YETİŞMİŞ BEYİNLER MEVZUATA KURBAN EDİLMEMELİ


YETİŞMİŞ BEYİNLER MEVZUATA KURBAN EDİLMEMELİ

20 Nisan 2015 tarihli köşe yazımda “Öğretim Üyelerinin 72 Yaşına Kadar Çalıştırılabilmeleri” (http://gunisigigazetesi.net/y-7767-b-OGRETIM-UYELERININ-72-YASINA-KADAR-CALISTIRILABILMELERI.html) başlıklı bir yazı yazmıştım. Bu yazım nedeniyle onlarca öğretim üyesinden telefonlar aldım. Telefon eden öğretim üyeleri çıkarılan bir kanun yüzünden 31 Aralık 2015 tarihinde zorunlu emekliye sevk edilecek kişilerdir. Gerekçesi ise kanun yapıcının kullandığı ifadelerin anlaşılır şekilde kaleme alınmamış olmasıdır. Türkiye’de maalesef birçok kanunda birbiri ile çelişen hükümler bulunmaktadır. Bu yüzdendir ki idari mahkemelerin kapılarını binlerce mağdur aşındırmaktadır. Bu yazım ile bazı bilim adamlarının mevzuattaki bir yanlışlık yüzünden nasıl mağdur edileceklerini örnekleri ile açıklamaya çalışacağım.

17/03/2006 Tarih ve 26111 Sayılı Resmi Gazete 5467 sayılı, 29 Mayıs 2007 Tarih ve 26536 sayılı Resmi Gazetede 5662 sayılı ve 31 Mayıs 2008 Tarih ve 26892 sayılı Resmi Gazetede ise 5765 sayılı kanunlar yayınlanmıştı. Bu kanunlar Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda ve Yükseköğretim Kurumları Öğretim Elemanlarının Kadroları Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye Ekli Cetvellerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” başlığını taşıyordu. Bu kanunlar sayesinde 41 yeni devlet üniversitesi kurulmuştu. Her İl’e bir üniversite düşüncesi ile çıkılan bu süreçte, yeni birçok sıkıntıların doğacağı belli idi. Sorunların başında fiziki mekân yetersizliği geliyordu. Diğer taraftan yeni kurulan üniversitelerde ders verecek öğretim elemanlarının eksikliği de önemli bir sorun olarak durmaktaydı.

Kanun koyucu yeni kurulan üniversitelere öğretim üyesi akışını sağlamak için çözüm arıyordu. Bazı üniversitelerde öğretim üyesi fazlalığı vardı, hatta kadro yetersizliği yüzünden hak ettikleri unvanlara yükseltilerek atanamayan öğretim üyeleri bulunuyordu. Şöyle bir çözüm düşünüldü. Türkiye’de üniversitelerde emeklilik yaşı 67 olarak uygulanıyor. Bu yetişmiş kadro içerisinde sağlıklı olan öğretim üyelerinden faydalanılabilirdi. Emekliliği gelmiş öğretim üyelerinin yeni üniversitelere gitmelerini teşvik etmek amacıyla, bu yeni kurulan üniversitelere gidecek öğretim üyelerinde emeklilik yaşının 72 yaşını doldurdukları güne kadar uzatılmasına karar verilmişti. Mevzuatta aşağıdaki şekilde kaleme alınmıştı.  

18.06.2008 tarihli ve 5772 Sayılı "Yükseköğretim Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 8 inci maddesi ile 2547 Sayılı Kanuna eklenen Geçici 55 inci madde ile "… 30 uncu maddede öğretim üyeleri için öngörülen emeklilik yaşı, 1.3.2006 tarihli ve 5467 Sayılı, 17.5.2007 tarihli ve 5662 Sayılı, 22.5.2008 tarihli ve 5765 Sayılı Kanunlarla kurulan Devlet üniversitelerinde görev almaları şartıyla yetmiş iki yaşın doldurulduğu tarihtir. Bu uygulama, 31 Aralık 2015 tarihine kadar devam eder…"    

