PUSUYA YATAN TRAFİK POLİSİNE SON


Amerika’da bulunduğum dönemlerde yollarda radar kontrollerinin yapıldığı yerlerde “Radar” ikaz levhaları gördüğümde şaşırmıştım. Çünkü Türkiye’deki gibi tuzak kurmak yerine sürücüler ikaz edilerek süratlerini düşürmeleri sağlanıyordu. Ama diğer bir eyalete gittiğimde arabasıyla ağaçlar arasına gizlenmiş polisin, arabaya montaj edilmiş radar ile aşırı süratle seyreden araçların peşine düştüğünü de görmüştüm. Farklı eyaletlerde farklı uygulamalar söz konusuydu. Hatta bitişik eyalet olmalarına karşın, komşu eyaletler arasında bir eyaletin ehliyetinin diğer bir eyalette sadece 3 ay geçerli olduğu durumlar da söz konusu idi. Dolayısıyla ABD’de eyaletinin mevzuatına bağlı olarak hem pusuya yatan polislerle hem de uyarı levhaları ile karşılaşmıştım.

Türkiye’de 2000’li yılların öncesinde trafik polisleri, radarları mümkün olduğunca yol boyunca görünmeyecek mıntıkalara koyarlardı ki sürücüleri tuzağa düşürsünler ve ceza kessinler. Bir dönemler maalesef bu yöntem çok sık kullanılmaya başlanmıştı. Çünkü trafik polislerinin bazıları tuzak kurmayı nemalanmak için kullanabiliyordu. Bir kısım sürücüler de trafik cezası ödemek yerine ruhsat içerisine sıkıştırdığı birkaç banknot ile cezayı hafifletebiliyordu.

Türkiye’de 2003 yılı ile birlikte bir değişikliğe gidildi. Eskiden kullanılan standart dışı Bu yolda radarla hız kontrolü yapılmaktadır levhaları kaldırılmış ve bunların yerine Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından standart levha geliştirilerek, üzerine radar sinyali ile altında “radar” ibaresi yazılı trafik levhaları koyulmuştu. Sürücülerin büyük bir bölümü “radar” işaret levhasını gördüklerinde hızlarını düşürüyordu. Ama levhanın geçerli olduğu sınırların dışına çıkınca da tekrar süratlerini artırıyordu.

Geçenlerde Yargıtay 7. Dairesi bu konuda çok önemli bir karara imza attı. Bir sürücü tuzak kurularak uygulanan radara yakalanmış ve 343 TL cezaya çarptırılmıştı. Yargıtay “Devlet vatandaşına tuzak kuramaz” diyerek verilen cezayı iptal etmişti. Şimdi ülkemizde radarla kontrol bağlamında yeni bir süreç başlatılmış oldu. Artık sürücüler radara yakalandığında Yargıtay kararını örnek göstererek cezaları iptal ettirebilecek.

Peki, bu karar ülke trafiğini nereye götürür? Radar levhası olmayan mıntıkalarda sürücüler nasıl olsa ceza kesemezler deyip de gaza daha fazla basabilirler mi? Kanımca bu davranış eğitimle ilgilidir. Eğer sürücü vicdanen sorumluluk taşımıyorsa ve o işin bilincinde değilse, trafik levhalarının da pek anlamı kalmıyor.

Kendisini sollayan aracın önünü kesip kavgaya tutuşanlar hatta adam dahi öldürebilen bir toplum içerisinde yaşıyoruz. Her sabah evden okula yol aldığımda gün yok ki trafik ihlali ile karşılaşmayayım. Kırmız ışıkta geçen, dur levhasını kendisine geçme üstünlüğü gibi değerlendiren, sollarken bile camını açıp yavaş seyrettiğin için sana ters ters bakan onlarca kişi ile karşılaşıyorum. Beladan kaçınmak için de muhatap olmamaya çalışıyorum. Ama sürücülerimizin önemli bir bölümü araç üstüne geçince saldırgan oluyor. Hele altlarındaki Murat 124, Şahin türü araçlarını modifiye edip caka basan gençlere ne demeli? Hem kendi hayatlarını tehlikeye atıyorlar hem de karşısındakinin…

Sonuç olarak Yargıtay’ın radar tuzağı ile ilgili kararını fırsat bilip trafik kurallarını alt üst eden sürücülerin artacağı endişesini de taşımıyorum dersem yalan olur.     

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
02Eyl
19May
10May

Batman’da Enerji Sempozyumu

22Nis

Batum konferans

15Nis
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.