POSTACI BİMER


BİMER, Başbakanlık İletişim Merkezine karşılık gelmektedir. Aslında kısaca şikâyet merkezi demek belki daha doğrudur. “Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER); bilişim ve iletişim teknolojileri kullanılarak hayata geçirilen bir halkla ilişkiler uygulamasıdır. BİMER, Başbakanlık Bilgi İşlem Başkanlığınca yazılımı gerçekleştirilen bir program ile web sayfası üzerinden kullanılan bir sistem olup, vatandaş ile devlet arasındaki iletişim kanallarını açık tutarak, müracaatların her zaman ve her yerden yapılabilmesini mümkün kılmaktadır” şeklinde tanımlanmıştır. Dileyen herkes İnternet üzerinden rahatsız olduğu bir konuyu BİMER’in sayfasını kullanarak ilgili mercilere ulaştırabiliyor.

BİMER ilk kullanılmaya başlandığında haksızlıkların önlenebileceği, usulsüz işlem yapanlara karşı yaptırımların yollarının açılabileceği düşünülüyordu. Ama gelinen nokta, tarafları boşu boşuna meşgul etmekten, zamanların yitirilmesinden öteye geçemediğini de birçok örnekte artık görmek mümkündür.

Kişi haklarını korumak için birkaç önemli mevzuat yürürlüğe sokulmuştur. Bunlar içerisinde 2709 sayılı Kanunla oluşturulan T.C. Anayasasıdır. 3056 Sayılı Kanun uyarınca Başbakanlık Halkla İlişkiler Daire Başkanlığının Görevleri belirlenmiştir. 3071 Sayılı Kanun ile Dilekçe Hakkının Kullanılmasına dair düzenleme yapılmıştır. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ile artık devlet sırrı olmayan bilgilere ulaşmanın yolu açılmıştır. Bir de bunlara 2004/12 sayılı Dilekçe ve Bilgi Edinme Hakkının Kullanılmasına ve de 2006/3 sayılı Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER)-Doğrudan Başbakanlık Genelgesi eklenince, “O ne kadar güvence altındayım, haksızlık yapan er geç cezasını alacak” diye sakın heveslenmeyin (!) Çünkü Türkiye’de kanunlar mükemmel bir şekilde kaleme alınsa dahi, o kanunların uygulayıcıları şayet gereğini hakkıyla yapmıyorlarsa, kanunların amaçlarında belirtilen hedeflere ulaşmak kolay olmuyor.

Size bazı rakamlar sunmak istiyorum. 2006 yılında BİMER devreye alındığında, başvuru sayısı 129.297 idi. Bu rakam 2010 yılında 649.115 sayısına yükselmişti. 2013 yılında ulaşılan rakam 1.168.853 iken 2014 yılında müracaat edenlerin sayısı 1.124.005 rakamına düştüğünü görüyoruz. Yani bu rakamlar şunu gösteriyor. Türkiye’nin nüfusuna oranlarsak ve de 18 yaş altını hariç tutarsak her bin kişiden yaklaşık 20 kişinin şikâyetçi, huzursuz ve rahatsız olduğu bir şeyler var diye yorumlanabilir. Bu rakamlar gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında, çok yüksek olduğu görülecektir.

Diğer taraftan 2014 yılı ile birlikte artık şikâyet başvurularının düşeceği sinyalini de görmüş oluyoruz. Çünkü 2014 yılında yapılan başvuru, 2013 yılına oranla 44.848 adet aşağı düşmüş. Yaptığı başvurunun bir sonuç getirmediğini görenlerin de artık bu yolu kullanmamasından ötürü bu düşüşün yaşandığı görüşündeyim.

Durumu biraz daha açmak gerekirse, uğranılan bir haksızlık sonrasında kurum içi yasal yolların sonuna kadar kullanılmasına rağmen, hala haksızlıklar ve mobbing uygulanıyorsa, son çare olarak BİMER’e şikâyette bulunuyorsun. BİMER senin şikâyetini ilgili kuruma gönderiyor. Kurum o şikâyete cevap vermek zorundadır. Ama “Minareyi çalan kılıfını uydurur” misali, kurum yuvarlak ifadelerle ve de asıl soruna ya da şikâyetine cevap vermeyip, sadece işlemi yapmış olmak amacıyla birkaç cümle yazar. BİMER ise kurumun yazdığı cevabı gene sana iletmekle görevini yerine getirdiğini sanır. Ama sonuç kocaman bir sıfırdır. Değişen bir şey yok. Üstelik BİMER yolunu kullandığın için de yöneticilerin “Vay sen misin, bizi şikâyet eden?” deyip sana daha da fazla mobbing uygulamayı sürdürür.

Dava açarsın burnundan gelir. Uzun yıllar aradan geçer. O baskıcı yönetim belki de artık görev başında değildir. Sonunda lanet okuyup, köşene çekilirsin. Mobbing uygulayanların yaptıkları yanlarına kâr kalır. Velhasıl ülkemde yönetici koltuğuna oturanlar, kendilerini kral zanneder, istedikleri baskıyı uygulamaktan çekinmez, seni muhatap dahi kabul etmez, dilekçelerine uyduruk ve de yuvarlak cevaplar verir. Sayfalar dolusu dilekçe ve belgeler sunmana karşın sonuç alamadığın için BİMER’e koşarsın. Orası da posta sevkiyatı misali evrak transferlerini gerçekleştirir. Mahkemelerin güvenilirliğinin tartışıldığı bir ülkede yüzde yüz haklı olduğun bir davayı kaybetme riski yüzünden suskun kalmayı tercih edersin ve son bir umut olarak “Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner” hayali ile kin, nefret, intikam duyguları ile şarj olursun. Bunun sonucunda da bir kalp krizi ile Hakkın rahmetine kavuşursun. Tek tesellin de Ahirette hesaplaşma gününde haklarının sana iade edileceği umududur. 

    

  

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
02Eyl
19May
10May

Batman’da Enerji Sempozyumu

22Nis

Batum konferans

15Nis
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.