Şimdi düz mantıkla bu hüküm yorumlanırsa, 67 yaşını doldurmadan bu yeni kurulan üniversitelere giden öğretim üyeleri 72 yaşına kadar hizmet verebilecekleridir. Bu hüküm içerisinde yer alan “Bu uygulama, 31 Aralık 2015 tarihine kadar devam eder…” ile kast edilen ise öğretim üyelerinin bu yeni üniversitelere 31 Aralık 2015 tarihine kadar kadrolu olarak geçebileceklerdir. Ama bazı yorumcular hatta bazı yetkililer bu kısmı daha farklı yorumlayarak, 31 Aralık 2015 tarihinde bu kapsamdaki öğretim üyelerinin tümünün emekli olmak zorunda olduklarını iddia etmektedir. Uzun yıllardır mevzuat içerisinde yoğrulmuş birisi olarak bu iddiaya katılmam mümkün değildir. Şimdi size somut örnekler vereceğim.

Bingöl Üniversitesi 2007 yılında yukarıda adı geçen 5662 sayılı Kanunla kuruldu. Yeterli öğretim üyesi yoktu. 5772 sayılı Kanunun tanıdığı fırsat ile Fırat Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden 3 öğretim üyesi (profesör) kadroları ile Bingöl Üniversitesine atandılar. Amaçları 72 yaşlarını dolduruncaya kadar hizmet vermekti. Yanlarına iki de yardımcı doçent aldılar. Böylece 5 öğretim üyesi ile Bingöl Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Makine Mühendisliği bölümü lisans programına öğrenci alınmasını sağladılar. Üstelik ikinci öğretimi de devreye soktular. Bunlarla da yetinmediler, yüksek lisans ve doktora programını da başlattılar. ÖYP aracılı ile yüksek lisans programına Araştırma Görevlileri de gönderildi.

İlgili kanunu yanlış yorumlayan bir kısım kişi ve kurumlar bu hocaların 31 Aralık 2015 tarihinde emekliye ayrılma zorunda kalacaklarına dair kendilerine tebligat yapmışlardır. Güler misin, ağlar mısın? Böyle bir mantık olabilir mi? Neden mi? Çünkü:

Bu 3 profesörü emekli ettiklerinde geriye sadece 2 öğretim üyesi kalıyor. 2 öğretim üyesi ile bölüm açılamıyor. O zaman Bingöl Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünün kapatılması ver öğrencilerinin muhtemelen başka üniversitelere transferinin yapılması gerekir. Ayrıca yüksek lisans ve doktora programındaki öğrencilerin ortada bırakılması anlamını taşır. Yeni üniversitelere kadrolu geçmiş ve 72 yaşını doldurmamış öğretim üyelerini, 31 Aralık 2015’te zorunlu olarak emekliye sevk etmek, sizce Kanunun çıkarılma amacıyla çelişmez mi?

Peki, çözüm nedir? Kanun maddesini doğru yorumlayabilmektir ya da bu hükmü üzerinde yorum yapılamayacak biçimde yeniden kaleme almaktır. Bana göre hükmün mevcut hali sorun yaratmamaktadır. Sorun yaratanlar kanunun çıkarılma amacını yeterince bilinmemesindendir.

Ülkemizde öğretim üyeleri kolay yetişmiyor. Bu beyinleri 67 yaşında atıl hale getirmek ülke gerçekleri ile bağdaşmamaktadır. Gelişmiş ülkelerde, örneğin Amerika’da öğretim üyesi yapabildiği sürece ders verebilir. Üst yaş sınırı yoktur.

Kanunu illa da tersinden okumak için kendilerini zorlayanlara da bir önerim var. Benim yukarıdaki yorumlarımın kanun hükmü ile nasıl çeliştiğini açıklayabilir misiniz? Ama illa da daha açık bir hüküm peşinde iseniz, size önerim kanun maddesini aşağıdaki biçimde değiştirin olup bitsin.

“…30 uncu maddede öğretim üyeleri için öngörülen emeklilik yaşı, 1/3/2006 tarihli ve 5467 sayılı, 17/5/2007 tarihli ve 5662 sayılı, 22/5/2008 tarihli ve 5765 sayılı kanunlarla kurulan Devlet üniversitelerine 31 Aralık 2015 (Bu tarih dâhil) tarihinden önce görev almaları (kadroya atanmaları) şartıyla, yetmiş iki yaşın doldurulduğu tarihtir.” 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
02Eyl
19May
10May

Batman’da Enerji Sempozyumu

22Nis

Batum konferans

15Nis
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.