57 YILDIR AÇILMAYAN KAPI


Avrupa Birliği ya da kısaca AB, yirmi sekiz üye ülkeden oluşan ve toprakları büyük ölçüde Avrupa kıtasında bulunan siyasi ve ekonomik bir örgütlenmedir. 

 

Avrupa Birliği'nin temelleri 1951 yılında, altı ülkenin katılımıyla oluşturulan Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu'na ve 1957 Roma Antlaşması'na dayanmaktadır. 

 

II. Dünya Savaşı sonrası oluşan siyasi hava Batı Avrupa'da birlik ve beraberlik rüzgârları estirmeye başlamıştır.  

 

Bu da pek çok kişi tarafından, Avrupa'ya büyük zararlar veren aşırı milliyetçilik düşüncelerinden bir kaçış yolu olarak görülüyordu. 

 

Bu düşüncelerle birlikte 1951 yılında, ilk başarıya ulaşan Avrupa içi iş birliği olan, Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu önerisi geldi. 

 

1951 yılında, Belçika, Federal Almanya, Lüksemburg, Fransa, İtalya ve Hollanda’dan oluşan 6 üye ile Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (AKÇT) kuruldu.

 

 Altı üye devlet, 1957′de, işgücü ile mal ve hizmetlerin serbest dolaşımına dayanan bir ekonomik topluluk kurmaya karar verdiler.

Böylece, kömür ve çeliğin yanı sıra diğer sektörlerde de ekonomik birliği kurmak amacıyla, 1957′de Roma Antlaşması imzalanarak Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) kuruldu.

 AET’nin amacı, malların, işgücünün, hizmetlerin ve sermayenin serbest dolaştığı bir ortak pazarın kurulması ve en nihayetinde siyasi bütünlüğe gidilmesiydi.

 

Avrupa Birliği'nin (AB) kurulma amacı:

 

Genel olarak hızlı bir ekonomik kalkınma ile savaşın yıkıcı etkilerinden kurtulma isteğidir.

 

Avrupa Birliği'nin kuruluşundaki temel ekonomik neden ise Marshall yardımı vesilesiyle Avrupa'ya akan ABD sermayesinin kendilerini ABD'ye bağımlı kılacağını düşünen bazı zayıf Batı Avrupa ülkelerinin Avrupa kaynaklı yeni bir özel sermaye piyasası oluşturmak istemeleridir.

Bunun için de Avrupa ülkelerinin ekonomik potansiyellerinin birleştirilmesi ve bu bağlamda ekonomik, açıdan güçlü bir Avrupa Pazarı oluşturulması planlanmıştır.

Böyle bir bütünleşme ile pazarın genişleyeceği ve buna paralel olarak da sermaye ile teknolojinin hızlı bir büyüme ve gelişim içerisine gireceği düşünülmüştür.

Kurucu Ülkeler:

1951 Belçika, Fransa, Almanya, İtalya, Lüksemburg ve Hollanda,

Genişlemenin Tarihçesi:

1973 Danimarka, İrlanda ve İngiltere
1981 Yunanistan
1986 Portekiz ve İspanya
1995 Avusturya, Finlandiya ve İsveç
2004 Estonya, Litvanya, Letonya, Çek Cumhuriyeti, Polonya, GKRY, Slovakya,                              Slovenya, Malta, Macaristan

 

2007 Bulgaristan, Romanya

 

2013 Hırvatistan

 

AB ÜYE ÜLKELER:

Almanya, Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, GKRY, Hırvatistan, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsveç, İtalya, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Malta, Polonya, Portekiz, Slovakya, Slovenya, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya.

 

ADAY ÜLKE:

 

Türkiye, Arnavutluk, Makedonya, Sırbistan, Karadağ

 

TÜRKİYE AVRUPA BİRLİĞİ İLİŞKİLERİ KRONOLOJİSİ  (1959 - 2015) 

 

31 Temmuz 1959 Tarihinde Türkiye, AET'ye ortaklık için başvurdu.

 

 12 Eylül 1963 Tarihinde Türkiye ile AET arasında bir ortaklık ilişkisi yaratan Ankara Anlaşması imzalandı.

 

1 Aralık 1964 Tarihinde Ankara Anlaşması yürürlüğe girdi.

 

23 Kasım 1970 Tarihinde Gümrük Birliği'ne ilişkin kuralları içeren Katma Protokol imzalandı. 

 

1 Eylül 1971 Tarihinde, Katma Protokol'ün ticari hükümleri "Geçici Anlaşma" ile yürürlüğe konuldu.

 

 AET, Türkiye'den ithal ettiği sanayi ürünlerine uyguladığı gümrük vergilerini ve miktar kısıtlamalarını (tekstil ürünleri hariç) kaldırdı.

 

1 Ocak  1973 Tarihinde Katma Protokol yürürlüğe girdi.  Türkiye, Birinci Gümrük İndirimi ve Konsolide Liberasyon Listesi Uyumu’nu (Ortak Gümrük Tarifesi) gerçekleştirdi. 

