15 TEMMUZ NÖBETİMİZ…..


15 TEMMUZ NÖBETİMİZ…..

 

Dün gece Ülkemizdeki milyonlarca kardeşimiz gibi bende nöbetteydim.

 

Bir yıl önce demokrasi meydanına koşan Elazığ'daki ilk kişilerden biriydim.

 

Nöbet süresince aynı noktada, sabahlara kadar aynı ekip nöbet tutuk.

 

Nöbet yerimiz Elazığ Valilik binasının batı tarafında bulunan pencerenin altıydı.

 

Bir gün öncesinden aynı arkadaşlar haberleşerek orda buluşma konusunda anlaştık.

 

Demokrasi yürüyüşünün akabinde nöbet yerinde buluştuk.

 

Bir yıl önce o meydana:

 

Vatanımız için,

 

Dinimiz için,

 

Bayrağımız ve ezanımız için,

 

Her tehlikeyi ve ölümü göze alarak gitmiştik.

 

Yarına dair korku ve ciddi endişelerimiz vardı.

 

Acaba Ülkemizde diğer Müslüman ülkeler gibi iç savaşa mı çıkacak?

 

Ülkemiz bir kaos ortamına mı sürükleniyor korkusu ve endişesi vardı.

 

Rabbime çok şükür ki; milyonlar tek vücut olarak göğsünü siper etti.

 

Hainlere hak ettiği dersi vererek bu vatanın bölünmeyeceğini gösterdi.     

 

Dün gece ise o meydana,  bu değerlerimiz bir saldırı olursa aynı şekilde karşılarında olacağımızı göstermek ve o günü unutmadık, unutturmayacağız diye gittik.

 

Dün gece daha farklı duygularla, özgürce ve huzur ve mutlukla o meydana koştuk.

 

Konuşmaları dinledik.

 

O anı ölümsüzleştirmek için fotoğraf çektiren kardeşlerimizi seyrettik.

 

Sohbetlerde ve yorumlarda bulunduk

 

Sonuç olarak aynı konuya vurgu yaptık.

 

İhanet…..

 

15 Temmuz 2016, Türkiye’nin tarihine, “kapkara bir gün” olarak geçecek!..

 

15 Temmuz la ilgili temel vurgu unutmadık, unutturmayacağız  oldu.

 

Güzel bir söylem.

 

O gece, demokrasi, laiklik, özgürlük, insan hakları, eşitlik, çağdaşlık, hukukun üstünlüğüne inanmış sosyal devlet anlayışını yok etmeye çalışanlar, tarihinde ilk kez Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombaladılar!..

 

Kendi insanına kurşun yağdırdılar…

 

Temel değerlerimizin tümünü yok etmeye çalıştılar..

 

15 Temmuz hain darbe girişimi din kisvesi altına gizlenmiş,batılı güçlerin kuklası ve ajanı olan sözde Müslümanlar tarafından yapılması çok daha ağırımız gidiyor.

 

Bir taşla iki kuş vurmak istediler.

 

Hem ülkemizi işgal etmek.

 

Hem de Müslümanlara bakışı değiştirmek.

 

Hevesleri kursaklarında kaldı.

 

Yargılama sürecindeki itirafları bu ihanetin korkunç yüzünün her geçen gün farklı bir şekilde gözler önüne sermekte.

 

Yaşananlar geride kaldı…..

 

Önemli olan bu tür ihanetlerle karşılaşmamak için bundan sonra ne yapacağımızdır..

 

Veya ne tür tedbirler alacağız konusudur…

 

Bir çok insanın makam için, kariyer için, para için abla ve abi olmak için yarıştığı bir dönemde ben Kanal E ekranlarında Serkan Aksakalın programında bu yapılanmanın dinle ilgisi olmadığına dair programlarda yorumlarda bulundum.

 

2012 Mayısına kadar katıldığım bir çok programda  ve daha sonralarda bu yapılanmanı tehlikesine dikkat çekmek istedim.

 

İnsanların söylemlerinin ve yaptıklarının çok dikkatli irdelenmesi gerektiği konularına vurgu yaptım.

 

Dinler arası düğün örneğinin yanlışlığını ve diğer konuları paylaştım.


Bizler ağaçça bakıp, arkadaki ormanı görmedik. 


Sadece sözlerindeki din söylemlere göre  hareket ettik.


Yaptıklarını ve asıl amaçlarını göremedik.

 

Etrafımız bir ihanet çemberiyle çevrili durumda, dışarıdaki düşmanlarımız yetmezmiş gibi, her gün farklı kisveler altında bu vatanın bütünlüğünü hedef alan yapılarla karşılaşıyoruz.

 

Burada hepimize büyük görevler düşmekte…

 

Etrafımız da olan bitene karşı daha fazla duyarlı olmalıyız.

 

Doğru ve  yanlışlara karşı daha fazla dikkatli olup duyarsız kalmamalıyız.

 

Bu yapılanmanın 40 yılı aşan bir geçmişi vardı.

 

Belki daha önce gerçek yüzlerini ortaya koyabilirdik.

 

Bundan sonra atacağımız her sağlıklı  adım bu ülkeyi daha huzurlu ve mutlu yarınlara  taşıyacaktır.

 

Rabbime şükürler olsun ki bizleri hür ve bağımsız bir şekilde bu günlere ulaştırdı..

 

15 Temmuz da şehit düşen kardeşlerimize, meydanlar koşan nöbet tutan milyonlarca vatandaşımıza teşekkürlerimi arz ediyorum.

 

Bir teşekkürde dün nöbet yerimizde bizleri ziyaret eden misafirperverlik göstererek su ve çay ikramında bulunan şehrimizin yeni valisi sayın Çetin Oktay Kaldırım'a  teşekkür ediyorum.

 

Bir teşekkürde ilk geceden itibaren birlikte nöbet tutuğum Sevgili ağabeylerim Süleyman Selmanoğluna,Bedri Açıkapı ya ,sevgili kardeşlerim Fikri, Fuat Abdullah, Hacı ve Aydın beye ve ismini sayamadığı tüm dost ve kardeşlerime teşekkürü bir borç bilirim…..

 

Şahsınıza kötülük eden bir düşmanı affediniz, lakin vatanınıza ve milletinize kötülük eden bir kimseyi, asla affetmeyiniz. Hz. Ali (r.a)  

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Ekm

Dolar Bahane, Zamlar Şahane

07Ekm

Gecen Hafta Öne Çıkanlar

30Eyl

Lojman Saltanatı ve İsrafı

23Eyl

Fuara dair

18Eyl

Şiddet Her Yerde

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.