TEKNOLOJİ FAKÜLTESİ MEZUNLARINA EZİYET


2010 yılında öğrenci alan Teknoloji Fakülteleri; ilk mezunlarını bu yıl verdi. Kurulduğu tarihten beri sürekli Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinin (TMMOB) hedefi haline gelen bu fakülteler, çok sıkıntılı bir dört yıl geçirdi. TMMOB’nin ardı ardına açtığı davalar nedeniyle bu fakülte öğrencilerinin zihinleri sürekli bulandırıldı. Mühendislik diploması alıp alamayacakları, projelere mühendis olarak imza atıp atamayacakları daima tartışma konusu yapıldı. Öyle ki açılan davaların hemen hepsi Teknoloji Fakülteleri öğrencilerinin leyine sonuçlanması dahi, bu fakültelerin üzerinde dolaşmakta olan karabulutları dağıtmaya yetmedi.

Bir taraftan bu olumsuz gelişmeler yaşanırken; Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 24.07.2013 tarih ve 23 sayılı “Teknoloji fakültesi ile mühendislik fakültesi bünyesinde yer alan aynı isimli mühendislik programlarının birbiri ile eşdeğer olduğu ve Teknoloji Fakültelerinin mühendislik programlarından mezun olanların ilgili dalın mühendisi unvanını kullanacakları”  hususunda almış olduğu karara ilişkin Danıştay 8. Dairesinin verdiği yürütmeyi durdurma kararı, olayların tuzu-biberi oldu. Bu haberin duyurulduğu tarih de çok dikkatlice seçilmişti. Öğrencilerin tercih yapacakları dönemde bu haber duyurularak,  öğrencilerin Teknoloji Fakültelerini tercih etmemelerini sağlamak hedeflenmişti.

Üniversitelerarası Kurulun görüşünü almadan YÖK Yürütme Kurulu yukarıdaki kararı almıştı. YÖK usul açısından bir hata yapmıştı. 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununa göre bu tür tasarrufların önce Üniversitelerarası Kurulda karar altına alınması gerekiyordu. Bu durum gözden kaçırılmıştı ve TMMOB bu açığı fark ederek soluğu Danıştay’da almıştı. Danıştay 8. Dairesi de söz konusu usul hatası nedeniyle yürütmeyi durdurma kararı vermişti.

Bunun üzerine, Danıştay'ın karar gerekçesi doğrultusunda konuyu 27 Haziran'da görüşen Üniversitelerarası Kurul (ÜAK); "Teknoloji Fakültesi mezunlarının unvanlarının mühendislik fakültesi mezunları ile eşdeğer olduğuna ve mühendislik unvanlarını kullanabileceklerine" karar verdi. Yükseköğretim Yürütme Kurulu da 8 Temmuz'da yaptığı toplantıda "Teknoloji Fakültesi mezunu mühendisler ile diğer mühendislik fakültesi mezunu mühendislerin yetki ve unvanlarının eşdeğer olduğuna ve mühendislik unvanlarını kullanacaklarına" dair yeni bir karar  aldı ve bu kararı kamuoyuna duyurdu.

Teknoloji Fakülteleri ilk mezunlarını 2014 Haziran ayı içerisinde verdi. Büyük bir heyecanla mezunlar iş aramaya başladılar. Bazıları da hemen iş buldu. Bir kısmı alanları ile ilgili odalara kayıt yaptırmak için başvurduklarında, kendilerine odalara kayıtlarının yapılamayacağı söylendi. Ellerinde mühendislik diplomaları vardı. Bu unvanın verilmesi, Türkiye’de yükseköğretimin en yetkili organı olan YÖK tarafında verilmişti. Ama meslek odaları;   YÖK’ün usul hatası yaparak almış olduğu karar sayesinde Danıştay tarafından verilen yürütmeyi durdurma kararını gerekçe göstererek, Teknoloji Fakültesinden mezun olan mühendisleri odalarına kayıt yapmamaktadır.

TMMOB, yeni bir kargaşa ortamı yaratmıştır. Teknoloji Fakültelerinin Mühendislik programlarından mezun olanların diplomalarını taraflı görüşleri doğrultusunda geçersiz saymıştır. Odalar, 27.01.1954 Tarihinde yürürlüğe giren 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununu hiçe saymaktadır. Bu kanunun 33 maddesi “Türkiye'de mühendislik ve mimarlık meslekleri mensupları mesleklerinin icrasını iktiza ettiren işlerle meşgul olabilmeleri ve mesleki tedrisat yapabilmeleri için ihdisasına uygun bir odaya kaydolmak ve azalık vasfını muhafaza etmek mecburiyetindedirler.” hükmünü çiğneyerek, Teknoloji Fakültelerinin verdiği mühendis diplomalarını kabul etmemektedir. TMMOB bu tasarrufu ile suç işlemektedir.

Gelelim TMMOB’in icraatlarına! Acaba bu odalar bu güne kadar nasıl bir icraat sürdürmüşlerdir. Odaya kayıt yaptıran ve ifadeleri Internet ortamında dolaşan birçok üye, TMMOB’nin sadece odaya yatırılan üye aidatlarını ön planda tuttuğu ve üyelerin yakınlarının vefatlarını duyurduğu bir organ haline geldiğini iddia etmektedir. Ben de Mühendis olarak çok eskiden Makine Mühendisleri Odasına üye olmuştum. O zamanki düşüncem de belki piyasada çalışırsam, projelere imza atma yetkisi alabilmek içindi. 37 yıl önce odaya kayıt yaptırmıştım. Fakat akademisyen olduk, daha sonra odayla hiçbir ilişkim olmadı. Bağlı olduğum oda bana hala dergi göndermeye devam ediyor.  

Benim Teknoloji Fakültesi mezunlarına tavsiyem, illa da odaya kayıt olmak için ısrar etmesinler. Birçok kurum diplomanıza bakacak ve sizi istihdam edip etmeyeceğine, bilgi ve beceriniz doğrultusunda karar verecek. Odalar, mevzuatı hiçe sayarak sizleri odaya kayıt yapmamalarından bir süre sonra vazgeçmek zorunda kalacaklar. Odalar YÖK’ün üzerindeki kurumlar değildir. O odaları yönetenler de netice itibariyle YÖK’ün ortaya koyduğu mevzuat çerçevesinde kurulan bölümlerden mezun olduktan sonra o mevkileri elde ettiler. Hukuk her şeyin üstündedir ve bir gün odaların bu hukuksuz davranışları, bertaraf edilip Teknoloji Fakülte mezunlarının odalara kayıt yaptırabilmeleri bağlamında önü açılmış olacaktır. Ya da kanun değiştirilerek artık odalara kayıt yapma zorunluluğu da ortadan kaldırılabilecektir. Odaların bu yetkileri ellerinden alınınca, bu alanda sürdürdükleri dayatma da kendiliğinden sona erecektir.       

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
02Eyl
19May
10May

Batman’da Enerji Sempozyumu

22Nis

Batum konferans

15Nis
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.