FIRAT’TA REKTÖRLÜK SEÇİM FAALİYETLERİ


FIRAT’TA REKTÖRLÜK SEÇİM FAALİYETLERİ
 
Ah şu rektörlük seçimleri yok mu? Akademisyenleri birbirine düşüren, dostu düşman yapan,  BİMER’in yolunu aşındıran, Yükseköğretim Kuruluna yüzlerce şikâyet dilekçelerinin gitmesini sağlayan, Mobbing’in ötekileştirenlere had safhada uygulamasına neden olan, akademisyenlerin seçim sürecine girince işini gücünü bırakıp oda oda dolaşmasına neden olan, kısacası Üniversitelerde huzursuzla sebebiyet veren rektörlük seçimleri gene Fırat’ın kapsına dayandı. Aslında Fırat’ta seçim çalışmaları daha hızlı başlayabilirdi. Ama herkes pusuya yatmış 1 Kasım seçimlerinin sonucunu bekliyordu. Çünkü iktidar demek bazıları için rektörlük kapsını aralanması anlamını taşıyacaktı. İşte gizli gizli görüşmeler başladı bile…
 
Nedir şu rektörlük seçimlerinden çektiğimiz? Bu arenada herkes taraftar toplama peşinde. Aslında gücü olmayan fakat dans etmesini çok iyi bilenler bu fırsatı çok iyi değerlendirebiliyor. Kendilerini çok güçlü göstermek için siyasetçilerle boy boy fotoğraflar sergileyenler mi desem, benim arkamda YÖK var diyenler mi desem, velhasıl bu rektörlük seçimleri üniversiteleri tiyatro arenasına çevirdi. Kim iyi rol yaparsa, kim kendini güçlü gösterirse, kazançlı çıkabilir. Hiç idari deneyimi olmayan, duruşuyla rektörlük makamının vakarıyla bağdaşmayan görüntüler sergileyenler rektör olabiliyor.
 
Üniversitedeki birçok akademisyen üniversitelere rektör olarak atananları görünce cesaretlenir oldular. Üniversitelerdeki profesörler potansiyel rektör adayı olabiliyor. Bir de birkaç siyasetçinin koltuğuna girip fotoğraf çektirdin mi epeyce mesafe almışsın demektir. Daha bitmedi, fotoğrafları yaymak lazım, en güzel ortam Facebook, Twitter…
 
Fırat Üniversitesinde 2016 yılı yaz ayında rektörlük seçimleri için kıpırdamalar başladı. Küçük toplantılarda adaylığını açıklayanlar odu. Bazıları da temayül yoklamalarına başladı. Aslında temayül yoklamasını başlatanlar, demek istiyorlar ki beni aday gösterin. Ama o toplantıya katılan diğer profesörlerin gönlünden de “keşke birileri beni önerse de ben de rektör adayı olsam” hayalini yaşıyor.
 
Bazıları siyaseti çok iyi biliyor. Kendi adamları vasıtasıyla ha bire reklam yapıyor. Ne olacak ki eskiden bir başka görüşün savunucusu olabilirsin. Eski kimliğini unutup çok hızlı yeni bir kimliğe bürünebilirsin. Bukalemun da sürekli renk değiştiriyor, ortama uyum sağlıyor. Doğa bukalemunu dışlıyor mu? Bilakis bağrına basıyor, görünmez kılarak doğada fark edilmesini engellemiyor mu?
 
Seçim sürecine girildi ya, artık sen gör oy potansiyeli olanları. O be daha önce bana selam vermeyen, yanımdan geçmeyen profesörler, şimdi bana ne güzel şirinlikler yapıyor. Aklınca beni ayartmaya çalışıyor. Ben de sana şirin görünmek için ne olacak ki bir mavi bocuk da sana ayırırım. “Elbette hocam oyum senin” derim. Gene sandığa gittiğimde bildiğimi okurum der.
 
Rektörlük makamında bulunanlar ise bir daha seçilmek için zaten yatırımını yapmışlardır. En güzel potansiyel yardımcı doçentlik kadrolarıdır. Yüzde yüz oy gelecek adama niye kadro vermeyeyim ki? Yok, efendim neymiş, filan bölümün öğrencisi yokmuş. Her öğrenciye iki öğretim üyesi düşüyormuş. Bana ne para benim cebimden mi çıkıyor. Veririm o bölüme bir yardımcı doçent kadrosu, hak ederim bir garanti oyu… Üstelik ilan verirken de adrese dayalı ilan çıkarırım. Öyle yaparım ki o adres sadece bir kişiyi işaret eder. Başkası kadronun yakınından dahi geçemez.
 
Rektörlük krallık gibidir. Koltuğu çok tatlıdır. İstediğine kadro ver, istediğini makama kabul etme, istediğin bölümü itibarsızlaştır, hepsi senin kontrolünde.
 
Beni sıkıntı bastı. Gene bir rektörlük seçimi süreci başladı. Zaten seçimlerden bıkmıştık. Şimdi bu defa da rektörlük seçimi gündemde… Artık bazıları ne vaatler sunacak merakla bekliyorum. Bazen yerine getirilmeyecek vaatler olacak. Ama olsun yalandan kim ölmüş ki?
Velhasıl sıkıntılı bir süreç başladı. Aslında ne gereği var rektörlük seçimleri yerine atama sistemi getirilse… Hiç olmazsa birbirimize düşmeyiz. Dostken düşman olmayız. Emek verdiklerimizden darbe yemeyiz. Kanunu değiştirin de şu kargaşa ortamından kurtulalım. En kötü atamanın, mevcut durumdan çok daha iyi sonuç vereceğini adım gibi eminim…   
 
 
          
 
 
 
 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
02Eyl
19May
10May

Batman’da Enerji Sempozyumu

22Nis

Batum konferans

15Nis
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.