ZORLA OLMUYOR


Ailelerin birinci hedefleri arasında çocuklarına iyi bir gelecek tesis etmeyer almaktadır. İmkânları olan aileler ileride çocuklarının iyi bir meslek kazandırmak için her türlü yolu denemekte ve büyük masraflar yapmaktadır. Ancak çocuğun yerinde olmayınca da ne kadar emek verilirse verilsin, sonuç almak mümkün olmayabilmektedir.

Özelikle variyetli ailelerin çocukları, yetiştirilme şartlarının bir sonucu olarak sorumsuz olabilmekte, okumayı, iyi bir tahsil yapmayı dert edinmeyebilmektedir. Çünkü bu tür ailelerin çocukları küçük iken ellerini sıcaktan soğuğa atmamaktadır. Çocuk her istediğini elde ettiğinden dolayıgeleceği için mücadele edip etmeme umurunda değildir. Aileler de sanki her imkânı çocuklarına sununca, üzerlerine düşen vazifeyi yerine getirdiği vahametine kapılabilmektedir.

Çevremde şahit olduğum birçok örnek vardır. Başlangıçta çok fakir olup da bir vesile ile zengin olan ailelerin bir kısmı, zenginliğin verdiği şımarıklıkla tuhaf davranışlar içerisine girebilmektedir. Daha düne kadar evinin temizliğini bizzat kendisi yapan, yemeğini pişiren evin kadını, parayı çok görünce “ne oldum delisi” misali çılgın davranışlar içerisine girebilmektedir. Önce eve bir iki hizmetçi almakta, yemek pişirmek, evinin temizlik işlerini yapmak artık kendi görevleri arasından çıkmaktadır.

Bu durumdaki ailelerin bir bölümünde çocuk yetiştirme tarzı da değişmektedir. Çocukları iyi beslensin, gürbüz olsun, çabuk büyüsün diye çocuk kontrolsüz bir beslenme alışkanlığına sahip olabiliyor. Çocuklarının her istekleri yerine getiriliyor. Bir oda dolusu oyuncağı oluyor. Artık o çocuk markasız kıyafet giymez oluyor. Çocuk ders çalışmadığındabaşlangıçtaailenin pek de umuruna gelmiyor. Nasıl olsa para bol, zenginliğin verdiği şöhret ile “ileride çocuğuma bir düzen kuramayacak mıyım?” düşüncesi, bu çocukların geleceğini karartabilmektedir.

Türkiye’de Üniversiteye giremeyen zengin çocuklarının bir kısmı eğitim amacıyla yurt dışına gönderiliyor. Aileler büyük meblağlar ödüyorlar. Ama çocukları küçükken kazanmış oldukları şımarık ve sorumsuz hayat tarzını değiştirmeleri mümkün olamayabiliyor. Derslerden kalmaları umurlarına gelmiyor. Aile yurt dışında da çocukları için her türlü imkânı sağlıyor. Lüks yaşamına devam eden gençler uyuşturucu müptelası olabiliyor, yaşamını diskolarda, barlarda, pavyonlarda geçirebiliyor, eşcinsel olabiliyor. Çünkü gönderildiği ülkelerin gençlerinin bir bölümü maalesef böyle bir yaşam içerisindedirler.

Çocuklarına bir tahsil yaptırmak için Amerika’nın İngiltere’nin yolunu tutan ailelerin önemli bir bölümü sonradan hüsrana uğruyor. Çünkü çocukları okulu bitiremedikleri gibi bir de kötü alışkanlıklar edinerek yurda geri dönmüş oluyorlar.

Bu çocukların önemli bir bölümü çok zeki olmalarına karşın ailelerin çocukken kendilerine vermiş oldukları tavizlerin sonucu kendi gelecekleri umurlarına gelmiyor. Elde ettikleri olumsuz alışkanlıkları da terk edemiyorlar.

Benim variyetli ailelere önerim; çok zengin olabilirler, ama çocuklarını yetiştirirken her türlü konforu sunmamalıdırlar. Çocuk mücadele etmesini bilmeli ve yaşamın zor tarafını görebilmesini sağlamak lazım. Çocuklarının ellerini sıcaktan soğuğa vurdurmamak marifet değil. Bırakın çocuklarınızın elleri soğuğa da dokunsun ki ileride yaşama hazır olabilsinler. Son pişmanlık fayda etmiyor ve belli olumsuz alışkanlık edinen gençleri zorla tahsil sahibi yapmak için de artık çok geç olabiliyor.

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
02Eyl
19May
10May

Batman’da Enerji Sempozyumu

22Nis

Batum konferans

15Nis
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.