 

22 Ocak 1982 Tarihinde  Avrupa Parlamentosu, Konsey ve Komisyon'dan talebi üzerine, Türkiye-AET Anlaşması'nın askıya alınmasını kararlaştırdı.

 

16 Eylül 1986 Tarihinde Türkiye-AET Ortaklık Konseyi toplandı. Türkiye-AET ilişkilerinin yeniden canlandırılması süreci başladı.

 

14 Nisan 1987 Tarihinde  Türkiye, Avrupa Topluluklarına, tam üye olmak üzere ayrı ayrı müracaat etti. 

 

30 Temmuz  1994 tarihinde Avrupa Komisyonu, Gümrük Birliği'nin, Türkiye-AT arasında 1963 yılında imzalanan Ankara Anlaşması'nda belirtildiği şekilde gerçekleşmesini sağlayıcı ilkeleri tespit etti

 

Avrupa Birliği'yle bütünleşmenin ilk aşaması olarak Türkiye 1 Ocak 1996 tarihinde Avrupa Birliği Gümrük Birliği'ne girdi.

 

19 Nisan 2003 Tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde “AB Uyum Komisyonu” kuruldu. 

 

24 Nisan  2004  Kıbrıs'ta referandum yapıldı. Kıbrıs Türk halkının yüzde 64.9'u Annan Planı'nı onaylarken, Kıbrıs Rum Kesimi'nde ise halkın yüzde 75.83'ü Plan’ı reddetti. 

 

17 Aralık  Brüksel Avrupa Konseyi Zirve Toplantısı'nda, Türkiye'nin siyasi kriterleri yeterli ölçüde yerine getirdiği belirtildi ve katılım müzakerelerine 3 Ekim 2005 tarihinde başlanması kararlaştırıldı. 

 

3 Haziran 2005 Tarihinde Devlet Bakanı Ali BABACAN, Avrupa Birliği ile yapılacak tam üyelik müzakerelerinde "Baş müzakereci" görevini yürütmekle görevlendirildi. 

 

29 Haziran  “Türkiye için Müzakere Çerçeve Belgesi ve İlgili Diğer Belgeler” yayımlandı. 

 

3 Ekim Lüksemburg’da alınan kararla AB, Türkiye ile tam üyelik müzakerelerini başlattı. 

 

9 Kasım 2005 Tarihinde İlerleme Raporu" yayımlandı.   Bu planda, Türk limanlarının Rumlara açılması karşılığında, KKTC'ye uygulanan izolasyonların kaldırılması istendi. 

 

Avrupalı kaynaklar ve yetkililer üyelik sürecinin en az 2021 yılına kadar süreceğini belirtmektedirler.

 

Bazı Avrupa Birliği üyeleri Türkiye'nin coğrafi konumunun, kültürel ve tarihsel kimliğinin Avrupa Birliği'ne uygun düşmediğini öne sürmektedirler.

 

Avrupa Birliği'nin şu anki üyelerinin hepsi nüfuslarının çoğunluğu Hıristiyan olan ülkelerdir.

 

 Avrupa Birliği'ne katılması halinde Türkiye, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ilk Avrupa Birliği üyesi olmasını istemedikleri gibi bunu açıkça da ifade etmektedirler.

Zaten şu ana kadar izlenen süreçte bizi istemediklerini açıkça ortaya koymuşlardır.

AB Girmek için müracaat eden ilk ülkelerden birisiyiz.

Bizim dışımızda birliğe alınan 22 ülkenin başvuruları ivedilikle değerlendirildi ve sonuçlandırıldı.

Bu ülkeler tam üye oldular.

Yıllardır Ülkemizin önüne her gün yeni şartlar  koydular.

Yerine getirdiğimiz yükümlülüklere rağmen yenileri önümüze koyuldu.

Üyelik konusunda ekonomik, siyasi ve kültürel alanlarda verilen tavizlere rağmen şu an itibariyle istenilen noktaya gelinememiştir.

Bizi almayacaklarını bazı üye ülke başbakanları açıkça söylemektedirler.

Zaten üye ülkelerin bir kısmı da AB ye karşıdır.

Girmeme konusunda alınan referandum ile kararlar vardır.

Üye ülkelerin bazılarında halk topluluktan çıkılması yönünde karar almışlardır.

Örneğin. İngiltere de referandumla üyelikten çıkılması gerektiğine karar vermiştir.

Bizim 57 Yıldır girmek için uğraştığımız evi bazıları arka kapıdan terk ederek kaçmaktadırlar.

Burada bir gariplik var….

Avrupa nın içinde bulunduğu ekonomik, sosyal, kültürel,koşullar dikkate alındığında AB girmenin cazibesinin olmadığı kanaatindeyim.

Ya siz……….

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Eyl

Fuara dair

18Eyl

Şiddet Her Yerde

16Eyl

Siyasetteki Kast Sistemi

09Eyl

Kamuda Tassaruf Dönemi  

01Eyl

Altın Ovalılar Derneği

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.