilecek!

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
02Eyl
19May
10May

Batman’da Enerji Sempozyumu

22Nis

Batum konferans

15Nis
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.